EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan’dan Trakya’da kaya gazı uyarısı: Tarım ve su kaynakları tehdit altında
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Keşan’da kaya gazı arama faaliyetlerinin Trakya’daki tarım alanları ve su kaynaklarını tehdit ettiğini söyledi. Aslan, üreticiler ile emek ve demokrasi güçlerine birlikte mücadele çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Emek Partisi
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Edirne’nin Keşan ilçesinde partisinin ilçe örgütü tarafından düzenlenen halk toplantısında Keşanlılarla bir araya geldi. Eğitim Sen Keşan İlçe Temsilciliği binasında gerçekleştirilen buluşmada Keşan ve çevresindeki bölgede kaya gazı çıkarma faaliyetleri için acele kamulaştırma kararları ilan edilmesi, borsa vurgunu, muhalefete dönük operasyonlar gündeme geldi.
Toplantıda söz alan EMEP Genel Başkanı Aslan, kaya gazı arama ve çıkarma faaliyetleri hakkında bilgi vererek bu faaliyetlerin bölge halkının yaşamı ve geçim kaynakları açısından en büyük tehdit olduğunu söyledi. Trakya’nın esas geçim kaynaklarının tarım olduğunu hatırlatan Aslan, bölgede yıllardır devam eden plansız sanayileşme nedeniyle su kaynaklarının kirlendiğini, Ergene Nehrinde olduğu gibi tarım alanlarının da bu plansız faaliyetlerden zarar gördüğünü vurguladı.
Aslan: “Kaya gazı Trakya’yı susuz bırakacak”
Yer altı kaynak sularının eskiden 50 metreden çıkarılabildiğini ancak bugün 400 metreye kadar sondaj yapılmak zorunda kalındığına dikkat çeken Aslan, “Kaya gazı kaynaklarının çıkarılması için daha fazla su kullanılacak. Kalan suyu kaya gazı çıkarmada kullanarak Trakya'yı bütünüyle susuz bırakacaklar. Bu bölgede tarımın bitmesi demektir” ifadelerini kullandı.
Acele kamulaştırma kararlarına tepki
Trakya topraklarının dörtte üçünün kaya gazı arama faaliyetleri için ruhsatlandırıldığı bilgisini paylaşan Aslan, “Amerikan şirketleri nereyi verimli bulursa oranın acele kamulaştırılması gündemde. Acele kamulaştırma dedikleri mahkeme kararı ya da yargı sürecine gerek duymaksızın köylülerin topraklarına el konulması demek” diyerek ABD’li şirketin çıkarları doğrultusunda verilecek kamulaştırma kararlarının halka kamu yararı olarak pazarlandığını vurguladı.
“Çıkardıkları gazı bize yeniden satacaklar”
Çıkarılan genelge ile bölgede arama faaliyetlerinin önünün açıldığını, ilerleyen günlerde ABD’li petrol ve enerji şirketlerinin bölgede sondajlara başlayacaklarını söyleyen Aslan, “Çıkarttıkları kaya gazını bize yine parayla satacaklar. Hem yer altı kaynaklarımızı sömürecekler, hem topraklarımızı ve yer altı su kaynaklarımızı zehirleyecekler. Trakya'nın yaşanamaz bir bölge haline getirilecek” dedi.
Bu faaliyetlerden en çok, zaten artan maliyetler nedeniyle geçinmekte zorlanan üretici köylülerin etkileneceğini ifade eden Aslan, “Kaya gazının yol açacağı sorunlarla üretici köylülerin yaşadıkları problemlerin üst üste binmesiyle Trakya’da üreticilerin elleri kolları bağlanacak. Ne üretebilecek, ne ürettiğini satabilecek. Kendi topraklarında yaşama şansı dahi kalmayacak” dedi.
Üreticilere birlikte mücadele çağrısı
Tüm bu nedenlerle bölgede kaya gazı arama ve çıkarma faaliyetlerinin engellenmesi gerektiğini ifade eden Aslan, “Trakya'da kaya gazı aranmasına da kaya gazı çıkarılması ve işletilmesine de izin verilmemelidir. Başta üreticilerimiz olmak üzere, bütün emek ve demokrasi güçlerine de çağrı yapıyoruz. Gelin birlikte karşı duralım, birlikte direnelim, birlikte mücadele edelim” ifadelerini kullandı.
