17.10.2026 17:03

Sessizce yok olma tehlikesi: 50 yıl içinde dönüşüm geçirebilecek 5 doğa harikası

Bilimsel değerlendirmeler, bazı ekosistemlerin önümüzdeki yarım yüzyılda geri dönüşü zor değişimlerle karşılaşabileceğine işaret ediyor.

Sessizce yok olma tehlikesi: 50 yıl içinde dönüşüm geçirebilecek 5 doğa harikası

Fotoğraf: Asad Photo Maldives/Pexels

Duygu Ayber Gültekin
[email protected]


Dünyanın dört bir yanında milyonlarca yılda oluşmuş doğal alanlar, iklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin etkisiyle hızla dönüşüyor. Dağların buzulları küçülüyor, denizlerdeki mercan ekosistemleri aşırı sıcaklık nedeniyle zarar görüyor, geniş orman alanları kuraklık ve ormansızlaşmanın baskısı altında kalıyor.

Bu değişim yalnızca doğal manzaraların farklılaşması anlamına gelmiyor. Ekosistemlerle birlikte çok sayıda bitki ve hayvan türünün yaşam alanları, yerel toplulukların geçim kaynakları ve milyonlarca insanın suya erişimi de risk altına giriyor.

UNESCO, iklim değişikliğinin Dünya Mirası alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Kurumun değerlendirmelerine göre, Dünya Mirası Listesi’ndeki buzul alanlarının yaklaşık üçte birinde buzullar 2050’ye kadar kaybolabilir. Listedeki mercan resiflerinin de neredeyse tamamının 2050’ye gelindiğinde her yıl beyazlama olaylarıyla karşılaşabileceği öngörülüyor.

Bu veriler, doğal alanların geleceğine ilişkin kaygıların bilimsel temellere dayandığını gösteriyor. Ancak söz konusu yerlerin 50 yıl içinde bütünüyle yok olacağı anlamına gelmiyor. Tehlike, ekosistemlerin bugünkü yapısını ve canlılığını büyük ölçüde kaybetmesi.

Büyük Set Resifi: Okyanusun renkli dünyası beyazlaşma tehdidi altında

Avustralya’nın kuzeydoğu kıyıları boyunca uzanan Büyük Set Resifi, dünyanın en büyük mercan resifi sistemi. Binlerce deniz canlısına yaşam alanı sağlayan resif, yalnızca görsel güzelliğiyle değil, okyanus ekosistemindeki rolüyle de önem taşıyor.

Ancak deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi, resifin geleceğini tehdit ediyor. Mercanlar, dokularında yaşayan ve onlara enerji sağlayan mikroskobik alglerle karşılıklı bir yaşam ilişkisi kuruyor. Deniz sıcaklıkları uzun süre olağan sınırların üzerinde kaldığında mercanlar bu algleri kaybedebiliyor. Bunun sonucunda beyazlaşma meydana geliyor; sıcaklık baskısı sürerse mercanlar ölebiliyor.

Avustralya Deniz Bilimleri Enstitüsü'nün 2025’te yayımladığı izleme sonuçları, 2024’te yüksek seviyelere ulaşan canlı mercan örtüsünün ardından resifin birçok bölgesinde ciddi kayıplar yaşandığını ortaya koydu. Kayıplarda iklim değişikliğiyle bağlantılı kitlesel beyazlaşma olayları önemli rol oynadı.

Mercanların bir bölümü uygun koşullar yeniden oluştuğunda toparlanabiliyor. Ancak sıcaklık baskısı sıklaşırsa iyileşme için gereken süre kısalıyor ve ekosistemin kendini yenilemesi zorlaşıyor.

Büyük Set Resifi’nin 50 yıl içinde bütünüyle yok olacağı söylenemez. Asıl tehlike, resifin canlılığını, biyolojik çeşitliliğini ve bugünkü ekolojik yapısını büyük ölçüde kaybetmesi. Deniz sıcaklıkları kontrol altına alınamazsa dünyanın önemli doğal zenginliklerinden biri, bugünkünden çok farklı bir ekosisteme dönüşebilir.

Dağ buzulları: Binlerce yıllık buz kütleleri eriyor

Yüksek dağların zirvelerini kaplayan buzullar, dünyanın en etkileyici doğal oluşumları arasında yer alıyor. Aynı zamanda milyonlarca insan için tatlı su kaynaklarının, nehirlerin ve bazı ekosistemlerin devamlılığında önemli rol oynuyor.

Küresel sıcaklıkların yükselmesi, dağ buzullarının küçülmesini hızlandırıyor. Avrupa Alpleri, Afrika’daki Kilimanjaro Dağı ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda buzul, iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne seriyor.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) değerlendirmesine göre, küçük buzulların yoğun olduğu Avrupa Alpleri gibi bölgelerde büyük buz kayıpları yaşanması bekleniyor. Panelin incelediği senaryolarda Alpler’deki buzul kütlesinin 2050’ye kadar 2017 düzeyine göre yaklaşık yüzde 47 ila 52 oranında azalabileceği öngörülüyor. Bu, tüm buzulların o tarihte yok olacağı anlamına gelmiyor; ancak bölgenin doğal görünümünde büyük bir değişim yaşanabileceğini gösteriyor.

