Fatmanur Çelik ve Hifa İkra için adalet arayışı sürüyor: İstismar davasının karar duruşması yarın
Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra'nın istismar davasının karar duruşması yarın görülürken, avukatlar ve kadınlar adalet arayışını sürdürüyor.
Fotoğraf: Sıla Altun/Evrensel
Sıla Altun
[email protected]
Kızı Hifa İkra’nın Kuran’a Hizmet Vakfıyla ilişkili olduğu iddia edilen Ayhan Şengüler tarafından istismar edilmesine karşı adalet mücadelesi yürüten Fatmanur Çelik ve kızı istismar davasından yalnızca iki ay önce Zeytinburnu sahilinde şüpheli şekilde ölü bulunmuştu. Çelik’in ve kızının hayatını kaybetmesi kadınlar ve kamuoyu tarafından öfkeyle karşılanmış ve 5 Mayıs günü Hifa İkra’nın istismar edilmesi üzerine görülen duruşmaya da kadınlar çağrı yapmıştı. Ayhan Şengüler’in istismardan yargılandığı bu davanın karar duruşması ise 14 Ekim Çarşamba günü saat 10.00’da İstanbul 2. Ağız Ceza Mahkemesinde görülecek.
Duruşma öncesi konuştuğumuz, Fatmanur Çelik ve Hifa’nın avukatı, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneğinden Av. Serenay Yaman yargılama sürecini, gerçekleşen ihmalleri hatırlatırken bir yandan da Fatmanur ve Hifa’nın şüpheli şekilde ölü bulunmasına ilişkin soruşturmanın gizli yürütüldüğünü ve yedi aydır soruşturmanın ne aşamada olduğunun ise bilinmediğini aktardı.
Bir yargılama garabeti
Ayhan Şengüler’in yargılanması başladıktan itibaren çeşitli hak ihlalleri Fatmanur Çelik ve avukatları tarafından gündeme getirilmişti. Av. Yaman, yargılama sürecinde Hifa İkra’nın yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekti. Mahkeme başkanının çocuğun davranışlarını ve mimiklerini görmek gerekçesiyle Hifa’yı mahkeme salonunda dinlemek istediğini öğrendiklerini belirten Av. Yaman, “Çocuk küçük yaşta olduğundan CMK m. 236 uyarınca adli görüşme odasında dinlenmesini talep ettik. Duruşma öncesinde mahkeme kalemiyle AGO'nun hazır edilmesi için görüşmeye gittiğimizde kalem tarafından mahkeme başkanının cinsel istismar dosyalarında mağduru mahkeme duruşma salonunda dinlediği ve bu duruşmayı da bu şekilde gerçekleştireceği tarafımıza iletildi. Bu duruma itiraz ettik, mahkeme başkanıyla görüşmek istedik, başkanın koruması olduğunu öğrendiğimiz kişi tarafından bizlere başkanın avukatlarla görüşme yapmadığı söylendi” dedi.
Av. Yaman, mahkeme başkanının Hifa İkra dinlenirken sanık Ayhan Şengüler’i salondan çıkarttığını ancak çocuğun birçok kişinin ortasında yaşadığı istismarı yeniden anlatmak zorunda kaldığını söyledi: "Çocuk hukuka aykırı bir şekilde, çocuğun üstün yararı ilkesi hiçe sayılarak mahkeme salonunda onlarca kişinin içinde dinlendi.” Kanun uyarınca çocuğun ifadesi alınırken bir uzmanın orada bulunması ve çocuğun örselenmemesi için soruları çocuğa uzmanın yöneltmesi gerektiğini belirten Av. Yaman, “Mahkeme usule aykırı şekilde uzman yerine geçip çocuğa sorular yöneltti. Doğrudan çocuğu yargılar gibi davrandılar. Olayın detaylarına ilişkin üst üste ve tekrarlı sorular soruldu. Çocuğun duruşmadan sonra günlerce yataktan çıkmadığı ve ağladığı müvekkil tarafından dile getirildi" dedi.
