TPD 62. Ulusal Psikiyatri Kongresi’nden çağrı: 'Ruh sağlığı toplumun ortak meselesidir'
Türkiye Psikiyatri Derneği, ruh sağlığında eşitsizlik, ayrımcılık ve şiddetin etkilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven, “İnsanlardan, onları zorlayan koşullar değişmeden iyi olmalarını bekleyemeyiz” dedi.
Ankara – Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), 62. Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde "Ruh Sağlığı Hakkı ve Ayrımcılık" basın toplantısı yaptı. Toplantı sırasında konuşan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven ruh sağlığının toplumun ortak meselesi olduğuna dikkat çekerek “İnsanlardan, onları zorlayan koşullar değişmeden iyi olmalarını bekleyemeyiz” dedi.
"Ruh Sağlığı Hakkı ve Ayrımcılık" başlıklı toplantıda okullarda şiddet, toplumsal ruh sağlığı, ruh sağlığına erişimdeki eşitsizlikler, kimlik temelli ayrımcılığın ruh sağlığına etkileri ve ruh sağlığında medyanın rolü ele alındı.
"Okulda şiddet ekonomik ve toplumsal koşulların yansımasıdır"
Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven toplantıda ruh sağlığının toplumun ortak meselesi olduğuna dikkat çekerek "Birkaç gün önce İstanbul Başakşehir'de bir okulda yaşanan bıçaklı saldırıda bir öğrencimizi kaybettik, yedi öğrencimiz yaralandı. Okullar, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissetmesi gereken yerlerdir. Okulda yaşanan şiddet, toplumdaki şiddetin aynasıdır ve hepimiz için bir alarmdır. Okul şiddeti olayları yalnızca bireysel ruh sağlığıyla sınırlı değildir; içinde şekillendiği ekonomik ve toplumsal koşulların bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı.
"Çözüm yalnızca bireye odaklanan politikalarda değil"
Özgüven, ruh sağlığında çözümün yalnızca bireye odaklanan yaklaşımlarla mümkün olmadığını ifade ederek "Kapsayıcı sosyal politikalar, eşitlikçi eğitim ortamları ve güçlendirilmiş kamusal destek sistemleriyle mümkündür. Türkiye Psikiyatri Derneği olarak bu konuda çalışmak üzere tüm kamu kurumlarıyla iş birliğine hazır olduğumuzu bildiriyoruz" dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre bu yılın yalnızca ilk altı ayında 150 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü belirten Özgüven, "Her kadın cinayeti; geride kalan çocuklar, aileler ve bütün toplum için derin bir travmadır. İstanbul'daki sel felaketinde yaşamını yitirenler ve evleri, iş yerleri zarar görenler, afetlerin yalnızca fiziksel değil ruhsal yıkım da bıraktığını bir kez daha gösterdi. 6 Şubat depremlerinin ruhsal yaraları hâlâ tazeyken iklim krizi ve plansız kentleşme yeni kayıplara yol açıyor" diye konuştu.
"Zorlayıcı koşullar değişmeden insanların iyi olmalarını bekleyemeyiz"
Yoksulluk, güvencesiz çalışma, barınma sorunları, eşitsizlik, ayrımcılık, şiddet ve yalnızlığın çocuklar, gençler, kadınlar, yaşlılar, engelliler ve dezavantajlı grupların ruh sağlığını çok daha fazla risk altına soktuğunu söyleyen Özgüven, "Ruhsal sorunları yalnızca bireyin dayanıklılığı üzerinden değerlendirmek, toplumsal sorumlulukları görünmez kılar. İnsanlardan, onları zorlayan koşullar değişmeden iyi olmalarını bekleyemeyiz" dedi.
Özgüven, taleplerini şu şekilde sıraladı:
- Okullarda ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilmesi, şiddeti ortaya çıkmadan önleyecek mekanizmalar kurulması,
- Kadına yönelik şiddetle mücadelede koruyucu tedbirler etkin biçimde uygulanması,
- Ruh sağlığı, afetlere hazırlık planlarının ayrılmaz bir parçası olması,
- Toplum ruh sağlığı merkezleri yeterli insan gücü ve çok disiplinli ekiplerle güçlendirilmesi, hizmete erişimdeki engeller kaldırılması.
"Ruh sağlığı sadece randevu almak değildir"
TPD Başkanı Selçuk Candansayar ise ruh sağlığı hizmetlerine erişimin, yalnızca randevu alabilmekten ibaret olmadığını vurgulayarak, “Her bireyin, gereksinimi kadar zaman ayrılan, çok disiplinli, nitelikli, erişilebilir ve sürekliliği olan ruh sağlığı hizmetlerine ulaşabilmesi sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı.
"LGBTİ+’ların hedef haline getirilmeleri temel haklarda geri gidiştir"
TPD Eğitim Sekreteri Şahabettin Çetin de son dönemlerde LGBTİ'lere uygulanan "Ailem Güvende" operasyonlarını hatırlatarak “Bu operasyonlar cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliliğini bir suç eylemiymiş gibi lanse edilmiştir. LGBTİ+ bireylerin aile ve güven kavramları üzerinden hedef hâline getirilmeleri insan hakları açısından ağır bir geri gidiştir. Bu yaklaşım toplumda geri dönülemez zararlara yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Çetin, devlet kurumları ve adalet sistemi olmak üzere tüm yetkililere seslendi: "Ayrımcılığı körükleyen ve sağlık hizmetine erişimi engelleyen her türlü girişime karşı önlem almaları gerektiğini hatırlatıyoruz."
"Şiddeti izlemek şiddeti körüklüyor"
TPD Medya Kurulu Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Kaya ise medyanın ruh sağlığını üzerindeki etkilerine değindi: "Şiddeti izlemek hem kabullenme, onaylama anlamına geliyor ve şiddet üretme potansiyeli taşıyan bireylerde model alma, öykünme yoluyla bu şiddetin yapılabilir, yinelenebilir olduğunu düşündüren onu meşrulaştıran bir etki yaratır. Bu nedenle hem medyada travma haberlerinin nasıl verilmesine ilişkin etik ilkeler dizgesinin oluşturulması hem bir psikiyatri uzmanının medya da nasıl yer almasına ilişkini bazı genel ilkelerin geliştirilmesi ve son derece önemli ve zorunludur."
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et