16.10.2026 11:04 / Güncelleme: 14:16

İBB davasında 100. gün, İmamoğlu'ndan canlı yayın resti: İstediğinizi kırpın seçin ama 1 saatini millete gösterin!

İBB davasının 100.gününde tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu savunmasına kaldığı yerden devam edecek.

İBB davasında 100. gün, İmamoğlu'ndan canlı yayın resti: İstediğinizi kırpın seçin ama 1 saatini millete gösterin!

Dilan Temiz
[email protected]


Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 kişinin yargılandığı İBB davasında ikinci celsenin 36’ıncı günü. Bugün 9 Mart'ta başlayan davada 100. duruşma. Ekrem İmamoğlu daha önce yaptırılmayan savunmasının üçüncü gününe başlayacak.

Dünkü duruşmada 11:55'te savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu, 18:25'te bugün devam etmek üzere ara vermişti. Duruşmayı pek çok gazeteci ve siyasi isim takip etmek üzere yerini aldı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Yeni Parti milletvekilleri, yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Dilek Kaya İmamoğlu ve Yeşil Sol Parti Genel Başkanı Ahmet Asena, Deva Partisi Milletvekili Sadullah Kısacık, Saadet Partisi Milletvekilleri Bülent Kaya ve Birol Aydın, DEM Parti Milletvekilleri İbrahim Akın ve Celal Fırat, İYİ Parti Milletvekili Buğra Kavuncu da davayı takip ediyor.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

"Başkanlar dışarı, foncular içeri"

İzleyici kısmının tamamen dolu olduğu salonda, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu", "Özgür başkan özgür Türkiye", "Başkanlar dışarı foncular dışarı" sloganları atılarak tutuklulara seslenildi.

İmamoğlu kürsüde 

Ekrem İmamoğlu 12:06'da kürsüye çıkarak savunmasına başladı. Sözlerine dün de olduğu üzere sel felaketinde hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileyerek başladı. İmamoğlu, "İstanbul'la ilişkisinde ihmal edilen hususları da anlattım, yine değineceğim şeyler olacak ama şimdilik hepimize geçmiş olsun ve kayıplarımızdan dolayı duyduğumuz üzüntüyü, acıyı da burada ifade etmek isterim, özellikle bir 14 yaşındaki evladımız ve 32 yaşındaki genç bir kardeşimizin vefatı ve diğer vefat edenlere, ailelerine, yakınlarına başsağlığı ve sabır dileklerimi iletiyorum, Allah rahmet eylesin" dedi.

AKP Üsküdar ve İBB meclis üyesinin vefatı için başsağlığı 

Ekrem İmamoğlu, AKP Üsküdar ve İBB meclis üyesinin vefatı için de başsağlığı diledi. Açıklamasında, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) başkanlığının 1,5 yıl içinde 4. kez değişmesine dikkat çekti. Yaşanan süreci "yargı eliyle siyaseti dizayn etme gayretinin, yargı eliyle muhalefeti baskı altına almak, hatta devlet dışı bırakmak müdahalesinin, kötü mücadelenin, kötü aklın tezahürü" olarak nitelendiren İmamoğlu, 2024 seçimlerinden sonra kapsayıcı bir modelle TBB Başkanlığına seçildiğini, ancak sırasıyla Zeydan Karalar ve Vahap Seçer'e yönelik operasyonlarla bu görevlerin engellendiğini, son olarak ise Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin TBB Başkanı seçildiğini belirtti.

Türkiye Belediyeler Birliği açıklaması 

"Türkiye'deki hükümet, yargı eliyle ben sizi görevinizden almak için her şeyi yapacağım diyor. Türkiye'deki muhalefet de ben sonuna kadar demokrasi adına, milli irade adına direneceğim diyor" sözleriyle durumu özetleyen İmamoğlu, muhalefetin bir arada durmasının cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak adına "hayati" olduğunu vurgulayarak Ayşe Ünlüce'yi tebrik etti.

