10.10.2026 00:23

Civcivler ve kartallar

Çay molasında bir işçi anlatıyor, “Bir kartal yumurtasını alıp tavuk kümesine koymuşlar. Kartal yavrusu civcivlerle yaşıyor, onlar gibi yem yiyor, ötmeye çalışıyormuş. Bir gün dönüp civcivlere, 'biz de kartallar gibi uçamaz mıyız?' diye soruyor..."

Civcivler ve kartallar

Görsel: KlingAI

Esenyurt'tan bir işçi

Alarm çaldı, uyandın. Saat 05.05. O beş dakikanın bir şeyler yemek, diş fırçalamak ve üstünü değiştirmek gibi şeylerden kısılarak uykuya devredildiğini biliyorsun. Biraz daha uyumak için yapılan küçük fedakarlıklardan biri. İşe gitmek için bütün hazırlığı bir çırpıda yapıyorsun ve artık hazırsın. Servise bindin ancak iş başı yapmana yaklaşık bir saat var. Vakit geçsin diye telefondan bir şeyler kaydırıyorsun. Serviste bir iki işçi kendi aralarında bir şeyler konuşuyor, fısıltıyla. İlgi çekici bir şey var mı diye kulak kabartıyorsun ancak havadan sudan muhabbetler. O sırada telefon ekranında videolar akmaya devam ediyor. Hamam böceği kurgusuyla çizilen hikayeler geçiyor. Patronu daha fazla çalışmasını isteyince ona küfürler ederek füze atan bir hamam böceği. Sevgilisi daha fazla birlikte vakit geçirmek isteyen ancak yevmiyeci olduğu için uykuya dalan bir hamam böceği... Arada bir de motivasyon konuşmacıları giriyor söze: “Zengin olmak için disiplin yetmez, takıntılı derecede bağlı olmalısın! Herkes zengin olmak istiyor sanıyorsun ama kimse denemiyor. Denemeden başaramazsın! Daha çok çalış! Daha az uyu! Saat 5’te uyan ve şınav çek!” Yalan yok, bazen beş dakika daha erken uyansam aslında milyoner olur muyum diye düşünüyor insan.

Servis fabrikaya geldi. Bir çay iç, iki arkadaşa selam ver ve doğruca soyunma odasına. Günün çalışma planlarını düşünüyorsun. Bugün kaç tane iş istenecek? Acaba makine bozulur mu, biraz mola vermiş oluruz hem. Elektrikler de hiç gitmiyor bu fabrikada! Diğer günlerin hepsi gibi çalışıyorsun. Pazartesi veya perşembe çok fark etmiyor çünkü zaten çalışma günlerinin isimleri pek de önemli değil. Aynı tempo ve benzer şeyler. Ancak bazen başka şeyler de oluyor. Çay molasında bir işçi bir şeyler anlatıyor büyük bir ciddiyetle, kulak kesiliyorsun. “Bir kartal yumurtasını alıp tavuk kümesine koymuşlar. Günler günleri kovalamış ve yumurta çatlamaya, içinden kartal yavrusu çıkmaya varmış.” Dinleyenlerin iyice anladığından emin olmak için ekliyor: “Ancak o, bir tavuk kümesinde doğan kartal yavrusu.” Etraftaki dinleyenler alay edercesine baksa da anlatmaya devam ediyor. “Her gün civcivlerle birlikte yaşıyor ve tıpkı onlar gibi yerden yem yemeye, ötmeye çalışıyor. Bir gün gökyüzünde büyük bir kuşu uçarken görüyorlar. Bizim kartal yavrusu büyük bir hayranlıkla gökte uçan büyük kuşu izliyor. Civcivlere dönüp bir gün biz de böyle uçamaz mıyız diye soruyor. Civcivler de ‘O, gökyüzünün hakimi bir kartal, biz ise civcivleriz. Asla onun gibi olamazsın’ diyorlar.”

