20.10.2026 10:56

İzmir'de sel tehlikesine karşı altyapı ve yapılaşma sorunları sürüyor: 'Selleri afete dönüştüren yanlış kentleşme politikaları'

İzmir'de kış öncesi sel tehlikesini değerlendiren eski Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Hasan Topal, dere yataklarındaki yapılaşma ve altyapı yetersizliğine dikkat çekerek yanlış kentleşme kararlarının selleri afete dönüştürdüğünü söyledi.

İzmir'de sel tehlikesine karşı altyapı ve yapılaşma sorunları sürüyor: 'Selleri afete dönüştüren yanlış kentleşme politikaları'

<!-- x-tinymce/html -->Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel

Ramis Sağlam
[email protected]


İzmir — Kış mevsimi öncesinde şiddetli sağanak uyarıları artarken, yerel yönetimler olası sel ve su baskınlarına karşı hazırlıklarını tamamladıklarını açıklıyor. Ancak geçmişte yaşanan afetler, yapısal riskler ve altyapı sorunları nedeniyle kentin olası sellere ne kadar hazır olduğu tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Son yıllarda etkisini artıran aşırı yağışlar, büyük sel baskınlarına yol açmaya devam ediyor. Uzmanlar, aşırı yağışlardaki artışın temel nedenlerinden birinin küresel iklim değişikliği ve buna bağlı olarak atmosferin ısınması olduğunu belirtiyor. İklim bilimciler, dünya ısındıkça hava kütlelerinin nem tutma kapasitesinin de arttığına dikkat çekiyor.

Ekim ayı ortasında Marmara, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinde, başta İstanbul olmak üzere birçok kentte dereler taştı, can ve mal kayıpları yaşandı. Olağanın biraz üzerindeki yağışlar, altyapı sorunları ve yapılaşma nedeniyle sele dönüşerek afetlere yol açtı. Mimarlar Odası 39. Dönem İzmir Şube Başkanı Hasan Topal, dere yataklarındaki yapılaşmayı ve altyapı sorunlarını gazetemize değerlendirdi.

Havzalarda yapılaşma ve altyapı yetersizliği

İzmir’de 4-5 Kasım 1995 tarihlerinde yaşanan ve 63 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketini hatırlatan Topal, “Sel felaketi, kuş uçuşu 5-10 kilometreyi geçmeyen kuru derelerin çevresinde meydana geldi. Çok geniş havzalara ve yüzlerce kilometre uzunluğa sahip, çevresinde büyük yerleşim alanları bulunan nehirlerle daha sınırlı havzalara ve uzunluğa sahip kent içi dereleri farklı değerlendirmek gerekir” dedi.

Sel felaketlerinin ardından yetkililerin afetlerin nedeni olarak iklim değişikliğini ve aşırı yağışları gösterdiğini belirten Topal, “Nehir ve dere kıyılarındaki yanlış kentleşme ve yapılaşma, derelerin yapılaşmayla yok edilmesi, kesitlerinin daraltılması, havzalarda doğaya yapılan olumsuz müdahaleler, altyapı yetersizlikleri ve yanlış kararlar gibi sorumluluklara hiç değinilmiyor” dedi.

Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel

Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel

Seller kırsal alanların yanı sıra metropolleri de etkiliyor

Nehir ve dere taşkınlarının yol açtığı sellerin artık büyük kentleri ve metropolleri de etkilediğine dikkat çeken Topal, geçmiş yıllarda sellerin daha çok kırsal yerleşimlerde görüldüğünü belirtti.

İklim değişikliğinin bir gerçek olduğunu ifade eden Topal, “Bu döngüye bağlı olarak ısınma, soğuma ve yağış rejimleri de değişiyor. Nehir ve dere havzalarında yapılaşma, betonlaşma, baraj ve madencilik gibi faaliyetlerin yol açtığı ormansızlaşma ile büyük yangınlar sonucu bitki örtüsünün yok olması, doğaya yapılan yanlış müdahalelerin başında geliyor. Bu müdahaleler nedeniyle su tutma kapasitesi azalan toprak yüzeylerinde yağış sularının büyük bölümü yüzey akışına geçiyor. Kent içinden geçen derelerin kesitleri ise artan yağışlarla birlikte yükselen su debisini karşılayamıyor ve sel baskınları meydana geliyor. İklim değişikliğini ve bu doğal döngüyü krize dönüştüren, hatalı insan faaliyetleridir. Bir başka ifadeyle doğayı ve akarsu yataklarını yok eden kentleşme, yapılaşma tercihleri ve alınan kararlar krizi yaratıyor” uyarısında bulundu.

