Gebze’de facianın üzerinden bir yıl geçti: Mağduriyet sürüyor, rapor yok
Gebze’de metro inşaatının üzerindeki apartmanın çökmesi sonucu dört kişinin hayatını kaybetmesinin üzerinden bir yıl geçti. Facianın nedenlerine ilişkin rapor kamuoyuna açıklanmadı.
Hasret Gültekin Kozan
[email protected]
Gebze’de metro inşaatının üzerindeki Arslan Apartmanı’nın çökmesi sonucu Bilir ailesinden dört kişinin hayatını kaybetmesinin üzerinden bir yıl geçti. Facianın nedenlerine ilişkin rapor kamuoyuna açıklanmazken evlerinden ve iş yerlerinden olan yurttaşların mağduriyeti sürüyor. Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri ve mağdur yurttaşlar, facianın yaşandığı yerde yaptığı açıklamada sorumluların hesap vermesini ve mağduriyetlerin giderilmesini istedi.
Gebze’de 29 Ekim 2025’te, Darıca-Gebze metro hattının inşaatı üzerindeki Arslan Apartmanı’nın çökmesi sonucu Bilir ailesinden dört kişi hayatını kaybetti. Enkazdan Dilara Bilir sağ kurtuldu. Facianın birinci yılında, hayatını kaybeden Emine ve Levent Bilir ile çocukları Hayrunnisa ve Muhammet Emir anılırken Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri, binanın önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, aradan geçen bir yıla rağmen facianın tüm yönleriyle aydınlatılmadığına, sorumluların hesap vermediğine ve bölgedeki yurttaşların barınma sorunlarının çözülmediğine dikkat çekildi. Mağdur aileler, yaşadıkları ekonomik ve psikolojik sorunları anlatarak yetkililere tepki gösterdi.
Bir yıldır yanıt bekleyen sorular
Facianın ardından Akse Sapağı ve çevresinde çok sayıda bina tahliye edildi. Bölgede 21 bina, 55 iş yeri ve 95 bağımsız konutun boşaltıldığı belirtildi. Yine Darıca Fevzi Çakmak Mahallesi’nde de metro güzergâhı çevresinde bir çok bina tahliye edildi.
Ancak aradan geçen bir yılda tahliye edilen binaların durumuna, zemindeki değişime ve metro inşaatının olası etkilerine ilişkin sorular yanıtsız kaldı. Mağdur yurttaşlar, evlerine giremediklerini, kiralarını karşılamakta zorlandıklarını ve yetkili kurumlar arasında yanıt ararken sonuç alamadıklarını dile getirdi.
Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı okuyan Eğitim Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Sinan Kaya, yaşananların kaçınılmaz bir kaza olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek bilimsel ve teknik denetimin önemine dikkat çekti.
Kaya, altyapı çalışmaları sırasında çevredeki binaların ve zeminin sürekli denetlenmesi gerektiğini, vatandaşların risklere ilişkin uyarılarının dikkate alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Güvenli barınmanın temel bir hak olduğunu ifade eden Kaya, bölge sakinlerinin ve esnafın mağduriyetinin derhal giderilmesini istedi.

“CİMER başvurum elimde, ‘yok’ demekle yok olmuyor”
Basın açıklamasında söz alan mağdur yurttaş İbrahim Tekinoğlu, facia öncesinde metro kazısının ardından evlerinde çatlaklar oluştuğunu ve binada kayma riski bulunduğunu belirterek ilgili kurumlara başvurduğunu anlattı.
Tekinoğlu, facianın yaşanmasından yaklaşık beş ay önce CİMER üzerinden başvuru yaptığını, Ulaştırma Bakanlığından yüklenici firmaya teknik değerlendirme ve analiz talimatı verildiği yönünde yanıt aldığını söyledi. Evindeki kaymaya ilişkin inceleme yapıldığını ancak durumun normal olduğu söylenerek herhangi bir önlem alınmadığını aktardı.
Arslan Apartmanı’nın çöktüğü gece Kocaeli Valisinin bölgede şikâyet bulunmadığını söylediğini belirten Tekinoğlu, daha sonra CİMER başvurusunu ve Bakanlığın yanıtını yetkililere gösterdiğini ifade etti.
Tekinoğlu, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve yargı önüne çıkarılmasını isteyerek metro inşaatını yürüten Eze İnşaat’ın yeni ihaleler almaya devam etmesine tepki gösterdi.
Facianın ardından mülkünün rezerv alan ilan edildiğini, konutunu kaybettiğini ve kendisine borçlandırılarak yeni konut edinme seçenekleri sunulduğunu belirten Tekinoğlu, kira desteğinin de yetersiz kaldığını söyledi. Emekli olduğunu ve 49 yıllık yaşamını geçirdiği Gebze’den ayrılmak zorunda kaldığını anlatan Tekinoğlu, yaşadığı mağduriyetin giderilmesini istedi.
“30 günde çıkacağı söylenen rapor bir yıldır açıklanmadı”
Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, facianın ardından bölgede çok sayıda konut ve iş yerinin boşaltıldığını belirterek bilirkişi raporunun üç kez değiştirildiğini ve raporlara erişim konusunda sorunlar yaşandığını söyledi.
Ulaştırma Bakanlığının raporların 30 gün içinde hazırlanacağı yönündeki açıklamasını hatırlatan Çiler, aradan bir yıl geçmesine rağmen kamuoyunun beklediği yanıtların verilmediğini ifade etti.
