Okullarda şiddetin çözümü yasaklar değil, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak
Kıraç’ta Ekmek ve Gül Grubu ve Seyitören Köyü Derneği Kadın Platformunun çağrısıyla düzenlenen söyleşide okul saldırıları ve akran zorbalığı tartışıldı, çözüm için ortak mücadele çağrısı yapıldı.
Şeref Kılıç
Geçtiğimiz nisan ayında Maraş’taki saldırıyla ülkenin gündemine oturan okul saldırıları okulların açılmasıyla daha fazla karşımıza çıkmaya başladı. Kıraç Atatürk Mahallesi’nde Ekmek ve Gül Frubu ve Seyitören Köyü Derneği Kadın Platformunun çağrısıyla mahalle halkının katıldığı bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşiye konuşmacı olarak Eğitim Sen Üyesi Öğretmen Abdullah Yeterge ile Avukat Devrim Avcı katıldı.
Öğretmenin ve öğrencinin huzursuz olduğu yerde şiddet doğuyor
Söyleşiye eğitim koşullarını özetleyerek başlayan Yeterge, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in beyanının aksine birçok okulda çocukların 50 kişilik sınıflarda eğitim gördüğünü belirterek okulların yetersizliğine dikkat çekti. Bunun yanında öğretmen sayısının yetersiz olduğunu söyleyen Yeterge, okullardaki psikolojik danışman sayısıyla da öğrencileri tanıma ve takip etmenin olanaksız olduğunu belirtti. Okulda öğrencinin ilgisini çekmeyen şeyler öğrettiklerini söyleyen Yeterge, çocuğun yeteneklerinin gözetilecek bir eğitim ortamı olmadığını da eleştirdi. Böylece öğretmenin de öğrencinin de huzursuz ve mutsuz olduğu bir eğitim ortamında, şiddetin farklı şekillerde doğduğunu vurgulayan Yeterge, yalnızca okul saldırılarının değil, akran zorbalığının da çocukların okul yaşamının bir parçası haline geldiğini söyledi. Yeterge, çözüm bulmak yerine gençleri sosyal yaşamdan uzaklaştırarak izole hale getirecek önlemlerin çözüm olmayacağını söyledi. İnterneti, bilgisayarı ya da oyunları yasaklama gibi yöntemler uygulandığında, çocuğun hayatında bunun yerine ne konulacağı sorusunun da cevabının aranması gerektiğini vurguladı.
‘Suç bitti diyebiliyor muyuz?’
Yeterge’nin ardından söz alan Av. Devrim Avcı, öldürülen Gazeteci Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in sözlerini hatırlatarak, “Bir çocuktan katil yaratan karanlığı sorgulamalıyız” dedi. Bir hukukçu olarak konuyu tartışmanın karmaşık olduğunu belirten Avcı, asıl olarak çocuğun suça sürüklendiği koşulları sorgulamak gerektiğini söyledi.
Avcı, “Devlet, çocukların okullarda yaşadıkları sorunlara sosyal medya kısıtlamaları, özel güvenlik sayılarının artırılması gibi göstermelik çözümlerle cevap veriyor. Aslında sorumluluğu kendi üzerinden atıyor. Örneğin, suça sürüklenen çocuk ifadesi adli süreçteki çocuk olarak değiştirildi. Burada suça sürüklenmenin kendisi, çocukların hangi saiklerle suç işlediğini açıklıyor aslında. Esas bunu, bu süreçleri tartışmaya ihtiyaç var. Toplumu güvende tutmak bir devletin yapması gereken en önemli şey ve bu mekanizmaları tartışmak çok önemli” dedi.
İstanbul Barosunun son süreçte hazırladığı raporlardan birine dikkat çeken Avcı, çocukların kendi arasındaki şiddetin ciddi oranda arttığını ifade etti. 12-17 yıl arasındaki cezaların 15-18 yıla çıkarıldığını, hatta ebeveynlere ceza verilmesine ilişkin düzenlemeler yapıldığını da belirtti. Avcı “Bu düzenlemelerden sonra şunu söyleyebiliyor muyuz rahatlıkla: Evet bu ülkede suç bitti, adalet sağlanıyor, şiddet olmayacak diyebiliyor muyuz? Diyemiyoruz. Daha geçtiğimiz aylarda cezası kesinleşen ancak sağlık gerekçesiyle, altı yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismardan hüküm giyen biri beraat etti. Kadın cinayeti işleyenler var. Haksız tahrik indirimi diye bir şey var. Ya da siyasi iktidara yakınsanız farklı bir yaptırımla karşılaşıyorsunuz. Bir yaptırım olacaksa bir daha suç işlememeye yönelik olmalı. Parklar güvende değil, çocuklar şeker toplamaya bile çıkmıyor düşünsenize. Çocuklar için sosyalleşmenin tek olanağı internet oluyor bu koşullarda ister istemez. Çocuklar buna itiliyor. Bir güvenlik görevlisi atansın ve bu iş bitsin değil, tüm bu toplumsal sürece birlikte karşı çıkmaya ihtiyacımız var. Bu sorunu çözmenin koşulu hep birlikte taleplerimizle bu alanları zorlamak olduğunu biliyoruz” dedi.
Konuşmacıların sunumundan sonra katılımcılar da sorularını ve katkılarını eklediler. Etkinliği mahallelerde çözüm komiteleri kurmak ve bu sorunlara dair çalışmalar yapılmasını kararlaştırarak sonlandırdılar. Söyleşiye katılan Yeni Parti Esenyurt İlçe Yöneticisi Tugay Arslan ile İlçe Başkan Yardımcısı Tansu Topay da destek ve mücadele mesajlarını eklediler.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et