Eğitim Sen’den gözaltına alınan Emek Gençliği üyeleri için çağrı
Eğitim Sen Kocaeli 1 No.lu Şube yaptığı açıklamada, Yusuf Tekin'in istifasını isteyen bildiriler dağıttıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 2 Emek Gençliği üyesi öğrencinin serbest bırakılması için çağrı yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
İzel Gözde Meydan
[email protected]
Eğitim Sen Kocaeli 1 No.lu Şube, Kocaeli’de bu sabah polis tarafından gerçekleştirilen ev ve yurt baskınlarında gözaltına alınan 2 Emek Gençliği üyesi üniversite öğrencisinin serbest bırakılmasını istedi. Açıklamada, öğrencilerin gözaltına alınma gerekçesi olarak geçen hafta dağıttıkları ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifasını talep eden bildirinin gösterildiği belirtildi.
Geçen hafta İstanbul’da “Yusuf Tekin İstifa” yazılı pankart astıkları gerekçesiyle Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi 2 üniversite öğrencisinin de gözaltına alınarak tutuklandığı, bu olayı protesto eden 4 üniversite öğrencisinin de gözaltına alındığı hatırlatılan açıklamada, gözaltılara tepki gösterildi.
Açıklamada, “Hiç kimse eleştirilemez değildir. Hele ki bakanlık süresi boyunca eğitim sistemimizi, öğrencilerimizi ve eğitim emekçilerimizi adeta hedef tahtasına koyan bir şahıs asla eleştirilemez değildir” denildi. Öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını isteyen Eğitim Sen, fon vurgunuyla yüz milyarlarca liralık soygun yapan isimlere dokunulmazken, ifadeye dahi çağrılmazken, Dilovası’ndaki işçi katliamının sorumlusu şirket sahibinin tahliye edildiğini hatırlattı. Açıklamada, hiçbir suç işlemeyen öğrencilerin yalnızca bir bakanı eleştirerek istifasını talep ettikleri için ev baskınlarıyla gözaltına alınmalarının, yargının siyasal iktidar tarafından araçsallaştırılmasının en somut göstergesi olduğu ifade edildi.
Yusuf Tekin’in istifası eğitim emekçilerinin de talebi
Açıklamada, öğrencilerin gözaltına alınma gerekçesi olan Yusuf Tekin’in istifası talebinin eğitim emekçilerinin de talebi olduğu vurgulandı. 4 Haziran 2023’ten bu yana Milli Eğitim Bakanlığı görevini yürüten Tekin’in, yaklaşık 3,5 yıllık görev süresince eğitim sistemini siyasal iktidarın ideolojik çizgisine uygun biçimde yeniden şekillendirmeyi hedeflediği ifade edildi.
Tekin döneminde eğitim sisteminin kamusal niteliğinin zayıflatıldığı, laiklik ilkesinin aşındırıldığı ve bilimsel eğitim anlayışının dinselleştirme, piyasalaştırma ve merkeziyetçi dayatmalarla kuşatıldığı belirtildi.
Öğretmenlerin emeğinin yok sayıldığı ve yoksullaştırıldığı ifade edilen açıklamada, mülakat sistemi ve şaibeli elemelerle liyakatin ortadan kaldırıldığı kaydedildi. Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile öğretmenlerin uzman ve başöğretmen gibi hiyerarşik basamaklara ayrıldığı, ücretli öğretmenliğin yaygınlaştırıldığı ve Milli Eğitim Akademisi ile öğretmen yetiştirme sürecinin siyasi denetime alındığı belirtildi. Ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmenin güvencesiz işlerde çalışmaya itildiği, görevdeki öğretmenlerin ise ekonomik sorunlar, mobbing ve sendikal ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
MESEM ve tarikat protokollerine tepki
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla çocukların eğitim adı altında ağır ve tehlikeli işlerde ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığı belirtilen açıklamada, yetersiz denetimler ve çocuk emeği sömürüsüne dikkat çekildi. Açıklamada, Tekin’in göreve geldikten sonra katıldığı ilk TBMM bütçe görüşmelerinde tarikat ve cemaatlerle yapılan protokolleri savunduğu, bu yapıları “sivil toplum kuruluşu” olarak tanımlayarak protokollerin devam edeceğini söylediği hatırlatıldı.
Tekin döneminde kamusal eğitimin tasfiye edildiği, özel okulların ve paralı eğitimin yaygınlaştığı ifade edilen açıklamada, MEB verilerine göre 2022-2023 eğitim öğretim yılı sonunda 14 bin 281 olan özel okul sayısının 2024-2025 eğitim öğretim yılında 419 arttığı belirtildi. Özel okul sayısındaki artışın devlet okullarındaki kalabalık sınıflar, ikili eğitim, fiziki yetersizlikler, temizlik ve beslenme sorunlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
‘Yusuf Tekin İstifa’ talebi
Açıklamada, Tekin’in görev sürecinin eğitim emekçilerinin yoksullaştığı, milyonlarca öğrencinin bir öğün ücretsiz yemek ve temiz suya muhtaç edildiği, okulların hijyen ve personel yetersizliği sorunlarıyla boğuştuğu, çocukların MESEM aracılığıyla işçileştirildiği bir dönem olduğu ifade edildi. Eğitim sisteminin sermayenin ve tarikatların yağmasına açıldığı belirtildi.
Eğitim Sen Kocaeli 1 No.lu Şube, açıklamasını gözaltına alınan öğrencilerin derhal serbest bırakılması ve üzerlerindeki baskıların son bulması çağrısıyla tamamladı. Açıklamada, “Yusuf Tekin İstifa demek suç değildir” deniledi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et