Merih’e yolculuk planları ve ‘tetris’
Kavel Alpaslan’ın “Ekim’den Sonsuzluğa” kitabı, Sovyetler konfederasyonunun gündelik yaşam düzenlemelerine odaklanıyor. Genç devrimin ajitasyon-propaganda trenlerinden inip büyük sanayi ülkesinin uzay araçlarına binebileceğimiz bir mini ansiklopedi v
Hakkı Özdal
[email protected]
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği 1922 yılının son günlerinde ilan edildiğinde, yeryüzünün ilk ‘işçi devleti’ tarihsel olarak ortaya çıkmış oldu. 1917’deki devrim ve 5 yıla yakın süren iç savaşın, sabotajlar ve emperyalist saldırıların ardından, yüzlerce ulustan işçiler ve köylüler nihai zaferi kazanmış, çok geniş bir coğrafyada kendi ülkelerini kurmuşlardı. Komünarların kızıl bayrağının üstünde sanayi proletaryasının çekici ve kölelikten henüz kurtulmuş on milyonlarca köylünün orağı kondu. Gerici Çar despotluğu altındaki büyük ülke değişecek, değişecekti.
Sovyetler Birliği 70 yıla yakın ayakta kaldı. Bu ilk işçi cumhuriyetleri konfederasyonunun tarihi, başta İkinci Dünya Savaşı olmak üzere karşı karşıya kaldığı badireler, çürüyüp yıkılması şimdiden heybetli bir külliyat oluşturacak kadar tartışıldı. Hakkıdır. Meğer ki ilk işçi devleti tökezlemiş ve kapaklanmıştır, konuşmak, anlamak, eleştirmek, sonuçlar çıkarmak işçi sınıfı ve aydınlarının görevidir.
Despot çarın devrimciler tarafından idam edilmesine saplanıp kalmış, çarpık ezberler üreterek bunları yayan, soğuk savaş hezeyanlarıyla dolu düşmanlıklar, bu büyük deneyimi konuşmayı, tarih-dışı ve anlamsız, hatta melankolik ilan ederek onun kazanımlarının görünmesinden kaçmaya çalışır.
Oysa Sovyetler Birliği ülkesi içinden çıktığı büyük zorluklara rağmen ve oldukça kısa zaman dilimlerinde büyük başarılar, insanın toplumsal tarihi ve kolektif eylemi açısından çarpıcı kazanımlar elde etmiştir. Hiçbir kapitalist devletin erişemeyeceği sosyal, maddi, kültürel menzillere, ufuklara erişmiştir. Burjuva toplumun gündelik yaşamında, kapitalist sömürü ilişkileri etrafında oluşmuş ve asla değişmez sanılan klişe ve alışkanlıkların bazılarını yıkmış, bazılarını devrimci şekilde dönüştürmüş ve bazı yeni ilişki biçimleri üretmiştir. Sosyalist işçi devletinin İkinci Dünya Savaşını takip eden yıllarda revizyonist bir tarih ve siyaset anlayışının eline düşmesinin ve nihayetinde bu kemirilmiş ülkenin elitlerinin ‘taraf’ değiştirmesiyle kapitalizme tam iltihakının politik-ekonomik zemini belki temel tartışma alanıdır. Ama bu gündelik yaşam detayları da birçok bakımdan ilham vericidir. Bir işçi sınıfı devletinin ve ülkesinin, kimi zaman günlük yaşamın en derindeki ayrıntılarına kadar sızan ‘yeni dünya’ arayışı ve çabasının parlak yıldızlarıyla doludur. Yerkürenin altıda biri genişliğindeki olağanüstü bir coğrafyada bir ara 300 milyona varan nüfus bu deneyimin ortağıdır.
Arkadaşımız Kavel Alpaslan’ın “Ekim’den Sonsuzluğa” kitabı, böyle bir bakış açısıyla Sovyetler konfederasyonunun gündelik yaşam düzenlemelerine odaklanıyor. Mimari, fotoğraf, müzik, edebiyat, eğitim, sağlık, çocuklar ve çocukluk, kreşler, sofralar, tatil, uzay programları, radyo, haberleşme, spor, eğlence ve evet efsane dijital oyun “tetris”!
Bunlar ve başka konularda yüz kadar makale Sovyetler Birliği ülkesinde gündelik yaşamın bazı fiziksel ve tinsel yanlarını son derece somut örnekler ve objelerle katalogluyor. Genç devrimin ajitasyon-propaganda trenlerinden inip büyük sanayi ülkesinin uzay araçlarına binebileceğimiz bir mini ansiklopedi veriyor bize Kavel… Ansiklopedi fikrinin mucitleri Diderot ve d’Alembert’in “Bilimler, Sanatlar ve Zanaatlar Açıklamalı Sözlüğü” ile açılan aydınlanma yolunda işçi sınıfının şimdilik duraklamış zaferlerinin bir geçidi…
Yazar: Kavel Alpaslan,
Yayınevi: Kor Kitap,
Ekim 2026,
406 sayfa
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et