Bu hafta ne oldu? (17 Ekim 2026)
İstanbul’da rant için betonlaşma can alırken itiraz eden şehir plancıları tutuklu. İBB davası, fon vurgunu, gazetecilere baskı, Halk TV’ye kayyım ve Fatmanur ile Hifa’nın istismarı. Felaketlerin, adaletsizliğin ve susturma politikalarının tanığıyız.
Bu Mahmut Işıldak. 14 yaşındaydı. Ayakkabıları ıslanmasın diye yalın ayak girmek zorunda kaldığı su birikintisinde elektrik akımına kapılarak öldü.
Burası Vadistanbul. Taşkın riskine karşı defalarca uyarı yapılmasına rağmen, İBB Başkanının AKP’li Kadir Topbaş olduğu dönemde AKP çevresinden Artaş, Aydınlı ve Keleşoğlu şirketleri inşa etti.
Bu hafta, İstanbul başta olmak üzere pek çok kentte yağış, afete dönüştü.
Ancak doğal afete değil. Yıllardır rant uğruna İstanbul’un dere yataklarına, açık su havzalarına beton döktüler. Binlerce kişinin evini, dükkanını su bastı. En az 6 kişi yaşamını yitirdi.
Mahmut hayatını kaybetti, Mahmut’un şehrini betona boğanlar iktidarda.
Buna itiraz edenlerse cezaevlerinde. Örneğin Gezi tutuklusu, Şehir Plancısı Tayfun Kahraman bu kent yağmasına karşı çıkanlardandı.
Yine İBB dosyasında pek çok şehir plancısı, mimar tutuklu.
Örneğin İstanbul Planlama Ajansı Başkanı, Şehir Plancısı Buğra Gökçe.
Bu hafta İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına başlandı.
İmamoğlu, savunmasında İBB davası için şöyle diyor: “Kendi işledikleri her suçu benim üzerime yıktılar, benim üzerinden tasarlayıp yazmaya çalıştılar.”
Aynı seçilmişlerin birer birer koltuğundan alınması gibi, iktidar fon vurgununda da ‘hummalı’ bir mücadele içinde.
Ancak bu fon vurgunuyla hesaplarını dolduranlarla değil. Gazetecilerle.
Ali Tarakçı, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, Murat Ağırel, İsmail Saymaz, Bahadır Özgür...
Fon vurgununun peşini bırakmayan, haberini yapan, kamuoyunu bilgilendiren gazeteciler hedefte. Foncular değil.
Mesele çoktan basın özgürlüğü meselesini aşmış vaziyette.
İktidar çizgisinin dışında bir sözü olan her bir yayın kuruluşu tek tek hedef oluyor.
Bu hafta Halk TV’ye kayyım atandı.
Kayyım koltuğuna ise Yeni Şafak yazarı İbrahim Paşalı geçirildi.
Yaklaşık bir aydır yeni bir operasyon dalgasına girişen iktidar; arka arkaya yaşanan felaketlerin ardından halkın gözünü, kulağını, ağzını kapatmaya çalışıyor.
Neyi gizlemeye çalışıyor mesela?
Bu hafta, Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’yı istismar eden Ayhan Şengüler yargılanıyordu.
Şengüler, önce Fatmanur’u ardından kızını istismar etmişti. Fatmanur ve Hifa, şüpheli şekilde ölü bulunmuştu.
Şengüler, istismar suçundan yargılandığı davadan beraat etti. Hem de tanık yokluğundan. Şengüler; Fatmanur’u, Hifa’yı cinsel istismara maruz bırakırken, yanında tanık olmadığından.
“Ben ölürsem intihar demeyin” sözlerinden hatırladığımız Fatmanur’un mücadelesine biz tanığız.
Bu şehrin adım adım talan edilişine, bu talanın 6 kişinin canını almasına tanığız.
Merkez Bankası Yardımcılarının dahi bu fon vurgununun bir parçası olduğuna tanığız.
Gözaltına alınan, tutuklanan, kurumuna kayyım atanan gazetecilerin haberciliğine tanığız.
Biz tanığız.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et