Ataşehir Belediyesinde operasyonların altında işçiler kaldı: 6 aylık zammın reel karşılığı 0,25
“AKP gelirse Hizmet-İş gelir, örgütlülüğümüz dağılır” denilerek 3 yıllık sözleşmeye ikna edilen Ataşehir Belediyesi işçilerine yüzde 18 zam verildi. TÜİK’in ilk 6 aylık enflasyonuna göre bile reel ücret artışı yüzde 0,25’te kaldı.
Fotoğraf: Murat Uysal/Evrensel
Barış Salık
[email protected]
Murat Uysal
[email protected]
Ataşehir Belediyesinde CHP’ye yönelik operasyonların ve belediye yönetiminin el değiştirme ihtimalinin gölgesinde toplu iş sözleşmesi imzalandı. DİSK/Genel-İş Anadolu Yakası 3 No’lu Şube üyesi işçiler, 3 yıllık sözleşmeyle yüzde 18’lik ücret artışına mahkum edildi. İşçiler, “örgütlülüğü koruma” gerekçesiyle imzalanan sözleşmenin ücretlerini geriye götürdüğünü söylüyor.
Ataşehir Belediyesinde toplu iş sözleşmesi sürecine belediye yönetimine yönelik operasyonların ve CHP’den AKP’ye yönetim değişikliği tartışmalarının ortasında giren işçiler, enflasyon karşısında ücretlerini koruyamayan 3 yıllık sözleşmeyle karşı karşıya kaldı.
DİSK/Genel-İş Anadolu Yakası 3 No’lu Şube ile belediye arasında imzalanan sözleşmede en düşük günlük brüt ücret 1 Temmuz 2026’dan geçerli olmak üzere 2 bin 655 liraya çıkarıldı. 30 Haziran’da 2 bin 250 lira olan günlük brüt ücret üzerinden yapılan artış yüzde 18 oldu. Bu oran, sözleşmenin 1 Temmuz-31 Aralık 2026 dönemindeki ücret artışını oluşturuyor.
Ancak işçilerin ücretleri, sözleşmenin imzalandığı dönemde dahi önceki altı aylık enflasyon karşısında ancak yerinde sayabildi.
TÜİK’e göre bile zam ‘sıfır’
TÜİK’in ocak-haziran 2026 dönemindeki aylık enflasyon verileri bileşik olarak hesaplandığında fiyatlar yüzde 17.75 arttı. Ocakta yüzde 4.84, şubatta yüzde 2.96, martta yüzde 1.94, nisanda yüzde 4.18, mayısta yüzde 1.71 ve haziranda yüzde 0.99 olarak açıklanan enflasyonun toplamı yüzde 17.75 oldu.
Buna göre işçiye yapılan yüzde 18’lik zam, altı aylık TÜİK enflasyonunun yalnızca yaklaşık 0.25 puan üzerinde kaldı. Ücret artışı ile enflasyon birlikte hesaplandığında işçinin reel ücretindeki artış yaklaşık yüzde 0.25’te kaldı.
İstanbul’daki geçim maliyetlerini gösteren İTO ücretliler geçinme indeksi de işçinin ücretinin fiyatlar karşısında korunamadığını ortaya koyuyor. İTO’nun ocak-haziran aylarındaki yüzde 3.19, yüzde 3.76, yüzde 3.47, yüzde 4.36, yüzde 1.98 ve yüzde 0.44’lük aylık değişimlerinin bileşik hesabına göre ilk altı aylık artış yüzde 18.42 oldu. Bu da yüzde 18’lik ücret artışının 0.42 puan geride kalması ve reel ücretin yaklaşık yüzde 0.36 düşmesi demek.
Temmuz-eylül döneminde de tablo değişmedi. İTO İstanbul ücretliler geçinme indeksi bu aylarda sırasıyla yüzde 2.72, yüzde 1.97 ve yüzde 1.43 arttı. Üç aylık bileşik artış yüzde 6.24’e ulaştı.
Dolayısıyla işçinin 1 Temmuz’da aldığı yüzde 18’lik zam, daha ilk üç ayında İTO verilerine göre yüzde 6.24 oranında çoktan erimiş oldu. Merkez Bankasının yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 28 olduğu tabloda ise işçinin ücretinin yıl sonuna kadar en iyi ihtimalle yaklaşık yüzde 3’lük kısmının daha erimesi bekleniyor.
‘AKP gelirse Hizmet-İş’i getirir’ baskısı
İşçiler, bu sözleşmeye nasıl gelindiğini anlatırken sendikacıların tutumuna dikkat çekiyor. İşçilerin aktardığına göre sendika temsilcileri, belediyenin AKP’ye geçmesi durumunda Hizmet-İş’in getirileceği, mevcut sendikal örgütlülüğün dağıtılacağı söylemi üzerinden sözleşmenin bir an önce imzalanması gerektiğini savundu.
“AKP belediyeyi alırsa buraya Hizmet-İş’i getirecek, örgütlülüğümüzü dağıtacaklar” denilerek işçilerin sözleşmeye razı edildiğini belirten işçiler, 3 yıllık sözleşmenin “örgütlülüğü koruma” gerekçesiyle savunulduğunu söylüyor.
