Halk TV'ye kayyım atanmasına siyasetçiler ve kurumlardan tepki: İfade özgürlüğüne ağır bir darbe
Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösteren basın meslek örgütleri, siyasetçi ve hak savunucuları kayyım kararının halkın haber alma ve ifade özgürlüğüne darbe olduğunu belirterek kararın geri alınması çağrısı yaptı.
Fotoğraf: ANKA
Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösteren basın meslek örgütleri, siyasetciler ve hak savunucuları kayyımın halkın haber alma özgürlüğüne darbe olduğunu vurgulayarak, kararın kabul edilemez olduğunu belirtti.
Türkiye Gazeteciler Sendikası: Bu zorbalığı kabul etmiyoruz
Türkiye Gazeteciler Sendikası, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, "Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz. Basın hürdür, sansür edilemez" açıklamasını yaptı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Halk TV'ye kayyum atandı. Son yıllarda siyasi iktidarın her sorunu aşmak için kullandığı hukuksuzluk, bugün bir kez daha basın özgürlüğünü vurdu. Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz. Basın hürdür, sansür edilemez."
ÇGD: Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Halk TV'ye kayyım atanmasına, "Halk TV'ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez" ifadeleriyle tepki gösterdi.
ÇGD'nin X hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:
"Halk TV'ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez. Bundan tam bir yıl önce TELE1'e kayyum atanmış, basın tarihimize kara bir leke olarak geçmişti. Bugün ise Halk TV'ye yönelik bu kararla Türkiye’de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Halk TV çalışanlarının, meslektaşlarımızın yanındayız. Demokrasi, özgür basın ve halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz!"
DİSK Basın-İş: Basın özgürlüğünü hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir
DİSK Basın-İş'ten Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin yapılan açıklamada, "Halk TV'ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir" ifadeleri kullanıldı.
DİSK Basın-İş'in X hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:
"Halk TV'ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir. Geçtiğimiz yıl TELE1'e yapılan uygulama, bugün Halk TV'de yinelenmektedir. Bu durum, Türkiye’de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış; mutfağından ekran önüne yüzlerce basın emekçisinin alın terini, işini ve geleceğini de doğrudan hedef almıştır. Yüzlerce meslektaşımızın ve Halk TV emekçilerinin yanındayız. Tüm kamuoyunu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkmaya davet ediyoruz."
İstanbul Barosu: Kanalın yayınının durdurulup kayyum atanması hukuk devleti normuna aykırıdır
İstanbul Barosu, Halk TV'ye yönelik gerçekleştirilen şafak operasyonu, binasının ablukaya alınması, kanalın yayınının durdurulup kayyum atanması hukuk devleti normuna açıkça aykırı olduğunu belirterek, " Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz" açıklamasını yaptı.
İstanbul Barosu, Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. Baro'nun resmi X hesabından yapılan, "Halk TV'ye yönelik müdahale, anayasal güvencelerin ihlalidir" başlıklı paylaşımda şunlar kaydedildi:
"14 Ekim 2026 sabahı, Halk TV'ye yönelik gerçekleştirilen şafak operasyonu, binasının ablukaya alınması, kanalın yayınının durdurulup kayyum atanması hukuk devleti normuna açıkça aykırıdır. Anayasanın 13. maddesinin hak ve özgürlüklere ilişkin öngördüğü güvenceler hiçe sayılarak düzenlenen şafak operasyonu, hukukun üstünlüğünü ihlalin başlıca aracı olagelmiştir. Bu müdahale ile Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğü, 48. maddesindeki çalışma ve sözleşme özgürlüğü, 49. Maddesindeki çalışma hakkı ve 35. maddesindeki mülkiyet hakkı ihlal edilmektedir.
Bir medya kuruluşunun faaliyetlerinin durdurulması ve yönetimine el konulması, yalnızca ilgili kuruluşun haklarını değil, toplumun haber alma özgürlüğünü ve demokratik kamusal tartışma ortamını da etkiler. Basın özgürlüğü, yalnızca haberin yayımlanmasını değil, basın kuruluşlarının herhangi bir baskı altında kalmaksızın faaliyet gösterebilmesini de kapsar. Bağımsız idari otoriteler hukuk devletinin yıkımına giden bu yolun ortağı olmamalıdır. TMSF Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının korunmasında denetim yükümlülüklerine sahip bir kurumdur ve mülkiyet gaspına alet olmamalıdır. Anayasal bir kurum olan RTÜK devre dışı kalmış ve basın özgürlüğünün güvencelenmesinde işlevsizleştirilmiştir.
