Osman Kavala'dan tutukluluğunun 9'uncu yılında açıklama: 'Adaletsizlikten ders çıkartılabilirse benim için teselli kaynağı olacak'
Gezi davası kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 1 Kasım 2017'den bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala, tutukluluğunun dokuzuncu yıl dönümünde yazılı bir açıklama yaptı.
Fotoğraf: ANKA
Gezi davasında aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası nedeniyle 1 Kasım 2017’den bu yana Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Osman Kavala, cezaevinde geçirdiği dokuzuncu yılını değerlendiren yazılı bir açıklama yayımladı. 1 Kasım 2026 tarihli açıklamasında sürecin muhasebesini yapan Kavala, yargılama boyunca yaşanan hukuksuzluklara ve karşı karşıya kaldığı iddialara dikkat çekti.
"Tutuklandığımda bir hata olduğunu düşünüyordum"
Açıklamasına cezaevindeki dokuz yıllık süreci özetleyerek başlayan Kavala, “Silivri'de ikametimin dokuzuncu yılı tamamlandı. İlk tutuklandığımda bunun bir hata olduğunu, kısa zaman içinde düzeltileceğini düşünüyordum. Yanılmışım” dedi.
Gezi davasında daha önce beraat ettiğini hatırlatan Kavala, sonrasında devreye sokulan casusluk suçlamalarıyla cezaevinde tutulmaya devam edildiğini vurguladı. Beraat kararlarının bozulmasının ardından kendisi ve diğer sanıklar hakkında ağır cezai hükümler kurulduğunu belirten Kavala, yöneltilen suçlamaların somut delillerden tamamen yoksun olduğunu dile getirdi.
"Suçlamalarda delil bulunamadı"
Hakkındaki iddiaların mantıksal ve hukuki temelden uzak olduğunu savunan Kavala, Taksim Dayanışma Platformu ile ilgili suçlamalara değinerek “Bana yöneltilmiş olan suçlamada delil bulunmayışını telafi etmek için akıl almaz iddialar öne sürülmüştü. Yirmi küsur siyasi parti ve siyasi örgütün, yüze yakın sendika, meslek odası ve derneğin oluşturduğu Taksim Dayanışma Platformu'nu kalkışmaya yönlendirdiğim, hükümeti devirmeye teşebbüs eden göstericilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılamış olduğum iddia edildi” ifadelerini kullandı.
AİHM kararlarına ve yaşamından giden yıllara vurgu
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) son dönemde verdiği kararlara da işaret eden Kavala, özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açan uygulamaların adaletin açık bir inkarı anlamına geldiğini ifade etti. Bu durumun yalnızca hukuki değil, derin etik sorunları da beraberinde getirdiğini belirten Kavala, insan hayatının değersizleştirildiğine dikkat çekti.
Cezaevine girdiğinde 60 yaşında olduğunu hatırlatan Kavala, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Cezaevine girdiğimde 60 yaşındaydım. Bu yaştan sonra sivil toplum alanında aktif olarak çalışabileceğim sürenin neredeyse tamamını ve sağlıklı yaşayabileceğim yılların önemli bir kısmını cezaevinde geçirmiş oldum. Ancak, yaşamakta olduğumuz bütün sıkıntılara rağmen, ülkemde hukuk devletinin tesisine yönelik gelişmeleri görebileceğime inanıyorum. Ümit ettiğim gibi, Gezi davasından ve maruz kaldığım adaletsizlikten ders çıkartılabilirse, bu benim için teselli kaynağı olacak.”
(Politika Servisi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et