Bütçe görüşmelerinde fon vurgunu tepkisi: 'Bunu araştıramıyorsak ne işe yarıyoruz?'
Yeni Parti Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, fon soruşturması için Mecliste komisyon kurulmamasına tepki gösterdi. Başarır, “90 milletvekili deniliyor. Biz 600 kişiyiz. Biz bunu araştırıp kamuoyuyla paylaşamayacaksak ne işe yarıyoruz?” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Meclis Başkanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştayın 2027 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı. AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan komisyonda konuşan Yeni Parti Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, fon vurgunu soruşturması için Mecliste araştırma komisyonu kurulmamasını eleştirdi. Başarır, Sayıştay raporlarındaki eksiklikler, milletvekillerinin soru önergelerinin yanıtsız bırakılması ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına rağmen Can Atalay'ın cezaevinde tutulmasına da tepki gösterdi.
'Fon olayını araştıramıyorsak ne işe yarıyoruz?'
Fon vurgunu soruşturmasında milletvekillerinin de adının geçtiğine ilişkin iddiaları hatırlatan Başarır, Meclisin konuyu araştırmamasının bütün milletvekillerini zan altında bıraktığını söyledi.
Başarır, "Bakın, çok konuşuldu, konuşuldu bir fon rezaleti. 100 yılın en büyük dolandırıcılığı. Meclisteki, bakın, pay ayırmaksızın söylüyorum, milletvekillerini töhmet altında bırakmıştı. Bu Meclis bir komisyon kuramadı, Sayın Başkan. Fon olayını araştıramıyorsak ne işe yarıyoruz?" ifadelerini kullandı.
Başarır, milletvekillerinin iddialar nedeniyle zan altında bırakılmasına ilişkin ise, "Bakın, ben iktidar partisindeki milletvekili arkadaşlarıma da söylüyorum. Mecliste de söyledim. Onların içerisinde işinde, gücünde, namusuyla, ahlakıyla bir iş yapan arkadaşlarımız var. Çocuğuna 20 lira harçlık verip kahvaltısını hazırlayan milletvekilleri var. Onları töhmet altında bırakmaya kimin hakkı var? Muhalefetteki milletvekillerini töhmet altında bırakıyorsunuz. Bakın, 90 milletvekili deniliyor. Biz 600 kişiyiz. Biz bunu araştırıp toplumla, kamuoyuyla paylaşamayacaksak biz ne işe yarıyoruz ya?"
'Kamu idarelerinin yüzde 96'sının raporu eksik'
Sayıştayın denetim raporlarını da eleştiren Başarır, önceki yıllara kıyasla denetim bulgularının azaldığını savundu. Başarır, 2020 yılında 996, 2021'de 925, 2022'de 272 ve 2025'te 278 bulgu raporlandığını belirterek kamu idarelerinin yüzde 96'sının raporunun eksik olduğunu belirtti.
Başarır, geçmişte kamu kurumlarının harcamalarının çok daha ayrıntılı biçimde denetlenebildiğini belirterek şunları söyledi:
"Bir bakanlığın bırakın hediyeyi, hediye paketlerine kadar harcadığı rakamları görebiliyorduk. Sarayın yemek giderlerini bile görebiliyorduk. Mutfak giderlerini tek tek anlatıyordunuz, tartışıyordunuz. Sizin kurumunuzu bu hâle getiren nedir, Sayın Başkan?"
Sayıştayın yalnızca muhalefet belediyelerini denetlemekle yetinemeyeceğini vurgulayan Başarır, "Sizin göreviniz belediyeleri, muhalefetin sahip olduğu belediyeleri sadece yargılayıp ayrıntılı rapor vermek değil. Bakanlıklar ve tüm kurumlar hakkında rapor vermek. Ama maalesef ki vermiyorsunuz. Ve 86 milyona karşı büyük bir kusur işliyorsunuz" dedi.
'Her 100 önergeden sadece 13'üne süresinde yanıt verildi'
Milletvekillerinin denetim yetkilerinin işlevsizleştirildiğini savunan Başarır, yazılı soru önergelerine verilen yanıtların yetersizliğine de dikkat çekti.
Başarır, "28. dönemde 18 Eylül itibarıyla 50 bin 276 soru önergesi verilmiş. Her 100 önergeden sadece 13'üne süresinde cevap verilmiş. 54'üne süresi geçtikten sonra cevap verilmiş. Her 100 önergeden 26'sı cevapsız kalmış. Ya bu nasıl bir şey ya? " diyerek duruma tepki gösterdi.
