İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan: 'Öcalan’ın yeni yere geçmesi statü sağlandığı anlamına gelmiyor'
"Kadınlar yan yana" etkinliğinde Pervin Buldan sürecin aktörlerine teşekkür ederken, AKP’li Özlem Zengin’in son dakika katılmadığı toplantıda, iktidara güven duyulmadığı ve kalıcı barış için kadınların öncü olması gerektiği vurgulandı.
Ankara— “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansı ikinci gününde. Ankara’da bulunan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Genel Merkezinde gerçekleşen etkinliğe Sebahat Tuncel, Meral Danış Beştaş, Leyla Akat, Gültan Kışanak, Ayşegül Doğan, Tülay Hatimoğulları gibi çok sayıda siyasetçinin yanı sıra pek çok kadın katıldı.
“Barışın siyasal sorumluluğu; demokratik çözüm ve Meclis ve siyasi partiler” başlıklı ilk oturumunda İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, Yeni Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, siyasetçi Filiz Kerestecioğlu ve Akademisyen Doç. Dr. Arzu Yılmaz söz aldı.
Gazeteci Gözde Şeker, moderatörlüğünü yaptığı ikinci günün ilk oturumuna AKP Genel Başkan Yardımcısı Özlem Zengin’in son dakika kararıyla konuşmacı olduğu oturuma katılmadığını duyurdu. Zengin’in konferansa davet edilmesi tepki çekmişti. Şeker, “Şüphelerimizi, tepkilerimizi direkt muhatabına iletmekti amacımız. Buradaki kadınların hiçbirinin hak temelli herhangi bir konuda ne tarafta durduğunu kanıtlamak gibi bir borcu yok. Davetin sebebi sadece budur” dedi.
Figen Yüksekdağ’ın mesajı okundu
Almanya’da bulunan tiyatro oyuncusu ve senarist Füsun Demirel, panele videolu mesaj iletti ve kadınların barışa katılımının önemli olduğunu ifade etti. Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın kadınların mücadelesini önemli bulduğu mesajı da salona okudu.
“Süreç diyoruz; çözüm süreci demiyoruz”
Panelin olduğu saatlerde Barış Anneleri’nin Ankara’ya yürüdüğünü duyuran Moderatör Şeker, “İki yıl geride kaldı; isimlendirmede bile ortaklaşamadığımız bir yerdeyiz. Süreç diyoruz; çözüm süreci demiyoruz. Peki neden süreç diyoruz? İlk çözüm sürecinin kötü anlarıyla hala hafızalarımızda; o sürecin baş aktörleri hala cezaevinde. İktidar ise süreci ‘Terörsüz Türkiye’ diye adlandırıyor. Ne dediğimiz neden bu kadar önemli diye sorabiliriz; önemli çünkü isimlendirme kimin ne istediğini net ortaya koyuyor” dedi.
Buldan’dan Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a teşekkür
Ardından beşer dakika konuşan panelistlerden ilk sözü İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Lideri Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın sürecin aktörlerini olduğunu ifade eden Buldan, “3 aktör var ama bunlar süreci eşit koşullarda yürütmüyor. Ben aktörlere teşekkür ediyorum ama Sayın Öcalan’a ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.
“Bir tıkanıklık var”
Süreçte bir tıkanma olduğunu ifade eden Buldan, “Sayın Öcalan’la en son görüşmemiz ardından bir görüşme olmadı. Bir tıkanıklık var ve biz bu tıkanıklığı nasıl aşacağız, bence bugün bu salonda şu kararı alabilir; ‘Bizim kalıcı barışa ihtiyacımız var ve kadınlar olarak iktidara basınç yapabiliriz” dedi.
Yanında getirdiği Ceylan Önkol ve Eren Bülbül’ün fotoğraflarını salona gösteren Buldan, “Bunların her ikisi de çocuk. Her iki anne de gözyaşı döktü. Eren’in ve Ceylan’ın annesinin hangisinin acısı daha büyük diye yarıştıramayız. Ben bugün tek taraflı konuşmak istemiyorum. Bugün burada saatlerce Roboski’yi, Cumartesi Annelerini, Kürt halkının yaşadığı haksızlıkları konuşabiliriz. Ama bu meselenin sadece bir tarafı etkilemediğini her kesimden çokça insanı etkilediğini ifade etmek istiyorum” dedi.
“Toplumsal mutabakat sağlanarak yeni anayasa yazılır”
Buldan devamında; “Kalıcı bir barışı gerçekleştirebilmek için kadınların öncü güç olmaya ihtiyaç var. Demokratikleşme, özgürlükler kalıcı barışı etkileyecek gelişmeler. Kadınlar bir araya gelebilmeli. Bu süreci birlikte yürütebilmeliyiz. Biz iktidarla görüştüğümüzde hiçbir zaman seçim pazarlığı ve yeni bir anayasa görüşmesi yapmıyoruz; toplumsal mutabakatı sağlayarak yeni bir anayasa yazılır. Bizim için öncelikli olan barış ve süreç” diye ifade etti.
