15.10.2026 16:32 / Güncelleme: 17:15

EMEP Milletvekili İskender Bayhan: 'Saray oligarşisinin baskısından genel direniş hattıyla kurtulabiliriz'

Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, Halk TV'ye kayyım atanması, fon vurgunu iddiaları ve sel felaketinde işçilerin çalışmaya zorlanmasını değerlendirerek, "Saray oligarşisinin baskısından genel direniş hattıyla kurtulabiliriz" dedi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Halk TV’ye kayyım atanmasını, 15 Eylül’den bu yana gündemde olan fon vurgunu iddialarını ve İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde yaşanan sel felaketini değerlendirdi. Bayhan, “Saray oligarşisinin sömürüsü ve baskısından genel eylem genel direniş hattıyla vereceğimiz mücadeleyle kurtulabiliriz” dedi.

Mecliste basın toplantısı yapan İskender Bayhan, Halk TV’ye yapılan operasyon ve kayyım atanmasına ilişkin savcılık açıklamasında “yolsuzluk ve rüşvet” iddialarının öne çıkarıldığını hatırlattı. Ancak kapsamına ve ayrıntılarına bakıldığında bu açıklamanın itirafname niteliğinde olduğunu belirten Bayhan, soruşturmada öne sürülen iddiaların asıl muhatabının İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay olduğunu, Tugay’ın AKP'ye ve Saray rejiminin ittifakına geçtiği iddiasını da dile getirerek bunun ardından koruma altına alındığını söyledi.

Bayhan, “Eğer bu iddialar doğruysa, hırsızlığın, yolsuzluğun ve rüşvetin asıl sorumlusu olduğunu ileri sürdüğünüz Cemil Tugay'ın gözaltına alınması, yargılanması gerekir. Ama ne oluyor? Halkın haber alma hakkı, basın özgürlüğü, Halk TV hedefe konuyor. Yani hırsız değil, halkın haber alma hakkı vurulmuş oluyor” dedi.

Saray iktidarını eleştiren kanalların sayısının son derece sınırlı olduğuna dikkat çeken Bayhan, bu kanallar arasında en çok izlenen Halk TV’ye kayyım atanmasının iktidarın eleştirel yayınları susturma politikasının bir parçası olduğunu dile getirdi.

Halk TV’ye yönelik müdahalenin iktidarın karşı karşıya bulunduğu siyasi sorunları ortadan kaldırmayacağını belirten Bayhan, "Mızrağı çuvala sığdıramayacaksınız. Gerçekleri karartmayı başaramayacaksınız” dedi.

“Bu kez atı alan Üsküdar’ı geçemedi”

Bayhan’ın değindiği bir diğer gündem başlığı ise fon krizi oldu. 15 Eylül ila 15 Ekim tarihleri arasında yaşanan gelişmeleri madde madde sıralayan Bayhan, iktidarın soruşturma sürecindeki tutumunu, kamuoyuyla paylaşılmayan bilgileri, mal varlıklarına yönelik işlemleri ve gündeme getirilen yasal düzenlemeyi eleştirdi. Fon vurgununun siyasi ve ekonomik sorumlularının ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Bayhan, başta Saray'daki üst düzey siyasi ve bürokratik yöneticiler olmak üzere sorumluluğu bulunan herkesin hesap vermesi için konunun takipçisi olacaklarını söyledi.

Bayhan, fon vurgununun bir aylık bilançosunu şu 10 maddede sıraladı:

- Fon vurgunu iddialarının bütün yönleriyle araştırılması için Mecliste araştırma komisyonu kurulması önerisi reddedildi. İktidar Meclis denetiminin önünü açmadı.

- Bu işin sorumlusu olan üst düzey siyasi ve ekonomi bürokratları hakkında soruşturma talepleri geldi. Ancak bunlardan tek biri hakkında bile ciddi bir soruşturma başlatılmadı.

- İktidar temsilcilerinin ellerinde olduğu belirtilen liste, kamuoyunun ve muhalefetin bütün çağrılarına rağmen açıklanmadı. Emek Partisi de listenin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti ancak bu talep karşılanmadı.

- Hırsızlığın, dolandırıcılığın adını bu operasyon içerisinde Saray sözcülerinden bir kez olsun duymadık.

- Mal varlıklarına ve hesaplara el koyma kararlarının ömrü kimilerinde bir saati, kimilerinde üç-dört saati geçmedi. Kim neyi soyduysa, cebine, kasasına neyi indirdiyse olduğu yerde kalmaya ve kullanılmaya devam etti.”

- Vurgun kapsamında elde edildiği ileri sürülen kazançların iadesi gönüllülüğe bırakıldı. Böyle bir adalet anlayışı olabilir mi? Vurguncuya, soyguncuya, hırsıza ‘İsteyen, pişman olan geri getirsin’ diye çağrı yapılıyor. İşte Saray adaleti budur.