Belediyelere yönelik operasyonlar ve tutuklamaların ardından yönetimin el değiştirme ihtimalinin işçiler açısından bir korku unsuruna dönüştüğünü anlatan işçiler, “mevcudu koruma” anlayışının geldiği noktaya dikkat çekiyor. İşçilerden bazıları için eldeki işi kaybetmeme kaygısı öne çıkarken, sendikacıların da bu kaygı üzerinden ücretleri geriye götüren üç yıllık sözleşmeye ikna ettiği ifade ediliyor.
Patron vekili yüzde 18’de direndi
Sözleşme görüşmelerinde belediye yönetimini, CHP döneminde kurulan patron sendikası SODEMSEN temsil etti. İşçileri ise DİSK/Genel-İş Anadolu Yakası 3 No’lu Şube temsil etti.
İşçilerin aktardığına göre belediye tarafının yüzde 18’den başka bir ücret teklifi getirmeyeceği baştan ortaya konuldu. SODEMSEN’in de bu süreci bu biçimiyle kabul ettiği belirtildi.
İşçiler, görüşmelerin CHP’li belediye yönetimi ile sendika arasındaki bir pazarlık olmaktan çıkarak, belediye yönetiminin değişmesi ihtimali üzerinden şekillendiğini düşünüyor. SODEMSEN’in tutumunun da iktidarın ücret politikalarına benzer bir noktaya geldiğini söyleyen işçiler, yaşananların yalnızca AKP-CHP ekseninde ele alınamayacağını ifade ediyor.
Sendikacılar: Örgütlülüğümüzü korumak zorundaydık
DİSK/Genel-İş İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Özer Değirmenci, Ataşehir Belediyesi ile üç yıllık toplu iş sözleşmesi imzalanmasının temel nedeninin ücret pazarlığı değil, sendikal örgütlülüğü korumak olduğunu söyledi. Belediyedeki siyasi değişiklikler nedeniyle bir yıllık sözleşme yapılması halinde sendikaya müdahale edilebileceğini belirten Değirmenci, “Arkadaşlar, örgütlülüğümüzü kurtaralım bari” dediklerini aktardı. “Bir yıl yapıldığında sekiz ay sonra senin örgütlülüğüne saldıracak” dedi.
Ücret artışında başlangıçta yüzde 25 civarında bir artış hedeflediklerini ancak yüzde 18’e imza attıklarını belirten Değirmenci, “Yüzde 25’ten aşağı inmeyeceğiz demiştik. 18’e imza atmak zorunda kaldık” dedi. Sözleşmenin 26 işçi temsilcisiyle yapılan değerlendirme ve oylamanın ardından kabul edildiğini söyleyen Değirmenci, işçilerin genel değerlendirmesinin mevcut koşullarda sendikanın yapılabilecek en iyi sözleşmeyi yaptığı yönünde olduğunu ifade etti.
"Mecburen 3 yıl yaptık"
Üç yıllık sözleşmeyle bazı ekonomik kazanımlardan vazgeçildiğinin farkında olduklarını belirten Değirmenci, “Üç-beş bin lira burada eksik almış olup biz bu gerçeği zaten biliyoruz, kabul ediyoruz ama süreç böyleydi” dedi. Üç yıllık sürenin toplu sözleşmeden taviz vermek amacı taşımadığını savunan Değirmenci, “Toplu sözleşmeyi satmak için üç yıl yapmadık. Mecbur üç yıl yaptık. Başka şansımız yoktu” ifadelerini kullandı.
Değirmenci, kararın yalnızca Ataşehir Belediyesindeki mevcut yönetim değişikliğiyle sınırlı olmadığını, sendikal örgütlülüğe yönelik daha geniş bir risk gördüklerini söyledi. “Şu an iktidar sadece CHP belediyelerine saldırı düzenlemeyecek, yarın bu sendikalara da saldırı düzenleyecek. Genel-İş’i, DİSK’i zayıflatmak için hamleler olacak” diyen Değirmenci, “Üç-beş bin lira burada eksik almış olup biz bu gerçeği zaten biliyoruz, kabul ediyoruz ama süreç böyleydi. Örgütlülüğümüzü korumak zorundaydık” dedi.
"Belediye seçimi 10 Ekim’de yapılacak"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in nisan ayında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasıyla belediyede yönetim değişikliği süreci başlamıştı. 30 Nisan’da yapılan başkan vekilliği seçiminde Murat Güneş 22 oyla başkan vekili seçilmişti. Ancak 3 Ekim’de Ataşehir Belediyesine yönelik yeni operasyonda Güneş’in de aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Valiliğinin açıklamasına göre, belediye meclisinin yeni başkan vekilini seçmek üzere 10 Ekim’de toplanması öngörülüyor. Böylece belediyede yönetimin nasıl şekilleneceğine ilişkin belirsizlik sürerken, bu belirsizliğin toplu iş sözleşmesi sürecinde işçilerin karşısına bir baskı unsuru olarak çıktığı görülüyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et