Sosyal medya şirketleri kullanıcıların hangi bilgilerinden para kazanıyor?
Arama geçmişimiz, beğenilerimiz, izlediğimiz videolar, konum bilgilerimiz ve internetteki alışkanlıklarımız… Sosyal medya şirketleri kullanıcıların ilgi alanlarını tahmin ediyor ve reklam verenlerin belirli kitlelere ulaşmasını sağlıyor.
Fotoğraf: Zulfugar Karimov/Pexels
Sıla Altun
[email protected]
Bir sosyal medya hesabı açmak, video izlemek veya arkadaşlarımızın paylaşımlarına göz atmak çoğu zaman ücretsiz. Buna rağmen dünyanın en büyük teknoloji şirketleri bu hizmetlerden milyarlarca dolar gelir elde ediyor. Bu gelir modelinin merkezinde, kullanıcıların dikkatini reklam verenlere ulaştırmak ve reklamların doğru kitleye gösterilmesini sağlamak bulunuyor.
Şirketler hakkımızda hangi bilgileri topluyor?
ABD Federal Ticaret Komisyonunun eylül 2024 tarihli raporu, aralarında Facebook, Instagram'ın sahibi Meta, YouTube, TikTok, X, Reddit ve Snapchat'in de bulunduğu dokuz şirketin veri toplama ve kullanma uygulamalarını inceledi. Rapora göre şirketler, kullanıcıların hem platform içindeki hem de platform dışındaki faaliyetlerinden elde edilen bilgileri işleyebiliyor.
Hangi videoda ne kadar kaldığınız, hangi gönderiyi beğendiğiniz, hangi hesapları takip ettiğiniz ve hangi reklamları tıkladığınız ilgi alanlarınızın belirlenmesine yardımcı oluyor. Bir videoyu sonuna kadar izlemek veya benzer içeriklere tekrar dönmek de sistemin tercihlerinizi tahmin etmesinde kullanılabiliyor.
Konum ve hareket bilgileri
IP adresi, cihaz ayarları ve izin verilmişse GPS gibi kaynaklardan konum bilgileri elde edilebiliyor. Bu veriler, kişinin hangi bölgede bulunduğunu ve yerel işletmelerle ne ölçüde ilgilenebileceğini tahmin etmek için kullanılabiliyor.
Aramalar, ziyaret edilen internet siteleri ve reklam teknolojileri kullanan uygulamalardaki bazı etkileşimler, reklam profillerine katkıda bulunabiliyor. Örneğin bir internet sitesindeki reklam takip kodu, kullanıcının belirli bir ürünle ilgilendiğine ilişkin sinyal sağlayabiliyor.
Yaş, ilgi alanları ve tahmin edilen özellikler
Şirketler yalnızca kullanıcıların doğrudan bildirdiği bilgileri değerlendirmiyor. Davranışlardan hareketle hangi ürünlerle ilgilenilebileceği, hangi içeriklerin dikkat çekebileceği veya hangi tüketici grubuna ait olunabileceği de tahmin edilebiliyor.
Kullanıcının izinlerine ve hizmetin özelliklerine bağlı olarak senkronize edilen rehberler, bağlantılı hesaplar ve reklam verenlerin sağladığı müşteri listeleri de işlenebiliyor. FTC raporu, bazı şirketlerin platform kullanıcısı olmayan kişilere ilişkin veriler de edinebildiğini belirtiyor.
Bu bilgiler nasıl paraya dönüşüyor?
Sistemin merkezinde hedefli reklamcılık bulunuyor. Şirketler, topladıkları ve analiz ettikleri sinyallerden hareketle kullanıcı grupları oluşturuyor. Reklam verenler de ürün veya hizmetlerini bu gruplara göstermek için ödeme yapıyor.
Örneğin internette birkaç gün boyunca bağlama veya keman aradığınızı düşünelim. Daha sonra sosyal medyada müzik aletleri, kurslar veya müzik ekipmanlarıyla ilgili reklamlarla karşılaşabilirsiniz. Bunun nedeni, arama ve gezinme faaliyetlerinizin bir reklam profiline katkıda bulunmuş olması olabilir.
FTC'nin incelediği şirketlerin iş modellerinde hedefli reklamcılık önemli bir gelir kaynağı olarak öne çıkıyor. Kurum, reklam gelirine dayanan bu modelin daha fazla veri toplamayı teşvik edebildiğini ve bunun mahremiyet açısından risk yarattığını belirtiyor.