Hikayeyi böyle bitirerek devam ediyor: “İşte biz de biraz böyleyiz. Başarmak isteyen insana böyle saldırıyoruz. Sen büyüyemezsin, başaramazsın diyoruz. İşçi oldun ya bir kere, bir daha da başka bir şey olamazsın! Oysa hepiniz, ben de dahil, işçiliğin konforuna alışmışız, hareket etmiyoruz. Yoksa bu konfordan çıkmaya, acı çekmeye cesaretimiz olmadan zaten işçiden başka bir şey olamayız! Bak fabrika müdürüne, onun hayatı bizim gibi konforlu değil. O evdeyken bile sürekli işi düşünmek zorunda. Biz öyle miyiz? Eve gittin, yat uyu. Bu konfora alıştıktan sonra başka da bir şey olmaz bizden.” Bunları dinlerken tüylerim diken diken oldu. İşçi arkadaşın ciddiyetinin yanında iyi de bir hatiplik yeteneği var. Ancak her şeye rağmen yanındaki civcivler, pardon işçiler, onunla alay ediyor: “Delirmiş lan bu!”

Civcivlerin arasında bir kartal yavrusu olmak. Bu kulağa muhteşem geliyor olabilir. Hayattaki amacının yaşadığı hayattan ibaret olmaması için çırpınan biri için muhteşem. Çalıştığı iş, oturduğu ev, sürdüğü araba, banka hesabındaki bakiye... Hepsine karşı “Ben bundan fazlasını hak ediyorum” huzursuzluğu var. Bu hayatın yalnızca kendisine ait olmadığını, kendisi gibi büyük yığınların da aynı hayatı yaşadığını biliyor. Bir sürü civciv var çünkü, o da o civcivlerin hayatını yaşıyor. Ama civciv olduğuna inanmıyor. Bir gün göklerde uçacağına emin olduğu için yerdeki civcivlerin kartalın midesine inmesine tek kelime itirazı yok. Zavallı kartal, yarın da birkaç civciv yiyebilecek miyim diye düşünmediği bir an yok. Oysa biz civcivler öyle miyiz? Her gün önümüze atılan yemleri yiyor ve yatıyoruz.

Elbette işçi olmak, saatlerce çalışıp ay sonunda elinde pek bir şeyin kalmaması ve böylesi bir hayata duyulan öfke oldukça doğal. Ancak bir işçinin kartal yavrusu olduğuna inanması ve geri kalanların yalnızca civciv olduğunu düşünmesi de aslında civcivleri mideye indiren kartalın anlattığı bir hikâyeye benziyor. Kartal, bir gün civcivler gerçeği görür de kendilerini ona yem etmekten vazgeçer diye korkuyor sanki. Daha fazla çalışırsan sen de zengin olursun. Daha erken kalkarsan, borsada akıllı hamleler yaparsan, kahve içmeyi bırakıp birikim yaparsan... Yukarıda bizi yiyerek ayakta kalabilen kartal civcivlere bağırıyor: “Fırsatlar dünyasındayız ey küçük kuşlar! Yanınızdakini yememe ses çıkarmayın çünkü belki de bir kartal olacaksınız.” Peki, bu hikayede cevapsız kalan soru ne? Herkesin bir gün kartal olabileceği söyleniyor ama kartalların neden civcivleri yediği hiç sorgulanmıyor. İşçinin kendi hayatından duyduğu hoşnutsuzluk son derece doğal. Ancak bu hoşnutsuzluğa bulduğu çözüm, diğer işçilerden ayrışıp onların arasından sıyrılmak ve sonunda kartalın yerini almaksa değiştirmek istediği düzeni değil, o düzenin içindeki kendi yerini değiştirmeyi amaçlıyor demektir. Sabah serviste telefon ekranından akan motivasyon videolarıyla çay molasında anlatılan kartal hikayesi arasında pek bir fark yok. Biri daha erken kalkarsan, daha disiplinli olursan zengin olabileceğini söylüyor; diğeri yeterince cesur olup konforundan vazgeçersen başarabileceğini. Biri sosyal medyada, diğeri fabrikanın çay molasında anlatılıyor. İkisi de benzer bir düşünceyi yeniden üretiyor: İçinde bulunduğun koşulları değiştirmek senin elinde, yeterince çabalarsan sen de yukarı çıkabilirsin.

