MESEM’liler şiddetin normalleştiğini anlatıyor: ‘Burada tokat yemeyen çırak yoktur’
Sanayi sitelerinde çalıştırılan MESEM’li çocuklar, şiddetin meslek öğrenmenin bir parçası gibi görüldüğünü anlatıyor. Kadosan’da konuştuğumuz gençler, “Burada tokat yememiş çırak neredeyse yoktur” derken hakaretlerin de yaygın olduğunu belirtiyor.
Fotoğraf: DHA
İstanbul – Türkiye’nin dört bir yanındaki sanayi sitelerinde, 550 bin civarında çocuk mesleki eğitim merkezi (MESEM) bünyesi altında çalışırken geçtiğimiz hafta boyunca farklı illerde şiddet olayları yaşandı. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bir otomotiv dükkanında ve Niğde’de bir berberde darbedilen iki çırak ile Aksaray’da ustası tarafından av tüfeğiyle vurulan çıraklar çocuk işçiliğin şiddet yüzünü yeniden gündeme getirdi. Yaşanan bu şiddet vakalarının ardından Ümraniye’deki Kadosan Oto Sanayi Sitesinde bir kısmı MESEM’li çocuk işçilerle çalışma koşullarını konuştuk.
‘Küçük şehirlerde daha zor’
Kadosan’da konuştuğumuz MESEM’li gençlerin çoğu Ümraniye ve Sancaktepe’de yaşıyor. ‘Erken yaşta para kazanıp iş öğrenmenin avantajlı bir durum olduğunu’ düşünen gençler açısından şiddet vakaları ‘işin zorluğu’ olarak anlaşılıyor. Bazı gençler ise ustalar ve aileler arasındaki ilişkiyi, ‘Eti senin kemiği benim’ gibi ifade ediyor.
Konuştuğumuz MESEM’li gençler, öncelikle Çorlu veya Aksaray’daki kadar şiddetli darp vakalarının Kadosan’da yaşanmadığını söylüyor. Ancak gençlere göre bunun temel sebebi sanayi sitesinde çok fazla MESEM’li gencin çalışıyor olması. Özellikle birkaç senedir çalışan gençler; İMES, KADOSAN, DES gibi çok fazla MESEM’e bağlı iş yerinin yan yana bulunduğu bir havza ile küçük kentlerdeki programların farklılıklarına değiniyor. Van’dan yeni gelmiş bir genç, orada başka iş seçme şansı bulunmadığı için kötü muameleyle karşılaşan bir işçinin problemlere katlanmak zorunda kaldığını fakat büyük şehirlerde iş yeri değiştirebilmenin çalışma koşullarını bir nebze rahat kıldığını belirtiyor.
‘Dayak yemeden meslek öğrenilmez’
Gençler Kadosan’ın koşullarını ‘Görece daha iyi’ olarak nitelendirse de sözlü ve fiziksel şiddet burada da yaygın. Örneğin bir genç, yaygınlaştıkça ‘normalleşen’ şiddete ilişkin şöyle diyor: “Usta vuracak da bağıracak da. Dayak yemeden bu meslek öğrenilmez ama tabi insanın da bir noktada canına tak ediyor.”
Bir diğer genç ise durumun ne kadar yaygın olduğunu “Burada tokat yememiş çırak neredeyse yoktur” şeklinde ifade ediyor. Ayrıca gençler ortak olarak fiziksel şiddete dönmese dahi sıkça küfürlerle hakarete uğradıklarını da belirtiyor.
‘Çözüm’ iş yeri değiştirmek
Gençler kötü muamele gördüklerinde, eğer ‘canlarına tak edecek seviyeye’ gelirse, iş yeri değiştirebilme veya kendilerini savunabilme olasılıklarına güveniyorlar. Çocuk işçi sirkülasyonunun görece fazla olduğu büyük sanayi sitelerinde durumun daha ‘kolay’ olduğunu da ifade ediyorlar.
Şiddetin önemli bir ayağı da MESEM’lere ilişkin denetim konusu. MESEM’lerde denetim ve iş güvenliği konuları tümüyle koordinatör öğretmenlere yüklenmiş durumda. Denetim konusunu sorduğumuz gençler de “Arada sırada gelip iş yerine göz atıp gidiyorlar”, “Bir derdim olursa gidip söylerim herhalde, bilmiyorum ama” gibi yanıtlar veriyor. Günde ortalama 10-11 saat çalıştığını söyleyen bir genç, ayda bir denetime gelindiğini ancak bunun çalışma saatini etkilemediğini anlatıyor.
(Haber Merkezi)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et