Kıraç Cemevi’nde tahliyeye karşı nöbet: 'Cemevimizi teslim etmeyeceğiz'
Kıraç Cemevi’nin tahliyesine karşı mahalle halkı ve Cemevi üyeleri nöbet başlattı. Cemevi Başkanı Evren Kaya, yapının halkın emeğiyle inşa edildiğini belirterek, “Burası bizim, biz yaptık. Kesinlikle Cem Vakfı’na teslim etmeyeceğiz” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
İstanbul — Esenyurt’ta bulunan Kıraç Cemevi’nin Cem Vakfı’na devredilmesine ve tahliye edilmesine karşı Cemevi üyeleri ile mahalle halkı nöbete başladı. Çarşamba günü saat 10.00’da kaymakamlık yetkililerinin tahliye için geleceğini belirten Kıraç Cemevi Başkanı Evren Kaya, Cemevi’nin mahalle halkının emeğiyle inşa edildiğini ve tahliyeye karşı mücadele edeceklerini söyledi.
Cemevi’ni kullanan işçiler de buranın yalnızca bir ibadet alanı değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir merkez olduğunu belirterek tahliye kararına tepki gösterdi.
“Polis eşliğinde yönetim atadılar”
Cem Vakfı ile yaşadıkları süreci anlatan Kıraç Cemevi Başkanı Evren Kaya, Cemevi’nin resmiyet kazanması amacıyla 20 yıl boyunca vakfa bağlı kaldıklarını söyledi. Ancak vakfın yönetim anlayışının Alevilik inancıyla ters düştüğünü belirten Kaya, “Kendini siyasete ve iktidara bağlamış bir vakıf olduğundan yönetim ve işleyiş tarzıyla Alevilik inancıyla ters düştük. Polis eşliğinde kayyum atar gibi yönetim atadılar. Biz de kendi seçtiğimiz yönetim ile usule uygun olarak bağımsız dernek kurduk ve Cem Vakfı’ndan ayrıldık” dedi.
Ayrılığın ardından Cem Vakfı’nın kendilerini işgalci oldukları iddiasıyla kaymakamlığa şikayet ettiğini belirten Kaya, kaymakamlık tarafından yapılan incelemede şikayetin yersiz bulunduğunu ve halkın mevcut işleyişten memnun olduğunun tespit edildiğini aktardı.
“600 imza topladık, tapu Cem Vakfı'na verildi”
Şikayetin ardından tapu sürecinin başladığını söyleyen Kaya, Cem Vakfı’nın Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaki bağlantılarını kullanarak başvuru yaptığını öne sürdü.
Kaya, “Cem Vakfı yönetimi 20 yıldır buradayken istenmeyen tapunun bir anda alınma zorunluluğu oldu ve bunu gerekçe göstermeye başladılar. Biz de mahalle halkından 600 imza toplayarak tapu başvurusu yaptık. Tüm bunlara rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığının incelemesi sonucu tapuyu Cem Vakfı’na vermeye karar verdiler. Herhangi bir açıklama da yapılmadı” diye konuştu.
Kararı yargıya taşıdıklarını belirten Kaya, mahkemenin Cemevi’nin inşasında verilen emeği değil, tapuyu esas aldığını söyledi. Cemevi’nin mahalle halkı tarafından imece usulüyle inşa edildiğini vurgulayan Kaya, “Çarşamba günü saat 10.00’da kaymakamlık yetkilileri tahliye için gelecekler. Biz de Cemevi üyeleri ve mahalle halkı olarak bir nöbet başlattık. Burası bizim, biz yaptık. Kesinlikle Cem Vakfı’na teslim etmeyeceğiz” dedi.
“Yönetimi halkın seçmesini istiyoruz”
Cem Vakfı’nın yönetim anlayışına karşı olduklarını belirten Kaya, Alevilik inancında sorunların cem sırasında karşılıklı rızalık alınarak çözüldüğünü ifade etti.
