Kervanpınar’da GES talanına karşı direniş sürüyor: 'Toprağımızı ve tarihimizi sermayeye kurban etmeyeceğiz'
Kervanpınar köyünde, ortak kullanım alanı olan meralara kurulmak istenen GES projesine karşı köylülerin başlattığı direniş 4. gününde. Köylüler hukuki süreç tamamlanmadan alana giren şirkete karşı yaşam alanlarını savunuyor.
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Diyarbakır – Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) köylüleri, meralarına ve yaşam alanlarına göz diken GES projesine karşı direnişlerini sürdürüyor. Direnişin 4. gününde kadınların en önde yer aldığı eyleme, Kulp Ağaçlı (Cixse) köyünde iki ayı aşkın süredir GES’e karşı direnen köylüler ile Lice’de yapılmak istenen projelere karşı direnip kazanan köylüler de katılarak dayanışma gösterdi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, direnişteki köylü kadınlarla bir araya gelerek iş makinelerinin çalışma yaptığı alana kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. “Antik Ğirap şehri ve köyümüz sermayeye kurban edilmesin” pankartı arkasında yürüyen kadınlar, sık sık “Bijî berxwedana Arzoxlî” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları attı. Yürüyüşün ardından direniş çadırları çalışma yapılan alana taşındı.
“Yaşam alanlarımız elimizden alınırsa göç etmek zorunda kalırız”
Çalışma alanında kadınlar adına yapılan açıklamalarda, köylüler topraklarının atalarından kaldığını ve çocuklarının geleceği olduğunu vurguladı. Köylü bir kadın, “Biz bu projeyi köyümüzde istemiyoruz. Çocuklarımızın geleceğidir, hayvanlarımızın yeridir. Evet, çocuklarımızın geleceğini elimizden alıyorlar, biz bu şirketi istemiyoruz” dedi.
Bir başka köylü kadın ise tarım ve hayvancılık dışında geçim kaynakları olmadığını belirterek projeye şu sözlerle tepki gösterdi: “Toprağımızı elimizden alıyorlar, biz kesinlikle bu şeyin olmasına izin vermeyeceğiz. Gücümüz yettiğince inşallah hep birlikte başaracağız, bu proje olmayacak. Geleceğimizdir, hayvanımızdır, çocuğumuzdur, insanlarımız hastadır, bu proje buraya gelirse hasta düşecekler, biz bu köyde nefes alamayız. Biz hepimiz çıkıp gideceğiz, göç edeceğiz, hayvanımızdır, sığırımızdır, hepsini elimizden alırlarsa biz neyle, nasıl yaşayacağız? Başka geçineceğimiz bir şey yoktur. Biz hepimiz fakiriz, hepimiz fukarayız, bu bir zulümdür. Eşim yıllardır gurbette, iş imkanı olsaydı dışarı gitmezdi. Hasret kalıyoruz. Şimdi bu şey yapılırsa hepsi çöllere düşecek. Biz GES yapılmasını istemiyoruz.”
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel
“Hukuki süreç tükenmeden şirket zorla alana giriyor”
Kadınların açıklamalarının ardından konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, aylardır süregelen bir süreç yaşandığına dikkat çekerek hukuki süreçler tamamlanmadan şirketlerin kolluk kuvvetleriyle alana girmesini eleştirdi.
Bucak, konuşmasına şöyle devam etti: “Ne yazık ki hukuki süreç, ÇED raporları, bilirkişi raporları daha tükenmeden inşaat firmalarının arabaları, şirketlerin ekipmanları buraya jandarmayla, kollukla geliyor. Köy halkı bunu kabul etmiyor. Bilirkişi raporu, güneş paneli kurulacak alanın konutlara yakın olduğunu ve insanların hayvanlarını otlattığı mera alanı olduğunu söylüyor. İdari mahkemedeki süreç tamamlanmamış olmasına rağmen zorla, şiddetle, zulümle bu şirket buraya giriyor. Adeta yangından mal kaçırır gibi herkesin malını, mülkünü, toprağını, suyunu kaçırmak istiyor. 90’lardan bugüne göç etmek zorunda kalmış, hayvancılığı bırakmış insanlara bu kez ekolojik kılıfla göçü yaşatmak istiyorsunuz. Sırtını devlete dayamış şirketler, ne idüğü belirsiz ÇED raporlarıyla halkın karşısına dikiliyorlar. Biz bu raporları tanımıyoruz. Biz Büyükşehir Belediyesi ve yerel yönetimler olarak bilime, coğrafyanın gerçeğine aykırı yapılan her türlü yanlışın ve yalancı raporun karşısındayız.”