Açıklamasının devamında İmamoğlu, "7 ay bitti ve buradayız. 7 ayın üzerine şu ekranda ya da daha önceki bulunduğumuz duruşma salonundaki ekranda bir tek delil, bir tek ses kaydı, bir tek somut belge hiçbir şekilde iddia makamıyla bize gösterilmedi" diyerek tepki gösterdi. İtirafçıların dahi somut bir bilgi paylaşmadığını, iddiaların "sadece beyan, sadece dedikodu" ibaret olduğunu belirten İmamoğlu, kendilerinin ise göreve geldikten hemen sonra kurumlar üzerinden somut araştırmalar ve belgelere dayalı çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti.   

"İçişleri Bakanlığı hiç görülmemiş şekilde İBB müfettişlerimizce görülen dosyalara el koydu"

İmamoğlu, konuşmasında AKP dönemine ait usulsüzlüklerin teftiş kurulu tarafından somut bir şekilde tespit edildiğini belirtti. Haklarında işlem yapılan "33 somut dosyanın toplam bedelinin 2,5 milyar dolar" olduğunu vurgulayan İmamoğlu, İçişleri Bakanlığının "tüm teamüllerine aykırı olarak daha önce hiç görülmemiş şekilde İBB müfettişlerimizce görülen dosyalara el koyduğunu" ifade etti. Soruşturma açılmasına ve şikayetlerin yapılmasına engel olunarak dosyaların önemli bir kısmının kovuşturmaya yer olmadığı kararlarıyla zaman aşımına uğratıldığını söyleyen İmamoğlu,  "kurumsal ve ahlaki çürüme, yozlaşma ve keyfiliğin zirvesi" dedi.

Başakşehir'de askeri alan kamulaştırması: 11,5 milyon dolar kamu zararı 

İmamoğlu konuşmasının devamında Başakşehir’deki askeri alan kamulaştırmasına dikkat çekerek, 24 Ekim 2016'da askeri stratejik alan niteliğindeki özel mülkün 13,5 milyon dolar karşılığında İBB tarafından satın alındığını belirtti. Aradan 5 yıl geçtikten sonra yaptırılan gayrimenkul değerleme raporunda arazinin güncel değerinin sadece 2 milyon dolar çıktığını, aradaki 11,5 milyon doların doğrudan kamu zararı olduğunu vurgulayan İmamoğlu, işlemin vekilinin eski AKP Maltepe İlçe Başkanı olduğunu belirterek, "Resmen kamunun kasasından hırsızlık yapılmış. Başka bir tarifi yok" dedi.

"27 milyon doları da cebine indiriyor"

KİPTAŞ üzerinden gerçekleştirilen arsa alımına da değinen İmamoğlu, Bahçeşehir'deki arsanın fahiş fiyatla alındığını ve ödemenin yapıldığı tarih itibariyle zararın yaklaşık 50 milyon dolar olduğunu ifade etti. Arsanın bir firma tarafından 7 Ocak 2016'da 49,5 milyon TL'ye alındığını, sadece "4 gün sonra" 130 milyon TL'ye KİPTAŞ'a satıldığını söyleyen İmamoğlu, firmanın bu kısa sürede 27 milyon dolar (yaklaşık 1,5 trilyon eski Türk Lirası) kâr elde ettiğini vurgulayarak, "KİPTAŞ'a bu zeki kişi, bu kurnazlar bayağı göstere göstere kazık atıyor, 27 milyon doları da cebine indiriyor" ifadelerini kullandı.

