20.10.2026 10:44 / Güncelleme: 10:52

Diyarbakır’da inşaat işçileri mücadele deneyimi kazandı

Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde mobbinge karşı Yapı Yol-İş'te örgütlenen inşaat işçileri, 17 günlük fiili direnişle tüm geriye dönük alacaklarını ve grev sürecindeki mesai ücretlerinin bir bölümünü alarak kazanım elde etti.

Diyarbakır’da inşaat işçileri mücadele deneyimi kazandı

Umut Yeğin


Diyarbakır uzun bir aradan sonra yeniden bir işçi mücadelesine ev sahipliği yaptı. Sömürü koşullarına karşı sendikalı oldukları için işten atılan ve haklarından vazgeçmeyerek şantiye önünde 17 gün bekleyen inşaat işçilerinin direnişi. 

Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde baskı, mobbing ve kuralsız çalışmaya karşı Yapı ve Yol İşçileri Sendikasında (Yapı Yol-İş) birleşen işçiler, kararlılıkla haklarından vazgeçmeyerek şantiye önünde 17 gün direndi. Şehir Hastanesi’nin inşaat süresi boyunca inşaat işçileri birkaç kez daha eylem yapmıştı. Geçtiğimiz yıl kasım ayında da bir grup inşaat işçisi, aylarca yatırılmayan maaşları için inşaatın çatısına çıkarak intihar girişiminde bulunmuştu.

Ancak bu yıl işçiler, geçen yıldan farklı olarak sendika çatısı altında birleşmiş ve haklarını birlikte dile getirdikleri için işten atılmış, şantiyeden zorla çıkarılmış ve şantiye giriş kapısının önünde direnişe başlamıştı. Sonuçta, 17 gün süren mücadelenin ardından işveren temsilcilerinin işçilerin seçtiği işçi temsilcileriyle yaptığı görüşmeler sonucunda, işçilerin geriye dönük tüm alacaklarının ödenmesi ve direniş sürecine ilişkin mesai ücretlerinin bir bölümünün ödenmesi konusunda anlaşma sağlandı.

Bu durum, şehirdeki emek ve demokrasi güçlerinde de büyük bir heyecan yarattı. İşçilerin direnişi sonlandırdıklarını ilan ettiği gün şantiye önüne birçok siyasi parti temsilcisi, emek ve meslek örgütleri, taraftar grupları ve çok sayıda basın emekçisi akın etti. Davullar çalındı, halaylar çekildi. Bir gün sonra da Yapı Yol-İş Sendikasının çağrısıyla Çand Amed Kültür Merkezi’nde işçiler ile direnişe destek verenler bir araya gelerek 17 günlük süreci değerlendirdi.

Direniş alanında sınıf kardeşliği

Direniş henüz sonuçlanmadan birkaç gün önce işçilerle konuştuğumuzda, birçoğunun ilk defa hakkı için eylem yaptığını öğrenmiştik. 17 gün boyunca işçilerin her birinin kendi karakter özelliğini kattığı direniş alanında kimi zaman hoparlörden açılan müzik eşliğinde halaylar çekilmiş, kimi zaman bir araya gelinerek durum değerlendirmesi yapılmıştı. Bir işleyiş ve görev dağılımı vardı. Bir tarafta semaverde çay demlenirken diğer tarafta dayanışma için gelenlere “hoş geldin” diyerek gelişmeleri anlatanlar vardı.

Belki de direniş alanına gelen tek gazete olan Evrensel’de arkadaşlarının yazdığı mektubu birkaç kişi bir arada okumuş, gazete didik didik edilmişti. Ama daha çok telefondan kendileriyle ilgili yayımlanan videolar ve haberler izlenmiş, bazen de politik tartışmalar yürütülmüştü.

Bu tartışmaların birinde işçilerden biri, “Ben halkların kardeşliğine inanmıyorum. Hele bu ‘entegrasyon’ dedikleri şey bizi bitirir…” diyerek uzunca bir yorum yapmış, diğeri ise “Vallahi ben heç birine inanmiyem, güvenmiyem” diye cevap vermişti. Bir diğeri ise tüm dünyanın kurtuluşunun şeriatta olduğunu söylerken diğerleri onu pek de dikkate almamıştı. Ama birkaç dakika sonra hep birlikte yine “Direne direne kazanacağız” sloganı atılmıştı. Günün sonunda sınıf kardeşliği baskın gelmişti.

İşçilerin çoğunluğu ilk kez direndi

Direnişin ilk gününden beri basının yoğun ilgisinden dolayı kamera karşısında konuşanlar bile fiilen belli olmuştu. Ama aslında kamera karşısında konuşmak istemese, adını vermek istemese de birçok işçi hem direnişe hem de ülkede olup bitenlere dair birçok şey konuşmuş, anlatmıştı.

Bu işçilerden biri geçen yıla kadar tarlada tarım işçisi olarak çalışıyormuş. Ama bu yıl ürünler para etmediği için bu inşaatta işe başlamıştı. “Tarımı da bitirdiler. O yüzden Amed’e bir tanıdık bularak burada çalışmak için geldim. Zamanla bizi nasıl insan yerine koymadıklarını gördüm. Aslında ben kısa süre çalıştım ama direnişte arkadaşlarımı yalnız bırakmak istemedim. Hakkımızı alana kadar ben de buradayım dedim” demişti.

Bir diğer işçi ise petrol işçilerinin kendileri için Evrensel gazetesine yazdığı dayanışma mektubunun kendileri için moral olduğunu belirterek, “Hakkı yenen işçiler sadece biz değiliz ki. Her yerde bizim gibi şeyler oluyor” demişti.

