01.11.2026 00:15

2027 bütçesi sınıfsal tercihler ve işçi sınıfı

"Türkiye işçi sınıfı sermaye iktidarlarının bir soygun aracı olarak işletilen bütçe anlayışının değişmesini, bütçenin halkın, emekçilerin yararına, onların çıkarlarını önceleyen bir bütçe olmasını istiyorsa Avrupalı kardeşlerinin yolunu izlemeli."

2027 bütçesi sınıfsal tercihler ve işçi sınıfı

Fotoğraf: Evrensel

Seyfi Selçuk


Bütçe, burjuva politik iktisat anlayışına göre kamu kaynaklarının toplumsal alanda sarf, harcama anlamında yıllık dağılımını gösteren temel belgedir. Bu tanım şeklen doğrudur. Şeklendir, çünkü toplum yekpare bir bütün olmayıp sınıflara bölünmüş bir haldedir. Dolayısıyla, gerçekte bütçe, kaynakların sınıflar arası dağılımını gösteren bir parametredir. Bir diğer temel parametre vergi sistemidir. Bu bağlamda dolaysızca hazırlayan ve uygulayanların- ki bu politik iktidardır- sınıfsal tercihlerini ve kimliğini gösterir, ele verir. Kaynakların dağılımından anlaşılması gereken ise kaynak transferidir; bir taraftan kesip diğer tarafa akıtmaktır. AKP hükümetleri, başkanlık rejimine geçişle birlikte Saray oligarşisi tam 25 yıldır bunu yapmaktadır. İşbaşına geldiği 2002 yılında bütçede genel kamu hizmetlerine ayrılan pay yüzde 42 iken bugün bu oran yüzde 31.2’ye gerilemiş durumdadır. Parasal olarak muazzam rakamlara işaret eden bu eksilme faiz, teşvik, sübvansiyon gibi kalemler olarak sermayeye aktarılmıştır. Bütün bu dönem boyunca bütçeler halkın ihtiyaçları, çıkarları rağmına orta vadeli plan (OVP) gibi uluslararası ve iş birlikçi sermayenin çıkarları temelinde gündeme gelen sermaye programları temelinde şekillendirilmiştir. Şimdilik tasarı halinde de olsa 2027 bütçesi de bu anlayışla hazırlanmış bir bütçe olarak karşımızda durmaktadır. Konunun bu boyutları hakkında gazetemizde oldukça aydınlatıcı makale, yorum ve haber yayımlandı. Biz burada asıl olarak bu olayın asıl mağdurları olan işçi sınıfı başta olmak üzere ezilen ve sömürülen sınıf ve kesimlerin durumuna; daha doğru bir ifadeyle tutumuna bakmaya çalışacağız. İnkarcı olmayalım, emek cephesinden bütçe konusunda tam bir sessizlik hüküm sürdüğü söylenemez. DİSK, KESK gibi konfederasyonlar ve Türk-İş’e bağlı kimi sendikalar eleştirel bir yaklaşım gösteriyorlar, kimi talepler öne sürüyorlar, açıklama ve eylemler yapıyorlar. Fakat bunların kamuoyunu aydınlatmanın ötesine geçen bir etki gücü bulunmuyor, bu haliyle kaldığı sürece bulunamaz da. Kamu emekçilerinin ve işçi sınıfının örgütlü kesiminin ana gövdesini oluşturan Hak-İş ve Memur-Sen ise “Saray’ın arka bahçesi olma”larına halel gelmesin diye-olsa gerek- bu noktada üç maymunu oynuyor. Hal böyle olunca emek örgütlerinin bir araya gelerek “halk için, emekçiler için bütçe” talebi etrafında caydırıcı bir güç oluşturma ve bu güce dayanarak siyasi iktidarı geriletme imkanı da önemli oranda ortadan kalkıyor.