“Kültürel ve tarihi kıyıma izin vermeyeceğiz”
Projenin yapılmak istendiği alanda aynı zamanda bir arkeolojik sit alanı bulunduğunu hatırlatan Bucak, “Yapılan her kazı bu coğrafyanın ne kadar kadim olduğunu gösterecek niteliktedir. Ancak alelade ölçümlerle arkeolojik sit alanı görünmezden geliniyorsa, bu halkın geçmişini, tarihini, kültürünü de görmezden geliyorlar demektir. Neden Kültür Müdürlüğü gelip bu tepenin ardında ne var diye bakmıyor? Çünkü hepsi bu şirketlerin kulu kölesi olmuş, buraları onlara peşkeş çekmek istiyorlar. Ama buna Arzoklu’da izin vermeyeceğiz! Eylemimiz, direnişimiz, dayanışmamız sürecek” diye konuştu.
“İkinci Göbeklitepe şirket talanıyla yok ediliyor”
Alanda hukuki duruma ve yaşanan tarih katliamına ilişkin bilgi veren Diyarbakır Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Ahmet İnan ise GES projesinin arkeolojik sit alanıyla çakıştığını vurguladı. İnan şunları kaydetti: “Burada anormal bir durum var. Tarihi harabe, pazar ören yeri arkeolojik sit alanı olarak tescillendi. Maalesef bu alan GES alanıyla birebir çakışıyor. Mahkeme bilirkişi raporuna, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin raporlama yapmasına, valiliğe ve bakanlığa başvurmamıza rağmen, belki de ikinci bir Göbeklitepe olup insanlığı aydınlatacak bu tarihi yapı, gün yüzüne çıkarılmadan şirket talanı ve devlet eliyle yok ediliyor. Bir ülke kendi tarihine düşman edilemez! Burada kazı yapılmış, her yerde seramik parçaları var. Valiliğin, Cumhurbaşkanlığının ve ilgili bakanlıkların duyarlılık göstermesi lazım. Kültür Varlıkları Koruma Müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Baro ve tüm kurumlar olarak uyarımıza rağmen tarihi alanı kepçelerle tarumar etmişler, bu kabul edilemez.”
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel
Şirket sahibi eski AKP yöneticisi, bilirkişi projeyi uygun bulmadı
Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi heyeti, projenin mevcut haliyle uygulanmasını uygun bulmazken, mera tahsisine, imar planına ve ÇED olumlu kararına karşı açılan davalar ise halen devam ediyor. Zenkar 2 projesine karşı davalar sürerken şirket çalışanları 21 Ekim’de jandarma ve çevik kuvvet eşliğinde alana girdi. Jandarma, ikinci gün proje dışındaki tarlalara geçişi de önce engelledi, ardından köylülerle yapılan görüşmeler sonrası izin verdi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), “Zenkar Nakliye İnşaat Temizlik Güvenlik Tarım ve Petrol Ürünleri Limited Şirketi”ne bölgede kurulması planlanan iki depolamalı GES için 49’ar yıllık elektrik üretim lisansı vermişti.
Bölgedeki tarihi ve ekolojik alanı talan eden Zenkar şirketinin sahibi olarak adı geçen Muzaffer Aslanhan’ın isminin geçmişte AKP’nin resmi internet sitesindeki Diyarbakır İl Yönetim Kurulu yedek üyeleri arasında yer aldığı, ancak partinin güncel yönetim listesinde artık bulunmadığı ortaya çıkmıştı.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et