Köpeğini kaybetti, polis GBT istedi: Erdoğan’ın TC’sini verdiği için 4 yıl hapsi isteniyor
İbrahim, Cumhurbaşkanı’nın T.C. kimlik numarasını, “Hırsız var” pankartını açması nedeniyle kendisine tebliğ edilen iddianameden öğrenmişti. Bugün, resmi yolla gönderilen bu bilgi, “hukuka aykırı olarak ele geçirmek” sayıldı.
Fotoğraf: Evrensel
Avukat Tugay Bek
Siz siz olun, köpeğinize sahip çıkın, çalınırsa karakola gitmeyin, giderseniz de T.C. kimlik numarası verirken dikkatli olun.
Osmaniyeli İbrahim’in başından geçenleri bundan bir yıl önce yine bu sayfalardan anlatmıştık. İbrahim, Jeisika isimli köpeği çalınınca şikayet ve bildirimde bulunmak için karakola gider. Polis, onca işinin arasında sıradan bir vatandaşın köpeğinin çalınması vakasıyla da ilgilenmek istemediğinden İbrahim’i başından savar. İbrahim, kendi imkanlarıyla Jeisika’yı bulamayınca çaresiz bir şekilde tekrar karakola gelir. Bu defa polislerin tutumu sertleşir ve alkollü olduğu bahanesiyle İbrahim’i karakola almazlar. Çipli köpeğinin kaybolmasından dolayı kendisine bir sorumluluk yükleneceğinden ve altından kalkamayacağı yüklü miktarda para cezası ödemek durumunda kalacağından endişelenen “sorumluluk sahibi örnek vatandaş İbrahim”, bu konuda başvuruda bulunduğuna dair kendisine bir tutanak verilmesini talep eder. Karakol amirinin kesin talimatı olduğunu söyleyen nöbetçi polis memuru, İbrahim’i karakolun içine bile almaz.
Gecenin ilerleyen saatlerinde karakol önünde bekleyişini sürdüren İbrahim’in gözünü korkutmak ve oradan uzaklaşmasını sağlamak amacıyla GBT sorgusu yapmak isteyen polisler, kendisinden T.C. kimlik numarasını ister. GBT işleminin ardından bütün karakol büyük bir panik içinde dışarı çıkar ve telaşla İbrahim’i karga tulumba içeri alırlar. Polisler, “Amacın ne? Hangi örgüttensin? Kimlerle hareket ediyorsun? Casus musun sen?” şeklindeki sorulardan birini bitirmeden diğerini sormaya başlarlar. İbrahim, “Köpeğimin kaybolduğuna ilişkin bir tutanak tutun, ben gideyim” diyebilir. Karakol amiri, “Nereye gidiyorsun oğlum? Senin yüzünden Cumhurbaşkanı’na GBT sorgusu yapmış olduk. Hepimizi içeri mi attıracaksın?” diye öfkeyle İbrahim’e bağırır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a GBT yapma cüretini gösteren karakolda yaşanan paniği herkes tahmin edebilir.
İçine düştükleri müşkül durumdan sıyrılmaya çalışan polisler, Cumhurbaşkanı’nın T.C. kimlik numarasını hangi amaçla ve nasıl ele geçirdiğini, bu konuda devlet içinden kendisine yardım eden birileri olup olmadığını, olayın ‘terör örgütleriyle’ veya ‘paralel yapılanmayla’ ilgisi bulunup bulunmadığını öğrenmek için İbrahim’i “derinlemesine sorgular.”
Oysa İbrahim’in bu durum için çok basit bir açıklaması vardır. İbrahim, Tayyip Erdoğan’ın 2013 yılında Osmaniye’de katıldığı bir mitingde “Hırsız var” yazan bir pankart açmış, bu nedenle Erdoğan’ın korumaları tarafından darbedilmiştir. Hakkında açılan hakaret davasının iddianamesinde ve mahkeme kararında yer alan Tayyip Erdoğan’ın T.C. kimlik numarası, İbrahim’in hafızasında yer etmiştir. Alkolün etkisiyle mi, yoksa polisle karşılaşması sonucu travmasının tetiklenmesiyle mi bilinmez, GBT sorgusu için Tayyip Erdoğan’ın T.C. kimlik numarasını vermiştir.
“Yanlış kişinin” T.C. kimlik numarasını verdiği için tutuklanan İbrahim, tutukluluğuna yapılan itiraz üzerine serbest bırakılana kadar yaklaşık 10 gün cezaevinde kaldı. Haftanın iki günü karakola imza verme şartıyla tahliye edildi. O gece karakola bile alınmayan İbrahim, tam 14 ay boyunca haftanın iki günü hâkim kararıyla karakola girip imza verdi.
Bir yılı aşkın süredir devam eden soruşturma nihayet sonuçlandı. İbrahim, “Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak ele geçirme veya yayma” suçlamasıyla 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanacak.
İşin tuhaf yanı, İbrahim, Cumhurbaşkanı’nın T.C. kimlik numarasını, “Hırsız var” pankartını açması nedeniyle kendisine tebliğ edilen iddianameden ve mahkemenin gerekçeli kararından öğrenmişti. Bugün, devletin yargı organlarının resmi yolla gönderdiği bu bilgiyi, “hukuka aykırı olarak ele geçirmekle” suçlanabiliyor.
Üstelik İbrahim, bu bilgiyi ilgisiz kişilerle, sosyal medya gibi kamuya açık platformlarda veya herkesin öğrenebileceği şekilde alenen paylaşmış da değil. Bizzat devletin kolluk gücü tarafından sorgulanırken kendi kimlik numarası yerine sehven bir Cumhurbaşkanının T.C. kimlik numarasını vermeyi “kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak” suçu olarak nitelendirmek yargıdan dip noktası olarak okunmalıdır. Bu durumda, kolluk tarafından sorulduğunda bir rakamı yanlış hatırladığı için istemeden başkasının T.C. kimlik numarasını veren herkes, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma” suçunu işlemiş mi sayılacak?
Anlaşılan o ki Cumhurbaşkanı’nın T.C. kimlik numarasını destursuzca ağza almanın cezasız kalması istenmiyor. Söz konusu Cumhurbaşkanı ve iktidar erki olduğunda hukukun ve mantığın sınırları zorlanarak böylesi absürt durumların ortaya çıkmasına sebebiyet veriliyor.
Bu arada, olayların buraya kadar gelmesinin asıl nedeni olan Jeisika’dan hâlâ haber yok. Çok ciddi işlerle meşgul olan kolluk güçleri ve yargı organları, küçük bir köpeği bulmak için kaynaklarını ve zamanlarını heba etmek istemiyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et