- Eskiden arada bir ‘Faiz haramdır’ derlerdi. Şimdi onu bile demez oldular. Kâr, faiz ve rant düzenine ilişkin tek bir eleştiri duymadık. Bunun yerine bu vurgunu, bu soygunu meşrulaştırmayı tercih ettiler.

- Cevdet Yılmaz, Meclisteki eleştirilerimize yanıt vereceği yerde bize piyasanın kutsallığı dersi vermeye kalktı. Böylece Saray'ın ve bu düzenin asıl kutsalının ne olduğunu açıkça ortaya koydu. Halka anlatılan bütün o kutsallık hikayelerinin gelip bağlandığı gerçek kutsalın piyasa olduğunu, bütün o kutsalların aslında piyasanın bayrağı altında toplandığını bir kez daha gördük.

- Asrın soygununun halkta yarattığı tepkiyi, uğradıkları siyasi itibar kaybını ve sermayenin dökülen pullarını toparlamak için alelacele bir yasa gündeme getirdiler. Şimdi de yanlışını görmüş, adalet dağıtan masumlar rolüne soyunuyorlar.

- Devlet gücünü arkasına alarak halkın karşısına çıkmaktan, tehditler savurmaktan çekinmeyenler bütün bu yüzsüzlüğe, iki yüzlülüğe rağmen bir şeyi başaramadı. Çünkü takke düştü, kel göründü. Artık saklayamıyorlar. Suçüstü yakalandılar.

“Saray oligarşisi en büyük vurgunlardan birinin sembolü olarak anılacak”

Bayhan, “Saray, Saray oligarşisi, vurguncular ve soyguncular; bu fon şebekesinde, fon çetesinde Türkiye tarihinin en büyük soygun ve vurgunlarından birinin sembolü olarak suçüstü yakalandılar. Halkın önünde rezil oldular, rezil olmaya devam edecekler. Bu kez atı alan Üsküdar'ı geçemedi! Bunu size hatırlatmak istiyorum. Bugüne kadar yaptıklarınızın üzerini örttünüz, sorumluları korudunuz, hesabını vermekten kaçtınız. Ama bu kez olmadı” diye konuştu.

“Hayat duruyor ama sömürü çarkları durmuyor”

Bayhan, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve çevre illerde etkili olan aşırı yağışların yol açtığı sel ve su baskınlarını da değerlendirdi. Yaşanan yıkımın yalnızca yoğun yağışlarla açıklanamayacağını belirten Bayhan, rant odaklı kentleşme politikaları, altyapı sorunları ve işçilerin afet koşullarında çalışmaya devam etmek zorunda bırakılmasını eleştirdi.

Esenyurt'tan Başakşehir'e, Kâğıthane'den Küçükçekmece'ye, Tekirdağ'dan Kocaeli'ye kadar geniş bir bölgede su baskınlarının yaşandığını belirten Bayhan, özellikle işçi havzalarının ve yoksul emekçi mahallelerinin felaketten etkilendiğini söyledi.

“Okullar tatil ama üretime devam”

Bayhan, valiliklerin zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması yönünde uyarılar yaptığını, okulların tatil edildiğini ve bazı kamu hizmetlerinin durdurulduğunu hatırlatarak “Bugün İstanbul'da hayat durdu diyorlar. Valilik açıklama yapıyor, okulları tatil ediyor. Halka mecbur kalmadıkça sokağa çıkmayın çağrısı yapılıyor. Ama fabrikalarda, depolarda, şantiyelerde çalışan işçiler, kuryeler, set emekçileri çalışmaya devam ediyor. Peki kimin için hayat durmuyor? Ölüm tuzaklarıyla dolu sokaklara çıkmaya kim mecbur bırakılıyor? Bu kentleri emeğiyle, alın teriyle var eden işçiler ve emekçiler” ifadelerini kullandı.

“Ford Otosan'da işçiler elektrik kaçağı riskine rağmen çalıştırıldı”

Bayhan, “Ford Otosan fabrikasının içini su bastı. İşçiler elektrik kaçağı riskine dikkat çektiler, üretimin durdurulmasını, idari izin verilmesini istediler. Ama bantlar durmadı, onların sesini duyan olmadı” diye konuştu. Kocaeli'deki Özka Lastik fabrikasına da değinen Bayhan, işçilerden gelen bilgilere göre gece vardiyasında fabrikanın bir bölümünün çatısının çöktüğünü ve bazı bölümlerin su altında kaldığını aktardı. Bayhan, “Bunlar elimize ulaşan, en çok öne çıkan örnekler. Oysa organize sanayi bölgelerinde, fabrikalarda ve işyerlerinde çok daha yaygın sorunlar yaşandığına tanık oluyoruz” dedi.