Vatan Caddesi'nde lunapark olarak bilinen arazinin satışındaki usulsüzlüklere de değinen İmamoğlu, firmanın 2011 yılında Fatih Belediyesinden 13 milyon dolara aldığı arazinin imarının Büyükşehir Belediyesi Meclisince değiştirilerek ticari konut imarlı hale getirildiğini belirtti. Aynı arazinin 2017 yılında İBB tarafından 119 milyon dolara (yaklaşık 430 milyon TL) aynı firmadan satın alındığını söyleyen İmamoğlu, aradaki farkın 106 milyon dolardan fazla olduğunu vurguladı. Firmanın alacağı parayı nerelerde kullanacağının ve bu işlemlerin Cumhurbaşkanlığı nezdindeki görüşmelerle kararlaştırıldığının dilekçelerde açıkça yer aldığını ifade etti.

Erdoğan'ın yolsuzluk sözlerini hatırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte sarf ettiği "Yolsuzluk denildiğinde ben şunu anlarım: Devletin kasasından para çıkıyor mu, çıkmıyor mu? Eğer devletin kasasından para çıkmıyorsa buna yolsuzluk diyemezsiniz" sözlerini hatırlatan İmamoğlu, şöyle konuştu: "Alın size devletin kasasından çatır çatır hem de öyle basit paralar değil. Listenin altında 2,5 milyar dolar yazıyor. Bu sadece 33 dosya." İmamoğlu, "Böyle bir arsızlık, böyle bir yağmacılık tarih yazmamıştır. Bizzat kendi onayıyla İBB'nin kasasından 106 milyon dolardan fazla para çıkıyor. Ne güzel dünya değil mi?" diyerek açıklamalarını noktaladı.

"Seçime 2-3 ay kala yapılmamış işe 154 milyon lira ödemişler"

İmamoğlu, seçimlere 2-3 ay kala devlette bakanlık yapmış bir kişinin imzasıyla yapılmamış bilgi işlem işlerine milyonlarca lira ödendiğini belirtti. Paranın, mazbatasının henüz verilmediği 8 Nisan 2019 tarihinde, yani 31 Mart seçimlerinden hemen sonra ödendiğini vurgulayan İmamoğlu, "Belli ki seçimde paraya ihtiyaç var. 154 milyon liralık... Kurdur, en az 170-180 milyon lira olmuştur o" ifadelerini kullandı. Göreve gelen arkadaşlarının ortada böyle bir işin olmadığını tespit ederek dosya düzenlediğini ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu söyleyen İmamoğlu, savcılığın ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiğini belirtti.

Kararda "meşhur bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın"ın rolüne dikkat çeken İmamoğlu, "Bir bakmışsınız dün de bahsettim, bu dosyada da o var. Her şeye karar veriyor. Bilgi işlem mi, ona da halleder. Mesela bir ticari işlem, onu da halleder. Bilgi işlemin de biliyor, ticareti de biliyor, gayrimenkulü de biliyor, bilmediği iş yok" diyerek duruma tepki gösterdi.

"Ahtapotun kolunu bir tek balık lokantalarında biliyorum"

İmamoğlu, yaşananları şu sözlerle özetledi: "Söz konusu biz olunca yoktan var edilen yolsuzluk suçlaması, ama AK Parti dönemi olunca tamamı somut delillere dayalı yolsuzluk dosyalarının yok olması, buharlaşması, İçişleri Bakanlığının el koyması, efendime söyleyeyim savcılığın kovuşturmaya yer yok demesi, bakanlığın getir bakayım bunları ben inceleyeceğim demesi neye benziyor bu? Ahtapotun kolları. Ahtapotun kolu bu. Ben demedim ahtapotun kolu. İlk kimin dediğini hatırlıyorsunuz, değil mi? Daha biz tutuklanmadan Sayın Cumhurbaşkanı dedi ahtapotun kolları. Ben bilmem ahtapotun kollarını. Ahtapotun kolunu bir tek balık lokantalarında biliyorum, başka bir yerde bilmiyorum." 

İmamoğlu, "Dünya alem biliyor dertlerinin yolsuzluk olmadığını, dünya alem biliyor. İstanbul'da çıkalım, Türkiye'yi gezelim. Yağma diyelim, rant diyelim, imar rantı diyelim, yolsuzluk diyelim; iddiayla söylüyorum ki herkesin aklına gelecek kişiyi ve grubu ve partiyi ben biliyorum. Yüzde 80, iddiayla söylüyorum. En az %80. Bu kadar iddialı konuşuyorum" dedi.

