İzmir Barosu Olağan Genel Kurulu başladı: 'Hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz'
İzmir Barosunun 2026-2028 dönemi genel kurulu dört adayın katılımıyla başladı. Baro Başkanı Sefa Yılmaz, “Anayasası olan bir ülkeyiz ama anayasal bir ülke değiliz” diyerek hukuksuzluklara dikkat çekti. Savunma hakkı ve yargı bağımsızlığı vurgulandı.
İzmir- İzmir Barosu 2026-2028 Olağan Genel Kurulu, Bayraklı’daki Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda başladı.
14.670 avukatın üye olduğu baro yönetiminin belirleneceği genel kurulun ilk gününde avukatlar, mesleki sorunlarını tartışmak ve yeni dönem yönetimini seçmek üzere bir araya geldi.
4 aday yarışıyor
Dört adayın yarıştığı seçimlerde Çağdaş Avukatlar Grubu’nun adayı Emre Öktem, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu’nun adayı Serhat Sökmen, İzmir Avukat Hareketi’nin adayı Volkan Gültekin ve bağımsız aday Tacettin Çolak yarışıyor.
Genel kurul saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından oy birliği ile divan seçildi.
İzmir Barosu Genel Kurulu’nun divanı adına konuşan Av. Çetin Turan, baronun hak ihlallerine karşı mücadelesine dikkat çekerek, “İzmir Barosu hukukun her alanında yapılan hak ihlallerinin karşısında çıkmıştır. İnsan, çevre haklarını savunmak İzmir Barosunun görevleri arasına girmiştir” dedi.
“Hukuki güvence kavramı terk edilmiş durumda”
Ülkedeki hukuki ve siyasi tabloya değinen Turan, mevcut yönetimin hukuk kurallarına uygun hareket ettiğini söylemenin mümkün olmadığını belirtti. Anayasal güvencelerin fiilen ortadan kaldırıldığını ifade eden Turan, yargı organlarının kararlarının uygulanmadığını, bağımsız olması gereken mahkemelerin görev alanlarını aşarak kararlar verdiğini söyledi.
Sulh ceza hâkimlerinin otomatik tutuklama hâkimlerine dönüştüğünü, yurttaşların yasalar karşısında eşit olmadığını belirten Turan, “Yasalar kimine uygulanıyor, kimine uygulanmıyor. Hukuki güvence kavramı terk edilmiş. Gazeteciler tutuklanıyor, televizyon kanalları kapatılıyor. Avukatlık mesleği günlük geçim sorunu dışında müdafiliğini yapamıyor” dedi.
“Haklıyız, tarihsel akışın doğru tarafındayız”
İzmir Barosunun barışı ve toplumsal değerleri savunduğunu vurgulayan Turan, güncel gelişmeler karşısında baronun söyleyecek sözünün olacağını belirtti. Barışa ilişkin tartışmalara değinen Turan, İzmir Barosunun tek adam rejimlerine karşı çıktığını ve hukukun üstünlüğünü esas alan parlamenter sistemi savunduğunu söyledi.
Turan, “Bu karanlığın elbet dağılacağına inanıyoruz. Gelecekten umudumuzu kesmiş değiliz çünkü haklıyız, tarihsel akışın doğru tarafındayız” diye konuştu.
Dünyanın çok sayıda siyasi dava gördüğünü hatırlatan Turan, Türkiye Barolar Birliği kurucu başkanının 1971’de siyasi davalara ilişkin yaptığı tespiti anımsattı. Turan, “Sokrates’i ölüme mahkûm eden hâkimlerden hiçbiri bugüne kadar ulaşamadı ama Sokrates’in savunması devam ediyor” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz: “Anayasal bir ülke değiliz”
İzmir Barosu 2026-2028 Olağan Genel Kurulu’nda açılış konuşmasını yapan Baro Başkanı Av. Sefa Yılmaz, hukukun üstünlüğü, savunma mesleğinin karşı karşıya olduğu sorunlar ve ülkedeki hak ihlallerine dikkat çekerek, “Anayasası olan bir ülkeyiz ama anayasanın hiçbir hakka ilişkin maddeleri uygulanmaz. Anayasal bir ülke değiliz” dedi.
Savunma mesleğinin adil yargılanma hakkı ve adalete erişim açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Savunma mesleğinin olmadığı yerde adil yargılanma hakkından bahsedilemez, adalete erişimden bahsedilemez. İzmir Barosu her zaman savunma mesleğini önceleyen ama hiçbir zaman hukukun üstünlüğünden ödün vermeyen bir anlayışı hayata geçirmek için çalışmıştır” dedi.
“Bu ülke dört yanı demir parmaklıklarla çevrilmiş cezaevi”
Türkiye’nin uzun süredir ağır bir hukuksuzluk döneminden geçtiğini söyleyen Yılmaz, 2010 ve 2017 anayasa değişikliklerinin bu sürecin önünü açtığını ifade etti. Tek adam rejimine geçişle birlikte hukuksuzlukların ve yolsuzlukların gündelik hayatın sıradan olayları gibi karşılanmaya başladığını belirten Yılmaz, “Artık bu ülkede nefes almak bile zor. Bu ülke dört yanı demir parmaklıklarla çevrilmiş cezaevi” dedi.
Yılmaz, insanların söyledikleri sözler nedeniyle gözaltına alınıp tutuklandığını, hatta neden tutuklandıklarını bilmediklerini ifade ederek, “Hukuksuzlukların temelinde bu tek adam rejiminin olduğunu biliyoruz. Faşizm konuşma yasağı değil, söyleme mecburiyetidir” diye konuştu.
“İzmir Barosunun geleneğinde direnmek var”
İzmir Barosunun toplumsal olaylar karşısında aldığı tutumun yalnızca yönetimlerin değil, bütün meslektaşlarının katkısıyla oluştuğunu belirten Yılmaz, baronun bugün kamuoyunda sözleri merak edilen bir kurum olmasının bu ortak mücadeleyle mümkün olduğunu söyledi.
Yılmaz, Ankara 2 Nolu Baro Başkan Adayı Gökhan Ağdemir’in 10 gün önce yaptığı, “son iki yıl içinde 70 hâkim ve savcı kazandırdıklarına, tavsiye ettiklerine ve görüştüklerine”ilişkin açıklamasını hatırlatarak, bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Tek adam rejiminin bütün kurumlarıyla uygulanmaya çalışıldığı bir süreçte genel kurul yaptıklarını söyleyen Yılmaz, “Elbette direneceğiz. Çünkü İzmir Barosunun geleneğinde var” dedi.
Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen cezaevinde tutulan isimleri de anan Yılmaz, milletvekili Can Atalay’a, Soma’da yaşamını yitiren 301 madencinin ailelerinin avukatlığını yapan Selçuk Kozağaçlı’ya, avukatlık mesleğini icra ettiği için tutuklandığını belirttiği Mehmet Pehlivan’a, Selahattin Demirtaş’a, Osman Kavala’ya ve haksız yere cezaevinde bulunan bütün yurttaşlara selam gönderdi.
Yılmaz, avukatlığın hak ihlallerine karşı söz söyleme sorumluluğunu taşıdığını vurgulayarak, “Avukatlık mesleği, hak ihlaline uğrayan kim olursa olsun o alanda sözünü söyleme zorunluluğu olan bir meslektir” ifadelerini kullandı.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et