Edirne ve Keşan’da ziraat odaları ile yaptıkları görüşmelere ilişkin de bilgi veren Aslan, sadece üreticilerin değil bütün işçi ve emekçilerin kuşatılmışlık hissi içerisinde olduklarını söyleyerek “Bu saldırıların önüne geçemeyiz gibi bir duygu hakim. Bu iktidar 24 yıldır her türlü kötülüğü yapıyor halka, emekçilere, kadınlara, gençlere, işçilere. Türkiye işçi sınıfının, halkların mücadele geçmişini hatırlamamız gerekiyor. Tarihimizde büyük mücadele örnekleri var. 15-16 Haziran direnişi, büyük köylü mücadeleleri, öğrenci hareketleri, kadınların mücadelesi, işçi sınıfının genel grev ve genel direnişlerini yaşamış bir ülkeyiz” dedi.
Aslan’dan belediye operasyonlarına tepki
Mersin ve Eyüpsultan belediyelerine dönük operasyonlara da değinen Aslan, “19 Mart'tan bugüne onlarca belediyeye operasyonlar yapıldı. Saray iktidarı, kendi dışında kimseye yaşama hakkı tanımıyor. Bunu iktidarını sürdürebilmek için yapıyor. Yani Saray için iktidarını sürdürebilmenin koşulu artık elindeki şiddet aygıtı. İşte, yargıdaki vaziyeti biliyoruz. Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, kanunlara göre değil, Erdoğan’ın dediklerine göre hareket ediyor. Gazeteler kapatılıyor, sosyal medya hesaplarına yasaklar geliyor. Kadınlara yönelik şiddet devam ediyor. Geçinemeyen emekliler intihara sürükleniyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatlarını kaybediyor. İşte iki gün önce Soma’da yaşananlar. İmbat Madencilikte geçmişten bugüne 12 işçi hayatını kaybetti. Ama İmbat'ın ne patronu ne müdürleri ceza almadı” diyerek sıraladığı bu tablonun ülkede adalet namına bir şey kalmadığının göstergesi olduğunu söyledi.
Aslan bu adaletsizliklere karşı tüm işçi ve emekçilere, üretici köylülere, gençlere ve kadınlara birleşerek mücadele etme çağrısında bulundu.
Borsa vurgunu gündemde
Konuşmasında borsa vurgununa da değinen Aslan, “Bu ülkenin değerlerini yaratanlar, işçiler, üretici köylüler açlıkla terbiye edilirken, sefalete mahkum edilirken iktidar çevresindeki isimler borsada aldıkları hisse senetleriyle bir lirayı 100 liraya, 100 lirayı bin liraya, bin lirayı da 100 bin liraya çevirdi. Yüz binlerce fabrika işçisinin, küçük esnafın tasarrufları tamamen sıfırlandı. Toplam kayıp 20 milyar dolar deniyor ancak bu buzdağının görünen yüzü. Vurgunun boyutu 100 milyar dolara ulaşabilir. İşte bunlar halkın sırtına yapışmış keneler. Hiçbir şey üretmiyorlar. Hiçbir değer yaratmadan büyük zenginlikler elde ediyorlar. Bu kez suçüstü yakalandılar. Üstünü kapatmak için de her türlü hokkabazlığı yapıyorlar” dedi.
“İşçi ve emekçiler hesabını soracak”
Aslan, “Peki Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı ne yapıyor? Çökme var, vurgun var; Bahçeli ‘Bu konuda bir şey söylemeyeceğim’ diyor. Çünkü Bahçeli de bu işin ortağı. Bahçeli bu ülkede iktidar eliyle işlenen tüm suçların ortağıdır. İş cinayetlerinin, borsada vurgunların, belediyelere operasyonların. İşçi ve emekçiler tüm bunların hesabını er ya da geç soracaklar” ifadelerini kullandı.
(Politika Servisi)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et