06.10.2026 00:35

Hafıza Merkezi Direktörü Emel Ataktürk Sevimli: Daire başkanlığı kurulur ama o tuğla bir türlü çekilemez

Hafıza Merkezi Direktörü Emel Ataktürk Sevimli, Adalet Bakanlığının “faili meçhul” açıklamalarını değerlendirdi: “Politik cinayetlerde sorun daire başkanlığı kurmak değil, cezasızlık kültürü ve zihniyettir; o tuğla çekilmeden hakikat aydınlanmaz.”

Hafıza Merkezi Direktörü Emel Ataktürk Sevimli: Daire başkanlığı kurulur ama o tuğla bir türlü çekilemez

Fotoğraf: MA

Kübra Kırımlı
[email protected]


Ankara – Adalet Bakanı Akın Gürlek’in son dönemde yaptığı açıklamalarda, bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı eliyle çok sayıda “faili meçhul” cinayetin aydınlatıldığı duyuruldu. Ancak kamuoyuna “çözüldü” diye sunulan bu dosyaların incelendiğinde, toplum hafızasında yer etmiş politik cinayetler değil, adli vakalardan oluştuğu görülüyor.

Daire başkanlığı bünyesinde Gülistan Doku, Kaşif Kozinoğlu ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi dosyalar üzerinde çalışmalar sürerken; hakikatte “faili meçhul” tanımının neye karşılık geldiğini, yargının cezasızlık pratiğini Hafıza Merkezi Direktörü Emel Ataktürk Sevimli ile konuştuk. Sevimli, politik cinayetlerde sorunun kurumsal başlıklar açmaktan çok daha derin bir zihniyet ve cezasızlık kültürü olduğunu vurguladı.

"Faili meçhul tanımı devletin sorumluluğunu perdeliyor"

Konuya dair Hafıza Merkezi Direktörü Emel Ataktürk Sevimli ile konuştuk. Barış, yüzleşme ve insan hakları gibi alanlarda çeşitli projelere imza atan Sevimli’ye ilk olarak “faili meçhul”un ne olduğunu sorduk.

Sevimli, “Bu tanım failin belli olmadığı yaşam hakkı ihlalleri için kullanılıyor ve politik arka planı olmayan suçlarda etkili soruşturma yürütülmesine rağmen fail belirlenememişse bir dereceye kadar karşılığı olduğu söylenebilir. Ama politik motivasyonla işlenen suçlarda ‘faili meçhul’ tanımı devletin sorumluluğunu perdeleyen bir yana sahip, o nedenle biz insan hakları savunucuları ‘faili belli’ suçlar diyoruz” yanıtını verdi.

"Soruşturmalar etkisiz yürütülerek zaman aşımına sürükleniyor"

Yargının durumuna değinen Sevimli, “Uzun yıllardır bu tür ihlallerin planlamasından gerçekleşmesine kadar devletin kontrgerilla, JİTEM, derin devlet gibi karanlık yapılanmaları engellemeyerek, suç işlendikten sonra soruşturmayı etkisiz yürüterek ve zaman aşımıyla failleri cezasızlıkla koruyarak sorunlu bir pratik sergilediğini biliyoruz. Buna dair analitik çalışmalar var. ’90-2001 arasında altı kez başbakan değişti, dört büyük parti iktidara geldi ama hiçbir parti ’90’larda yaşananların aydınlatılması için bir şey yapmadı. 2002’den bu yana iktidarda olan AKP de aynı şekilde. Binlerce soruşturma faili meçhul suçlar bürolarının tozlu raflarında bile isteye unutuldu. 2000’lerin başında açılan 12 davanın hepsi ise beraat ya da zaman aşımı kararlarıyla kapatıldı” dedi.

"Cezasızlık kültürü öyle bir bataklık ki her alana yayıldı"

Zorla kaybetmeleri hatırlatan Sevimli, “Açık ya da örtük bir devlet politikası olmasa binlerce insanın (Hafıza Merkezi verilerine göre 1353 kişi) gözaltına alındıktan sonra kayıt dışı tutulması ve kaybedilmesi mümkün olabilir miydi? Bir emir olmasa hangi kamu görevlisi buna cesaret edebilir? Kolluk görevlilerinin bireysel sorumlulukları vardı ama bu suçlar, devletin yol vermesi ve göz yumması olmasa bu kadar sistematik işlenemezdi. Uğur Mumcu cinayetinde Mehmet Ağar’ın Güldal Mumcu’ya söylediği ‘Ben bir tuğla çekersem devlet aşağı iner’ sözü tam da bu ilişkiyi gösterir. O nedenle o tuğla da bir türlü çekilemez, soruşturmalar ilerlemez. Bu cezasızlık kültürü her alana yayıldı. Aslında failler belli ve bulunmak istenmiyor. İstenseydi o gün de mümkündü, bugün de mümkün” dedi.

"Devlet içi hegemonya savaşlarında araç olarak kullanıldığı izlenimi oluşuyor"

Sevimli, meselenin daire başkanlığı kurmaktan öte bir yaklaşım gerektirdiğini söyledi: “Adliyede zaten yıllardır faili meçhul suçlar büroları vardı ama gelişme olmuyordu. Çünkü bunlar yargıda dokunanı yakan dosyalar, hiçbir savcı ve yargıç risk almak istemiyor. Çoğu yargı mensubu için hakikati aydınlatmak kamu görevlilerinin sorumluluğunu gerektirecekse dosyanın kapalı kalması daha iyi. Asıl sorun, yasaları uygulamaktan imtina eden ve faili koruyan yargı mensuplarının zihniyet dünyası… Yargının bu tutumu muhalif olanı elimine etmeyi meşru gören anlayışın devamıdır. Sorunlar yeni bir daire başkanlığı kurmaktan daha derin ve bütünlüklü bir yaklaşım gerektiriyor ama devlette böyle bir perspektif yok. O zaman da politik olaylarda dosyaların devlet içi hegemonya savaşlarında araç olarak kullanıldığı izlenimi oluşuyor.”