Bu anlatıların etkisi, işçilerin daha iyi bir hayat istemesini engellemek değil, bu isteğin yönünü değiştirmek. Herkes kendi kurtuluşunun peşine düşerken aynı koşullarda yaşadıkları gerçeği gözden kayboluyor. İşçi, hayatını değiştiremediğinde bunun nedenini içinde bulunduğu toplumsal ilişkilerde değil, yeterince çabalamamış olmasında aramaya başlıyor. Oysa mesele birkaç kişinin yukarı çıkabilmesi değil, geri kalanların neden aşağıda kalmaya devam ettiğidir.

(Evrensel)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
09.10.2026 14:20 / Güncelleme: 14:28

Türkiye Kupası'nda 3’üncü eleme turu kuraları çekildi: 36 eşleşme belli oldu

Türkiye Kupası 3’üncü eleme turunda 72 takımın mücadele edeceği 36 eşleşme belli oldu. Karşılaşmalar 27, 28 ve 29 Ekim tarihlerinde tek maç eleme usulüne göre oynanacak.

Türkiye Kupası'nda 3’üncü eleme turu kuraları çekildi: 36 eşleşme belli oldu

Fotoğraf: TFF

09.10.2026 15:21 / Güncelleme: 15:56

Belçika'da işçi sendikalarından bütçe grevi

Belçika'da işçi sendikalarının çağrısıyla düzenlenen bütçe grevinde, hükümetin kemer sıkma politikaları, vergi artışları ve çalışma koşullarına yönelik düzenlemeler protesto edildi. Grev nedeniyle toplu ulaşımda ciddi aksamalar yaşandı.

Belçika'da işçi sendikalarından bütçe grevi

Fotoğraf: AA

09.10.2026 16:26

DEM Parti İmralı Heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü

DEM Parti İmralı Heyeti Üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol, TBMM'de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve TBMM Başkanvekili Celal Adan ile görüştü.

DEM Parti İmralı Heyeti, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü

Fotoğraf: ANKA

09.10.2026 11:57 / Güncelleme: 12:25

'Göçmen avını' sürdüren ICE polisi New York'ta bir kişiyi vurdu

ABD’de göçmenlere yönelik şiddet ve cinayetlerle gündem olan ICE polisi, bu kez New York'ta bir kişiyi silahla yaraladı. Belediye Başkanı Mamdani, olayın ardından ABD Başkanı Trump ile görüşeceğini belirtti.

'Göçmen avını' sürdüren ICE polisi New York'ta bir kişiyi vurdu

Fotoğraf: DHA

09.10.2026 11:27 / Güncelleme: 11:40

Özlem Zengin istedi, iktidar medyasından Ahmet Hakan da destekledi: 'Liste açıklansın'

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in fon krizine adı karışan herkesin isimlerinin açıklanmasını istemesinin ardından iktidar medyasından Hürriyet yazarı Ahmet Hakan da çağrıya destek verdi.

Özlem Zengin istedi, iktidar medyasından Ahmet Hakan da destekledi: “Liste açıklansın”
09.10.2026 16:17 / Güncelleme: 16:20

Esenyurt Belediye Meclis üyeleri: Kayyım Aksoy görevden alınsın

İstanbul Esenyurt Belediye Meclis üyeleri, “yolsuzluk” soruşturması kapsamında gözaltına alınan kayyım Can Aksoy'un atadığı kişileri işaret ederek, görevden alınmasını ve sürecin şeffaf yürütülmesini istedi.

Esenyurt Belediye Meclis üyeleri: Kayyım Aksoy görevden alınsın

Fotoğraf: MA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!