İskender Bayhan’dan Bakan Işıkhan’a: 100 işçiden 94’ü sendikasız
EMEP Milletvekili İskender Bayhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçe görüşmelerinde iş cinayetleri, sendikal haklar, grev hakkı ve emeklilerin durumunun sunumda yer almamasını eleştirdi.
Hasan Can Bilici
[email protected]
Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçe görüşmelerinde konuştu. Bakanlığın bütçe sunumunda iş cinayetlerinden sendikal haklara, emeklilerin durumundan grev hakkına kadar pek çok başlığın yer almadığına dikkat çeken Bayhan, “Çalışma demek emek demektir. Ama sizin 22 sayfalık sunumunuzda emek kavramı yalnızca bir yerde geçiyor. Daha işin başında sermayenin safında durduğunuzu ilan ediyorsunuz” dedi.
Bütçe sunumunu “sermaye terörünün itirafnamesi” olarak nitelendiren Bayhan, şöyle konuştu:
“Estirdiğiniz sermaye terörü açısından tam bir itirafname hazırlamışsınız, eksiği var fazlası yok. Ucuz emek sömürüsü yoğunlaşacak, MESEM'ler çoğalacak, çocuk emeği ve genç iş gücü sömürüsü artacak, fabrikalarda baskı, mobbing, aşağılama sürecek, iş cinayetleri, çocuk işçi ölümleri çoğalacak. Yani özetle sermaye terörü büyüyerek devam edecek diyorsunuz.”
“1 milyon tehlikeli iş yerine karşılık yalnızca 875 iş müfettişi var”
Bakanlığın sunumunda Türkiye'de yaklaşık 2,5 milyon iş yeri bulunduğunun, bunların 1 milyonunun tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer aldığının belirtildiğini hatırlatan Bayhan, denetimlerin yetersizliğine dikkat çekti.
Bayhan, “Hem bu iş yerlerinin fiilen denetlenmesinin mümkün olmadığını söylüyorsunuz hem de iş müfettişlerinin sayısını sürekli düşürüyorsunuz. Şimdi de 875'e düşürmüşsünüz, bir de bunun için takdir bekliyorsunuz” dedi.
Bakanlığın raporlarında 5 bin 573 denetim yapıldığının ve bunların 1549'unda ceza önerildiğinin belirtildiğini aktaran Bayhan, şöyle devam etti:
“Yani bu orana göre bile mevcut iş yerlerinin yaklaşık üçte birinde suç işleniyor. Bu arada büyük holdinglerin, tekellerin kapısından bile içeri girmiyorsunuz ya da giremiyorsunuz. Ben sermaye teröründen geçilmiyor diyorum, siz de 'Doğrudur, bu devam edecek' diyorsunuz.”
“İş cinayetleri, grev hakkı, açlık ve yoksulluk sınırı sunumunuzda yok”
Bakanlığın bütçe sunumunda yer verilmeyen başlıklara da dikkat çeken Bayhan, iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilere ve iş cinayeti davalarına ilişkin verilerin bulunmadığını söyledi.
“Peki sermaye terörü belgenizde olmayan neler var?” diye soran Bayhan, şöyle konuştu:
“Çok önemli birkaç başlığı hatırlatayım. İş cinayetlerinde ölen işçi kardeşlerimiz ve iş cinayeti davaları yok. Verdiğiniz sendika yetkilerine itiraz davalarının bilgisi bile yok. Grev ve toplu sözleşme haklarından yararlanabilen işçi sayısı yok. Açlık ve yoksulluk sınırı istatistikleri yok.”
Bayhan, Bakan'a şu sözlerle seslendi:
“Size bir önerim var Sayın Bakan. TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ'in saray dostu yöneticileriyle bir lüks restoranda bulunun, işçilerin, halkın parasıyla yiyip için. O arada bütün bu istatistikleri size versinler. Eksik de olsa onlarda var. Belki ilginizi çeker.”
“100 işçiden 94'ü sendikasız”
Bakanlığın sunduğu sendikalaşma istatistiklerindeki başlangıç yıllarını da eleştiren Bayhan, 2002 yılının birçok veride esas alınmasına karşın işçilerin sendikalaşma oranında 2013 yılının başlangıç olarak kullanıldığına dikkat çekti.
Bayhan, “2002 istatistikleriyle oynayıp durmuşsunuz ama işçilerin sendikalaşma oranına gelince 2013'ü temel almışsınız. Niye diye düşündüm. Bir baktım, 2002'yi temel niye almıyorsunuz? O zaman baktık ki sendikalaşma oranı yüzde 59'larda görünüyor. Sakın bunun için olmasın!” dedi.
