Fransa'da yüz binlerce insanın sokağa çıkacağı genel grev öncesi hükümet teyakkuzda
Fransa’da hükümetin gösteri hakkına yönelik baskılarına karşı sendikalar ve öğrenciler 5 Kasım’da grev ve eylem çağrısı yaptı. Ekonomik ve sosyal talepleri için emekçiler, gençler ve hak savunucuları ortak mücadele çağrısında bulundu.
Fotoğraf: Kıvanç Demir/Evrensel
Ali Rıza Yıldırım
Fransa hükümeti lise ve emekçilerin eylemlerini engelleme çabasında sınır tanımıyor. CGT, Unef ve İnsan Hakları Birliğinin de aralarında bulunduğu sendikalar ve hak savunucusu dernekler, gösteri yapma hakkına yönelik kısıtlamalara karşı hukuki başvuruda bulunurken, kurumlar çoğu zaman son anda duyurulan idari tedbirlerin daha önce görülmemiş ölçüde yaygın biçimde uygulanmasına dikkat çekiyor. Birçok gazetede yayımlanan haberlerde de hükümetin elindeki yasal ve idari olanakları orantısız biçimde kullandığına yer veriliyor.
Uygulamalardan birini Rue89 gazetesi haberleştirdi
Rue89’un haberine göre, Lapoutroie’de yaşayan şarap üreticisi David (adı değiştirilmiştir), 30 Ekim Cuma günü ev hapsine alındı. Köylü Konfederasyonu (Confédération paysanne) ve Toprak Ayaklanmaları (Les Soulèvements de la Terre) hareketlerine yakın bir aktivist olan David, o sırada Strasbourg’da şarap şişelerinin etiketleriyle ilgileniyordu. Evine gelen jandarmaları, çocuklarıyla birlikte eve dönen kız arkadaşı karşıladı.
David, kız arkadaşının jandarmaların geliş nedenini başlangıçta öğrenemediği için korktuğunu belirtti. Jandarmalar daha sonra kendisine ev hapsi kararını gösterdi. David, benzer kararların Fransa’nın farklı bölgelerindeki başka kişilere de gönderildiğini aktivistlerin haberleşme gruplarından öğrendiğini anlattı.
Ertesi gün Strasbourg’da düzenlenecek gösteriye katılmayı planlayan David, kararı imzalamak ve evinde kalmak için geri döndü. İçişleri Bakanlığı tarafından doğrudan hazırlanan kararı gördüğünde şoke olduğunu belirten aktivist, belgede "terör" eylemlerinden söz edildiğini söyledi.
Kararın başlığında, Bireysel İdari Gözetim ve Denetim Tedbiri (MICAS) ifadesi yer alıyor. Ekim 2017’de kabul edilen İç Güvenlik ve Terörle Mücadele Yasası (SILT) kapsamında düzenlenen bu tedbir, kişilerin ikamet ettikleri yerde kalmaya zorlanmasını öngörüyor.
Devletin bu tutumu demokrasi taraftarları tarafından kınanırken, Le Monde’un 4 Kasım tarihli haberine göre, avukatlar, aktivistlerin gösterilere katılmasını engellemek amacıyla terörle mücadele kapsamında düzenlenen idari tedbirlere başvurulmasını eleştiriyor. Avukatlar, bu uygulamaların gösteri yapma özgürlüğüne yönelik müdahale oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Fransa’da 5 Kasım’da grev ve eylemler: Ortak çağrı
Fransa’da 5 Kasım’da gerçekleşen grev ve eylemlere katılan sendikalar, ortak çağrılarının merkezine şu ana talepleri koyuyor: Ücretlerin ve emekli aylıklarının artırılması, alım gücünün korunması; hastaneler, okullar ve yerel hizmetler başta olmak üzere kamu hizmetlerine daha fazla bütçe ve personel sağlanması; eğitime daha fazla kaynak ayrılarak okullarda koşulların iyileştirilmesi; işten çıkarmaların durdurulması ve sanayinin korunması; sosyal yardımların artırılması ile servet, miras ve temettülerin daha fazla vergilendirilmesi.
Sendikalar ayrıca mecliste tartışılan 2027 bütçesine karşı tepkilerini dile getiriyor. Bu çağrıya lise ve üniversite öğrencileri de katılıyor.
Eylemler yine yasaklar ve engellemelerin yanı sıra üniversitelerin kapatılması, öğrencilerin uzaktan eğitime geçirilerek evlerine gönderilmesi ya da derslerin başka tesislere taşınması gibi uygulamalar eşliğinde; çok sayıda güvenlik gücünün varlığı ve caydırıcı söylemlerin yarattığı ağır ve baskıcı bir atmosferde gerçekleşiyor. Birçok örgüt, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu eylemlere destek çağrısı yaparken, bunlardan PCOF (Fransa İşçi Komünist Partisi) partisinin çağrı metnini şöyle:
Bu mücadele hepimizi ilgilendiriyor
"Birkaç haftadır gelişen güçlü eylemler, birçok toplumsal öfkeyi bir araya getiriyor.
Gençliğin talepleri duyulmalı! Halk kesimlerinden gelen liseli gençler somut talepleri masaya koydu ve bunu tüm liselerde genel bir harekete dönüştürmeyi başardı. Üniversite öğrencilerinin de katıldığı bu eylem, çok geçmeden veliler, öğretmenler ve sendikal örgütler tarafından desteklendi. Macron ve bakanları geri adım atmaya başlamak zorunda kaldılar, ancak eylem sürmeli çünkü iktidar yalnızca kolektif eylemde inşa edilen güç ilişkisini tanır.
Polis şiddeti ve gösteri yapma hakkına getirilen kısıtlamalar bizi susturamayacak! Bunlar yüz binlerce insanın sokağa inmesini engellemedi. Yaralayan, sakat bırakan ve öldürebilen el bombaları ve LBD’ler (Savunma Topu Atıcıları) yasaklansın. Polisin müdahale etmediği gösterilere saldıran aşırı sağ gruplara son!
Irkçılık öldürür.
Sağ ve aşırı sağ yıllardır nefret ve bölünme söylemleri taşıyor; Macroncular bunları alıp yasalara dönüştürdü, yeter! Irkçıları susturalım; İslamofobiyi, siyahlara yönelik düşmanlığı ve yabancı düşmanlığını yaymaya devam etmelerine artık tolerans göstermeyelim. Bu mücadele hepimizi ilgilendiriyor. Sömürüye karşı ve herkes için daha iyi yaşam koşulları için birlikte savaşalım!
Patronları maaşları artırmaya zorlayalım! Pahalılıktan, temel kamu hizmetlerinin tasfiyesinden, mega kemer sıkma bütçesini dayatmada ısrar eden Macron ve hükümetinin küçümsemesinden artık bıktık. TotalEnergies’in muazzam kârlarını açıklaması (net kâr 8,3 milyar dolar, bir yılda %124 artış!), işe gitmek için depoyu nasıl dolduracağını ve bu kış nasıl ısınacağını düşünen herkes için gerçek bir provokasyon. Savaştan kâr eden tekelleri ve enerji krizinden kâr edenleri vergilendirmek, çalışanlardan ve emeklilerden haraç kesmeyi bırakmak gerek!
En acil taleplerimizi koparıp almak için gerekli güç ilişkisini hep birlikte kurmaya devam edelim.
Kamuda ve özel sektörde,
hepimiz 5 Kasım’da grevde ve alanlarda."
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et