Avrupa’da ise bir başka tabloya tanıklık ediyoruz. İşçi sınıfı, gençlik ve emekçi halk kitleleri deyim yerindeyse hükümetlerin tozunu attırıyor. Grev, genel grev ve büyük kitle gösterilerinin ardı arkası kesilmiyor. Harekete geçiren nedenlerin biri 8 saatlik iş gününün sonlandırılması, grev hakkının daraltılması, emeklilik yaşının yükseltilmesi gibi işçi sınıfının tarihsel kazanımlarını hedefleyen saldırılar iken; bir diğer nedeni hükümetlerin 2027 yılı bütçesinde eğitim, sağlık başta olmak üzere genel kamu hizmetlerinde kısıtlamalara gitmek istenmesi oluşturuyor. İşçilerin ve mücadeleci sendikacıların/kimi mücadeleci sendikaların kararlılığı sendikal bürokrasiyi sarsmış ve işçilerin talepleri temelinde harekete geçmelerini sağlamış bulunuyor. Hollanda, Fransa, İsviçre gibi ülkelerde hükümet(ler) geri adım atarak planlarını askıya almak zorunda kalsa da bu işçi sınıfını, gençliği ve halkı yatıştırmaya yetmedi. Şimdi benzer saldırıların gündeme gelmemek üzere çöpe atılması talep ediliyor.

Bu örnekler bir kere daha gösterdi ki, işçi sınıfı üretimden gelen gücünü devreye sokmadıkça sermayenin ve burjuva hükümetlerin saldırıları bitmeyecektir. Türkiye işçi sınıfı sermaye ve onun iktidarları tarafından bir soygun aracı olarak işletilen bütçe anlayışının değişmesini, bütçenin halkın, emekçilerin yararına, onların çıkarlarını önceleyen bir bütçe olmasını istiyorsa Avrupalı kardeşlerinin yolunu izlemelidir.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
31.10.2026 14:55

Madenlerdeki çocuklardan mağaza çalışanlarına uzanan görünmez emek: Bir akıllı telefonun üretiminde kimlerin emeği var?

Bir akıllı telefonun üretiminde dünyanın farklı bölgelerinde çalışan madenciler, kimya işçileri, fabrika emekçileri, montaj işçileri, mühendisler, depo çalışanları, nakliyeciler ve mağaza personeli var.

Madenlerdeki çocuklardan mağaza çalışanlarına uzanan görünmez emek: Bir akıllı telefonun üretiminde kimlerin emeği var?
31.10.2026 12:45 / Güncelleme: 12:57

Tutuklanan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan: 'Yaşadığımız zor günlerin geçeceğine yürekten inanıyorum'

Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, tutuklama kararının ardından yolladığı mesajında, "Yaşadığımız zor günlerin geçeceğine yürekten inanıyorum. Birlikte göreceğimiz nice güzel günler gelinceye kadar oğlum Reşat Çınar sizlere emanet" dedi.

Tutuklanan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan: "Yaşadığımız zor günlerin geçeceğine yürekten inanıyorum"
31.10.2026 17:36

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: ABD'li yetkililerle görüşme planımız yok

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile görüşme planlarının bulunmadığını açıkladı. Katar ve Pakistan ile temasların sürdüğünü belirten Arakçi, ABD'nin İran'ın şartlarını kabul etmesi halinde müzakerelerin biçiminin belirleneceğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: ABD'li yetkililerle görüşme planımız yok

Abbas Arakçi | Fotoğraf: Tasnim News Agency/ CC BY 4.0

31.10.2026 15:56

Yetki geldi, önce 5 sonra 30 işçi atıldı: VOLVAC’ta sendikalı tüm işçiler kapı önünde

Tuzla’daki VOLVAC Fabrikasında yetki belgesinin ardından önce 5, direnişin 5. gününde 30 işçi daha işten çıkarıldı. Birleşik Metal-İş’e üye olan işçilerin hepsi kapı önüne konuldu. Siparişlerin yoğun olduğu fabrikada bir haftadır üretim yapılmıyor.

Yetki geldi, önce 5 sonra 30 işçi atıldı: VOLVAC’ta sendikalı tüm işçiler kapı önünde

Fotoğraf: Birleşik Metal-İş

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!