08.10.2026 00:07

Rex: Sessizliğin hafızası

Serkan Türk’ün Rexi, sayfaları çevirdikçe büyüyen değil, kitap kapandıktan sonra zihinde ağırlaşan bir anlatı.

Rex: Sessizliğin hafızası

Nuray Salman
[email protected]


Bazı romanlar bittiğinde hikâye de biter. Bazılarıysa kitap kapandıktan sonra asıl anlatmaya başlar kendini. Serkan Türk’ün Rex'i, ikinci türden bir roman. Sayfaları çevirdikçe büyüyen değil, kitap kapandıktan sonra zihinde ağırlaşan bir anlatı.

Romanın merkezinde bir edebiyat öğretmeni var. Doğu Anadolu’nun taşra atmosferinde yaşayan bu adamın asıl sıkıntısı yalnızca bulunduğu yer değildir. Onun daha büyük bir taşrası vardır: kendi hayatı.

Aynı evin içinde yaşadığı eşiyle arasındaki mesafe giderek büyümüş, gündelik hayat bir rutine dönüşmüş, geçmiş ise kapanmış bir dosya olmaktan çıkıp bugünün içine sızmaya başlamıştır. Türk, bu yalnızlığı yüksek sesle anlatmıyor. Tam tersine, sessizliği büyüterek anlatıyor.

Çünkü insan bazen en kalabalık yerde değil, kendi evinde yalnızdır.

Tam bu noktada Rex giriyor hikâyeye.

Yaşlı ve yalnız Peride Hanım, köpeği Rex’i gezdirecek birini arıyor. Öğretmenin bu işe yönelmesi başlangıçta hayatının tekdüzeliğini kıracak küçük bir fırsat gibi görünüyor. Ancak Peride Hanım’ın hastalanmasıyla birlikte bu geçici sorumluluk başka bir anlam kazanıyor.

Rex artık gezdirilecek bir köpek değil; kahramanın hayatına bırakılmış bir soru oluyor.

Bir hayvana bakmak, insanı kendi merkezinden çıkaran bir eylem. Çünkü sorumluluk, kişinin yalnızca kendisini düşünmesine izin vermiyor. Rex’in sessizliği de tam burada önem kazanıyor. O konuşmuyor, geçmişi anlatmıyor, hesap sormuyor. Ama sürekli orada.

Ve bazen insanın kendisiyle yüzleşmesi için karşısındaki varlığın konuşmasına gerek yoktur.

Rex, öğretmenin geçmişine açılan kapıya dönüşüyor. Başarısız evliliği, kayıpları, yalnızlığı ve hayatında yarım kalmış olan ne varsa yavaş yavaş görünür hale geliyor.

Romanın en etkileyici taraflarından biri de bu dönüşümün didaktik biçimde kurulmamış olması. Yazar okura “Şimdi geçmişiyle yüzleşiyor” demiyor. Bunu hissettiriyor.

Bölüm başlarında yer alan epigraflar da bu atmosferi güçlendiriyor. Türk ve dünya edebiyatından seçilen bu alıntılar, metne sonradan eklenmiş süsler olmaktan çok, anlatının ruh hâline açılan küçük pencereler gibi çalışıyor. Her biri, okuru yeni bir bölümün duygusuna hazırlarken romanın edebiyatla kurduğu bağı da görünür kılıyor.

Üstelik edebiyat yalnızca romanın biçiminde değil, hikâyenin içinde de karşımıza çıkıyor.

Edebiyat söyleşisindeki “S” ve “L” göndermeleriyle yazar, kurmaca ile gerçek arasındaki çizgiyi bilerek inceltiyor. “S”nin Serkan Türk’e, “L”nin ise romanın ithaf edildiği Latife Tekin’e uzanması, metnin kendi yazılış sürecine de göz kırpmasını sağlıyor.

Böylece Rex, yalnızca bir hikâyeyi anlatan roman olmaktan çıkıyor; edebiyatın kendisi üzerine de düşünen bir metne dönüşüyor.

Fakat romanın asıl ağırlığı Rex adının taşıdığı anlam ortaya çıktığında hissediliyor.

Bu isim, kişisel bir hikâyeden Türkiye’nin ortak hafızasına uzanan bir kapı açıyor. Madımak Faciası’nın acısı, romanın içine sloganlarla ya da uzun tarihsel açıklamalarla yerleştirilmiyor. Daha incelikli bir yöntem seçiliyor: Bir isim üzerinden geçmiş bugünün içine sızıyor.

Belki de romanın en güçlü yanı burada.

Çünkü büyük toplumsal acılar yalnızca tarih kitaplarında yaşamaz. Bazen bir isimde, bazen bir mekânda, bazen yıllardır saklanan bir hatırada varlığını sürdürür.

Ve bazı yaslar, üzerinden yıllar geçse de tamamlanmaz.

Rex, bireysel yalnızlıkla toplumsal hafıza arasında böyle bir bağ kuruyor. Bir öğretmenin hayatındaki sıkışmışlık, zamanla daha büyük bir sorunun parçası hâline geliyor: Geçmiş gerçekten geride bırakılabilir mi?