Av. Yaman, tüm bunlara rağmen sanığın o duruşmada da tutuklanmadığını belirtti:
“Dava konusu olaya ilişkin soruşturma aşamasında başta takipsizlik kararı veriliyor. Sonra hak savunucuları itiraz ediyor, iddianame düzenleniyor ve dava açılıyor. Bundan sonraki süreçte yaşananlar, sanki hukukun üzerinde bir dokunulmazlık varmış izlenimi yaratıyor. Hiç kimse hukukun üstünde değildir, hiçbir süreç de hesap sorulamaz olmamalıdır.”
Mahkemenin bu keyfi yargılaması karşısında HSK'ya şikayette bulunduklarını da söyleyen Av. Yaman, şikayetin de reddedildiğini, hakim hakkında hiçbir soruşturma yürütülmediğini belirtti.
Bu doğal bir ölüm değil
Duruşmalar devam ederken Fatmanur Çelik’in sanık tutuksuz yargılandığı için adalet nöbetine başlamak istediğini belirten Av. Yaman, “Fatma Nur kendi iradesiyle adalet nöbeti tutmaya karar verdi. Yaşadıklarını duyurabilmek için, kızının sesi olmak için her gün adliyeye gitti” ifadelerini kullandı.
Fatmanur Çelik ve Hifa’nın ölümü gerçekleşmeden önce Çelik’in kendisini güvende hissetmediğini söyleyen Av. Yaman, Hifa’nın ve Fatmanur’un ölümüne ilişkin soruşturma dosyasının mart ayından itibaren açık olduğunu ve soruşturmanın gizli yürütüldüğünü aktardı, Av. Yaman, “Biz dernek olarak katılma talebinde bulunduk ama savcılık tarafından talebimiz reddedildi. Dosyada gizlilik kararı olduğu için ne gibi işlemler yapıldığını, hangi aşamada olduğunu bilmiyoruz. Soruşturma tamamlanmadan ölümün nasıl gerçekleştiğine dair kesin bilgiye ulaşmamız mümkün değil. Ancak bunun doğal bir ölüm olmadığını biliyoruz, ihmaller araştırılmalı"” dedi.
İstismar sanığı değil avukatlar ve mağdurlar sorgulanıyor
Av. Yaman, “Büyük ihmaller var. Bunların soruşturulması gerekiyor ancak soruşturulmuyor. Tam tersine, hak arayan avukatlar soruşturuluyor. ‘Neden bunları sorguluyorsunuz, neden üzerilerine gidiyorsunuz?’ diye biz sorgulanıyoruz. Geçmişte Hifa mahkeme salonunda sorgulanıyordu. Şimdi de müvekkillerimizden sonra sıranın bize geldiğini görüyoruz” dedi.
Fatmanur Çelik ve Hifa İkra’nın ölümüne ilişkin soruşturmanın gizliliğine ilişkin ise Av. Yaman, “Soruşturma hangi aşamada? Bu alanda çalışan bir dernek olarak Katılma talebimizin reddedilme gerekçesi nedir? Devam eden ceza yargılamasında sanığın tutuklu olmaması meselesi, dosyadaki deliller ve ilgili hukuki koşullar çerçvesinde değerlendirilmiş midir? Bu soruları yöneltmek herhangi bir kişi hakkında peşinen suç isnadında bulunmak değildir. Bunlar yaşananların aydınlatılmasını isteyen kamuoyunun cevap aradığı sorulardır” ifadelerini kullandı.
Fatmanur Çelik ve Hifa İkra hayattayken görevinin onların haklarını savunmak olduğunu belirten Av. Yaman, bugün de yaşananların aydınlatılması ve adalet arayışlarının karşılıksız kalmaması için mücadele ettiğini söyledi. Yaman, “Şu an aramızda değiller ancak bu, hayatlarına ve haklarında yürütülen hukuki süreçlere ilişkin soruların unutulması anlamına gelmiyor” dedi.
Dernek başkanına ‘dezenformasyon’ davası
Kurana Hizmet Vakfı ile ilişkisi olduğu iddia edilen Ayhan Şengüler tarafından kızının istismar edilmesine karşı adalet mücadelesi veren Fatmanur Çelik ve kızının ölümünün ardından Aile Bakanlığının şikayeti üzerine Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlaması ile soruşturma açılmıştı. Geçtiğimiz hafta Tozbey hakkında hazırlanan iddianame kabul edilmişti ve hemen ertesi güne duruşma tarihi verilmişti.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et