Bakanlıkların milletvekillerinin sorularını yanıtlamamasına tepki gösteren Başarır, "Eğer bu milletvekillerini, parlamentoyu bir bakan ciddiye alıp cevap vermiyorsa, süresinde vermiyorsa ve siz bunu normal bir durum gibi burada anlatıyorsanız burada bir sıkıntı var" ifadelerini kullandı.
'Meclis Başkanlığının en büyük utançlarından biri Can Atalay'
Başarır, konuşmasında AYM'nin hak ihlali kararlarına rağmen cezaevinde tutulan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay'ın durumunu da gündeme getirdi.
AYM'nin 25 Ekim 2023'te Atalay'ın seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğine hükmettiğini hatırlatan Başarır, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a seslendi:
"Bu Meclis, siz Yargıtayın hukuksuz kararını okudunuz. Anayasa Mahkemesinin kararını okuyamadınız. 28. Dönem Meclis Başkanlığının en büyük utançlarından bir tanesi Can Atalay'dır. Bakın, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen bir milletvekili cezaevinde."
Meclis Başkanlığının görevinin yalnızca idari işleri yürütmek olmadığını söyleyen Başarır, parlamentonun ve milletvekillerinin itibarını korumakla da yükümlü olduğunu vurguladı.
'Daha fazla kemer sık, açlığa, yoksullağa daha fazla dayan diyorsunuz'
Komisyonda konuşan Yeni Parti İzmir Milletvekili Deniz Yücel ise 2027 bütçesini ve Meclisin denetim yetkilerinin sınırlandırılmasını eleştirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın bütçeyi "dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi" olarak tanımlamasına tepki gösteren Yücel, "İsminden de anlayacağınız üzere bu bütçe halka dayanmıyor. İşçi, memur, emekli her geçen gün daha da artan hayat pahalılığı karşısında ezilirken millete 'Ha gayret' diyorsunuz" ifadelerini kullandı.
Yücel, bütçenin emekçilere yeni dayatmalar yaratacağını belirterek şöyle konuştu:
"'Daha fazla kemer sık, daha fazla fedakârlık yap, açlığa, yokluğa, yoksulluğa daha fazla dayan' diyorsunuz. O nedenle bu bütçe, 'Ha gayret' bütçesidir."
2017 Anayasa değişikliğiyle Meclisin hükümet üzerindeki denetim yetkilerinin zayıflatıldığını belirten Yücel, "16 Nisan 2017 Anayasa değişikliği ile parlamentoya hükümeti ve bakanları denetleme imkânı sağlayan gensoru gibi denetim mekanizmaları kaldırıldı. Meclis soruşturmaları zorlaştırıldı. Yazılı soru önergeleri ya cevaplanmıyor ya da bakanların, bakanlıkların 'Bu konu görev alanımızda değil' şeklindeki metinleri de cevap sayılıyor" dedi.
'Yolsuzluk 31 Mart'tan sonra mı icat edildi?'
Yücel, konuşmasında muhalefet belediyelerine yönelik operasyonları da gündeme getirdi. Bolu Kartalkaya'daki otel yangını ve yenidoğan bebeklerin ölümlerine ilişkin soruşturmalardaki siyasi sorumluluğa dikkat çeken Yücel, iktidarın kendi bakanlarına yönelik tutumuyla muhalefet belediyelerine yönelik uygulamaları karşılaştırdı.
Belediye başkanlarının gözaltına alınma ve tutuklanma süreçlerini eleştiren Yücel, "Bütün bunlar yaşanırken halkın seçtiği belediye başkanları şafak vakti evlerinden alınıyor. Elleri kelepçeleniyor. Görüntüleri basına servis ediliyor ve cezaevlerine gönderiliyor" dedi.
Yücel, konuşmasını yaptığı saatlerde Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve beraberindeki kişilerin gözaltına alındığını, önceki hafta ise Çukurova ve Milas belediye başkanlarının tutuklandığını söyledi.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana yaklaşık 40 belediye başkanının çeşitli nedenlerle görevinden uzak kaldığını ileri süren Yücel, "Hepsi ya Yeni Partili ya Cumhuriyet Halk Partili. Merak ediyorum. Acaba bu yolsuzluk denilen şey, millet 31 Mart 2024'ten sonra mı icat ediliyor?" diye sordu.
(ANKA)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et