Çok ilgi alanı olup hiçbirinde uzmanlaşmayanlar: Merak mı, odaklanma sorunu mu?
Psikoloji araştırmaları, çok sayıda ilgi alanına sahip olmanın tek başına bir sorun olmadığını gösteriyor. Asıl mesele, merakın nasıl sürdürüldüğü, dikkatin nasıl yönetildiği ve bir alanda derinleşmek için ne kadar zaman ayrıldığı.
Fotoğraf: KATRIN BOLOVTSOVA/Pexels
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
Yeni bir konu öğrenmek heyecan verici olabilir. İnsan bir enstrüman çalmaya başlar, birkaç hafta sonra tarih kitaplarına yönelir; ardından video üretimi, fotoğrafçılık, yazılım veya başka bir uğraş ilgisini çeker. Her yeni alan, yeni bir başlangıç ve ilerleme ihtimali sunar. Ancak başlangıçtaki heyecan azaldığında başka bir konuya geçiliyorsa, yıllar içinde çok şey denenmesine rağmen kalıcı bir beceri geliştirmek zorlaşabilir.
Psikoloji literatüründe bu durumu tek başına açıklayan, herkesçe kabul edilmiş bir kişilik tipi ya da klinik tanı bulunmuyor. Bununla birlikte araştırmalar; ilgi alanlarının çeşitliliği, dikkat geçişleri, motivasyon ve uzmanlaşma arasındaki ilişkiyi anlamak için bazı önemli ipuçları sunuyor.
Çok yönlü olmak bir sorun mu?
Birden fazla alana ilgi duymak, psikolojide ve yetenek araştırmalarında multipotentiality kavramıyla ilişkilendiriliyor. Kavram, farklı alanlarda yetenek veya ilgi geliştirme potansiyeline sahip kişileri tanımlamak için kullanılıyor. Ancak bu kavram, çok ilgi alanı olan herkesin üstün yetenekli olduğu ya da mutlaka uzmanlaşma sorunu yaşadığı anlamına gelmiyor.
1996'da Journal of Counseling Psychology dergisinde yayımlanan bir araştırmada, akademik açıdan üstün yetenekli 1000’den fazla öğrencinin yeteneklerini, değerlerini ve mesleki ilgi alanlarını incelendi. Araştırmacılar, bu öğrencilerin çoğunda yetenek ve ilgi profillerinin birbirinden ayrıştığını; çok sayıda alanda eşit derecede yüksek potansiyel bulunduğu varsayımının ise araştırma sonuçlarıyla yeterince desteklenmediğini bildirdi.
Yeni başlangıçların heyecanı, devam etmenin zorluğu
Bir alana ilk kez yönelmek, öğrenmenin en heyecan verici aşamalarından biri. Başlangıçta yeni bilgiler hızla edinilir, ilerleme daha kolay fark edilir ve kişi kendini geliştirdiğini hisseder. Ancak zamanla daha fazla çaba gerektiren, tekrar ve sabır isteyen aşamalara geçilir.
İşte bazı kişiler için belirleyici eşik bu noktada ortaya çıkabilir: İlk heyecan azalırken öğrenmenin daha zahmetli hale gelmesi, başka bir alana yönelmeyi daha cazip kılabilir. Bu, çok ilgi alanı olan herkeste görülen bir durum değildir, araştırmalar da bunu tek bir nedene bağlamayı desteklemiyor.
2018'de European Journal of Psychology of Education dergisinde yayımlanan bir araştırma, dört öğrencinin ilgi alanlarını 27 ay boyunca izledi. Çalışma, ilgi alanlarının zaman içinde değişebildiğini, farklı alanların bir arada sürdürülebildiğini ve insanların ilgilerini geliştirme biçimlerinin doğrusal olmadığını ortaya koydu. Araştırmacılar ayrıca çok sayıda ilgi alanı arasında zaman ve enerji dağıtmanın güçleşebileceğine dikkat çekti. Ancak örneklemin yalnızca dört kişiden oluşması, sonuçların herkese genellenmesini engelliyor.
Sürekli alan değiştirmek dikkati nasıl etkiliyor?
Bir işi bırakıp başka bir işe geçmek, yalnızca zaman kaybına yol açmayabilir; zihinsel geçişin de bir maliyeti olabilir. Örgütsel davranış alanında araştırmalar yapan Sophie Leroy, 2009'da yayımlanan çalışmasında “dikkat kalıntısı” (attention residue) kavramını inceledi. Araştırmaya göre kişi bir işi tamamlamadan başka bir işe geçtiğinde, zihninin bir bölümü önceki görevle meşgul olmaya devam edebiliyor. Bu durum, yeni göreve tam olarak odaklanmayı zorlaştırabiliyor.
Bu bulgu, aynı kişinin farklı ilgi alanları arasında gidip gelmesinin mutlaka başarısızlığa yol açtığını kanıtlamıyor. Ancak sık görev değiştirmenin, özellikle tamamlanmamış işler söz konusu olduğunda, dikkati yönetmeyi güçleştirebileceğine işaret ediyor.
Uzmanlaşmak neden zaman ve süreklilik istiyor?
Bir konu hakkında temel bilgi edinmekle o konuda yetkinleşmek arasında önemli bir fark var. Başlangıç aşamasında ilerleme hızlı hissedilebilir; ileri düzeyde ise hataları düzeltmek, temel becerileri tekrarlamak ve zor görevlerle uğraşmak gerekir.
Bu nedenle yalnızca bir işe başlamak ya da o iş hakkında çok sayıda içerik tüketmek, uzmanlaşma için yeterli değildir. Uygulama, geri bildirim ve düzenli çalışma da önemlidir.
Çok sayıda alana eşit zaman ayırmaya çalışmak, her birinde derinleşmek için gereken süreyi azaltabilir. Nitekim ilgi gelişimini inceleyen araştırmalar, ilgiyi uzun vadede sürdürmenin zaman ve emek gerektirdiğini; günlük yaşamda bu kaynakların sınırlı olduğunu vurguluyor.
Çok ilgi alanı olan herkesin dikkat sorunu mu var?
Çok sayıda konuya ilgi duymak, tek başına dikkat eksikliği veya hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi bir durumun göstergesi değil. Bir tanı koymak için yalnızca kişinin sık sık yeni konulara yönelmesi yeterli olmaz; belirtilerin niteliği, süresi, farklı yaşam alanlarındaki etkisi ve kişinin işlevselliği birlikte değerlendirilir.
Benzer biçimde, uzmanlaşamamanın tek açıklaması da motivasyon eksikliği değildir. Maddi koşullar, zaman yetersizliği, çalışma ortamı, eğitim olanakları, başarısızlık korkusu veya kişinin hedeflerini henüz netleştirememesi de rol oynayabilir. Mevcut araştırmalar, çok sayıda ilgi alanına sahip bütün insanları aynı psikolojik kategori altında toplamayı desteklemiyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et