TBMM’de araştırma komisyonu kurulması için önerge verdiklerini ancak önergenin reddedildiğini belirten Çiler, bölge esnafının desteklenmesi ve kira yardımlarının artırılması gerektiğini söyledi.

"Halk çözüm bekliyor"
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da metro tünelinin derinliği ve inşaatın çevredeki binalara etkisi konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu dile getirdi. Gergerlioğlu, CİMER başvurularına ve bölgedeki uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını ifade etti.
Facianın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen yargılama sürecinde ilerleme sağlanmadığını söyleyen Gergerlioğlu, sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Akse Sapağı’nın bir zamanlar Gebze’nin işlek bölgelerinden biri olduğunu, tahliyelerle birlikte adeta bir hayalet kente dönüştüğünü ifade eden Gergerlioğlu, bölge halkının çözüm beklediğini vurguladı.
Gergerlioğlu, metro inşaatının yüklenicisi Eze İnşaat’ın yeni projelerde de görev almasına tepki göstererek kamu kurumlarının denetim ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
"Binaların zemininde ne tür değişiklikler yaşandı?"
Makina Mühendisleri Odası Gebze Yürütme Kurulu Başkanı Tanfer Yeşiltepe de binaların kendiliğinden çökmeyeceğini belirterek zemindeki değişim ve teknik incelemelerin önemine dikkat çekti. Yeşiltepe, bölgedeki binaların zemininde ne tür değişiklikler yaşandığının açıklanmasını istedi.
“Arabamı sattım, artık baş edemiyorum”
Facianın ardından evlerini terk etmek zorunda kalan aileler, bir yıldır devam eden mağduriyetlerini anlattı.
Yıkılan binanın bitişiğindeki Yıldız Apartmanı’nda yaşayan Eray Ören, 29 Ekim 2025 sabahı binanın devrilme sesine uyandıklarını ve o günden beri evlerine dönemediğini söyledi. Binanın ruhsat ve yapı denetim belgelerinin bulunduğunu belirten Ören, buna rağmen ailesiyle birlikte evinden uzak kaldığını ifade etti.
Ören, bir yıldır süren belirsizlik nedeniyle yüksek kira ve kredi ödemeleri altında ezildiğini belirterek şunları söyledi:
“35-40 bin lira kiralardayız şu anda. Arabam vardı, arabamı sattım, artık baş edemiyorum. Evi taşırken kredi çektim. Mahvolduk, elimizde avucumuzda her şey bitti. Çocukların psikolojisi, dersler bitti. Her gün evde bir huzursuzluk var. Bütün komşularım aynı.”
Bilirkişi raporlarına ve yapı denetim belgelerine erişemediklerini belirten Ören, evlerinin neden boşaltıldığının ve ne zaman geri dönebileceklerinin açıklanmasını istedi. Ailelerin yeni konutlar için borçlandırılmasına tepki gösteren Ören, sorumluların belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Olmayan binanın vergisini ödüyoruz”
Facianın ardından evini kaybeden yurttaşlardan Rafet Özcan da 2012 yılında satın aldığı dairenin ruhsat ve iskân belgelerinin bulunduğunu, yıllarca kredi ödeyerek sahip olduğu evinden bir gecede uzak kaldığını anlattı.
Emekli olduğunu ve ailesiyle birlikte kirada yaşamak zorunda kaldığını belirten Özcan, tahliye edilen binaların korunmadığını, evlerine giremedikleri halde vergi ödemeye devam ettiklerini söyledi.
Özcan, “Belediyeye gidiyoruz, hâlâ da bina vergisi ödüyoruz. Olmayan binanın vergisini ödüyoruz. ‘Binan yoksa arsan var senin’ diyorlar bize. Böyle bir adalet olabilir mi?” diye konuştu.
Binalarının altındaki çalışmalar sırasında oluşan risklerin açıklanmasını isteyen Özcan, yetkililerden yanıt alamadıklarını belirterek bir yıldır süren belirsizliğin sona ermesini istedi.
Caner Koçar da binalarının ruhsatlı olduğunu ve gerekli belgelerinin bulunduğunu belirterek tahliyelerin ardından evlerine dönememelerine tepki gösterdi. Ailelerin geçici barınma alanlarında kaldığını, kalıcı bir çözüm sunulmadığını anlatan Koçar, kurumlara yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını söyledi.
Koçar, Eze İnşaat hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, ancak kendilerine soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde yanıt verildiğini aktardı. Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Yandık’ın kendilerine yönelik tepkisini de eleştiren Koçar, yurttaşların mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.
“Güvenli barınma hakkı için mücadele edeceğiz”
Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri açıklamasında, metro ve benzeri altyapı projelerinin kâr ve rant anlayışıyla değil, bilimsel ve teknik esaslarla yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, Arslan Apartmanı sakinlerinin riskleri ve çatlakları ilgili kurumlara bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı ifade edildi. Altyapı çalışmaları boyunca teknik denetimlerin kesintisiz sürdürülmesi, yüklenici firmaların yeterliliklerinin titizlikle incelenmesi ve kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği belirtildi.
Akse Sapağı’nda yaşayan yurttaşların ve bölge esnafının bir yıldır belirsizlik, iş kaybı, güvenlik endişesi ve yetersiz desteklerle karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, güvenli konutlarda insanca yaşamanın herkesin temel hakkı olduğu vurgulandı.
Açıklama, “Güvenli, sağlıklı binalarda ve sokaklarda yaşamak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” mesajıyla sona erdi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et