Uçum'dan 'süreç' ve yeni anayasa açıklaması: Yeni anayasa ancak Terörsüz Türkiye’ye geçişin tamamlanmasıyla hayata geçecektir
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, çerçeve yasanın uygulama aşamasına geçildiğini öne sürdü. Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmalara değinen Uçum, yeni anayasanın ise “etnik ve kimlik siyasetleri” üzerinden müzakere edilmeyeceğini söyledi.
Fotoğraf: DHA
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, iktidarın “Terörsüz Türkiye” adını verdiği sürece ilişkin Anadolu Ajansı için bir değerlendirme yazdı. Sürecin bir “çözüm süreci” değil, “geçiş süreci” olduğunu savunan Uçum, çerçeve yasanın uygulama aşamasına geçildiğini öne sürdü.
Sürecin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Ağustos 2024'teki açıklamalarıyla başladığını, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çıkışları ve Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısıyla ilerlediğini belirten Uçum, TBMM'de 467 milletvekilinin kabul oyuyla çıkarılan çerçeve yasanın yeni bir aşama oluşturduğunu söyledi.
MGK kararı için yine yıl sonunu işaret etti
Çerçeve yasanın uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uçum, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Takip ve Değerlendirme Kurulu oluşturulduğunu ve alt komisyonların belirlendiğini aktardı.
Yasadaki erteleme uygulamasının devreye girmesi için örgütün fiili varlığına son verdiğinin, silah ve mühimmatın teslim edildiğinin teyit edilmesi ve bu doğrultuda Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı alınması gerektiğini belirten Uçum, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından kapsamdaki kişilerin altı ay içinde yetkili mercilere başvurabileceğini ifade etti.
Başvuruların savcılıklar, mahkemeler ve infaz hâkimlikleri tarafından değerlendirileceğini kaydeden Uçum, gerekli koşulları sağlayan kişiler hakkında erteleme kararı verileceğini, erteleme döneminde yeni bir ‘terör suçu’ işlenmemesi durumunda ise kişinin hukuki durumuna göre takipsizlik, düşme veya infaz edilmiş sayılma kararı alınabileceğini belirtti.
Uçum, 2026 yılı tamamlanmadan tespit ve teyide ilişkin MGK kararının alınması ve ilan edilmesi gerektiğini savundu.
Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmalara yanıt
Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmaları da değerlendiren Uçum, İmralı'da cezaevi binasına bağlı olarak yapılan ünitenin Öcalan'ın süreçteki rolünü yerine getirebilmesi için oluşturulduğunu belirtti.
Öcalan'a ilerleyen dönemde farklı kişilerle açık görüşme imkanı sağlanabileceğini ifade eden Uçum, bu düzenlemelerin serbest bırakılma ya da ayrıcalık olarak yorumlanmasına karşı çıktı.
Öcalan'ın özgürlüğünü gündeme getiren çevreleri de eleştiren Uçum, “Öcalan'ın dahi gündeminde olmayan, örneğin özgür kalması gibi konuları öne çıkararak süreci yapay sorunlarla aksatmaya çalışanların bakışı da aynı derecede sorunlu ve iyi niyetten uzaktır” ifadelerini kullandı.
DEM Parti ve yeni siyasi oluşumlara eleştiri
Uçum, süreç kapsamında DEM Parti'nin yeniden yapılanmasına ve Demokratik Cumhuriyet Hareketi ile Yurtsever Sol Demokrasi adı altında gündeme gelen yeni siyasi oluşumlara da değindi.
Bu gelişmelerin “pozisyon ve statü savaşlarını” tetikliyor olabileceğini öne süren Uçum, söz konusu tartışmaların “etnik siyasete savrulmaya” neden olduğunu iddia etti. Sürece yönelik itirazları da eleştiren Uçum, bazı çevrelerin “yapıcı demokratik muhalefet” yerine devletin uygulamalarına daha fazla karşı çıkma yarışına girdiğini savundu.
Uçum, süreçteki “fikri ve pratik aksatma gayretlerine karşı tedbirler alınmasının kaçınılmaz olduğunu” da ileri sürdü.
'Yeni anayasa etnik ve kimlik siyasetleri üzerinden müzakere edilmeyecek'
Süreç ile yeni anayasa çalışmalarının birbirinden ayrı ele alınması gerektiğini savunan Uçum, ilkini “diyalog”, ikincisini ise “müzakere” süreci olarak tanımladı.
Yeni anayasa ve demokratikleşme taleplerinin yürütülen sürecin şartı haline getirilmesine karşı çıkan Uçum, “Hiç kimse yeni anayasanın etnik ve kimlik siyasetleri üzerinden müzakere edileceği beklentisine girmesin. Yeni anayasada etnik ve kimlik siyasetlerine ilişkin yaklaşımlar olacağı vehmine kapılmasın” dedi.
Uçum, demokratikleşme ve yeni anayasa çalışmalarının ancak “Terörsüz Türkiye” sürecinin tamamlanması ve etnik ve kimlik siyasetlerinin geride bırakılmasıyla ilerleyebileceğini öne sürdü.
Yeni anayasa müzakerelerinin 2028 seçimlerine kadar sonuçlandırılmasının hedeflenebileceğini belirten Uçum, mevcut yasama döneminde çalışmaların temel yaklaşımlar üzerinde fikir oluşturulmasıyla sınırlı kalabileceğini ifade etti. Uçum, yeni anayasanın TBMM'nin 29. döneminde kabul edilerek halkoyuna sunulmasını ise “kaçınılmaz bir adım” olarak nitelendirdi.
(Politika Servisi)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et