EMEP’li Bayhan: Ticaret Bakanlığının bütçesi bir avuç tekelin çıkarlarına hizmet ediyor
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşan İskender Bayhan, Ticaret Bakanlığının 2027 bütçesinin büyük sermaye gruplarına hizmet ettiğini söyleyerek “İşçiler, çiftçiler, esnaf ve moto kuryeler görmezden geliniyor” dedi.
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, bütçenin büyük sermaye gruplarının çıkarlarına göre hazırlandığını belirterek ihracat teşviklerini, serbest bölgelerdeki işçi sömürüsünü, iç ticaretteki tekelleşmeyi ve İsrail'le ticaretin sürdürüldüğüne ilişkin iddiaları gündeme getirdi.
“Bakanın en sevdiği kelime kolaylaştırmak, peki kimin hayatı kolaylaşıyor?”
Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın bütçe sunumunda ticaretin, ihracatın, gümrük işlemlerinin ve büyük sermaye gruplarının dış pazarlara erişiminin kolaylaştırılmasına sürekli vurgu yapıldığını belirten Bayhan, “Peki bütün bunlar kimin hayatını kolaylaştırıyor?” diye sordu.
Bütçede ihracatçı patronlara ayrılan kaynaklara karşılık işçilerin ücretlerinin, iş güvencesinin, ürününü yok pahasına satmak zorunda kalan çiftçilerin, küçük üreticilerin, esnafın ve e-ticaret sektöründe ağır sömürü koşullarında çalışan moto kuryelerin sorunlarının görmezden gelindiğini vurgulayan Bayhan, şöyle konuştu:
“Bütçenin sayfalarını çevirdikçe görüyoruz ki hep büyük tüccarları düşünmüşsünüz. İhracat sektöründeki büyük hamlenizde işçilerin ücretine, iş güvencesine ilişkin hiçbir şey yok. Emekçinin hayatını kolaylaştıracak bir ticaret düzeni kurulmasına dair küçük bir umut bile yok!”
Bolat'ın geçmişte Albayrak Holding ve MÜSİAD'da üstlendiği yöneticilik görevlerine işaret eden Bayhan, “Eskiden sermaye yöneticiliği yapıyordunuz, şimdi de sermayenin kasasını büyütmek için ülkenin kaynaklarını yönetiyorsunuz. Bütçeniz de bunun belgesi durumunda” dedi.
“İhracata 65 milyar, tüketicinin korunmasına 1,46 milyar lira!”
Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesinde yaklaşık 65 milyar liranın ihracat ve uluslararası hizmet ticaretini desteklemek için ayrıldığını, buna karşılık tüketicinin korunmasına ayrılan kaynağın 1,46 milyar lirada kaldığını belirten Bayhan, bu dağılımın bütçenin sınıfsal tercihlerini ortaya koyduğunu söyledi.
“Bu rakamlar bile tekelleşmiş bir avuç ultra zengin tüccarı memleketin sahibi olarak gördüğünüzün itirafıdır” diyen Bayhan, ihracattaki büyümenin de birkaç büyük sermaye grubunda yoğunlaştığını ifade etti.
Türkiye İhracatçılar Meclisinin verilerine dikkat çeken Bayhan, 2025 yılında ihracatta gerçekleşen 11,6 milyar dolarlık artışın 7,7 milyar dolarlık bölümünün Ford, Toyota, Renault, TÜPRAŞ ve STAR Rafineri olmak üzere beş büyük üreticinin payından kaynaklandığını belirtti.
Bayhan, “Türkiye'yi Amerikan, Japon ve Avrupalı tekellerin tedarik zincirlerinin sömürü üssü olarak büyütüyorsunuz” ifadelerini kullandı.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe'nin ihracatçılara daha fazla destek taleplerine ve Türk Eximbank aracılığıyla sağlanan 49,6 milyar dolarlık desteğe de değinen Bayhan, Bakanlığın izlediği politikayı “Zengini daha zengin eden, işçiyi, emekçiyi, küçük üreticiyi ve esnafı üç kuruşa muhtaç eden tüccar siyaseti” olarak nitelendirdi.
EMEP’li Bayhan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesini eleştirdi: Ticaret Bakanlığının bütçesi bir avuç tekelin çıkarlarına hizmet ediyor https://t.co/lwFcrz3vi7 https://t.co/BDxCicx84e
— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) November 4, 2026
“Serbest bölgelerde sendikal örgütlenme için kapıdan bile içeri girilemiyor”
Bakanlığın ihracat ve serbest bölgelerdeki üretim artışını başarı olarak sunduğunu, ancak bu üretimin arkasındaki işçi sömürüsünü görmezden geldiğini belirten Bayhan, çeşitli işyerlerinde yaşanan direnişleri hatırlattı.