"Dosyalar demokratik dönüşüm olmadan aydınlanmaz"

“Geçmişle yüzleşmek için adli adımlar tek başına yeterli mi?” sorusuna Sevimli, “Değil elbette. Geçmişle yüzleşme zaten liberal bir kavram ama dünyanın her yerinde, yıllar boyunca süren baskı rejimlerinde, devletlerin insan hakları ihlalleri nedeniyle farklı kesimlerle farklı etaplarda tahrip olmuş olan güven ilişkisini yeniden kurmakta önemli imkanlar sunduğu kabul ediliyor. Ceza yargılamaları adalet arayışının sadece bir parçası. Demokratik bir gelecek istiyorsak Kürtler, Aleviler, gayrimüslimler, sol, muhafazakarlar, kadınlar, LGBTİ+ dünya ve darbe mağdurlarının yaşadıklarının tanınması, onarım politikaları geliştirilmesi, sorumluların yargılanması ve ihlallerin tekrarının önlenmesi gerekiyor” yanıtını verdi.

Sevimli dünyadan örneklerle anlattı: “Dünyada ülkelerin bir kısmı yüzleşme hattına hiç girmemeyi tercih etmiş; bir kısmı sınırlı bir yüzleşme yolu benimsemiş (Sadece ihlalleri tanıyıp arşivleri açmış ama failleri yargılamamış). Bir kısmı ise ihlalleri kapsamlı ele alıp yapısal sorunları kökten gidermeyi hedeflemiş (tanıma, özür, yargılama, onarım programları, eşit yurttaşlık, yasal değişiklikler, yeni hafızalaştırma politikaları gibi). Türkiye’nin de devletin ve toplumun demokratik dönüşümünü hedefleyen politikalara ihtiyacı var.”

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bir süredir haftada bir “faili meçhul” diye açıkladığı istatiksel verileri hatırlatarak gerçekte faili meçhul denilince aklımıza gelen, dosyaların nasıl aydınlatılacağını sorduğum Sevimli, bahsettiği bütünlüklü çerçeve olmadığı sürece bu dosyaların aydınlatılamayacağını söyledi: “Farklı ülke deneyimlerinin bugün geldiği yerde başarılan ve başarılamayanların sordurduğu soruları Türkiye’de içinden geçtiğimiz barış süreciyle birlikte yeniden düşünmek de çok önemli. Barışı ve adaleti devletin ve toplumun demokratik dönüşümü olmadan sağlamak mümkün değil. Faili meçhul ya da faili belli deyin fark etmez, bu dosyalar ancak böyle bir dönüşüm yoluna girildiğinde çözülür. Biz hak savunucuları içinde mücadele ettiğimiz bu dönemin realitesinin tamamen farkındayız ama ısrarla bu ufku taşıyarak bütünlüklü adalet arayışımızı sürdürüyoruz.”

Yarın: ’94’te öldürülen Yusuf Ekinci’nin oğlu Sertaç Ekinci ile Jitem davasını konuşuyoruz

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
05.10.2026 16:44

Gazeteciler Güller ve Serim'e soruşturma

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller ile muhabir Batuhan Serim, sosyal medya paylaşımı ve yaptıkları haber nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifade verdi. Gazeteciler suçlamaları kabul etmedi.

Gazeteciler Güller ve Serim'e soruşturma

Mehmet Ali Güller ve Batuhan Se

05.10.2026 21:09 / Güncelleme: 21:22

Boğaziçi’nde peş peşe yemekhane zamlarına karşı eylem

Boğaziçi Üniversitesi’nde bir yıl içinde yemekhane ücretlerine yapılan üçüncü zamma karşı ÖTK’nın çağrısıyla yemekhanede bir araya gelen yüzlerce öğrenci, fahiş zamları protesto ederek turnikeleri aştı, ücretsiz yemek dağıtıldı.

Boğaziçi’nde peş peşe yemekhane zamlarına karşı eylem

Fotoğraf: Evrensel

05.10.2026 18:49

Ahmet Şık’tan Akın Gürlek’e: 'Ailemle ve dostlarımla değil benimle uğraş'

SYKP PM üyesi Ahmet Saymadi’nin tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamada Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen TİP Milletvekili Ahmet Şık, “Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek. Tam karşında duruyorum. Benimle uğraş” dedi.

Ahmet Şık’tan Akın Gürlek’e: “Ailemle ve dostlarımla değil benimle uğraş”
05.10.2026 16:06

Suudi destekli güçlerden Yemen'in başkentine işgal saldırıları

2022 yılında Riyad’da kurulan Yemen Başkanlık Konseyi'ne bağlı güçler, Ensarullah’ın (Husiler) yönettiği Yemen’in başkenti Sana’ya yoğun saldırı başlattı. Suudi Arabistan ve müttefikleri de saldırılara 100 savaş uçağıyla katıldıklarını açıkladı.

Suudi destekli güçlerden Yemen'in başkentine işgal saldırıları

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!