UNESCO da Dünya Mirası alanlarındaki buzulların yaklaşık üçte birinin 2050’ye kadar kaybolabileceği uyarısında bulunuyor. Kilimanjaro’nun buzulları da risk altındaki alanlar arasında.

Buzulların küçülmesi, yalnızca dağ manzaralarının değişmesiyle sınırlı değil. Buzullardan beslenen akarsuların mevsimsel akışı, tarım, içme suyu ve hidroelektrik üretimi de bundan etkilenebiliyor. Buzulların geri çekilmesi, dağlık bölgelerde heyelan ve başka doğal tehlikelerin koşullarını da değiştirebiliyor.

Önümüzdeki yarım yüzyılda bazı küçük buzullar tamamen ortadan kalkabilir, daha büyük buzullar ise önemli ölçüde küçülebilir. Tehlike yalnızca buzun kaybolması değil; buzullarla birlikte şekillenen doğal ve toplumsal sistemlerin de değişmesi.

Amazon Ormanları: Dünyanın en büyük yağmur ormanlarından biri kritik eşikte

Güney Amerika’ya yayılan Amazon Ormanları, gezegenin en zengin biyolojik çeşitlilik alanlarından biri. Çok sayıda bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapan bu ekosistem, karbon döngüsü ve bölgesel yağış düzeni açısından da önemli bir işleve sahip.

Amazon’un geleceği yalnızca iklim değişikliğine değil, doğrudan insan faaliyetlerine de bağlı. Tarım ve hayvancılık alanı açmak amacıyla ormanların kesilmesi, altyapı projeleri, yangınlar ve artan sıcaklıklar birbirini besleyen baskılar oluşturuyor.

2024’te Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, Amazon sisteminin kuraklık, sıcaklık artışı, ormansızlaşma ve yangınlar gibi birbiriyle bağlantılı baskılara giderek daha fazla maruz kaldığını ortaya koydu. Araştırmacılar, 2050’ye kadar Amazon ormanlarının yüzde 10 ila 47’sinin birden fazla baskının birleştiği alanlarda bulunabileceğini hesapladı. Bu koşullar, bazı bölgelerde beklenmedik ekolojik dönüşümlere yol açabilir.

Bilim insanlarının üzerinde durduğu risklerden biri, ormanların kritik bir eşiği aşarak kendini sürdürmekte zorlanan farklı bir ekosisteme dönüşmesi. Ağaçların azalması atmosfere verilen nemi düşürebilir; yağışların azalması da yeni orman kayıplarını tetikleyebilir. Böylece birbirini güçlendiren bir döngü oluşabilir.

Amazon’un tamamının 50 yıl içinde yok olacağına ilişkin kesin bir bilimsel öngörü bulunmuyor. Risk, bazı bölgelerin kuraklaşması, orman örtüsünün parçalanması ve ekosistemin belirli alanlarda geri dönüşü zor bir değişime uğraması.

Ormansızlaşmanın sınırlandırılması, yangınların önlenmesi ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması, Amazon’un geleceği açısından belirleyici olacak.

Maldivler: Yükselen deniz seviyesi karşısında ada yaşamı

Hint Okyanusu’nda yüzlerce adaya yayılan Maldivler, beyaz kumsalları ve turkuaz sularıyla tanınıyor. Ancak ada ülkesi, yükselen deniz seviyeleri karşısında dünyanın en kırılgan bölgeleri arasında bulunuyor.

NASA’nın verilerine göre Maldivler’deki yaklaşık 1.190 mercan adasının yüzde 80’inden fazlası deniz seviyesinden bir metreden daha alçakta. Bu durum, deniz seviyesindeki yükselme ve kıyı erozyonunun ülke açısından neden ciddi bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Deniz seviyesi yükseldikçe kıyı taşkınları daha sık yaşanabiliyor. Tuzlu suyun tatlı su kaynaklarına karışması, tarım alanlarını ve içme suyu rezervlerini tehdit ediyor. Tropikal fırtınalar ve dalga hareketleri de alçak kıyılardaki yerleşimlerin zarar görme riskini artırıyor.

Birleşmiş Milletler'in Maldivler’e ilişkin değerlendirmelerinde, ülkenin uzun vadeli geleceğinin deniz seviyesindeki yükselme, kıyı erozyonu ve tatlı su kaynaklarının tuzlanması gibi sorunlardan etkileneceği vurgulanıyor. Bazı adaların yaşanamaz hale gelmesi, ülkenin bütünüyle sular altında kalmasından önce karşılaşılabilecek ciddi bir risk olarak öne çıkıyor.

