Hasta tutsak Fatma Tokmak’ın avukatı: ATK siyasi iradenin istediği raporu veriyor
Ağır sağlık sorunlarına rağmen tahliyesi engellenen hasta mahpus Fatma Tokmak’ın avukatı Eren Keskin, yargılamanın hak ihlalleriyle dolu olduğunu söyledi. TİHV’in "kalamaz" raporuna karşın ATK’nin cezaevinde tutma yönünde karar verdiğini vurguladı.
Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde ağır sağlık sorunlarıyla mücadele eden 16 yıllık mahpus Fatma Tokmak’ın tahliye edilmemesine tepki gösteren avukatı Eren Keskin, "ATK resmi bilirkişi olarak siyasal iradenin istediği tarzda raporlar veriyor. Fatma’nın davası daha ilk gözaltı sürecinden bu yana ağır ihlallerle dolu" dedi.
İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 2025 yılı verilerine göre cezaevlerinde 335’i ağır olmak üzere toplam bin 412 hasta tutuklu bulunuyor. Bu isimlerden biri olan 52 yaşındaki Fatma Tokmak, ağır kalp yetmezliği, astım ve hipertansiyon gibi hayati risk taşıyan hastalıklarına rağmen tahliye edilmiyor. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) "cezaevinde kalamaz" tespitine karşın Adli Tıp Kurumu (ATK), Tokmak hakkında iki kez "cezaevinde kalabilir" raporu verdi.
Fatma Tokmak’ın avukatı Eren Keskin, müvekkilinin yargılama sürecinde ve cezaevi koşullarında maruz kaldığı ihlalleri anlattı.
24 günlük gözaltı ve bebeğe işkence
Fatma Tokmak’ın 1996 yılında Kocaeli’nde misafirliğe gittiği evde 2,5 yaşındaki bebeğiyle gözaltına alındığını hatırlatan Keskin, yasal sınırların aşılarak 24 gün boyunca gözaltında tutulduğunu belirtti. Keskin, o dönem yaşananları şu sözlerle aktardı:
"Çok yoğun işkenceye maruz kaldı. O tarihte bu durum ABD Kongresi’nde dahi 'çocuğa işkence' başlığıyla yankı buldu. 2,5 yaşındaki bebeği Azad’ın elinde, kolunda ve sırtında sigara söndürüldüğü TİHV raporlarıyla belgelendi. Ardından Fatma tutuklandı, bebeği ise ailesine verilmek yerine Çocuk Esirgeme Kurumu’na gönderildi. Azad’ı alıp cezaevinde annesine teslim edebilmek için 1,5 ay mücadele ettik."
Anadilinde savunma hakkı 3 yıl engellendi
Gözaltına alındığında Türkçe bilmeyen Tokmak’ın okuma yazması olmadığı için parmak bastırılarak ifadesinin alındığını aktaran Keskin, anadilinde savunma hakkının yıllarca engellendiğini ifade etti:
"Cezaevinde sonradan Türkçe öğrendi. Davanın açılmasından ancak 3 yıl sonra mahkemeye Kürt Enstitüsü’nden bir çevirmeni kabul ettirebildik ve ilk kez ifadesini tam olarak verebildi. Bu dava sadece bir hasta mahpus meselesi değil; ilk andan itibaren zincirleme hak ihlalleriyle örülmüş bir süreçtir."
Hastalık ilerledi, ATK raporunu değiştirdi
"Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçlamasıyla müebbet hapis cezası alan Tokmak, 2006 yılında sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi. Dışarıda olduğu 5 yıllık süreçte yaşlı bakımı yaparak yaşamını kuran Tokmak’ın cezası, 2010 yılında Yargıtay tarafından onandı ve tekrar cezaevine konuldu.
Keskin, ATK’nin tutarsız kararlarına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Daha önce dışarıdayken 'cezaevinde kalamaz' raporu veren ATK, aradan geçen yıllarda hastalıkları katbekat ilerlemesine rağmen bu kez iki defa 'cezaevinde kalabilir' kararı verdi. ATK, resmi bilirkişi yetkisini siyasal iradenin beklentilerine göre kullanıyor. 'Cezaevinde kalabilir' denildikten birkaç ay sonra yaşamını yitiren mahpuslar var. Başvurularımız ısrarla reddediliyor."
"Hastaneye sevkler ayrı bir işkenceye dönüşüyor"
Tokmak’ın belirli periyotlarla kan değişimi yapılması gerektiğini fakat tedaviye sağlıklı erişemediğini dile getiren Keskin, sevk koşullarının ağırlığına değindi:
"Pandemi döneminde iki yıl boyunca hiçbir tedaviden yararlanamadı. Fatma görüşmelerimizde bana, 'İlaçlarımı alsam yeter, hastaneye gitmek istemiyorum çünkü gidiş gelişler başka bir işkenceye dönüşüyor' diyor. Hasta tutuklular ring araçlarında, kelepçeli biçimde saatlerce bekletiliyor, teşhir ediliyor. Bu başlı başına bir travma."
Yasal çerçeve ve süreç tartışmaları
Tokmak’ın infazını tamamlamasına yaklaşık 2 yıl kaldığını kaydeden Keskin, 2005 öncesi mevzuata tabi olduğu için mevcut infaz düzenlemelerinden yararlanamadığını vurguladı. Süreç tartışmalarına da değinen Keskin, hasta mahpusların tahliyesi için yeni bir kanuna dahi ihtiyaç olmadığını, bağımsız hekim ve hastane raporlarının esas alınmasının yeterli olacağını ifade etti.
(MA)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et