Zamanlama olarak, Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapmasının beklendiği gün yaşanan bu gelişmeler, zamanlaması ve sonuçları bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Savunmanın sesinin duyulmasının beklendiği bir günde basının polis ablukasına alınması, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.
Hukukun üstünlüğünü savunmak ve insan haklarını korumakla yükümlü İstanbul Barosu, Halk TV'ye yönelik bu hukuk dışı operasyonu yakından izlemektedir. İlgili makamları hukuka aykırı ve konusu suç teşkil eden emirler vermekten kaçınmaya; Anayasa’nın 137. maddesi uyarınca, kamu görevlilerini anayasal sorumluluklarına uygun davranarak bu emirleri yerine getirmemeye çağırıyoruz. Halk TV'ye yönelik hukuka aykırı müdahalelere derhal son verilmeli, yayın yeniden başlatılmalı ve TMSF'nin el koyma kararı geri çekilmelidir. Her yerde, her zaman, herkes için hukuk."
Kültür Sanat Sen: Gerçeğin sesi karanlığa teslim olmayacak
Kültür Sanat-Sen'den, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin yapılan açıklamada, müdahalenin basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına "darbe" olduğu savunuldu.
Kültür Sanat Sen'in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Demokrasinin, çoğulculuğun ve halkın haber alma hakkının en temel güvencelerinden biri olan basın özgürlüğü, bugün bir kez daha ağır bir kuşatma altındadır. Halk TV'ye kayyım atanması girişimleri ve hukuku hiçe sayan bu müdahaleler, yalnızca bir televizyon kanalına değil; halkın gerçekleri öğrenme hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne vurulan açık bir darbedir.
Kültür Sanat-Sen olarak çok iyi biliyoruz ki; sanat da basın da susturulamaz, prangalanamaz! Medyaya ve kültürel alanlara kayyım zihniyetiyle müdahale edenler, toplumsal eleştiriyi ve muhalefeti ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Ancak bu baskılar, emeğin, sanatın ve özgür basın mücadelesinin sesini asla kısamayacaktır. Basın ve ifade özgürlüğü demokratik bir haktır, gasbedilemez. Halkın haber alma hakkı karartılamaz, susturulamaz. Kayyım politikaları derhal son bulmalıdır.
Kültür Sanat-Sen Genel Merkezi olarak; halkın haber alma hakkını savunan tüm basın emekçilerinin, gazetecilerin ve Halk TV çalışanlarının yanında omuz omuza durduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Mücadelemiz sürüyor, gerçeğin sesi karanlığa teslim olmayacak."
Ankara Barosu Başkanı Şimşek Çağlayan: Basın özgürlüğünün geleceği bakımından son derece kaygı vericidir
Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, "Türkiye Cumhuriyeti gibi bir hukuk devletinde soruşturma yetkisinin anayasal hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak şekilde kullanılması, basın özgürlüğünün geleceği bakımından son derece kaygı vericidir" dedi.
Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Bu sabah Halk TV’ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı haberleriyle güne başladık. Ceza soruşturmaları gerekçe gösterilerek Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından birinin yayın faaliyetlerini ve editoryal bağımsızlığını doğrudan etkileyebilecek tedbirlere başvurulması, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkının da güvencesidir. Bu nedenle ceza soruşturmaları kapsamında başvurulan tedbirlerde ölçülülük ilkesinin gözetilmemesi, demokratik toplum düzeninin dayandığı dengeyi sarsar. Türkiye Cumhuriyeti gibi bir hukuk devletinde soruşturma yetkisinin anayasal hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak şekilde kullanılması, basın özgürlüğünün geleceği bakımından son derece kaygı vericidir."
BTS İzmir Şube Başkanı Akyol: Halk TV’ye kayyım atanması demokrasiye müdahaledir
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Halk TV’ye yönelik müdahalenin yalnızca bir televizyon kanalına yönelik olmadığını belirten Akyol, bunun basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve demokratik toplumun temel değerleri açısından ciddi bir gelişme olduğunu ifade etti.
Açıklamada, “Halk TV’ye baskın, demokrasiye müdahaledir! Basın özgürlüğü susturulamaz, halkın haber alma hakkı engellenemez!” denildi.
