Sovyetler mirasının bir günü: Planlı dairelerde kolektif yaşamlar
Sovyet binaları eskilerden bu yana yaşayanların yanı sıra gençler ve yeni nesiller de bu binalarda yaşamaya devam ediyor. Rusya’da yaşayan Eli, YouTube kanalında yayımladığı videoda Sovyet evine dair gündelik yaşamı paylaşıyor.
Sovyetlerden kalma konutlar
Ela Ava
[email protected]
Gri, “eski”, soğuk ve “tek tip” diye Sovyet karşıtı propagandanın yaygınlaştırdığı Sovyet evleri, hâlâ birçok emekçi, öğrenci ailenin barındığı binalar. Milyonlarca insan hâlâ bu bloklarda yaşıyor. Bu bloklar, Sovyetler Birliği’nin konut sorununu çözmeye çalıştığı dönemde inşa edildi. Bazısı neredeyse 100 yaşında.
Onlarca yıl boyunca savaş ve tahribatı, bir yandan artan nüfus nedeniyle Sovyet şehirleri acilen daha fazla yaşam alanına ihtiyaç duyuyordu. Genellikle beş katlı olan bu apartmanlardaki daireler kasıtlı olarak basit, küçük mutfaklar, düşük tavanlar ve kompakt daireler içeriyor. Prefabrik beton paneller, Sovyetler Birliği’nin aynı temel binalarının tekrar tekrar inşa edilmesine izin verdi.
İnşa edildikleri dönemden kendilerine has özelliklerine kadar, her dönem inşa edilen Sovyet binalarının kendine ait bir hikayesi de var. Binalar inşa edildiği döneme göre adlandırılıyor. Stalinka, Kruşçevka, Brejnevka…
Çoğu Sovyet bloku, günümüzün ucuz malzemelerle yapılan modern apartmanlarına kıyasla oldukça kalın dış duvarlara ve sağlam taşıyıcı sistemlere sahip.
Sibirya’dan Doğu Avrupa’ya kadar uzanan coğrafyanın sert kış mevsimine dayanacak şekilde tasarlanmıştı. Kalın duvarlar ve merkezi ısıtma sisteminin mantığı, binaların içini dışarıdaki dondurucu soğuktan koruyor; ısıyı uzun süre muhafaza ediyor. Öngörülen ömürlerini çoktan doldurmuş olmalarına rağmen, doğru bakımı yapılan pek çok bina mühendislik açısından sapasağlam ayakta durmaya devam ediyor.
Kapitalist kentsel dönüşümde ise amaç “Arsadan maksimum kâr elde etmek” olduğundan binalar birbirine çok yakın yapılıyor. Sovyet planlamasında ise binalar toplam arazinin sadece küçük bir kısmını kaplar; geri kalan devasa alanlar bilinçli olarak yeşile ayrılırdı.
Binaların etrafı devasa ıhlamur, huş ve çam ağaçlarıyla çevrelenirdi. Apartman penceresinden bakıldığında beton yerine ağaçlarla dolu bir manzara görmek bu mahallelerin rutin yaşamının bir parçasıydı. Binaların ortasında yer alan geniş avlular, araç trafiğine kapalı güvenli sosyalleşme alanlarıydı. Çocuklar dışarıda güvende oynar, komşular banklarda oturur, ortak alanlar insanları sürekli kolektif yaşamı tartışmaya sevk ederdi.
Her mahalle kendi kendine yetecek şekilde tasarlandı. Okullar, kreşler, klinikler, eczaneler, marketler ve kültürel merkezler, mahallelere baştan düşünerek yapılmıştı.
İşte bu yüzden hâlâ bu binalarda yaşamını sürdürenler o dönemin özlemini yaşıyor. Anastasia, (nastya_abroad) Instagram hesabında Rusya’da Sovyetler döneminden itibaren aynı binada yaşayan anneannesinin hikayelerini paylaşıyor.
Anastasia, 86 yaşındaki Rus anneannesinin kişisel hikayelerinden yola çıkarak, eski neslin neden yoğun bir Sovyetler Birliği (SSCB) özlemi duyduğunu anlatıyor.
Sovyetlerde işçi olan anneanneye tamamen ücretsiz bir daire verilmiş, kendisi bugün hâlâ aynı Sovyet döneminden kalma apartmanda yaşıyor. Anneanne, merkezi belediye altyapısı sayesinde neredeyse ücretsiz ısınma ve sıcak su hizmetinden yararlanmaya devam ediyor. Anneannenin özellikle o dönemin kolektif yaşamı, ‘komşuluk’ ilişkilerini özlemle anlatıyor…
Sovyet binaları eskilerden bu yana yaşayanların yanı sıra gençler ve yeni nesiller de bu binalarda yaşamaya devam ediyor. Rusya’da yaşayan Eli, YouTube kanalında yayımladığı videoda Sovyet evine dair gündelik yaşamı paylaşıyor.
Eli, yayımladığı videoda “Stalin’in yönetimi altında ülke hızla sanayileşmeye başladı ve şehirlere taşınan herkese konut sağlamak gerekiyordu, bu yüzden Stalinkaların toplu inşaatına başlandı” diyor ve binanın içinde ferah girişler ve holler, üç ila dört metre yüksekliğinde tavanlar ve ferah odalardan bahsediyor.
Kruşçovkalar ise, ülkeyi yeniden inşa etmenin gerekli olduğu İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki konut krizine verilen cevaptı. Gri bloklar, konut sıkıntısına hızlı ve ekonomik bir çözüm sunarak ağırlıklı olarak 1950’lerin sonundan 1980’lere kadar hızla inşa edildi. Eli de Kruşçovka’da yaşıyor.
Bazı insanlar, bu gri, çirkin paneller nedeniyle Sovyet sonrası ülkelerin depresif göründüğünü söyleyebilir, ancak bu binalar milyonlarca insan için ev sağladı. “Burada olduğum her gün mutluyum” diyor Eli.
Bugün Sovyet blokları belki de günün ihtiyacını, ferahlığını karşılayacak bir noktada olmayabilir. Ama kapitalizmin inşa ettiği birçok biçimsiz, plansız gökdelenlerden daha işlevsel daha güvenli.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et