06.11.2026 00:19

Yerli enerji illüzyonu: Nükleer santrallerle katlanan dışa bağımlılık

Güney Kore ile Sinop’ta kurulması planlanan ikinci nükleer santral projesi çevre ve sağlık kaygılarının yanı sıra, kamu bütçesine yüklenecek devasa maliyetler nedeniyle eleştiriliyor.

Yerli enerji illüzyonu: Nükleer santrallerle katlanan dışa bağımlılık

Özer Akdemir
[email protected]


Çanakkale – Türkiye ile Güney Kore arasında geçtiğimiz günlerde Seul’de gerçekleştirilen liderler zirvesinde nükleer enerji alanında yeni adımlar atıldı. Zirve kapsamında Türkiye Nükleer Enerji A. (TÜNAŞ) ile Güney Kore İhracat-İthalat Bankası (KEXIM) arasında finansman iş birliğini içeren bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma ile Sinop İnceburun mevkisinde kurulması planlanan ve 4 adet reaktörden oluşması öngörülen ikinci nükleer santral projesine sermaye ve kredi sağlama mekanizmaları masaya yatırıldı. Türkiye ile Japonya arasında 2013 yılında başlatılan ancak güvenlik maliyetlerinin ikiye katlanarak 44 milyar dolara ulaşması üzerine 2019 yılında rafa kaldırılan Sinop projesi, böylece Güney Kore konsorsiyumu ile yeniden gündeme taşındı. İktidarın 2050 yılına kadar 20 gigavatlık nükleer kapasite oluşturma hedefi doğrultusunda yürüttüğü bu hamleler, çevre ve sağlık kaygılarının yanı sıra, kamu bütçesine yüklenecek devasa maliyetler nedeniyle eleştiriliyor.

İhtiyaç fazlası enerjiye verilen milyar dolarlık alım garantisi

Türkiye’nin mevcut elektrik üretim altyapısında kurulu güç ve arz fazlası bulunmasına karşın nükleer santrallere ısrarla yönelinmesi, projenin toplumsal ihtiyacın ötesinde bir sermaye aktarım mekanizması olduğunu gösteriyor. Doğa hakkı savunucuları ve uzmanlar, enerji ihtiyacının çok üzerindeki bu yatırımların temel amacının kamu kaynaklarını küresel enerji şirketlerine ve yerli ortaklarına aktarmak olduğunu vurguluyor.

Mersin Akkuyu’da Rus devlet şirketi Rosatom’a 15 yıl boyunca kilovatsaat başına 12.35 ABD senti gibi piyasa şartlarının çok üzerinde verilen alım garantisi, kamuya 35 milyar dolardan fazla bir yük getiriyor. Benzer bir finansal modelin planlandığı Sinop projesi için de 20 yıl boyunca kilovatsaat başına 11 ila 12 sent düzeyinde elektrik alım garantisi ile geniş vergi istisnalarının getirilmesi hedefleniyor. Elektrik alım fiyatındaki 1 sentlik ufak bir artışın dahi 15 ila 20 yıllık süreçte kamuya 3 milyar dolarlık ek maliyet ürettiği göz önüne alındığında, verilen devlet garantilerinin halkın cebinden sermaye gruplarına döviz aktarma aracına dönüştüğü ifade ediliyor.

Yakıttan teknolojiye tam bağımlılık getiren Sinop girişimleri

Nükleer santrallerin Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacağı yönündeki resmi iddiaların aksine, mevcut projeler bağımlılığı katlayarak artırıyor. Santrallerin mülkiyet yapısının yabancı konsorsiyumlara verilmesi, nükleer yakıt olan uranyumun zenginleştirilerek dışarıdan ithal edilecek olması ve üretilen elektriğin döviz bazında garanti edilmesi, ülkeden sürekli dışarıya döviz akışına sebep oluyor.

Öte yandan Güney Kore’nin Sinop için önerdiği APR1400 reaktör teknolojisinin ABD merkezli Westinghouse Şirketinin fikri mülkiyetine ve ABD Enerji Bakanlığının ihracat kontrollerine bağlı bulunması, teknolojideki derin bağımlılığı ortaya koyuyor. Bu hukuki ve teknolojik cenderede, santraller ülke topraklarında kurulsa bile mülkiyetinden lisansına, işletmesinden yakıtına kadar tüm süreçlerde yabancı aktörlere tam bir bağımlılık şekilleniyor.

İnceburun’da ağaç kıyımı ve Danıştayın bozma kararı

Sinop İnceburun sahasında henüz nihai teknoloji kararı verilmeden ve hukuki süreçler tamamlanmadan başlatılan altyapı faaliyetleri neticesinde 650 binden fazla ağaç kesilerek orman alanı çoraklaştırıldı. Santralin reaktörlerini soğutmak amacıyla Karadeniz’den çekilecek devasa miktardaki suyun klorlanarak tekrar denize salınacak olması, deniz suyu sıcaklığını artırarak termal şok ve klor birikimi yaratıyor. Bu durum Karadeniz’in hassas ekosistemini, balık popülasyonlarını ve bölgesel balıkçılığı doğrudan tehdit ediyor.

Çernobil felaketinin acı sonuçlarını yakından yaşamış Karadeniz halkı projenin iptali için mücadele ederken, Türk Mimar ve Mühendisler Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sinop Nükleer Karşıtı Platformu öncülüğünde açılan davalarda yargıdan önemli kararlar çıktı. Danıştay 6. Dairesi, mevcut ÇED raporunun projeden çekilen Japon ATMEA1 reaktör tasarımına göre hazırlandığına dikkat çekerek, Güney Kore reaktörleri gibi farklı bir teknoloji kullanılması halinde raporun geçerliliğini yitireceğini ve çevresel etkilerin sıfırdan değerlendirilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkemenin ret kararını bozdu.