Demokrasinin temel koşullarından birinin iktidarın eleştirilebilmesi ve gerçeklerin özgürce kamuoyuna aktarılabilmesi olduğunu vurgulayan Akyol, bir medya kuruluşunun yayınlarının durdurulmasının ve yönetimine kayyım atanmasının ifade özgürlüğü ve basın üzerindeki baskılara ilişkin kaygıları artırdığını belirtti. Açıklamada, TELE 1’e yönelik uygulamalar da hatırlatılarak kanalın kayyım atanmasının ardından haber kanalı niteliğini kaybederek belgesel ve magazin kanalına dönüştürüldüğü, böylece halkın haber alma özgürlüğünün engellendiği ifade edildi.
Açıklamasında taleplerini de sıralayan Akyol, Halk TV’ye yönelik müdahalenin ve yayınların durdurulmasının hukuki dayanaklarının şeffaf biçimde açıklanmasını, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını güvence altına alacak adımlar atılmasını istedi. Fon vurgunu ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin iddiaların ayrım gözetilmeksizin araştırılması, sorumluların hesap vermesi ve kayyım uygulamalarına son verilmesi çağrısında bulundu.
Akyol, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Halk TV susturulamaz. Basın özgürlüğü engellenemez. Halkın haber alma hakkı gasbedilemez. Emek, demokrasi ve barış mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz”.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları: "Kararı derhal geri çekin"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki göstererek, kararı muhalif medyayı susturmaya yönelik siyasi müdahale olarak nitelendirdi ve basın özgürlüğüne yönelik baskıların sona erdirilmesini istedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"Şafak vakti operasyonu ile Halk TV’ye kayyım atanması, muhalif medyayı susturmaya yönelik açık bir siyasi müdahaledir. Basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve toplumun çoğulcu sesine vurulmuş ağır bir darbedir. Gazetecileri tutuklayan, internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren, muhalif kanallara kayyım atayan bu anlayış Türkiye’yi büyük bir karanlığa sürüklüyor. Halka dayattığınız baskı kabul edilemez. Hakikat kayyımla yok edilemez. Kararı derhal geri çekin, basına ve basın emekçilerine yönelik baskılara son verin. Kayyıma karşı Halk TV’nin ve basın emekçilerinin sonuna kadar yanındayız. Halk TV’ye, basın emekçilerine ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmak, özgür bir Türkiye’ye sahip çıkmaktır."
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: "Bu antidemokratik ve hukuksuz uygulamalara derhal son verilmelidir
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Halk TV’ye kayyım atanmasını kınayarak, kararın basın, düşünce ve ifade özgürlüğüne müdahale olduğunu belirtti. Bakırhan, “Muhalif basın kurumlarına yönelik devreye konulan bu antidemokratik ve hukuksuz uygulamalara derhal son verilmelidir” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"Halkın seçme ve seçilme hakkına kayyım atayan anlayış, şimdi de halkın haber alma hakkına aynı yöntemle müdahale ediyor. Muhalif medyanın önde gelen mecralarıdan biri olan Halk TV’ye kayyım atanmasını en sert biçimde kınıyoruz. Bu karar; basın özgürlüğüne, düşünce ve ifade özgürlüğüne dönük açık bir müdahaledir. Demokratik toplumun en temel ilkelerinden biri olan halkın haber alma hakkı engellenemez. Muhalif basın kurumlarına yönelik devreye konulan bu antidemokratik ve hukuksuz uygulamalara derhal son verilmelidir. Baskıya uğrayan tüm basın kurumlarının ve emekçilerinin yanında olacağız."
EMEP Genel başkanı Seyit Aslan: iktidar parçası olduğu suçları halkın gözünden kaçırmaya çalışıyor
Emek Partesi Genel Başkanı Seyit Aslan Halk TV’ye kayyım atanmasıyal ilgili yaptığı açıklamada; “Bu saldırılarla iktidar parçası olduğu suçları halkın gözünden kaçırmaya çalışırken demokrasi, özgürlük ve adalet isteyen emekçileri de zapturapt altına almak istemektedir” dedi.
Seyit Aslan’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle;
“Bu sabaha ülkeyi soluksuz bırakıp teslim almaya heveslenen Saray rejiminin yeni bir saldırısı ile uyandık.
Telaşla fon vurgununun üzerini örtmeye çalışan Saray rejimi İBB başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapacağı günün sabahında bu kez Halk TV'ye kayyım operasyonu düzenledi.