"İBB'nin yaklaşık 10 yıllık bütçesi kadar ekstra rant"

İstanbul'daki imar tadilatları ve kentleşme politikalarına da dikkat çeken İmamoğlu, Zeytinburnu sahillerinin, Bakırköy’ün dolduğunu ve Fikirtepe’nin üst üste bindiğini vurgulayarak İstanbul’un adeta "tarumar edildiğini" belirtti. Teftiş kurulunun incelediği projeler üzerinden yapılan büyük rantı kamuoyuyla paylaştı. İncelenen sadece 130 projede mevcut imar haklarının düşüldüğünü ve yalnızca yapılan imar tadilatlarıyla ilave edilen ekstra metrekarelerin hesaplandığını belirten İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Projelerde var olan imar hakkını bunun içine almadık, var olan imar hakkı var, onu düştük, o oran zaten hakkı. İlave eklenen yani yapılan imar tadilatıyla ilave eklenen metrekarenin o günkü değerle, bakın o günkü değerle hesaplattık. Bunu dediğim de 3-4 gün aldı. burada sadece 10 yılın yani 2007-2009'dan sonra 2019 arası geliştirilen projelerde, yapılan imar tadilatlarıyla, yani İstanbul halkına ait olan gökyüzüne sığdırdıkları binalarla, kamu binalarına fonksiyonlarını değiştirerek yaptıkları binalarla ekstra ne elde ettiler? Tam 85 milyar dolar. Tam o zamanki kurla, yine o kitabı hazırladığı kurla 3 trilyon 950 milyar lira. 85 milyar dolar İBB'nin yaklaşık 10 yıllık bütçesi. Bakın o günkü imar değerlerini dolar olarak dönün, endeksleyin bugüne, eskalasyon edin, bir bakın bakalım kaç dolar yapıyor, hesapta zorlanacaksınız"

“2278 parselde imar artışı yapıldı, bizim dönemimizde bu sayı sıfır"

İmamoğlu, geçmiş dönemde İstanbul'da gerçekleştirilen parsel bazlı imar artışlarına ve yaşanan rant düzeni olduğunu savundu. İmar komisyonunun bir "emlak pazarlama ofisine" dönüştürüldüğünü belirten İmamoğlu, deprem gerçeğini, yeşil alan ve okul ihtiyaçlarını yok sayarak sadece rant odaklı projeler yürütüldüğünü ifade etti.

Geçmiş dönemde parsel bazlı imar artışlarının sayısının 2278 olduğunu vurgulayan İmamoğlu, bu artışların bazılarının 50 bin, 70 bin hatta 250 dönüm büyüklüğünde arazileri kapsadığını belirtti. İstanbul'un adeta "tikintilerle" doldurulduğunu söyleyen İmamoğlu "Bizim 7 yılda parsel bazlı imarın geçtiği sayı 69... Özellikle kalın kalın çiziyorum, imar artışına yönelik müellifi bizim yönetimimiz olan tek bir plan değişikliği ya-pıl-ma-mış-tır. Sıfır. 7 senede kimse kapımızı çalamamıştır” dedi.

"Sadece 35 projede 85 milyar dolarlık yağma"

Daha önce bahsedilen 85 milyar dolarlık devasa rakamın sadece 35 projeden oluştuğunu belirten İmamoğlu, bu organizasyonun ağır bir kent suçu olduğunu dile getirdi: "Buradan büyük bir yağmadan bahsediyorum. 7 yıllık dönemde tarifsiz, gerçekten büyük bir yağmadan bahsediyorum. Bizden önceki yönetim tarafından bizzat siyasi kadrolarıyla da yönetilen rant ve yağma organizasyonu ağır bir kent suçudur."

