DEM Parti'den kayıpların akıbeti ve yas hakkı için Meclis araştırması talebi
DEM Partili Nevroz Uysal Aslan ve Semra Çağlar Gökalp, zorla kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması, cenazelere ve mezarlıklara yönelik müdahalelerin araştırılması ve ailelerin yas hakkının güvence altına alınması için Meclis araştırması istedi.
DEM Parti logosu
Eylem Nazlıer
[email protected]
DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan ile Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, zorla kaybedilenlerin ve çatışmalı dönemlerde yaşamını yitirenlerin cenazelerine yönelik uygulamaların araştırılması için TBMM Başkanlığına araştırma önergesi sundu.
Önergede, cenazelerin bulunması, kimliklendirilmesi ve ailelerine tesliminde yaşanan engellerin, mezarlıklara yönelik müdahalelerin, ailelere açılan tazminat davalarının ve cenaze törenleri ile anmalara yönelik uygulamaların araştırılması talep edildi. Kamu kurumlarının sorumluluklarının belirlenmesi ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hakikate erişim, adalet, defin ve kolektif yas hakkını güvence altına alacak düzenlemelerin oluşturulması istendi.
Cenazelere yönelik uygulamalar hatırlatıldı
Önergenin gerekçesinde, Kürt meselesinde uzun yıllara yayılan çatışmaların, yaşamını yitirenlerin aileleri açısından cenazelerine ulaşmayı ve yaslarını tutmayı dahi mücadele konusu haline getirdiği belirtildi.
Taybet İnan'ın cenazesinin günlerce sokakta bırakılması, Cemile Çağırga'nın cenazesinin annesi tarafından buzdolabında saklanması, Hacı Lokman Birlik'in bedeninin zırhlı araç arkasında sürüklenmesi ve Kevser Eltürk'ün bedeninin teşhir edilmesi örnek gösterildi.
Hakan Arslan'ın cenazesinin babasına kutuyla, Agit İpek'in cenazesinin ise annesine kargoyla gönderilmesine de değinilen gerekçede, bu uygulamaların insan onuruna yönelik ağır ihlaller olduğu ifade edildi.
Önergede, özellikle 1990'lı yıllarda yoğunlaşan zorla kaybetmeler ve faili meçhul bırakılan cinayetler nedeniyle çok sayıda ailenin hâlâ yakınlarının akıbetini öğrenemediği belirtildi. Cumartesi Anneleri/İnsanlarının 1995'ten bu yana sürdürdüğü hakikat ve adalet mücadelesine dikkat çekildi.
Garzan Mezarlığı'ndan çıkarılan cenazeler gündemde
Araştırma önergesinde, Bitlis'in Yukarı Ölek köyündeki Garzan Mezarlığı'nda yaşananlar da yer aldı. Gerekçede, daha önce bombalanan mezarlıkta 19 Aralık 2017'de mezarların açılarak cenazelerin İstanbul'a götürüldüğü hatırlatıldı.
Bitlis Valiliğinin 2 Ocak 2018 tarihli açıklamasına göre 279 mezardan 11'inin boş çıktığı, 268 mezardan çıkarılan kemiklerin kimlik tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildiği belirtildi. Cenazelerin ailelere yeterli bilgilendirme yapılmadan Kilyos Mezarlığı'nda plastik kaplar içerisinde, yol ve kaldırım çevresine ve üst üste defnedildiği ifade edildi.
Önergede, cenazelerin sayısına ilişkin farklı kayıtlar ile nakil ve kimliklendirme işlemlerindeki belirsizliklerin ailelerin bilgiye erişimini güçleştirdiği vurgulandı. Zehra Kısaoğlu ve Süheyla Kaya'nın yakınlarının cenazelerine yaklaşık dokuz yıl sonra, Eylül 2026'da yapılan DNA karşılaştırmaları sonucunda ulaşabildiği ve cenazelerin Bingöl'ün Karlıova ilçesinde defnedildiği aktarıldı.
Cenaze ve taziyelere yönelik müdahaleler
Önergede, cenaze törenleri, taziyeler ve anmalara katılanlara yönelik adli işlemler de gündeme getirildi. Kanunda "terörist cenazesine katılma" adıyla ayrı bir suç bulunmadığı belirtilerek cenaze ve taziyelere katılımın milletvekilleri dahil yüzlerce kişinin yargılanmasına gerekçe yapıldığı ifade edildi.
Ağustos 2026'da birçok kentte düzenlenen taziye ve anmaların ardından Cizre'de, aralarında yaşamını yitirenlerin anneleri ve yaşlı aile bireylerinin de bulunduğu yaklaşık 50 kişinin ifadeye çağrıldığı hatırlatıldı. Gerekçede, cenazeye katılmanın, başsağlığı dilemenin ve barışçıl yas faaliyetlerinin cezalandırılmasının kolektif yas hakkını ihlal ettiği ifade edildi.
Hukuki ve kurumsal düzenleme talebi
Milletvekilleri, kayıpların ve cenazelerin akıbetine ilişkin belirsizliklerin giderilmesi, mezarlıklara yönelik müdahalelerin ve ailelerin karşı karşıya kaldığı mali ve adli baskıların bütün yönleriyle araştırılmasını istedi.
Önergede, ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarının ortaya çıkarılması, mevcut hukuki engellerin belirlenmesi ve uluslararası standartların uygulanması talep edildi. Hakikatle yüzleşmeyi, ölüye saygıyı, defin ve kolektif yas hakkını güvence altına alacak, benzer ihlallerin tekrarlanmasını önleyecek hukuki ve kurumsal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması çağrısında bulunuldu.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et