Bayhan, taleplerini şöyle sıraladı: “Sel ve taşkın riski bulunan kentlerde tehlikeli üretim faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. Çalışanların güvenliği sağlanmalı, işçiler hiçbir ücret kaybına uğratılmadan idari izinli sayılmalıdır. Güvenli ulaşım ve tahliye planları zorunlu hale getirilmelidir. İşyerlerindeki elektrik sistemleri, çatıların güvenliği ve çalışma alanları derhal denetlenmeli, bu denetimler sistematik hale getirilmelidir.

“Bir yanda Saray'ın ve sermayenin, diğer yanda emekçilerin Türkiye'si var”

Yaşanan bütün gelişmelerin Türkiye'deki sınıfsal ayrışmayı ortaya koyduğunu belirten Bayhan, ülkede birbirinden farklı yaşam ve çalışma koşullarına sahip iki Türkiye bulunduğunu söyledi. Halk TV'ye kayyım atanması, fon vurgunu iddiaları, uluslararası anlaşmalar, sel felaketleri ve fabrikalardaki çalışma koşullarının aynı siyasi ve ekonomik düzenin farklı sonuçları olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bayhan, “Bütün bunlar bize iki Türkiye gerçeğini gösteriyor. Bir yanda Saray'ın ve sermayenin Türkiye'si var. Bizim yaptığımız bütün toplantılarda, işçi ve emekçi buluşmalarında en çok karşılaştığımız soru şu oluyor: Biz bu işi nasıl değiştireceğiz? Bu ülke Saray düzeninden ve Saray oligarşisinin sömürü ve baskısından ancak genel bir eylem ve genel bir direniş hattında yürütülecek mücadeleyle kurtulabilir” diye konuştu.

(Politika Servisi)

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
15.10.2026 09:43

Schengen vizesinde bekleme listesi dönemi: Kimler hangi listede olacak?

Fransa vizesi başvurularında yeni dönem başladı. Başvuru sahipleri, önceki Schengen vizesi geçmişlerine göre iki ayrı bekleme listesine ayrılacak; randevu tahsis edilenlerin üç gün içinde hizmet bedelini ödemesi gerekecek.

Schengen vizesinde bekleme listesi dönemi: Kimler hangi listede olacak?

Fotoğraf: Pixabay

15.10.2026 15:34

DEM Partili Nejla Demir'den soru önergesi: Ankara Üniversitesi’ndeki Sayıştay usulsüzlükleri ve KHK ihraçları Meclis gündeminde

DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, Ankara Üniversitesi'nin Sayıştay raporlarındaki usulsüzlükleri, döner sermaye zararını ve KHK ihraçlarını TBMM gündemine taşıyarak 17 soru yöneltti.

DEM Partili Nejla Demir'den soru önergesi: Ankara Üniversitesi’ndeki Sayıştay usulsüzlükleri ve KHK ihraçları Meclis gündeminde
15.10.2026 12:28

Fransa'dan ABD-Rusya dizel anlaşmasına ilişkin açıklama: 'Birkaç on bin varil, hiçbir şeyi değiştirmeyecek'

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ile dizel tedariki konusunda anlaşarak yaptırımları geçici olarak askıya aldıklarını açıklamasına ilişkin, “Birkaç on bin varil hiçbir şeyi değiştirmeyecek” dedi.

Fransa'dan ABD-Rusya dizel anlaşmasına ilişkin açıklama: “Birkaç on bin varil, hiçbir şeyi değiştirmeyecek”

Fotoğraf: Thomas Bresson/Wikimedia Commons CC BY 4.0

15.10.2026 13:28

Dünya 2030 orman hedefinden uzaklaşıyor: İzlanda büyüklüğünde ormanlık alan kaybedildi

Forest Declaration Assessment raporuna göre dünya, 2030 ormansızlaşmayı bitirme hedefinden uzaklaşıyor. 2025'te 7 milyon hektar orman yok olurken, hedefler tutturulmadığı için İzlanda büyüklüğündeki 10,7 milyon hektar orman alanı kaybedildi.

Dünya 2030 orman hedefinden uzaklaşıyor: İzlanda büyüklüğünde ormanlık alan kaybedildi

Fotoğraf: Vladimir Srajber/Pexels

15.10.2026 11:08

Sırbistan'dan Hırvatistan'a seçim müdahalesi protestosu

Sırbistan, iç siyasi gelişmelere ve seçim kampanyasına müdahale ettiği gerekçesiyle Hırvatistan’a protesto notası gönderdi. 25 Ekim’de yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç de Zagreb yönetimini seçim sürecine müdahale etmekle suçladı.

Sırbistan'dan Hırvatistan'a seçim müdahalesi protestosu

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!