"Milyarları götüren foncu siyasi duydunuz mu ama Murat Ağırel'i sabahın köründe alıyorlar!"

"Buradan büyük bir yağmadan bahsediyorum" diyen İmamoğlu, "7 yıllık dönemde tarifsiz, gerçekten büyük bir yağmadan bahsediyorum. Bizden önceki yönetim tarafından bizzat siyasi kadrolarıyla da yönetilen rant ve yağma organizasyonu ağır bir kent suçudur. Ağır bir kent suçudur. 10 milyarlarca dolarlık bu usulsüz uygulamaların her bir dosyası yargı konusudur. Neler neler konuşuruz. 

Ama ben bunları dediğimde iddia makamı duyar mı, savcılık duyar mı? Duymaz! Duymaz, biliyorum. Böyle bir derdi yok. Şu andaki dertleri muhalefet. Şu andaki dertleri muhalefet, Ekrem İmamoğlu. Başka bir dertleri yok. Muhalifler, Halk TV. Murat Ağırel ayağı kelepçeli, sabah gene gitmişler evinden, yok fonla ilgili gözaltına almışlar evden. Peki siz evinden alınan bir foncu siyasi duydunuz mu şu ana kadar? Evinden alınan, milyarları götüren bir foncu siyasi duydunuz mu? Bir foncu bürokrat duydunuz mu? Ama gariban Murat Ağırel'i hem kelepçeli eve koy hem de git sabahın köründe evinden gözaltına al. Aymazlık bu, aymazlık! Bu büyük bir mesele" şeklinde konuştu.

Muhaliflere birleşme çağrısında bulundu

İmamoğlu, "Onun için tekrar ediyorum, ey muhalifler, ey toplumun yüzde 80'ini temsil eden sevgili halkım, birlik olun, bir araya gelin, omuz omuza olun, kalabalık olun, tepkinizi gösterin. Bu büyük bir aymazlık. Bu, her türlü hakkınıza, hukukunuza, bilgi alma hakkınıza, şehirlerdeki hakkınıza, her şeyinize, seçme ve seçilme hakkınıza, bir hükümeti değiştirme hakkınıza göz koyanların ortaya koyduğu tavırdır" dedi.

Adalet Bakanlığına seslendi: Milletin huzuruna çıkalım

Ekrem İmamoğlu Adalet Bakanlığına seslendi: "Onun için bu davaya kimseyi inandıramadınız, inandıramayacaksınız. Niçin naklen yayın istenmedi zannediyorsunuz? Hani şu kayda alınıyor değil mi, kayda? Yani SEGBİS kaydına ya. Yahu kendileri kırpsın, kırpsın. Ey Adalet Bakanlığı, kendiniz kırpın. Böyle parçalayın, içinden seçin. İstediğinizi de seçin. Yarım saatini, bir saatini millete gösterin. İddialıyım ya. Bir televizyon programı, istediğiyle, istediği insanlarla... Yani karşıma kimi getirmek istiyorlarsa getirsinler, bir saat ya, bir saat. Milletin huzuruna çıkalım ya. Bir saat. Bir saat. Ters yüz olmazlarsa namerdim. Milletin huzuruna çıkamazlar, onun için canlı yayın istemediler. İstemezler, korkarlar çünkü. Çünkü suçlarını biliyorlar."

Duruşmaya ara verildi

Duruşmaya saat 14:11 itibarıyla ara verildi. 

Güncelleniyor...

Halk TV'ye kayyım atanmıştı

Halk TV’ye 14 Ekim'de  şafak operasyonu düzenlendi polis baskınının ardından kayyım atandığı duyuruldu, televizyon yayını durduruldu. Operasyonun, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB davasında savunmasına başlayacağı gün gerçekleştirilmesi dikkat çekmişti. Çok sayıda siyasetçi ve gazeteci, operasyonun zamanlamasına işaret ederek tepki gösterdi. Davada karar protesto edildi.

