Eskişehir’de emekçilerden iktidara tepki: Krizi biz yaratmadık, bedelini biz ödemeyeceğiz
Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, ekonomik sorunların faturasının emekçilere kesilmesine ve fon piyasalarındaki usulsüzlük iddialarına tepki gösterdi. Açıklamada, yoksulluğa ve rant düzenine karşı mücadele çağrısı yapıldı.
Fotoğraf: Evrensel
Eskişehir — Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, iktidarın ekonomi politikalarına ve sermaye piyasalarındaki usulsüzlük iddialarına karşı Köprübaşı’ndan Taşbaşı’na yürüdü. Yürüyüşün ardından düzenlenen basın açıklamasını KESK Eskişehir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Uygar Kurtcu okudu.
Açıklamada, iktidarın ekonomi politikalarının halkı yoksulluğa ve geleceksizliğe sürüklediği belirtilerek artan vergi yüküne, eğitimde yaşanan sorunlara ve iş cinayetlerine dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca, “Krizi biz yaratmadık, bedelini biz ödemeyeceğiz” denilerek rant ve sefalet düzenine karşı mücadele çağrısı yapıldı.
Kurtcu, “Siyasi iktidarın ekonomi politikaları, halkımızı derin bir sefalet ve geleceksizlik sarmalına sürüklemeye devam etmektedir. Bir yanda vergi yükü altında ezilen, ay sonunu getiremeyen milyonlarca emekçi varken; diğer yanda iktidar imkanlarıyla ve şaibeli finansal mekanizmalarla servetine servet katan bir azınlık bulunmaktadır” dedi.
Son dönemde borsa, fon ve sermaye piyasalarında ortaya çıkan skandalların, kamu kaynaklarının ve iktidar gücünün kişisel servet artırımı için nasıl kullanıldığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdiğini söyleyen Kurtcu, milyonlarca yurttaş asgari ücretle yaşam mücadelesi verirken iktidarla ilişkili isimlerin büyük kazançlar elde etmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Fotoğraf: Evrensel
“İade kılıfıyla kendinizi aklayamazsınız”
Açıklamada, eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin fon işlemleri üzerinden elde ettiği öne sürülen yaklaşık 2,2 milyar liralık tutara dikkat çekildi. Söz konusu tutarın, 2026 yılı net asgari ücreti olan 28 bin 75 lira üzerinden hesaplandığında yaklaşık 78 bin asgari ücretlinin bir aylık maaşına, tek bir asgari ücretlinin ise yaklaşık 6 bin 530 yıllık ücretine denk geldiği belirtildi.
Kurtcu, “Bir tarafta hayatını idame ettiremeyen halk, diğer tarafta tek kalemde binlerce yıllık asgari ücreti cebe indirenler vardır. Şimdi ise usulsüzce elde edilen bu milyarları geri ödeyerek, hesaba para yatırıp olayın üstünü kapatmaya ve kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlar” dedi.
Söz konusu iddiaların yalnızca adı geçen isimlerle sınırlı olmadığını dile getiren Kurtcu, sermaye piyasalarındaki işlemler ve siyasi isimlerle finans çevreleri arasındaki ilişkilere yönelik iddiaların şeffaf biçimde incelenmesi gerektiği ifade etti.
Eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında görevi kötüye kullanma şüphesiyle soruşturma yürütüldüğüne ilişkin basına yansıyan haberlere değinen Kurtcu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın da sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler ve manipülasyon iddiaları kapsamında gündeme geldiğini hatırlattı. Mustafa Yazıcı'nın mal varlığına geçici tedbir konulduğu ve kararın ertesi gün kaldırıldığı yönündeki bilgilere dikkat çekilen açıklamada, Adil Varlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı'nın da bu süreçte otomobilinde ölü bulunduğu hatırlatıldı.
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin Tera Portföy bünyesindeki fonlarda yatırımlarının bulunduğuna ilişkin iddiaların da kamuoyuna yansıdığı belirtilen açıklamada, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in damadı ve BDDK üyesi Mustafa Balcı'nın oğlu İskender Balcı'nın, iddialara konu olan şirketin yönetiminden operasyon öncesinde ayrıldığı yönündeki bilgilere yer verildi.
Fotoğraf: Evrensel
Eski AKP Gençlik Kolları yöneticisi ve Pusula Holding yöneticisi Serdar Turan'ın borsa ve fon işlemlerine yönelik operasyonlar kapsamında tutuklandığı, AKP Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı Özdemir Ataseven'in de finansal piyasalardaki usulsüzlük iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklandığı belirtildi. Eski AKP İstanbul Gençlik Kolları yöneticisi Muhammed Yarız'ın da iddialara konu olan finansal ağ içerisinde yer aldığı öne sürüldü.
