Fabrikalar, emek ve direniş: 'İşi Olmayan Giremez' Salt Galata’da
Salt Galata’da açılan “İşi Olmayan Giremez” sergisi, işçi bedeninden fabrika mekânlarına, emek-sermaye ilişkisinden işçi direnişlerine uzanan farklı anlatıları bir araya getiriyor. Sergi, 14 Şubat 2027’ye kadar ziyaret edilebilir.
Fotoğraf: Metehan Özcan
Merve Tur
[email protected]
Salt Galata’da açılan “İşi Olmayan Giremez” sergisi, işçi bedeninden çalışma mekânlarına, sanayinin kentlerdeki dönüşümünden işçi direnişlerine uzanan farklı anlatıları bir araya getiriyor. Sergi, 14 Şubat 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.
Salt’ın yeni sergisi “İşi Olmayan Giremez”, 17 Ekim’de Salt Galata’da ziyarete açıldı. Sergi, üretimi işçi bedeni, emek-sermaye ilişkisinin kurulduğu iş yeri, kent mekânı ve küresel dolaşım ağları üzerinden ele alıyor.
İş yerlerinin gündelik yaşamda merkezi bir yere sahip olmasına karşın çoğu zaman kamusal bakışın dışında kaldığına dikkat çeken sergi, çalışma mekânlarının dönüşümünü ve bu dönüşümün toplumsal sonuçlarını tartışmaya açıyor.
1980’lerden itibaren üretimin küresel ölçekte değişmesiyle kent merkezlerindeki fabrikaların yerini konut projeleri, alışveriş merkezleri ve kültürel yapılar aldı. Üretim ise kent çeperlerine, Organize Sanayi Bölgeleri’ne ve lojistik ağlara taşındı. Sergi, çalışma alanlarının yalnızca fabrikalarla sınırlı olmadığını; gündelik hayatın ve dijital ortamların da üretim süreçlerine dahil olduğunu ortaya koyuyor.
Emek ve çalışma koşulları farklı yönleriyle ele alınıyor
Sergide yer alan Merve Bedir’in çalışması, insan, makine ve mekân arasındaki ilişkiyi; bedenin ve emeğin optimizasyon ile otomasyona tabi tutulması üzerinden inceliyor.
Kamil Dalkır ve Sibel Karadağ, İstanbul’daki geri dönüşüm sahalarını küresel atık ekonomisi bağlamında ele alıyor. Avrupa’dan ithal edilen atıkları işleyen işçilerin maruz kaldığı bedensel tahribatı odağına alan çalışma, atık ekonomisinin emek üzerindeki etkilerini görünür kılıyor.
belit sağ’ın çalışması, Sümerbank Bakırköy Bez Fabrikası’nın özelleştirme ve tasfiye sürecine odaklanıyor. Çalışma, kamu fabrikalarını devletin sırtındaki “kambur” olarak gören neoliberal söylem ile ağır çalışma koşullarının işçi bedeninde bıraktığı hasar arasında ilişki kuruyor.
Dilşad Aladağ, Simyonoğlu Fabrikası’nın önce Millî Fabrika’ya, ardından müzeye dönüşümünü resmî arşivler, toplumsal anlatılar ve kişisel hafıza arasındaki gerilimler üzerinden inceliyor. Metehan Özcan’ın iş ilanları ve fabrika yıllıklarını da içeren buluntu malzemelerle oluşturduğu arşiv ise modernist çalışma ve barınma mekânlarında özel alan ile kamusal alan, endüstriyel üretim ile toplumsal yeniden üretim arasındaki ayrımları tartışmaya açıyor.
İşçi direnişleri ve kolektif mücadele
“İşi Olmayan Giremez”, fabrikaları yalnızca disiplin ve tahakküm mekânları olarak değil, yaratıcı direnişin ortaya çıkabildiği alanlar olarak da ele alıyor.
Sultan Gökdemir’in çalışması, 1989’da Türkiye genelinde gerçekleşen işçi eylemlerinin kenti nasıl kolektif bir itiraz alanına dönüştürdüğünü belgeliyor. Tamar Levit ve Yaën S. Levi ise Neval Tarım ve Çalışan Eller korosuyla birlikte, küresel tedarik zincirleri için üretim yapan tekstil işçilerinin hak mücadelesini odağına alıyor.
Sergi, kapalı çalışma mekânlarından gündelik pratiklere, dayanışma ve direniş biçimlerinden sanayi yapılarının dönüşümüne ve toplumsal hafızadaki kırılmalara uzanan çok katmanlı bir anlatı sunuyor.
Sergiye eşlik eden programlar da düzenlenecek
Eylül Şenses’in programını hazırladığı “İşi Olmayan Giremez”, 14 Şubat 2027’ye kadar Salt Galata’daki Mastercard Sergi Mekânı ile binanın giriş ve birinci katlarında görülebilecek.
Sergiye eşlik eden programlar, akademisyenler Aslı Odman ve Görkem Akgöz’ün 18 Ekim Pazar günü saat 16.00’da gerçekleştireceği sergi turuyla başlayacak.
Salt’tan Orkun Dayıoğlu tarafından hazırlanan “Arşivden çıktı: Türkiye’de Sanayi Mimarlığı” başlıklı sunum da 20 Ekim’den itibaren Salt Galata’nın üçüncü katında ziyaret edilebilecek. Salt Araştırma’daki çeşitli arşivlerden derlenen sunum, 1930’lardan 1970’lere uzanan dönemde Vasil Vingas, Doğan Tekeli, Sami Sisa, Aydın Boysan, Cengiz Bektaş ve Şevki Pekin gibi mimarların tasarladığı fabrikalara odaklanıyor.
Sunumda yer alan yapılar, Türkiye’nin mimarlık ve mühendislik tarihinin yanı sıra dönemin toplumsal dinamikleri ve çalışma kültürüne ilişkin izler de taşıyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et