Kentleri bekleyen tek tehlike deprem değil

Kentleri bekleyen tek tehlikenin deprem olmadığını belirten Topal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Afete dirençli kentler oluşturulurken yalnızca deprem değil, sel, heyelan, yangın ve benzeri pek çok doğal olay da gözetilmek zorundadır. Kentlerin ve yerleşim alanlarının planlanması sürecinde doğaya saygılı bir yaklaşım benimsenerek nehir ve dere yataklarının yanlış yapılaşmadan arındırılması zorunludur. Yol ve köprü gibi yanlış planlanmış altyapıların düzeltilmesi, taşkın kontrolünü sağlayacak bent, baraj ve benzeri teknik altyapıların tamamlanması gerekir. Ayrıca havzalarda ormansızlaşmaya neden olacak faaliyetlerden kaçınılması, ağaçlandırma ve bitkilendirme çalışmalarının yapılması kesintisiz ve sürekli bir politika haline getirilmelidir. Bu nitelikte gerekli çalışmalar yapılmadığı sürece, yoğun yağışların yol açacağı sellerin afete dönüşmesi de kaçınılmaz olacaktı.” 

Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel

Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel

İzmir’de yoğun yağışlar sonrası oluşabilecek sel tehlikesi

Kronik altyapı ve yapılaşma sorunları; Buca, Konak, Karabağlar ve Bornova gibi yoğun nüfuslu ilçelerde çarpık kentleşme, dere yataklarındaki binalar, kot farkları ve yetersiz altyapı sorunları endişeyi artırıyor.

Kıyı bölgelerinde deniz taşkını riski; Karşıyaka, Mavişehir ve Yalı mahallelerinde tehlike sadece yağmurdan değil, lodos nedeniyle denizin kabarmasından da kaynaklanıyor. Bu bölgelerde lodosla birlikte deniz suyunun otoparkları ve bahçeleri basma riski ciddiyetini koruyor.

Doğal dere yataklarının tahribatı; kırsal alanlarda, özellikle de dağlık kesimlerde yerleşim alanları bulunan Ödemiş, Tire, Bayındır, Kemalpaşa ve Foça'da tarım arazisi açmak, yol inşa etmek veya organize sanayi bölgeleri kurmak amacıyla doğal akarsu yataklarının değiştirilmesi ya da taşkın ovalarına müdahale edilmesi, suyun doğal akışını bozarak sel riskini artırıyor.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
20.10.2026 07:31 / Güncelleme: 10:35

Teklif TBMM'de: En düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenecek mi?

En düşük emekli aylığının net asgari ücrete eşitlenmesini öngören kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edildi. Teklifin yasalaşması halinde taban aylığın asgari ücrete göre belirlenmesi öngörülüyor.

Teklif TBMM'de: En düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenecek mi?

Fotoğraf: ANKA

20.10.2026 10:58

Aksaray’da üç çırağı ateş açarak yaralayan tamirhane sahibi gözaltına alındı

Aksaray Yeni Sanayi Sitesi'ndeki bir tamirhanede iş yeri sahibi Yasin Ö., yanında çalışan üç çırağa tüfekle ateş açarak yaraladı. Gözaltına alınan şüphelinin sorgusu sürüyor.

Aksaray’da üç çırağı ateş açarak yaralayan tamirhane sahibi gözaltına alındı

Fotoğraf: ANKA

20.10.2026 09:37

Pınar Apartmanı davasında savcı 10 sanığın cezalandırılmasını istedi

Maraş'ta 6 Şubat depremlerinde 41 kişinin yaşamını yitirdiği Pınar Apartmanı davasında savcı, 10 sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Pınar Apartmanı davasında savcı 10 sanığın cezalandırılmasını istedi

Fotoğraf: ANKA

20.10.2026 09:34

Washington'dan Kiev'e Patriot freni: Sevkiyat onayı bekletiliyor

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, Ukrayna’nın balistik füzelere karşı talep ettiği Patriot hava savunma sistemlerinin sevkiyatını resmen reddetmediği, ancak onay sürecini tamamlamadığı öne sürüldü.

Washington'dan Kiev'e Patriot freni: Sevkiyat onayı bekletiliyor

Fotoğraf: Usnavy/Flickr (CC BY 2.0)

20.10.2026 09:52

16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin Altın Terazi jüri üyeleri açıklandı

16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 27 Kasım–2 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek. Altın Terazi Uzun Metraj ve Kısa Metraj Film Yarışmaları ile Eurimages Audentia Ödülü’nün jüri üyeleri açıklandı.

16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin Altın Terazi jüri üyeleri açıklandı
20.10.2026 08:01

Milano-Cidde seferini yapan yolcu uçağı bomba ihbarı üzerine Roma'ya acil iniş yaptı

İtalya'nın Milano kentinden Suudi Arabistan'ın Cidde kentine giden Flynas Havayollarına ait yolcu uçağı, bomba ihbarı üzerine Roma'ya acil iniş yaptı. Uçakta yapılan kontrollerde ihbarın asılsız olduğu ortaya çıktı.

Milano-Cidde seferini yapan yolcu uçağı bomba ihbarı üzerine Roma'ya acil iniş yaptı

Temsili görsel | Fotoğraf: Pixabay

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!