TBMM'de PBLK düzenlemesi yasalaştı: Takas kesinliği ilkesi devre dışı bırakıldı, 200 bin yatırımcı tasfiye havuzuna eklendi
Tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarında, satış talimatı veren yatırımcıların tamamlanmamış işlemleri genel tasfiye kapsamına alındı. Muhalefet, yaklaşık 200 bin yatırımcının kazanılmış haklarının ihlal edildiğini belirtti.
Fotoğraf: ANKA
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"nin 3’üncü maddesine gece yarısı eklenen önergeyle, 17 Eylül’deki kapatma kararından önce satış talimatı veren on binlerce yatırımcının pay blokajındaki (PBLK) işlemleri doğrudan genel tasfiye masasına aktarıldı. Fon tasfiyesinde takas kesinliği ilkesini fiilen askıya alan bu hamle, muhalefet sıralarında "kazanılmış hakların gasbı" olarak nitelendirilirken; iktidar grubu ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemenin hukuki bir zorunluluk olduğunu savundu.
Teklifin 3'üncü maddesine eklenen fıkrayla PBLK kayıtlarının genel tasfiye havuzuna aktarılması Genel Kurulda sert tartışmalara yol açtı. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, teklifin 79'uncu maddedeki takas kesinliği ilkesini çiğnediğini ve yaklaşık 200 bin yatırımcının hakkını gasbettiğini belirterek, satış emrini vermiş yatırımcılara temerrüt bahanesiyle ödeme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu ve konunun Anayasa Mahkemesi'nden döneceğini ifade etti. Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen ise etki analizi ve şeffaflık olmaksızın yapılan bu değişiklikle kazanılmış hakların gece yarısı ortadan kaldırıldığını vurguladı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit var olan yasayı çelen düzenlemenin mağduriyeti derinleştireceğini belirtirken, İyi Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz kanunun vatandaşın hakkını korumak yerine bürokrasinin yönetim konforunu sağlamak amacıyla çıkarıldığını dile getirdi.
Abdullah Güler: Sadece satış emri yetmez
Muhalefetin eleştirilerine Genel Kurul kürsüsünden yanıt veren AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin hukuki bir boşluğu gidermek amacıyla getirildiğini savundu. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesinin karşılıklı eşleşmeleri ifade ettiğini ve tek başına satış talimatı vermenin yeterli sayılamayacağını belirten Güler, fonun içerisindeki hisse, tahvil ve para piyasası enstrümanlarının gün içinde hangi değerden oluştuğunun bilinmediğini ifade etti. Güler, amaçlarının yurttaşların paralarına kavuşması olduğunu, kişisel tahminine göre alacakların kahir ekseriyetinin ödeneceğini ancak bunun yüzde 100 olacağı yönünde kesin bir taahhüt verilemeyeceğini, MKK kayıtlarının ise bütünüyle korunduğunu dile getirdi.
SPK: TEFAS'ta verilen her satış talimatı tamamlanmış takas değildir
Meclis'teki oylamanın ardından Sermaye Piyasası Kurulu da yayımladığı basın duyurusuyla açıklama yaptı. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesindeki takas kesinliği hükmünün TEFAS üzerinden verilen talimatlar bakımından işlemin her aşamasında otomatik olarak uygulanamayacağını öne süren SPK, TEFAS'ın klasik organize piyasalardan farklı olarak katılma paylarının kurucudan alınıp kurucuya iadesine dayanan bir yapıya sahip olduğunu belirtti.
Kurul duyurusunda, PBLK statüsündeki yatırımcıların yalnızca satış talimatı vermiş olmasının ya da sistemde kayıt bulunmasının takasın başladığı anlamına gelmediği, takasın ancak nakdin hesaba geçmesi ve fon payı sahipliği kaydının kaldırılmasıyla tamamlanacağı aktarıldı. Henüz takası tamamlanmamış işlemlerin genel tasfiye kapsamına alınmasının fon varlıklarının 455 bin 758 yatırımcı arasında adil dağıtılması için gerekli ve ölçülü bir adım olduğunu savunan SPK, bu kişilerin ayrıcalıklı bir grup oluşturmaksızın diğer katılma payı sahipleriyle eşit koşullarda değerlendirileceğini açıkladı.
Tasfiye batık fonların değeri büyüklüğünde olacak
Genel Kurul'da kabul edilen maddelerle birlikte, SPK'nın 17 Eylül'deki durdurma kararından önce yasal takas süresi içinde çıkış yapmak isteyen on binlerce yatırımcı da Hazine garantisi olmaksızın batık fonların mal varlıklarına bağlandı. Tera ve Pusula gibi portföyü eriyen şirketlerdeki PBLK alacaklıları, yalnızca fonların geriye kalan varlıkları nakde çevrildikçe ve kişi başına 1 milyon lira tavanı dahilinde oransal ara ödeme alabilecek. Tahsil edilemeyen bakiye tutarlar ise genel tasfiye masasına adi alacak olarak kaydedilerek sürecin uzun vadeli tasfiye prosedürüne tabi kılınmasını beraberinde getirdi.
(Ekonomi Servisi)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et