Yeni Parti Milletvekili Gökçe Gökçen: “İktidara güven yok”
Ardından söz alan Yeni Parti Milletvekili Gökçe Gökçen, “Biz elbette Kürt Sorunu vardır diyoruz ama diğer taraftan demokrasi sorunu var bu ülkede. Ve ikisinin birbiriyle bir bağı var. Bir taraf diyor ki; mesele sadece güvenlikten ibarettir, biz diyoruz ki hayır mesele demokratik Türkiye olmalıdır. Bizim için silah bırakma kıymetli diğer yandan demokratikleşme de olmalı” dedi.
‘Çerçeve Yasa’ya dair Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Mecliste yaptığı açıklamayı hatırlatan Gökçen, “Bugün burada AK Partiden bir katılımcı olacaktı ama olmadı; neden çünkü iktidara güven yok” dedi.
Filiz Kerestecioğlu: “Yan yana durmaya ihtiyacımız var”
Eski HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, “Ben kimseye güvenmek zorunda değilim. Sekiz yıl HDP’nin içinde bulundum ben ama ‘Ben HDP’ye güveniyorum’ demek zorunda değilim. Yeni Parti’ye de iktidara da güvenmiyorum; hadi DEM Parti’ye demeyeyim böyle. Mesele kendimize güvenmek” dedi.
2016’da Cizre’de sokağa çıkma yasakları dönemi ve OHAL uygulamalarından çektiği bir yıkım fotoğrafını salona gösteren Kerestecioğlu, “Cizre’de bir kadının ambulansa bindirilmesini ben bir kadınla değil, Nabi Avcı’yla halletmek zorunda kaldım. Oysa ben bunu kadınlarla halletmek isterdim. Hakikaten kadınlar yan yana diyorsak bunu hissedebilmeliyiz” dedi.
Dün ve bugün arasında karşılaştırmalar yapıldığını söyleyen Kerestecioğlu, “10 Ekim yaşandı dava yıllarca sürdü; karartılmaya çalışılan bir dava. Ancak artık biraz artık armudun sapı, üzümün çöpünden ziyade birlikte durmaya ihtiyacımız var” dedi.
Arzu Yılmaz: “Kürtler de AKP ile barış yapmayı tercih etmedi”
Moderatör Şeker’in “İktidar hâlâ bu sürece ilk günkü kadar mecbur mu?” sorusuna yanıt veren Doç. Dr. Arzu Yılmaz, “Filiz Hanım da söyledi ya ‘AKP’ye güvenmiyoruz, nerden çıkardınız bunu’ diye. Benim de anladığım kadarıyla Kürtler de AKP ile barışı yapmayı tercih etmedi. Bu bir tercih de değil; zamanın ruhunun mecbur kıldığı, tarihin bu anında bu değişimin kaçınılmaz olduğu iktidar da AKP olduğu için mecbur kaldığı bir ortaklık” diye belirtti.
Kürtler gibi iktidar da bu meseleyi gündemine aldığını söyleyen Yılmaz, “Bahçelinin sözleri de bu mecburiyettendi aslında. Bildiğimiz siyasetin kavram setleri bugünün siyasetini anlamamıza yetersiz kalıyor. Geldiğimiz aşama sistemin tümüyle çöktüğü, devletinde hayatta kalmaya çalıştığı bir dönem.” dedi.
Gökçe Gökçen: “Meclis devreden çıkmış durumda”
Konuşmacıların sırayla yeniden söz aldığı panelde Gökçe Gökçen ise, Mecliste komisyonun kurulduğu ilk süreçteki kaygısını şu sözlerle dile getirdi: “Komisyona Barış anneleri, Cumartesi anneleri ve Diyarbakır anneleri davet edildiler. Dinlendiler. Barış annelerinin Kürtçe konuşmalarına izin verilmedi oysa orada buna karşı çıkacak kimse de yoktu. Demek ki bu kararlar başka bir yerde veriliyor, bunlar hayal kırıklığıydı. Meclis şu an devreden çıkarılmış durumda. Burada meseleyi toplumsallaştırmak önemli.”
Pervin Buldan: “Öcalan’ın itibarı zedeleniyor”
Konuşmalar ardından salondan kadınların sorularını yanıtlandı. İmralı heyeti üyesi Mithat Sancar’ın Abdullah Öcalan’ın yeni yerine geçtiğine açıklamasına dair konuşan Buldan, “Burada Sayın Öcalan’ın yeni yere geçti dediğimiz yer cezaevinin içinde. Sadece çalışma koşulları düzenlendi. Yoksa statü meselesi Sayın Öcalan’ın o yere geçmesiyle tanımlanmış değil. Sayın Öcalan barış ve siyasallaşma koordinatörü olarak katkı sunmak istiyorum demişti ama bu sağlanmadı kendisine. Sayın Bahçeli bir gün çıktı umut hakkı dedi, bunlar şu an konuşulmuyor. Gelsin Mecliste konuşsun dediler, bunlar şu an konuşulmuyor. Bu durum Öcalan’ın itibarını zedeliyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Mekanın değişmiş olması statü sağlamıyor. Oysa sayın Öcalan toplumun tüm kesimleriyle görüşmek istediğini söyledi bu da gerçekleşmedi” ifadelerini kullandı.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et