Romanın verdiği cevap kesin değil. Zaten iyi edebiyatın gücü de çoğu zaman kesin cevap vermemesinde.

Serkan Türk, okura hazır bir hüküm sunmak yerine onu düşünmeye bırakıyor.

Üstelik bunu oldukça ekonomik bir dille yapıyor. Roman gereksiz karakterlerle, uzun açıklamalarla ya da hikâyeyi taşımayan ayrıntılarla kalabalıklaştırılmamış. Bu sadelik, metnin etkisini azaltmıyor; aksine artırıyor.

Bazen bir romanın gücü ne kadar çok şey anlattığında değil, neyi anlatmamayı seçtiğinde ortaya çıkar.

Rexin bıraktığı duygu da tam olarak bu: Sessizlik.

Ama bu, boş bir sessizlik değil.

İçinde yalnızlık, kayıp, sorumluluk, merhamet ve hafıza var.

Rex’in sessizliği, öğretmeni kendisine yaklaştırıyor. Peride Hanım’ın hikâyesi geçmişin kapısını aralıyor. Epigraflar edebiyatın hafıza kurma gücünü hatırlatıyor. Rex adı ise kişisel bir hikâyeyi ortak bir acının eşiğine getiriyor.

Kitap bittiğinde insanın zihninde büyük bir olaydan çok, küçük ama ağır bir soru kalıyor:

Unuttuğumuzu sandığımız şeyler gerçekten geçmişte mi kalır?

Belki de Rexin asıl meselesi bu.

Geçmişin peşimizden gelmesi değil yalnızca; bizim geçmişe dönüp bakmaya cesaret edip edemememiz.

Serkan Türk, bir insanın yalnızlığından yola çıkarak daha büyük bir hafızanın kapısını aralıyor. Bunu bağırmadan, açıklamadan, okura ne düşünmesi gerektiğini söylemeden yapıyor.

Ve romanın sonunda Rex hâlâ sessiz.

Ama artık o sessizlikte yalnızca bir köpeğin suskunluğunu değil, hatırlamanın ve yasın uzun yankısını duyuyoruz.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
07.10.2026 11:12

Pakistan'da İmran Han protestoları yeniden başladı

Pakistan'da eski Başbakan İmran Han'ın destekçileri, Han'ın serbest bırakılması talebiyle protesto ve yürüyüşlere başladı. Hükümetin eylemleri engelleme girişimleriyle ülkede siyasi gerilim yeniden yükseliyor.

Pakistan'da İmran Han protestoları yeniden başladı

Fotoğraf: Jawad Zakariya (Flickr profile)/Wikimedia Commons CC BY-SA 3.0

07.10.2026 17:18

Fransa'da avukatlar lise eylemlerinde polisin orantısız güç kullanımına tepki gösterdi

Fransa’da yaklaşık üç haftadır süren lise eylemlerinde polis müdahalesi tepki çekti. Avukatlar, gözaltına alınan gençlerin çoğunun yaralı olduğunu belirtirken, IGPN’de orantısız güç kullanımına ilişkin 11 soruşturma açıldı.

Fransa'da avukatlar lise eylemlerinde polisin orantısız güç kullanımına tepki gösterdi

Fotoğraf: Evrensel

07.10.2026 12:18

20 milyar liralık vurgunla anılan Osman Arıkan Nacar'ın 'asgari ücretli makam şoförü' kaydı

20 milyar liralık fon vurgunu yaptığı öne sürülen Osman Arıkan Nacar’ın kayıtlara göre Romanyalı bir şarkıcıya makam şoförlüğü yaptığı ve brüt 33 bin lira maaş gösterdiği iddia edildi.

20 milyar liralık vurgunla anılan Osman Arıkan Nacar'ın 'asgari ücretli makam şoförü' kaydı
07.10.2026 14:23 / Güncelleme: 14:29

Eski Almanya İstihbarat Servisi Başkanı hakkında Azerbaycanlı ajan bağlantısı araştırılıyor

Almanya'da casusluk ve vatana ihanet şüphesiyle tutuklanan eski Federal İstihbarat Servisi (BND) Başkanı August Hanning hakkında yürütülen soruşturmada, Azerbaycan istihbaratıyla bağlantı iddiası da araştırılıyor.

Eski Almanya İstihbarat Servisi Başkanı hakkında Azerbaycanlı ajan bağlantısı araştırılıyor
07.10.2026 11:38

Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağını tehdit eden madene yargı freni: Karapınar için verilen ÇED Olumlu kararı iptal edildi

Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı Atikhisar Barajı’na 1,4 kilometre mesafedeki Karapınar Altın ve Gümüş Madeni Projesi için verilen ÇED Olumlu kararı mahkemelerce iptal edildi.

Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağını tehdit eden madene yargı freni: Karapınar için verilen ÇED Olumlu kararı iptal edildi

Atikhisar barajı | Fotoğraf: Çanakkale Belediyesi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!