Geleceğe ipotek

Sonuç olarak, Türkiye’de kurulu güç ve enerji arz fazlası bulunmasına karşın nükleer santrallere verilen yüksek fiyatlı devlet alım garantileri ile vergi istisnaları, projenin toplumsal enerji ihtiyacından ziyade sermaye gruplarına kaynak aktarma işlevi gördüğünü gösteriyor. İnceburun sahasında yüz binlerce ağacın kesilmesiyle yaratılan ekolojik tahribat, Karadeniz’in soğutma suyu deşarjıyla göreceği zararlar ve Danıştayın mevcut ÇED raporunu bozan kararları göz önüne alındığında, kamu yararı ve doğayla bağdaşmayan bu nükleer sevdası halkın ve ekolojik yaşamın geleceğini tehdit etmeyi sürdürüyor.

‘Anlaşmalar daha çok kapitülasyon niteliğinde oluyor’

Yapımı henüz başlamayan Sinop Nükleer Güç Santrali için Güney Kore’de Türkiye Nükleer Enerji AŞ ile Güney Kore İhracat-İthalat Bankası arasındaki nükleer güç projesi finansmanına ilişkin iş birliği mutabakat zaptına dair konuştuğumuz Yeni Parti Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz şeffaflık vurgusu yaptı.

İmzalanan metnin içeriğinin kamuoyuyla resmi olarak paylaşılmadığına dikkat çeken Yavuzyılmaz, mutabakat zaptının nükleer santral inşasını, nükleer güç teknolojisinin geliştirilmesini ya da yalnızca finansman sağlanmasını mı kapsadığının belirsiz olduğunu belirtti. AKP’nin Akkuyu Nükleer Güç Santrali konusundaki süreçlerde de şeffaf olmadığını hatırlatan Yavuzyılmaz “Nükleer santral yapılmasının risklerinin yanında, aynı zamanda AKP’nin bu tip sözleşmelerde yarattığı bir kara delik var ve bu anlaşmalar daha çok siyasi dış politika tavizleri içeren formatta kapitülasyon niteliğinde oluyor” ifadelerini kullandı.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
05.11.2026 15:32

Elektriğe 'gizli zam': 2027 tarifesi faturaları nasıl etkileyecek?

Elektrikte yıllık tüketim sınırı 3 bin kWh'ye düşürülüyor. Dört kişilik bir ailenin temel tüketimiyle yeni sınır arasındaki farkın yalnızca 240 kWh olduğuna dikkat çeken EMO, düzenlemenin standart aileleri de etkileyebileceğini belirtiyor.

Elektriğe "gizli zam": 2027 tarifesi faturaları nasıl etkileyecek?

Fotoğraf: Pexels

05.11.2026 15:14 / Güncelleme: 15:24

Barış Terkoğlu'ndan Ahmet Şık iddiası: 'Suskunluk anlaşması teklifi gelmiş, reddetmiş'

Gazeteci Barış Terkoğlu, TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın fon skandalına ilişkin açıklamaları sonrası hedef alınmasına ilişkin iddialarda bulundu. Terkoğlu, Şık'a suskunluk anlaşması teklif edildiğini belirtti.

Barış Terkoğlu'ndan Ahmet Şık iddiası: 'Suskunluk anlaşması teklifi gelmiş, reddetmiş'
05.11.2026 13:37 / Güncelleme: 13:58

Cristiano Ronaldo milli takım kariyerini sonlandırdı

Portekiz Teknik Direktörü Jesus ile anlaşmazlığa düşen Cristiano Ronaldo, milli takımı bıraktığını açıkladı.

Cristiano Ronaldo milli takım kariyerini sonlandırdı

Fotoğraf: Илья Хохлов/Ilya Khokhlov/Ilja Chochłow/Wikimedia Commons CC BY-SA 3.0

05.11.2026 12:51 / Güncelleme: 13:03

Evde yüzünden tabancayla vurulan 12 yaşındaki kız çocuğu yaşamını yitirdi

Adana'da evde tabancayla vurulan 12 yaşındaki Merve Göçer, 3 gün süren yaşam mücadelesinin ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Olay sırasında evde bulunan dayısı Hüseyin Can Boçkır ve eşi Gülizar Boçkır tutuklandı.

Evde yüzünden tabancayla vurulan 12 yaşındaki kız çocuğu yaşamını yitirdi

Fotoğraf: DHA

05.11.2026 11:14 / Güncelleme: 16:40

Fon vurgunu soruşturması: Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya ifade veriyor

Fon vurgunu soruşturmasında eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül Çağlayan Adliyesi'ne geldi.

05.11.2026 10:49 / Güncelleme: 11:13

Özgür Özel'den 'ifade' tepkisi: 'Fatma Hanım'a davet, çay, kahve, belediye başkanına şafak operasyonu…'

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, belediye başkanları şafak baskınlarına gözaltına alınıp tutuklanırken, fon vurgunu soruşturmasında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifadeye davet edilmesini eleştirerek ikili hukuk sistemine tepki gösterdi.

Özgür Özel'den 'ifade' tepkisi: "Fatma Hanım'a davet, çay, kahve, belediye başkanına şafak operasyonu…"

Fotoğraf: Yeni Parti

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!