37. Ankara Film Festivali’nin 'Taptaze' seçkisi belli oldu: Cannes ve Berlinale’den ödüllü filmler
37. Ankara Film Festivali’nin “Taptaze” bölümünde Cannes, Berlinale ve Locarno gibi festivallerde gösterilen sekiz film yer alıyor. Genç yönetmenlerin ilk ve ikinci filmleri, 12-20 Kasım’da Ankara’da izleyiciyle buluşacak.
Merve Tur
[email protected]
12-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 37. Ankara Film Festivali’nin “Taptaze” bölümü, uluslararası festivallerde dikkat çeken genç yönetmenlerin ilk ve ikinci filmlerini bir araya getiriyor. Sekiz filmlik seçkideki yapımlar Ankara’da ilk kez gösterilecek.
Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 37. Ankara Film Festivali, genç sinemacıların ilk ve ikinci filmlerine odaklanan “Taptaze” bölümüyle farklı coğrafyalardan yeni sinema anlatılarını izleyiciyle buluşturacak.
12-20 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin seçkisinde Almanya, Fransa, İrlanda, İspanya, İtalya, Kosta Rika, Meksika, Tayland ve Türkiye’den toplam sekiz film yer alıyor. Cannes, Berlin ve Locarno gibi uluslararası festivallerde gösterilen filmler; aile ilişkileri, göç, güvencesiz emek, kuşak çatışması ve modern yalnızlık gibi konuları ele alıyor.
AB Türkiye Delegasyonu, Institut français de Turquie, Goethe-Institut Ankara, İtalya Büyükelçiliği ve Tayland Krallığı Büyükelçiliği Ankara’nın destekleriyle hazırlanan seçki, genç yönetmenlerin farklı anlatım biçimlerini bir araya getiriyor.
Cannes’dan ödüllü filmler
Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde üç başrol oyuncusuna birden En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran Valentina Maurel imzalı Sonsuza Dek Anaç Hayvanın (Forever Your Maternal Animal, 2026), anne ve yetişkin kızları arasındaki kırılgan ve çalkantılı ilişkiye odaklanıyor. Kosta Rika’nın tropikal atmosferinde geçen film, aile içindeki sevgi ve öfke arasındaki gerilimi ele alıyor.
Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde prömiyerini yapan ve Tayland’ın Oscar adayı olan Sompot Chidgasornpongse’nin Cennete 9 Tapınak (9 Temples to Heaven, 2026) filmi, aile, inanç ve modernite arasındaki çatışmaları bir hac yolculuğu üzerinden anlatıyor. Kiralık bir minibüsle başlayan yolculukta kuşaklararası hesaplaşmalar, aile sırları ve Budist ritüeller bir araya geliyor.
Aynı bölümde gösterilen ve Fransa’nın yazarlar birliği SACD Ödülü’nü kazanan Lila Pinell imzalı Shana (2026), Paris’te gündelik işlerle yaşamını sürdürmeye çalışan genç bir kadının hikâyesini anlatıyor. Cezaevinden yeni çıkan erkek arkadaşının baskısıyla mücadele eden Shana’nın hayatı, vefat eden büyükannesinden kalan ve nazardan koruduğuna inanılan gizemli bir mirasla değişiyor. Film, kara mizahı ve başrol oyuncusu Éva Huault’nun performansıyla öne çıkıyor.
Cannes Eleştirmenler Haftası’nda Altın Göz Özel Anma Ödülü’nü alan Alexander Murphy imzalı Teneke Kale (Tin Castle, 2026) ise İrlanda Gezginleri topluluğundan 10 çocuklu bir ailenin yaşamına odaklanıyor. Yol kenarındaki eski bir karavanda yaşayan aile, yoksulluk ve tahliye tehdidiyle karşı karşıya. Yönetmenin beş yıl boyunca kurduğu güven ilişkisiyle şekillenen film, çocukların gündelik yaşamını izleyerek kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir kültürü perdeye taşıyor.
Berlinale ve Locarno’dan yeni yönetmenler
Berlin Film Festivali’nin Generation 14plus bölümünde Kristal Ayı ve Uluslararası Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Fernanda Tovar imzalı Üzgün Kızlar (Sad Girlz, 2026), 16 yaşındaki iki müzisyen arkadaşın yaşadığı sarsıcı bir olayın ardından değişen ilişkilerini konu alıyor. Genç kadınlardan biri sessiz kalmayı ve zamanın geçmesini beklemeyi seçerken diğeri intikam ve adalet arayışı arasında kalıyor. Film, iki karakterin suçluluk ve öfkeyle örülü dünyasını mizah ve şefkatten uzaklaşmadan anlatıyor.
Kilian Armando Friedrich’in Berlinale Panorama seçkisinde yer alan ilk kurmaca filmi Memnuniyetsizliğinizi Anlıyorum (Ich verstehe Ihren Unmut, 2026), temizlik sektöründeki güvencesiz çalışma koşullarını ve sınıfsal ilişkileri ele alıyor. Şirketin katı kuralları ile çalışanların insani ihtiyaçları arasında kalan bir yöneticinin ahlaki açmazına odaklanan filmde başrolü Sabine Thalau üstleniyor.
David di Donatello Ödülleri’nde En İyi İlk Film seçilen ve Locarno’dan iki büyük ödülle dönen Margherita Spampinato imzalı Tatlım (Gioia mia, 2025), teknolojiyle iç içe yaşayan 10 yaşındaki Milanolu Nico’nun Sicilya’da geçirdiği yaz tatilini anlatıyor. İnternet ve ekranların olmadığı geleneksel bir evde yaşayan yaşlı teyzesiyle vakit geçiren Nico, mahalle yaşamını ve ailesinin gizemli geçmişini keşfediyor. Film, kuşaklararası ilişkileri ve büyüme sancılarını mizah ve sıcaklıkla ele alıyor.
Türkiye’den seçkiye “Uyuyan Kadın” katılıyor
Seçkinin Türkiye’den filmi, Vikki Bardot adıyla tanınan Gizem Avcıoğlu’nun yarı otobiyografik ilk uzun metrajı Uyuyan Kadın (A Woman Asleep, 2026). Georges Perec’in Uyuyan Adam romanından esinlenen film, 36. Cottbus Film Festivali Ana Yarışması’na seçildi.
Avcıoğlu’nun geliştirdiği yapay zekâ modelleriyle iki yılda 50 bini aşkın plan arasından kurgulanan ve yönetmenin ses klonuyla seslendirilen film, bilgi kirliliği, hissizleşme ve görsel aşırılık gibi meseleleri odağına alıyor. Birbirinin yerini alan kadın silüetleri üzerinden bireyin makineleşmesini ve modern yalnızlığı araştıran yapım, yapay zekâyı sinemasal anlatımın bir aracı olarak kullanıyor.
Biletler 2 Kasım’da satışa çıkacak
Ankara Film Festivali, 12-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleştirilecek. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun desteklediği festivalin biletleri, 2 Kasım Pazartesi günü Biletinial üzerinden ve sinema gişelerinden satışa sunulacak.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et