Mersin Uluslararası Limanı işçilerinin sendikal hakları ve işten atmalara karşı 290 gün direndiğini, aynı limanda yaşanan kimyasal sızıntı nedeniyle onlarca işçinin hastaneye kaldırıldığını ifade eden Bayhan, Tuzla Serbest Bölge'de faaliyet gösteren ABD sermayeli TKIS Blinds işçilerinin 230 günlük sendikal hak mücadelesine dikkat çekti.
Ege Serbest Bölgesi'ndeki Digel Tekstil işçilerinin de 600 günü aşkın süredir sendikal hakları için mücadele ettiğini hatırlatan Bayhan, şunları söyledi:
“Çok övündüğünüz serbest bölgelerde anayasal hak olan sendikal örgütlenme için kapıdan bile içeri girilemiyor. Bir avuç yabancı sermayedar ve işbirlikçileri, ucuz emek sömürüsünün tadını çıkarıyor.”
“Dört büyük zincir market pazara hâkim, çiftçi ve halk kaybediyor”
İç ticarette de tekelleşmenin belirleyici hale geldiğini vurgulayan Bayhan, organize perakende pazarının yaklaşık yüzde 74'ünün dört büyük zincir marketin kontrolünde olduğunu söyledi.
Bir yanda ürününü düşük fiyatlara satmak zorunda kalan çiftçilerin, diğer yanda market raflarında yüksek fiyatlarla karşılaşan milyonlarca emekçinin bulunduğunu belirten Bayhan, aradaki büyük ticaret ve dağıtım ağlarının sahiplerinin servetlerini büyüttüğünü ifade etti.
Migros, BİM ve A101'in depolarında ve işyerlerinde işçilerin ağır çalışma koşullarına karşı yürüttüğü mücadelelere dikkat çeken Bayhan, “Yüzlerce, binlerce işçi kölelik koşullarına karşı direniyor. İnsanca çalışmak ve yaşamak için mücadele ediyor” dedi.
“Patronların yurt dışındaki mağazalarının reklamını bile halkın parasıyla finanse ediyorsunuz”
Ticaret Bakanlığının ihracat, markalaşma, pazar desteği ve TURQUALITY programları aracılığıyla büyük sermaye gruplarının maliyetlerini kamu kaynaklarıyla karşıladığını belirten Bayhan, yurt dışındaki mağazaların reklam giderlerinin dahi bu desteklerden finanse edildiğini söyledi.
17 Nisan'da yapılan kanun değişikliğiyle serbest bölgelerdeki vergi avantajlarının kapsamının genişletildiğini hatırlatan Bayhan, ihracat desteklerinin hangi sermaye gruplarına aktarıldığının açıklanmasını istedi.
Bayhan, Ticaret Bakanı Bolat'a şu çağrıyı yaptı:
“Cesaretiniz varsa 2025 ve 2026'da ihracat desteklerinden en fazla yararlanan ilk 100 şirketin listesini, aldıkları tutarlarla birlikte bu komisyonun bilgisine sunun. O zaman bu bütçeyi kimler için hazırladığınız çok daha açık bir şekilde görülecektir.”
“Vela gemisinin yükünü, transit kayıtlarını ve nihai alıcısını açıklayın”
Konuşmasında İsrail'le ticaretin durdurulduğu yönündeki açıklamaları da gündeme getiren Bayhan, Vela adlı geminin Mersin Limanı'ndan İsrail'in Aşdod Limanı'na giderek İsrail askerî sanayisine çelik taşıdığı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Söz konusu sevkiyata ilişkin daha önce TBMM'de soru yönelttiklerini hatırlatan Bayhan, Bakanlığın açıklamalarını yeterli bulmadığını belirterek şu çağrıda bulundu:
“O hâlde geminin yükünü, transit kayıtlarını, nihai alıcısının kim olduğunu komisyona ve kamuoyuna açıklayın. Halkın tepkisi sonucu almak zorunda kaldığınız ambargo kararının delinip delinmediğini hep birlikte görelim.”
Bayhan'ın konuşmasında, Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesinin büyük ihracatçıların, uluslararası tekellerin ve büyük ticaret sermayesinin çıkarlarını öncelediği; buna karşılık işçilerin, çiftçilerin, küçük üreticilerin, esnafın ve tüketicilerin temel sorunlarını geri plana ittiği eleştirisi öne çıktı.
İskender Bayhan'ın Bakanlığa yönelttiği temel talep ise ihracat teşviklerinden yararlanan büyük sermaye gruplarının, aktarılan kamu kaynaklarının ve İsrail'e yönelik ticaret kısıtlamalarına ilişkin sevkiyat kayıtlarının kamuoyuna açıklanması oldu.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et