Şirketler kişisel bilgilerimizi doğrudan mı satıyor?
Reklam veren, örneğin 25-40 yaş aralığında, belirli bir şehirde yaşayan ve otomobillerle ilgilenen kişilere ulaşmak isteyebiliyor. Platform, elindeki veriler ve reklam hedefleme araçları üzerinden bu kitleye erişim sağlayabiliyor.
Böylece reklam verenin her kullanıcının kimliğini bilmesi gerekmiyor. Platform, reklamı uygun gördüğü hesaplara gösteriyor ve kampanyanın sonuçlarını ölçebiliyor.
Ancak bu, kişisel verilerin hiçbir zaman üçüncü taraflarla paylaşılmadığı anlamına gelmiyor. FTC'nin araştırması, bazı şirketlerin reklam verenler, iş ortakları ve diğer üçüncü taraflarla geniş kapsamlı veri paylaşımında bulunduğunu da ortaya koydu.
Şirketlerin uygulamaları birbirinden farklı. Örneğin Google, kişisel bilgileri reklam amacıyla satmadığını belirtiyor. Buna karşılık aramalar, ziyaret edilen siteler ve Google hizmetlerindeki faaliyetler, kullanıcının ayarlarına bağlı olarak kişiselleştirilmiş reklamların gösterilmesinde kullanılabiliyor.
Şirketler bizim hakkımızda söylemediğimiz şeyleri de tahmin edebilir mi?
Algoritmalar, kullanıcının açıkça bildirmediği bazı özellikleri davranışlarından hareketle tahmin edebiliyor. Örneğin bir kişinin sürekli bebek arabaları, çocuk odaları ve bebek bakım ürünleriyle ilgili içeriklere bakması, sistemin bu kişiyi ebeveynlik ürünleriyle ilgilenen bir kullanıcı olarak sınıflandırmasına neden olabilir. Bu tahmin doğru da olabilir, yanlış da.
Benzer şekilde spor videoları, seyahat içerikleri, otomobil incelemeleri veya yemek tarifleriyle kurulan etkileşimler, kullanıcının hangi kategorilerdeki reklamlara yanıt verebileceğine ilişkin tahminler üretebilir.
FTC raporu, bazı şirketlerin kullanıcı davranışlarından yaş, cinsiyet, ilgi alanları ve başka demografik özellikler çıkarmaya çalıştığını; bazı durumlarda üçüncü taraf veri kaynaklarından da yararlanıldığını belirtiyor.
Bu sistemin mahremiyet açısından riski ne?
Tek tek ele alındığında sıradan görünen bilgiler bir araya getirildiğinde daha ayrıntılı bir profil ortaya çıkabilir. Bir kişinin konum bilgisi, izlediği videolar, ziyaret ettiği siteler ve etkileşimde bulunduğu reklamlar birlikte değerlendirildiğinde alışkanlıkları ve olası tüketim tercihleri hakkında çıkarımlar yapılabilir.
FTC, 2024 tarihli raporunda bazı şirketlerin kullanıcı ve kullanıcı olmayan kişilere ait verileri uzun süre saklayabildiğini, silme taleplerinin her durumda bütün verilerin silinmesiyle sonuçlanmadığını ve veri yönetimi uygulamalarında önemli eksiklikler bulunduğunu bildirdi.
Özellikle sağlık, din, siyasi görüş ve cinsel yönelim gibi hassas alanlardan çıkarılan sonuçların reklamcılıkta kullanılması daha ciddi sorunlar yaratabiliyor.
Kullanıcılar hangi önlemleri alabilir?
Kişisel verilerin reklamcılık amacıyla kullanımını tamamen ortadan kaldırmak her zaman mümkün olmasa da bazı ayarlar veri paylaşımını ve kişiselleştirmeyi sınırlandırabilir.
Google hesabınızda Reklam Merkezi üzerinden kişiselleştirilmiş reklam ayarlarını değiştirebilirsiniz.
Konum, rehber, mikrofon ve fotoğraflara erişim izinlerini yalnızca gerekli olduğunda verin.
Telefonunuzun gizlilik ayarlarından uygulamaların takip izinlerini kontrol edin.
Sosyal medya hesabınıza erişim izni verdiğiniz üçüncü taraf uygulamaları düzenli olarak gözden geçirin.
Platformların sunduğu araçlarla hakkınızda tutulan bazı bilgileri inceleyebilir, uygun durumlarda silme talebinde bulunabilirsiniz.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et