MSCI'ın Türkiye kararı: Ne anlama geliyor, siyasiler hangi uyarıları yaptı?
ABD merkezli finans şirketi Morgan Stanley Capital International (MSCI), Türkiye hisse senedi piyasası endekslerindeki bazı işlemleri ikinci bir karara kadar dondurdu. Karara dair hükümet ve muhalefetten farklı açıklamalar yapıldı.
Fotoğraf: Maxim Hopman/Unsplash
ABD merkezli finans şirketi Morgan Stanley Capital International (MSCI), Türkiye hisse senedi piyasası endekslerindeki bazı işlemleri ikinci bir karara kadar dondurdu. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, karara gerekçe olarak "Fon holdingleri ile yakın ilişkili bazı küçük ölçekli şirketler arasındaki muhtemel koordineli satışlara dair kurumsal yatırımcılar tarafından dile getirilen ciddi endişeleri" gösterdi.
Şirket tarafından 15 Ekim'de yayımlanan yazılı açıklamada bu durumun "Halka açıklık oranlarının güvenilirliğine ve piyasa bütünlüğüne zarar verdiği" ifade edildi. Türkiye'nin Haziran 2027'ye kadar gerekli önlemleri uygulamaması durumunda MSCI Türkiye endekslerinin mevcut "gelişmekte olan piyasa" statüsünden "öncü piyasa" veya "bağımsız piyasa" statüsüne geçirilmesi olasılığının değerlendirildiği de vurgulandı.
"Elle tutulur ve güvenilir ilerleme" vurgusu
MSCI açıklamasında Türkiye tarafından "Elle tutulur ve güvenilir ilerleme" arandığı belirtildi. Olası düzenlemeler arasında hisselerin gerçek faydalanıcılarına dair vakitli ve detaylı bilgi paylaşılması, koordineli al-sat işlemlerine karşı etkin gözlem ve yaptırım uygulanması yer aldı.
Bunlara ek olarak halka açıklık oranlarında yapısal bozulma bulunan senetlerin tespiti ve işlenmesi için şeffaf, kurallara dayalı bir çerçevenin uygulanması gibi adımlar sıralandı. Ayrıca Türk yetkililerin bazı düzenlemeler uygulamasına karşın bunların yatırımcıların ihtiyaç duyduğu yapısal iyileşmeleri sağlayıp sağlamayacağının ancak zaman içinde gözlemlenebileceği belirtildi.
"Kurumsal yatırımcıların koordineli al-sat işlemlerine karşı güvenilir ve sürdürülebilir yaptırımlar görmesi gerekiyor" ifadeleri kullanıldı.
MSCI, hisselerin halka açıklık oranlarının bağımsız biçimde teyit edilmesini sağlayacak bilgilendirme standartlarına ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı. MSCI, Türkiye'deki süreci piyasa katılımcıları üzerinden takip edeceği mesajını verdi.
Sönmez: Oldukça ciddi bir uyarı
BBC Türkçe'ye konuşan ekonomi yazarı Mustafa Sönmez, "oldukça ciddi bir uyarı" olarak tanımladığı açıklamanın doğrudan fon krizinin yansımalarıyla ilgili olduğunu vurgulayarak "[Türkiye'nin] yaptırımlardan uzak bir piyasa haline geldiğinin farkındalar. 'Bunun önemlerini almadığınız takdirde biz bütün dünyaya ve yatırımcılara Türkiye'ye yatırım risklerinden daha vurgulu bir şekilde bahsederiz' diyorlar" dedi.
Bakan Şimşek ve Cumhurbaşkanı Yılmaz'dan açıklamalar
MSCI'ın Türkiye ile ilgili kararını duyurmasının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek X hesabından paylaşım yaparak "Uluslararası endeks sağlayıcıların değerlendirmelerini de dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun düzenlemeleriyle bilgi akışı güçlendi, nihai pay sahipliği daha şeffaf hale geldi" ifadelerini kullandı.
Şimşek, fon krizi sonrası alınan bazı önlemleri sıraladı ve "Düzenlemelerin sonuçlarını yakından izleyerek, tüm paydaşlarımızla istişare içinde gereken ilave adımlar gecikmeden atılacaktır" dedi.
Bakan ayrıca şu ifadeleri kullandı: "Fonların koordineli işlemleri dahil sermaye piyasası suçlarıyla mücadeleyi güçlendirecek yasal düzenlemeleri 2027 yılı başına kadar tamamlamayı planlıyoruz. Amacımız yatırımcı haklarının korunduğu şeffaf, güvenilir ve etkin bir sermaye piyasası oluşturmaktır."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da aynı saatlerde sosyal medya hesabından benzer bir paylaşım yaptı. Yılmaz, fonlarla ilgili gerekli adımların atıldığını öne sürdü ve sürecin mecliste görüşülecek kanun teklifi ile daha da hızlanacağı mesajını verdi.
Yılmaz şu ifadeleri kullandı: "Önümüzdeki dönemde sermaye piyasalarımıza ilişkin yapısal iyileştirmeleri öngören Kanun Teklifi hazırlıkları da kapsamlı bir şekilde sürdürülmektedir. Kalkınma politikalarımızın kıymetli bir unsuru olarak gördüğümüz sermaye piyasalarını uluslararası standartlar çerçevesinde idari kararlarla ve Kanuni düzenlemelerle güçlendirmeye devam edeceğiz."
Muhalefetten uyarı: Yolsuzluk sebep, MSCI’nin kararı sonuçtur
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, MSCI’nin Türkiye hisselerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini dondurma kararını değerlendirirken, “Doğru değerlendirilmezse o zaman Allah korusun bu iş kötüye gider” dedi. Fon vurgunu iddialarına ilişkin sürecin şeffaf yürütülmediğini belirten Babacan, “Hastayı hasta eden, yatalak eden doktorun eline tekrar ‘Al neşteri, sen bunu tedavi et’ mi denir” diye sordu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise “Yolsuzluk sebep, MSCI’nin kararı sonuçtur” dedi. Fonlar üzerinden yürütülen işlemlerin denetlenmediğini aktaran Arıkan, “Bu kez krizin bedelini sadece yatırımcılar değil, bütün Türkiye ödeyebilir” ifadelerini kullandı.
(Ekonomi Servisi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et