Maldivler’in 50 yıl içinde tamamen denizin altında kalacağı kesin değil. Deniz seviyesindeki yükselmenin hızı, küresel sera gazı emisyonları, kıyı koruma çalışmaları ve adaların uyum kapasitesi geleceği belirleyecek.

Buna rağmen bazı kıyıların kaybedilmesi, yerleşim alanlarının taşınması veya kimi adalarda yaşamın zorlaşması, Maldivler’in karşı karşıya olduğu gerçek tehlikeler arasında.

Lut Gölü: Geri çekilen kıyılar ve büyüyen çevresel sorunlar

Ürdün ile İsrail ve Filistin arasındaki bölgede yer alan Lut Gölü, yüksek tuzluluk oranı ve çevresindeki sıra dışı manzaralarla tanınıyor. Dünyanın dikkat çekici tuzlu su alanlarından biri olan göl, son yıllarda hızla küçülen kıyı çizgisiyle de gündemde.

Gölün su seviyesi üzerindeki en önemli baskılardan biri, onu besleyen su kaynaklarının azalması. Özellikle Ürdün Nehri havzasındaki suyun tarım, içme suyu ve diğer ihtiyaçlar için kullanılması, göle ulaşan su miktarını önemli ölçüde düşürüyor.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'nun (USGS) yayımladığı bilgilere göre Lut Gölü’nün seviyesi geçmiş on yıllarda belirgin biçimde geriledi. Kurum, göle ulaşan su miktarının azalmasında yukarı havzadaki su kullanımının önemli rol oynadığını belirtiyor.

Gölün çekilmesiyle kıyı çizgisi geriliyor ve çevrede obruklar oluşabiliyor. Yeraltındaki tuz tabakalarının tatlı suyla çözünmesi ve zeminin çökmesiyle meydana gelen obruklar, yolları, tarım alanlarını ve turizm tesislerini tehdit edebiliyor. 2025’te yayımlanan bilimsel bir araştırma da Lut Gölü çevresindeki tuzlu su hareketlerini ve yeraltı koşullarını inceleyerek bölgedeki çevresel değişimin karmaşıklığına dikkat çekti.

Lut Gölü’nün önümüzdeki 50 yılda tamamen yok olacağını söylemek doğru olmaz. Ancak su seviyesindeki düşüş sürerse gölün alanı küçülebilir, kıyı ekosistemleri değişebilir ve bölgedeki çevresel sorunlar ağırlaşabilir.

Bu beş örnek, doğal alanların geleceğinin yalnızca iklim değişikliğinin hızına değil, insan faaliyetlerinin nasıl sınırlandırılacağına ve ekosistemleri korumak için atılacak adımlara da bağlı olduğunu gösteriyor.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
17.10.2026 12:03 / Güncelleme: 12:15

Etimesgut Belediyesine ikinci operasyon: Başkan yardımcıları dahil 7 kişi tutuklandı

Etimesgut Belediyesine yönelik 13 Ekim’de yapılan ikinci operasyonda, gözaltına alınan 25 kişiden Belediye Başkan Yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır'ın da aralarında bulunduğu 7'si tutuklandı.

Etimesgut Belediyesine ikinci operasyon: Başkan yardımcıları dahil 7 kişi tutuklandı

Fotoğraf: ANKA

17.10.2026 10:42

Basra Körfezi'nde petrol tankeri vuruldu

İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları, Suudi Arabistan kıyılarının açıklarında bir petrol tankerinin kaynağı bilinmeyen mühimmatla vurulduğunu açıkladı. Saldırıda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı.

Basra Körfezi'nde petrol tankeri vuruldu

Fotoğraf: Lara Jameson/Pexels

17.10.2026 08:46

CHP Muğla İl Başkanı Karahan’dan Aras’ın istifasına tepki: 'Seçmen iradesi korunmalı'

CHP Muğla İl Başkanı Halil Karahan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın CHP'den istifasına tepki göstererek, önce bağımsız kalıp sonradan AKP'ye gitmenin doğru yöntem olduğunu belirterek, “İvedilikle seçmen iradesi korunmalı” dedi.

CHP Muğla İl Başkanı Karahan’dan Aras’ın istifasına tepki: “Seçmen iradesi korunmalı”

Fotoğraf: Ahmet Aras 

17.10.2026 14:17 / Güncelleme: 14:26

Danıştay Akbelen’de 679 parseli acele kamulaştırılma kararını hukuka uygun buldu! 'Bu davadan da, mücadeleden de asla vazgeçmeyiz

Akbelen Ormanı çevresindeki topraklar için acele kamulaştırma kararına karşı açılan davada Danıştay davanın reddine karar verdi. Akbelen savunucusu Esra Işık karara tepki göstererek; “Biz bu davadan da mücadeleden de asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Danıştay Akbelen’de 679 parseli acele kamulaştırılma kararını hukuka uygun buldu! "Bu davadan da, mücadeleden de asla vazgeçmeyiz

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!