Fon vurguncularının açığa çıkarılmasını isteyen gazetecileri tutuklayan, Tele 1'e kayyım atayan, T24'ü kapatan, Evrensel'in de aralarında bulunduğu pek çok basın kurumunun sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren Saray rejimi basın özgürlüğünü boğduğu gibi halkın haber alma hakkını da gasbetmektedir.
Bu saldırılarla iktidar parçası olduğu suçları halkın gözünden kaçırmaya çalışırken demokrasi, özgürlük ve adalet isteyen emekçileri de zapturapt altına almak istemektedir.”
Erkan Baş: Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki göstererek, "Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız" dedi.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı. Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor. Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız."
DEM Partili Koca: Tüm kamuoyunu halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya davet ediyorum
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin, "Saray rejimi medyaya 'ya benimsin ya kara toprağın' demektedir. Halk TV’nin ve basın özgürlüğünün yanındayız. Tüm kamuoyunu halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya davet ediyorum" dedi.
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Saray rejimi darbe pratikleriyle faşizme doğru yol almaya devam ediyor. Şafak operasyonu ile Halk TV’ye kayyım atanması halkın haber alma hakkını hedef alan zaten kırıntısı kalan basın özgürlüğüne yapılmış bir darbedir. Saray rejimi medyaya 'ya benimsin ya kara toprağın' demektedir. Halk TV’nin ve basın özgürlüğünün yanındayız. Tüm kamuoyunu halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya davet ediyorum."
Mansur Yavaş: Basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: 'Basın hürdür, sansür edilemez.' Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır. En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir."
Yeni Partili Emir: "Halk TV emekçilerinin, gerçeğin ve doğru haberciliğin yanındayız"
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin, "Ekranı gasp ederek ülkeyi açık hava hapishanesine çevirebilirsiniz ama bu halkın size karşı olan düşüncelerini değiştiremezsiniz" dedi.
YeniParti Grup Başkanvekili Murat Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Şafak vakti Halk TV'ye kayyım atayarak ve polislerle basarak yapılan şey milyonların gözünü bağlayıp suçu gizleme operasyonudur. Ekranı gasp ederek ülkeyi açık hava hapishanesine çevirebilirsiniz ama bu halkın size karşı olan düşüncelerini değiştiremezsiniz. Bizler, aylardır hedef gösterilen Halk TV emekçilerinin, gerçeğin ve doğru haberciliğin yanındayız.
Yeni Partili Çakırözer: Basın emekçilerinin ve milyonların haber alma hakkının yanındayız
Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, "Halk TV’nin, orada çalışan basın emekçilerinin ve milyonların haber alma hakkının yanındayız" dedi.
Utku Çakırözer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Gerçeklerden korkan AK Parti iktidarı, çareyi baskıda ve polis gücünde arıyor. Gazetecileri tutukladılar, ev hapsine aldılar, ekranları ve sosyal medya hesaplarını kararttılar. Şimdi de şafak vakti Halk TV’nin kapısına polisi dayamışlar. Fon vurgunu konuşulmasın, Ekrem İmamoğlu’nun savunması duyulmasın, millet gerçeklerden habersiz kalsın diye her türlü hukuksuzluğu yapıyorlar. Halk TV’nin, orada çalışan basın emekçilerinin ve milyonların haber alma hakkının yanındayız" ifadelerini kullandı.
TKP Genel Sekteri Okuyan: "Halk TV'ye patronu nedeniyle el konmadığını herkes biliyor"
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstererek, "Halk TV’ye patronu nedeniyle el konmadığını herkes biliyor" dedi.
Türkiye Komünist Partisi Genel Sekteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"Halk TV’ye patronu nedeniyle el konmadığını herkes biliyor. Defalarca yayın yasağı getirilen, çalışanları tutuklanan bir kanaldan söz ediyoruz. İktidar dertliydi, Kılıçdaroğlu dertliydi. Partimize patron kararıyla boykot uygulanıyordu ama biz hiç dertlenmedik. 'Kanalın tercihidir' dedik geçtik. İktidar ise her konuda kendi tercihini dayatıyor. CHP’yi aldı, bir sürü belediyeyi aldı, en son İzmir’i aldı. Bir medya imparatorluğu kurdu, dışında kalan 2-3 kuruma da el koydu. Tele1 ve şimdi Halk TV. Nasıl bir dağılma ve nasıl bir korkuymuş bu. Bu koşullarda 'ama patronu…' diye söze başlayanları patronsuz Türkiye mücadelesine bekleriz."
(Haber Merkezi)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et