Ara karar ne zaman açıklanacak?

Mahkeme Başkanı, İmamoğlu ve avukatlarının, çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri boyunca savunma yapabileceği açıklamıştı. Ara kararın açıklanacağı gün, Ekrem İmamoğlu ve avukatlarının savunmalarını ne zaman tamamlayacağına göre belirlenecek. İlk celsede temmuz ayındaki son duruşmada, İmamoğlu'na kısıtlı süre tanınmış ve savunma hakkını engellemişti. Bunun üzerine İmamoğlu ile mahkeme başkanı tartışmış ve zapta "Susma hakkını kullandı" yazılmıştı.

İmamoğlu, ikinci celse başlarken 18 Ağustos oturumunda mahkeme başkanına "Ben susma hakkımı kullanmadım. 'Susma hakkını kullandı' kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum" demişti.

İmamoğlu'nun savunmasını içeren kitabı da yasaklanmış ve matbaa basılarak toplatılmıştı.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
16.10.2026 13:29

Pastırma sıcakları 2026 ne zaman başlayacak? Pastırma yazı hangi tarihte?

Pastırma sıcaklarının genellikle ekim ayının son günleri ile kasım ayının ilk yarısında görülmesi bekleniyor. Ancak 2026 yılı için kesin başlangıç ve bitiş tarihleri, güncel meteorolojik tahminlerle netleşecek.

Pastırma sıcakları 2026 ne zaman başlayacak? Pastırma yazı hangi tarihte?

Fotoğraf: Hüsna Kefelioğlu/Pexels

16.10.2026 13:27

Ücretsiz tren biletinde yeni dönem 29 Ekim'de başlayacak

Yeni sistemle engelli, gazi ve şehit yakınlarının da aralarında bulunduğu hak sahipleri, ücretsiz biletlerini kimlik numaralarıyla alabilecekler. Fiziki hak sahipliği belgelerinin ayrıca gösterilmesi gerekmeyecek.

Ücretsiz tren biletinde yeni dönem 29 Ekim'de başlayacak

Fotoğraf: Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

16.10.2026 12:31

Kamu ihalelerinde SGK ve vergi borcu sınırı 50 bin TL'ye çıkarıldı

Kamu İhale Kurumu, kamu ihalelerine katılımda dikkate alınan SGK ve vergi borcu limitlerini 5 bin TL'den 50 bin TL'ye yükseltti. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme 30 gün sonra yürürlüğe girecek.

Kamu ihalelerinde SGK ve vergi borcu sınırı 50 bin TL'ye çıkarıldı

Fotoğraf: ANKA

16.10.2026 12:37 / Güncelleme: 12:42

EMEP'li Bayhan, yağışta işçilerin hayatının hiçe sayılmasını Meclis gündemine getirdi: İstanbul'a ihanetin bedelini işçiler canlarıyla ödüyor!

EMEP'li İskender Bayhan sel felaketinde yaşanan iş cinayeti ve işçilerin hayatı hiçe sayılarak çalışmaya zorlanmasını Meclis gündemine getirdi. Bayhan “İşçilerin yaşamı, patronların kârından daha mı değersiz?” diye sordu.

EMEP'li Bayhan, yağışta işçilerin hayatının hiçe sayılmasını Meclis gündemine getirdi: İstanbul'a ihanetin bedelini işçiler canlarıyla ödüyor!
16.10.2026 11:11

Kağıthane Deresi'nden çıkarılan otomobilin kayıp Ahmet Derin'e ait olduğu belirlendi

İstanbul'da sağanağın ardından taşan Kağıthane Deresi'nden ikinci otomobil de çıkarıldı. Aracın kayıp olarak aranan 63 yaşındaki Ahmet Derin'e ait olduğu belirlenirken Derin'i arama çalışmaları sürüyor.

Kağıthane Deresi'nden çıkarılan otomobilin kayıp Ahmet Derin'e ait olduğu belirlendi

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!