Kamera karşısında çekinmeden konuşan işçiler, değerlendirme toplantısında da bir metne bağlı kalmadan mücadele etmenin sadece maddi bir kazanımla sonuçlanmadığını, kendilerine birçok deneyim kazandırdığını anlattılar.

“Ben 10 yıldır neden sesimi çıkartmadım?”

Direniş devam ederken sıkça konuştuğumuz Mehmet Yariç onlardan biriydi. Mehmet 10 yıldır inşaatlarda çalışıyor. Direnişe dair çekilen videolarda hep en önde, sendikasının önlüğüyle duranlardan biriydi. Mehmet, direnişe nasıl başladıklarını şöyle anlatmıştı:

“Ben 10 yıldır inşaat sektöründeyim. Bu benim ilk mücadelem, ilk birlik ve beraberliğin içinde olan bir direnişimdir. Bu direnişin, bu mücadelenin ikinci gününde önce kendimle konuşmaya başladım. Daha sonra tartışmaya başladım. ‘Ben 10 yıldır şu ana kadar neden sesimi çıkartmadım? Bunlar sürekli benim hakkımı yemiş, benim hiçbir kuruş hakkımı vermemiş 10 yıldır. Ben şu ana kadar neden direnmedim, neden mücadele etmedim?’ diyerek kendimle kavga etmeye başladım. Bunun için daha çok mücadele ettim, daha çok direndim. Daha çok direneceğiz. Daha çok mücadele edeceğiz. Ve kazanacağız.”

Direnişin kendisine çok şey kattığını ise şöyle anlatmıştı: “Şimdi burada 75 kişiyi bir arada tutmak her yiğidin harcı değildir aslında. Daha çok arkadaş olduk, yoldaş olduk, dost olduk birbirimize. Daha çok kenetlendik. Yani birlik ve beraberliğimiz daha çok güçlendi, daha çok direnmek, mücadele etmek için bir olduk. Çünkü biz bir olmazsak bir bir gideceğiz, onu biliyoruz. Biz direnişe eşimizi, çoluğumuzu, çocuğumuzu annemizi, babamızı bırakıp geliyoruz. Yani şu an sabah geliyoruz, akşama kadar durup evimize o şekilde gidiyoruz.”

İnşaat Teknikerliğine gidemeyip inşaata gelen Mehmet…

Mehmet Akbaş ise direnişteki genç işçilerden biri. Lise mezunu. Üniversite sınavında Dumlupınar Üniversitesi İnşaat Teknikerliği Bölümünü kazanmış ama imkânsızlıklardan dolayı Kütahya’ya gidememiş. Üç ay önce girdiği bu inşaatta arkadaşlarını yalnız bırakmamış. Mehmet de direnişi ve deneyimlerini şöyle anlatmıştı: “Burada benden daha uzun süre, yaklaşık bir sene falan çalışmış arkadaşlarımız da var. Hakları hep gasp ediliyor. Mobbing uyguluyorlar. Bir türlü alacaklarını alamıyorlar. Ama işçiler birlik, beraberlik içinde oldu mu gerçekten hiç kimse onların karşısında duramaz. Biz burada bu şekilde bir şey yaptık. Direnmekten başka bir alternatif bırakmıyorlar bize. Kimse, yani kimse işçinin hakkını yiyemez. Kimse işçinin hakkını gasp edemez. Yani bu binalar dikiliyorsa işçi, emekçi sayesindedir.”

İnşaat işçileri, uzun zamandır işçilerin sesinin soluğunun çıkmadığı Diyarbakır’da büyük bir heyecan yarattı. Şimdi sırada, bu direnişi her sektörden sömürü koşulları dayatılan işçilere duyurmak ve birlik olan işçinin hakkını alabileceğini anlatmak var.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
20.10.2026 07:31 / Güncelleme: 10:35

Teklif TBMM'de: En düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenecek mi?

En düşük emekli aylığının net asgari ücrete eşitlenmesini öngören kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edildi. Teklifin yasalaşması halinde taban aylığın asgari ücrete göre belirlenmesi öngörülüyor.

Teklif TBMM'de: En düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenecek mi?

Fotoğraf: ANKA

20.10.2026 09:37

Pınar Apartmanı davasında savcı 10 sanığın cezalandırılmasını istedi

Maraş'ta 6 Şubat depremlerinde 41 kişinin yaşamını yitirdiği Pınar Apartmanı davasında savcı, 10 sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Pınar Apartmanı davasında savcı 10 sanığın cezalandırılmasını istedi

Fotoğraf: ANKA

20.10.2026 06:23 / Güncelleme: 07:17

Petrol ve doğal gaz fiyatları yükseldi: Türkiye'yi ne bekliyor?

Brent petrolün varil fiyatı 107 dolara ulaşırken, Avrupa'da doğal gazın 1000 metreküp fiyatı 1000 doların üzerine çıktı. Fiyat artışlarının Türkiye'nin özellikle doğal gaz ve LNG ithalat maliyetlerini artırması bekleniyor.

Petrol ve doğal gaz fiyatları yükseldi: Türkiye'yi ne bekliyor?

Arşiv | Fotoğraf: Pixabay

20.10.2026 09:30

125 kişinin yaşamını yitirdiği İskenderun Devlet Hastanesine ilişkin bilirkişi raporu: Göçme riski 2012'den beri biliniyordu

6 Şubat depremlerinde 125 kişinin yaşamını yitirdiği İskenderun Devlet Hastanesine ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, 2012'deki göçme riski tespitine rağmen binanın kullanımına izin veren kurum yetkilileri asli kusurlu bulundu.

125 kişinin yaşamını yitirdiği İskenderun Devlet Hastanesine ilişkin bilirkişi raporu: Göçme riski 2012'den beri biliniyordu

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!