Bilirkişi heyeti: 'Çaldağı Nikel Madeni toprak ve su kaynakları açısından uygun değil'
“ÇED olumlu” kararı AİHM'den dönen Turgutlu'daki nikel madeninde 20 yıl sonra tekrar başlayan hukuk sürecinde mahkemenin atadığı bilirkişi raporu, “tarımsal açıdan çevrede olumsuz etkilere neden olacak” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
Manisa – Çevre Bakanlığı tarafından Turgutlu Çaldağı Nikel Madenine verilen ÇED olumlu kararına karşı 2006 yılından beri verilen hukuk mücadelesi sürüyor.
AİHM’den gelen “Adil Yargılama Hakkı İhlali” kararı sonrasında Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) ve Salihli Çevre Derneği tarafından Manisa 1. İdare Mahkemesi’nde 20 yıl sonra yeniden dava açıldı. Dava ile ilgili olarak Mahkeme tarafından atanan Bilirkişi Heyeti geçtiğimiz Haziran ayında 4. kez yapılan incelemeler sonucu raporunu açıkladı.
137 milyon tonluk atık kütlesi
ÇED Raporunda, projenin en belirleyici unsuru olan yaklaşık 137 milyon tonluk atık kütlesinin uzun dönemde sızıntı yapabileceğine dikkat çekilerek, bu durumun yöredeki zeytin dikili alanlara olan etkisinin kapatma sonrası da devam edeceği vurgusu yapıldı.
Heyette yer alan Uzman Çevre Mühendisi, projede temel kütle dengelerinin kurulmadığını, sunulan sayısal değerler arasında tutarlılık bulunmadığını ifade ederek, projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin kabul edilebilir düzeyde olmadığını belirtti.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Ekosisteme kalıcı zarar verecek
Bilirkişi Raporunda yapılan diğer bir değerlendirmede “Biyolojik Çeşitlilik ve Flora Yönünde” oldu. Maden projesi için biyolojik çeşitlilik açısından, nikel cevheri çıkarma ve liç işlem ve tesisinin çevresel değerlere, ekolojik dengeye olumsuz etki edeceği ifade edildi. Bölgede vejetasyon (birbirine benzeyen bitki örtüsü) kaybı, su drenajının değişmesi ve toprağın ısınmasına bağlı toprak mikrobiyolojisi ile ilgili faaliyetlerin bozulmasına neden olacağı çok sayıda ağacın kesileceği ve bu kesimlerin, ekosisteme kalıcı zarar vereceği düşünüldüğünden projenin bu alanlarda yapılmasının flora yapısı açısından olumsuz olacağı uyarısı yapıldı.
Patlatmalar tarım alanlarına zarar verecek
Aşılı ve değişik yöntemlerle çoğaltılmış mevcut ağaçların ürün veriyor olmasının projeyi kabul edilebilir olmaktan çıkardığını ifade eden Ziraat Mühendisi Uzman kişisi, “İşlemler sonucunda kaynaklanabilecek tozların arada doğal eşik özelliğindeki yükselti farkı bulunmaması, maden alanının zeytinlik alanlardan daha yüksek seviyede bulunması nedenleri ile maden alanından işletme sürecinde kaynaklanacak toz emisyonunun daha düşük yüksekliklerde bulunan 3 km uzaklık içinde bulunan alandaki zeytin ağaçlarının ve diğer dikili ile ekili tarım alanlarındaki tarımsal ürünlerin vegatatif ve generatif gelişmesine olumsuz etki yapacaktır.” görüşünü iletti.
5 yıllık izleme süresinde yeterli kabul verisi yok
Raporda yapılan diğer bir değerlendirme de kapatma öncesi yıkamanın yeterliliği ile ilgili oldu. Kimyasal kabul kriterleri bakımından ÇED Raporunda yeterli açıklık ve nicel veri bulunmadığı tespiti yapıldı.
Bilirkişi Raporu’nda proses atıkları değerlendirmesinde, “Kalıcı olarak bırakılacak proses artıklarının uzun dönem kimyasal davranışı ile kapatma ve kapatma sonrası dönemde oluşabilecek kimyasal etkilerin kabul edilebilir düzeyde tutulacak bilimsel verilere ve uzun dönem yeterliliğin ortaya konulamayacağı” kanaatine varıldığına işaret edildi.
Fotoğraf: Evrensel
Liç artığı, pasa ve proses çökeltileri güvenli değil
Maden Mühendisi uzman kişisi değerlendirmesinde, özellikle açık ocak ve pasa şevlerinin duyarlılığı, yığın liçi ve çözelti depolama yapılarının yükümlülükler yönlerinden önemli teknik belirsizlikler bulunduğunun altını çizdi. Liç artığı, pasa ve proses çökeltilerinin uzun dönem metal ve sülfat salınımı ile fiziksel duyarlılığın tam olarak karakterize edilmediği de belirten raporda, “Kapatma ve rehabilitasyon yaklaşımı ise kesin mühendislik projesi, ölçülebilir başarı kriterleri, izleme süresi, müdahale eşikleri ve mali güvence yönlerinden tamamlanmamıştır” değerlendirmesi yapıldı.
Su kaynaklarına zarar
Bilirkişi raprorunda yer alan, bölgede ortaya çıkabilecek olumsuzluklar:
- Projedeki büyük alanlar şeklindeki ocak ve pasa döküm alanlarının içerisinde dere ve su kaynaklarının bulunduğu, bu kaynakların çevredeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanıldığı,
- Çevre köylerin su ihtiyacını karşılayan kaynakları beslediği, bu alanlarda asitle liç yapılması sırasında bu su kaynaklarının kirlenerek aşağıdaki ovada bulunan yeraltı suyuna karışarak yeraltı su tablasındaki tarımsal sulama suyu yeraltı kaynaklarını kirleteceği,
- Proje alanının topografik yapısının değişmesi ile su kaynaklarının akış yollarının ortadan kalkacağı/değişeceği, bu yolların ocak altında kalması nedeni ile bu derelerden beslenen diğer havzaların yüzey ve yeraltı suyunun ulaşımının engellenmesi sunucu tarımsal üretim havzalarının da doğrudan olumsuz etkileneceği
- Yaz aylarında madenin işletilmesinin ayrıca maden alanlarında meydana gelecek toz oluşumunu engellemek için yapılacak çalışmaların yetersiz olduğu. Özellikle bu toz durumu, hava sıcaklığının aşırı yükseldiği ve ıslatmanın yetersiz kalacağı dava konusu alanda yaz aylarında daha etkili olacağı,
- Maden çıkarma faaliyetlerinden oluşacak tozun bastırılması için kullanılacak su miktarının nereden ne kadar temin edileceği gerçekçi değerler ile verilmediği, proje alanının çevresindeki birçok tarımsal üretim havzası ile içme suyu göletlerine su sağlayan kaynakları içermesi.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et