Kamu görevlilerinin sendikalaşma verilerinde ise başlangıç yılının yeniden 2002 olarak alındığını belirten Bayhan, “Hem de bunu aynı paragrafta yapıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Bakanlığın kendi kayıtlarına göre dahi sendikalaşma oranının son üç yıldır gerilediğini söyleyen Bayhan, “Yüzde 15,22'den yüzde 13,8'e düştü. Gerçek şu ki 100 işçiden 94'ü sendikasız. Sizin gibilerin yüzünden istatistik bilimi tarihe yalancıların bilimi olarak geçti” diye konuştu.
“Sosyal diyalog diyorsunuz, işçileri Bakanlığın kapısından içeri almıyorsunuz”
Bakanlığın sık sık vurguladığı “sosyal diyalog” söylemini de eleştiren Bayhan, bunun çağdaş ve modern çalışma düzeninin esası olarak sunulmasına tepki gösterdi.
Bayhan, “Bunu kimden öğrendiniz, nasıl öğrendiniz bilemiyorum ama yanlış öğrenmişsiniz. Çağdaş, modern çalışma düzeninin esası deyip duruyorsunuz. Bu laflar 250 yıldır kapitalistlerin, burjuva iktisatçıların, sosyologların, siyasetçilerin ve sendika bürokratlarının, ağalarının dilinden düşürmedikleri laflar. Pişirip pişirip önümüze getiriyorsunuz” dedi.
Bakanlığın kapısına gelen işçi ve ailelerin taleplerinin karşılanmadığını belirten Bayhan, şöyle konuştu:
“Madem sosyal diyaloğa çok meraklısınız, Bakanlığınızın kapısına gelen ve işçi katliamlarının hesabının sorulmasını isteyen aileleri, aylarca ücretini alamayan ya da sendikaya üye oldukları için işten atılan işçileri niye içeri almıyorsunuz? Grev alanlarına niye gitmiyorsunuz Sayın Bakan?”
Kademeli emeklilik isteyenlerin, çırak ve staj mağdurlarının ve “Mezarda emeklilik istemiyoruz” diyenlerin de Bakanlık tarafından muhatap alınmadığını söyleyen Bayhan, “Onların temsilcileriyle niye görüşmüyorsunuz? Kapınıza kadar gelip eylem yapıyorlar, randevu bile vermiyorsunuz” dedi.
Bayhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yoksa sosyal diyalog deyince aklınıza foncular mı geliyor? Onlarla mı sosyal diyalog yapıyorsunuz? Onun için sosyal diyalog nutuklarını bırakın. Emeğin kanını emen ve adına sermaye denen vampirin borusunu öttürmekten vazgeçin.”
“Emeklileri ölene kadar çalıştıracağınızı kendiniz söylüyorsunuz”
Bakanlığın bütçe sunumunun 16. sayfasının sonu ile 17. sayfasının başlangıcındaki bölümün Bakan tarafından okunmadığına dikkat çeken Bayhan, söz konusu bölümün neden atlandığını sordu.
Bayhan, sunumda yer alan şu ifadeleri hatırlattı:
“Mevcut emeklilerimize ve gelecek nesillere karşı sorumlu ve dikkatli bir şekilde adım atmak durumundayız. Sosyal güvenliğin dengesini bozacak herhangi bir konu gelecek nesillerimize, gençlerimize ve en fazla da mevcut emeklilerimize zarar veriyor.”
Bakan'a “Bu bölümü niye es geçtiniz?” diye soran Bayhan, şöyle devam etti:
“Emekliye ve emeklilere düşman olduğunuzun anlaşılmasını istemiyor musunuz? Ulusal İstihdam Strateji Planınızla emeklileri ölene kadar çalıştıracağınızı siz kendiniz söylüyorsunuz. 7538 sayılı Kanun'la engellilerin emeklilik hakkını gasp ettiğinizi de siz söylüyorsunuz.”
“Bize sunmayın, kendi masanızın üstünde bırakın demiştiniz”
Geçen yıl aynı komisyonda on binlerce işçinin imzasıyla “Barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli iş” başlıklarını içeren bir kanun teklifi getirdiklerini hatırlatan Bayhan, Bakan'ın bu teklife verdiği yanıtı da gündeme taşıdı.
Bayhan, “Geçen yıl bu komisyonda size on binlerce işçinin imzasıyla barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli işi içeren bir kanun teklifi getirmiştik. Ne demiştiniz? 'Bize sunmayın, kendi masanızın üstünde bırakın.' Meclis kayıtlarına böyle geçti” dedi.
Bakan'ın emek karşısındaki gerçek tutumunun bu sözlerde ortaya çıktığını belirten Bayhan, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
“Emek karşısındaki gerçek tutumunuz aslında buydu. Onun için bir kez daha diyorum ki böyle düşünen bir Bakan'ın o koltukta bir gün bile oturması fazladır.”
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et