Ücret kiraya, hayat borca: İkitelli'de işçi ailelerin konut çıkmazı
İşçi aileleri, yüksek kiralar karşısında sağlıksız ve kalabalık evlerde yaşam mücadelesi veriyor. Bir evde çocukların hastalanmasından endişe edilirken diğerinde gelirin yarısı kiraya gidiyor.
Ali Reyhan
[email protected]
İkitelli sanayi bölgesinde çalışan işçi aileler için barınma sorunu, yalnızca kira ödemekten ibaret değil. Dar ve kalabalık evler, güneş görmeyen bodrum katları, küf, geçim sıkıntısı ve biriken borçlar, gündelik yaşamın parçası. Üç işçi kadının anlattıkları, ücretleriyle insanca yaşam koşullarını karşılayamayan ailelerin konut sorununu ortaya koyuyor.
Depo işçisi Leyla, eşi ve çocuklarıyla birlikte 1+1 bodrum katındaki bir evde dört kişi yaşıyor. Güneş almayan, küflü evde çocuklarının hastalanmasından endişe ediyor. Ailenin 60 bin lira kredi borcu bulunuyor. Okul alışverişiyle aylık mutfak masraflarını karşılamakta zorlanan Leyla için çocuklarının sağlığına ilişkin kaygılar, geçim derdiyle iç içe geçmiş durumda.
Leyla’nın evinde çocukların yalnızca sağlıklı bir ortamda yaşaması değil, ders çalışabilmesi de sorun. Dört kişinin yaşadığı 1+1 evde çocukların rahatça ders çalışabileceği ayrı bir alan bulunmuyor. Güneş almayan, küflü bodrum katında yaşamaya çalışan aile, bir yandan çocukların sağlığından endişe ederken diğer yandan onların eğitim ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
Dilem ise eşi ve iki çocuğuyla 2+1 evde yaşıyor. Ailenin tek çalışanı olan eşi, aylık 50 bin lira ücret alıyor. Bunun 25 bin lirası kiraya gidiyor. Böylece ücretin yarısı, daha diğer temel ihtiyaçlar karşılanmadan konut giderine ayrılıyor. Biri küçük, diğeri okula giden iki çocuğun ihtiyaçları için geriye kalan parayla geçinmeye çalışan aile, yüksek kira karşısında bütçesini denkleştirmekte zorlanıyor. Sonuç yine kredi kartlarının bitmeyen taksitlerine çıkıyor.

Dilem’in kaygıları da evin duvarlarıyla sınırlı değil. Çocuğunun okulunda yaşanan sorunlardan endişe duyduğunu anlatan Dilem, artık hayatın ve sokakların da yaşanmaz hale geldiğini söylüyor. Barınma, geçim ve çocukların geleceğine ilişkin kaygılar birbirine eklenirken işçi aileler, yalnızca bugünü değil, çocuklarının nasıl bir yaşam süreceğini de düşünmek zorunda kalıyor. Ailesinin geçimini tek başına sağlayan işçiler için bu yük daha da ağırlaşıyor; artan yaşam maliyetleri karşısında hem evin ihtiyaçlarını karşılamak hem de çocuklarına daha iyi koşullar sunmak giderek zorlaşıyor.
Tekstil çalışanl Fatma, eşi, annesi, babası, kayınvalidesi ve okula giden çocuğuyla birlikte altı kişinin yaşadığı 2+1 evde, üç yıldır ailenin tek çalışanı. Eşi hasta olduğu için çalışamıyor; kendisi de sağlık sorunları yaşıyor. Buna rağmen ailenin geçimini tek başına üstlenmek zorunda. Yaklaşık 30 yıllık binada yaşayan Fatma’nın ailesinin borçları da bulunuyor.
Geçimlerini sürdürebilmek için borçlanmak zorunda kalan aile, kamu desteğine ulaşamayınca tefecilerden borç alıyor. Fatma, başvurularına rağmen belediyeden üç yıl içinde yalnızca 5 bin lira yardım alabildiğini anlatıyor. Düzenli gelir güvencesinin bulunmadığı, sağlık sorunlarının da çalışmayı güçleştirdiği koşullarda borç, ailenin yaşamını sürdürebilmesinin bir aracı haline geliyor.

Üç kadının anlattıkları, konut sorununun işçi aileler açısından kira bedeliyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Ücretin önemli bir bölümünün kiraya ayrılması, kalabalık ve sağlıksız konutlarda yaşamayı zorunlu kılması, çocukların ihtiyaçlarını karşılamayı güçleştirmesi ve aileleri borçlandırması, barınma koşullarını doğrudan bir geçim sorununa dönüştürüyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et