Tera Yatırım ve Pusula Portföy gibi finansal kurumların adının geçtiği iddialara ilişkin ise Kurtcu, “Kamu kaynağı kaybı veya finansal usulsüzlük şüphesi taşıyan her bir işlemin bağımsız yargı önünde hukuki süreçlere uygun şekilde incelenmesi ve adli tahkikatın titizlikle tamamlanması gereklidir” dedi.
Sermaye piyasaları ve fon işlemlerinin halkın birikimlerini riske atan bir mekanizmaya dönüştüğü belirtilen açıklamada, yüksek enflasyon karşısında parasının değerini korumaya çalışan dar gelirli yurttaşların, emekçilerin ve küçük yatırımcıların borsa oyunları, suni fiyatlamalar ve manipülatif fon işlemleri nedeniyle mağdur edildiği ifade edildi.
Kurtcu, “Halkın dişinden tırnağından artırdığı üç kuruş birikim, iktidar gücünü arkasına alan devasa zenginlerin haksız kazancına ve servet transferine kurban edilmiştir. Borsayı bir kumarhaneye, yatırım fonlarını ise halkın cebini boşaltma aracına çeviren bu soygun düzenini kabul etmiyoruz” diye konuştu.
Ekonomik krizin bedelini en ağır biçimde halkın ödediği vurgulanan açıklamada, ekonomik imkânsızlıklar, borç kıskacı ve geleceksizlik nedeniyle yaşamına son veren yurttaşların sayısının arttığı belirtildi. İş cinayetlerine de dikkat çekilen açıklamada, ihmal ve denetimsizlik yüzünden yaşamını yitiren madenciler anılarak geride bıraktıkları çocukların ve ailelerinin yaşadığı acıların hesabının sorulacağı ifade edildi. Kurtcu, “İhmal ve denetimsizlik yüzünden yaşamını yitiren madencilerimizin, arkalarında bıraktıkları yetimlerin ve gözü yaşlı çocuklarının gözyaşlarının hesabı bu iktidardan sorulacaktır” dedi.
“Çetelere değil eğitime bütçe”
Kamusal eğitimde yaşanan sorunlara da değinilen açıklamada, bütçeden eğitime yeterli pay ayrılmaması nedeniyle çocukların okula aç gittiği ve beslenme çantalarının boş kaldığı belirtildi. Okullarda gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasının öğrencilerin yaşamını tehdit ettiği vurgulanan açıklamada, çocukların güvenli bir eğitim ortamına erişememesine tepki gösterildi.
Açıklamada, “Bütçeden kamusal eğitime pay ayrılmadığı için çocuklarımız okula aç gitmekte, beslenme çantaları boş kalmaktadır. Alınmayan güvenlik önlemleri nedeniyle evlatlarımız okullarında can güvenliğinden yoksun şekilde yaşamlarını kaybetmektedir” ifadeleri kullanıldı.
Fotoğraf: Evrensel
“Krizi yaratan bedelini ödesin”
Hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program'ın da eleştirildiği açıklamada, programın ekonomik krizin faturasının yine emekçilere, memurlara, emeklilere ve küçük esnafa kesileceğinin ilanı olduğu belirtildi. Ücretleri baskılayan ve dolaylı vergileri artıran politikaların halkı daha da yoksullaştıracağı ifade edildi.
Açıklamada, “Bir yanda vergi affı getirilen holdingler ve bir gecede milyonlar kazanan iktidar sahipleri, diğer yanda ağır vergi yükü altında ezilen milyonlar var” denildi.
Yaşananların yalnızca belirli kesimlerin elde ettiği kazançlardan ve bunun yarattığı ekonomik krizden ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, mevcut tablonun siyasi iktidarın yönetim anlayışından kaynaklanan daha geniş bir krizin parçası olduğu vurgulandı. Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
“Tüm bu yaşananlar sadece bir kesimin vurgunu ve ona bağlı oluşan bir kriz değil, rejimin kendi krizidir. Bizler bir kez daha haykırıyoruz: Krizi biz yaratmadık, bedelini biz ödemeyeceğiz! Rant ve sefalet düzenine karşı; insanca yaşam, adil paylaşım, parasız ve güvenli eğitim, güvenli çalışma koşulları mücadelemizi büyütecek, bu soygun ve vurgun düzenine son vereceğiz!”
Basın açıklaması sırasında “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Emekçinin katili AKP’nin düzeni”, “Çetelere değil eğitime bütçe” ve “Krizi yaratan bedelini ödesin” sloganları atıldı.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et