Kaya, “Cem Vakfı kimi isterse yönetime onu atıyor. Biz sorunlarımızı cemde kendi içimizde çözeriz. Cemin başlangıcında birbirimizden razılık alırız. Kaymakama şikayet etmeyiz birbirimizi veya Cemevi’ne polisle girmeyiz. Bu yaptıklarıyla Cem Vakfı’nın Alevilikten uzak olduğunu, siyasete ve güce yakın olduğunu gösteriyor” diye konuştu.
Benzer gerekçelerle Cem Vakfı’na bağlı 5-6 Cemevi’nin daha vakıftan ayrıldığını belirten Kaya, kurdukları bağımsız derneğin tüzüğüne göre üç yılda bir seçim yapıldığını ve üyelerin yönetimi değiştirme hakkının bulunduğunu söyledi.
“Asgari ücretimizden artırarak inşa ettik”
Kıraç Cemevi’nde bulunan fabrika işçisi Mutlu, Cemevi’nin 2000’li yılların sonlarında Atatürk Mahallesi ve Kıraç halkının ortak emeğiyle inşa edildiğini anlattı. İnşa sürecinde çocuklardan yaşlılara kadar herkesin maddi ve manevi katkı sunduğunu belirten Mutlu, “Bu emek verilirken ortada Cem Vakfı yoktu. Yerini dahi hâlâ bilmiyorlar. Buranın işçi emekçi insanları burayı aldıkları asgari ücretten artırdıklarıyla imece usulü inşa ettiler. İbadetlerini burada yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar” dedi.
Cemevi’nin resmiyet kazanması amacıyla bir dönem Cem Vakfı’na bağlandığını ancak daha sonra vakıftan ayrılma kararı aldıklarını söyleyen Mutlu, vakfın iktidarla kurduğu ilişkiler sayesinde tapuyu aldığını belirti. Mutlu, “Buranın işçi emekçi halkı olarak Cemevimizin Cem Vakfı’na bağlanmasına karşıyız. Fiili meşru mücadelemizi sürdüreceğiz. Gerekirse aylarca, gerekirse daha fazla nöbet tutacağız, kararlı mücadelemiz sonuna kadar devam edecek” diye konuştu.
“Burası sadece bir inanç kurumu değil”
Cemevi’nin mahalle halkı açısından sosyal ve kültürel bir merkez olduğunu vurgulayan Mutlu, burada cenaze törenlerinin yanı sıra kültür sanat etkinlikleri, bağlama kursları ve mahalle toplantıları düzenlendiğini anlattı.
2 Temmuz Sivas Katliamı anması düzenlediklerinde Cem Vakfı’nın buna karşı çıktığını ve şikayette bulunduğunu öne süren Mutlu, “Onların elinde olsa bize bu anmayı yaptırmazlardı. Burası sadece bir inanç kurumu değil, kültürel ve sosyal bir merkez aynı zamanda bizim için” dedi.
“Böyle güzel ilerleyen bir yere dokunmasınlar”
Cemevi’nde bulunan fabrika işçisi Neriman da tahliye kararına tepki göstererek buranın inancını özgürce yaşadığı bir alan olduğunu söyledi. Neriman, “Burada kendimi huzurlu hissediyorum. Burası benim inancımı yaşadığım yer. Burada halkın bir emeği var ve halk burayı kendisi sürdürebiliyor. Mevcut yönetim düzeni olduğu gibi sürdürebiliyor, kültürel etkinlikler yapılıyor. Böyle güzel ilerleyen bir yere dokunmasınlar istiyorum” diye konuştu.
Ekonomik sorunlar, açlık ve eğitim gibi gündemler varken Cemevi’nin tahliyesiyle uğraşılmasına tepki gösteren Neriman, Cem Vakfı’nın Alevileri Sünnileştirmeye çalışan bir kurum olduğunu düşündüğünü ve Cami-Cemevi Projesi'ni de bu kapsamda değerlendirdiğini belirtti. Cemevi’nin mevcut yönetiminin halkla iletişim halinde olduğunu söyleyen Neriman, “Umarım bunların karşılığını alırız ve tahliye kararı durdurulur” dedi.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et