Suriye’de dikiş tutmayan ‘düzen’
Cihatçı kimliğini unutturmaya çalışan HTŞ yönetimi, sınıfsal öfkeyle, etnik ve mezhepsel saldırıların doğurduğu gerilimle ve geçmişte aynı mevziyi paylaştığı diğer cihatçı çetelerin yarattığı çok cepheli bir dirençle yüz yüze.
Fotoğraf: AA
Dicle Sezen Öz
[email protected]
Suriye’de Esad’ın koltuğuna cihatçı HTŞ Lideri Ebu Muhammed el Colani ve kadrolarının oturtulmasının üzerinden iki yıl geçmeye yaklaşırken, parlatılmaya çalışılan ‘istikrarlı Suriye’ maskesinin altındaki kırılgan faylar kendini gösteriyor. Kravat takıp cihatçı kimliğini unutturmaya çalışan HTŞ yönetimi, sınıfsal öfkeyle, etnik ve mezhepsel saldırıların doğurduğu gerilimle ve geçmişte aynı mevziyi paylaştığı diğer cihatçı çetelerin yarattığı çok cepheli bir dirençle yüz yüze.
Sünni Arap kesimin çoğunluğu oluşturduğu ve HTŞ’nin mevzilendiği Halep’te patlak veren artan yaşam maliyetlerine yönelik protestolar, Kürt halkının ana dilinde eğitim talebiyle yükselen eylemleri ve enerji altyapılarına yönelik koordineli görünen saldırılar, ‘yeni Suriye’nin dikiş tutmadığını her geçen gün ortaya koyuyor.
Eylül ayında 207 kişi öldürüldü
Suriye İnsan Hakları Gözlemevinin (SOHR) eylül ayına dair yayımladığı rapora göre, bir ayda ‘iç çatışmalarda’, HTŞ güçleri tarafından vurularak ve işkence edilerek, ‘mezhepsel’ nedenlerle ve sivil cinayetler sonucu 207 kişi öldürüldü. Bunların 45’i HTŞ militanı. Bu tablo Suriye’deki gerilimli atmosferi özetlerken, Colani yönetiminin HTŞ’yi ‘yoldan sapmakla’ suçlayan eski silah arkadaşlarının tepkisi ve 2013’te ayrıldığı IŞİD’den gelen tehditler karşısında kendi kadrolarını da korumadığını gösteriyor.
Hedefteki işçiler ve altyapıya sabotajlar
Saldırıların bedelini ödeyen kesimlerden biri de Aleviler. Türkiye’nin Suriye’den pay kapma hedefini sürdürdüğü ‘yeni Suriye’ düzeninde, Alevilere yönelik saldırılara yenileri ekleniyor. Son olarak Humus’ta özel bir şirketin işçilerini taşıyan servis otobüsüne silahlı saldırıda öldürülen 7 işçinin tamamının Alevi olduğunu açıklandı.
Sokakta halka yönelik saldırılarına devam ederken, altyapı ve enerji koridorlarına yönelik sabotajlar da sürüyor: 21 Eylül’de Halep yakınlarındaki Al-Eis Askeri Tesisinde meydana gelen patlamalar, 20 Eylül’de Deyrizor’daki mühimmat depolarının ‘bilinmeyen bir sebeple’ patlaması, Şam kırsalındaki Tişrin Termik Santralini besleyen ana doğal gaz boru hattına düzenlenen sabotaj…
Saldırıların faili açıklanmasa da tarihsel olarak IŞİD’in Suriye’de doğal gaz altyapılarını hedef aldığı biliniyor. Son birkaç haftadır ‘IŞİD hücrelerine’ yönelik operasyonlar da dikkat çekiyor.
İç savaşın ilk zamanlarından itibaren CIA, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ın dahil olduğu silah sevkiyat ağı ve Avrupa ülkelerinin havalimanlarından taşınan binlerce ton ağır silah, Esad’ı düşürmek adına Selefi çetelere akıtıldı. AKP iktidarının sınırlarını açmasıyla şekillenen ‘cihat otobanı’ ve Hatay, Antep, Kilis, Urfa hatları, binlerce cihatçı için geçiş koridoruna dönüştü. Kaçak IŞİD petrolüyle savaş ekonomisi yaratıldı. Yıllarca palazlandırılan radikal yapılar, bugün fırsat kollayan uyuyan hücrelere dönüşmüş durumda. HTŞ’nin bu silahlı gücü tasfiye etmesi bir yana, her grubun kendi hakimiyet alanını kurma hamleleri kalıcılaştı.
Halk yürümeye mecbur bırakılıyor
Diğer yandan halk kitleleri ezilmeye devam ediyor. Süveyda’daki ekonomik çöküşü aktaran Enab Baladi’ye konuşan bölge halkı, kışlık erzak hazırlamanın hayal olduğunu anlatıyor. Şehirler arası ulaşım ve taksi ücretlerinin iki katına çıkması, yurttaşları yürümeye mecbur bırakırken, yakıt maliyeti altında ezilen şoför esnafı yolcu bulamaz hale gelerek kontak kapatma noktasına sürükleniyor.
Eti, sütü, meyveyi sofrasından neredeyse tamamen çıkaran Suriye halkı için yeni rejim, derin bir yoksulluk ve sürekli bir ölüm tehdidi dışında bir şey getirmemiş görünüyor. HTŞ yönetiminin kurmaya çalıştığı ‘düzenin’ üzerindeki örtüyü kaldırdığımızda, altından enkaza çevrilmiş, altyapısı çökmüş, sokakları çetelerin insafına terk edilmiş ve halkı açlıkla mücadele eden bir Suriye çıkıyor. Bu noktada şu soru doğuyor: Halk ABD emperyalizmi eliyle getirilen HTŞ tarafından açlığa mahkum edilirken, İsrail, Türkiye ve belirli çetelerin hakimiyet kurmaya çalıştığı Suriye daha ne kadar bu tabloyla karşı karşıya kalacak?
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et