Altın Koza’da 'Bir Arada Yalnız' En İyi Film seçildi: Hazar Ergüçlü’den madenciler için konuşma
Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü Ali Vatansever’in yönettiği “Bir Arada Yalnız”a verildi. Hazar Ergüçlü, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldığı törende Soma’da hayatını kaybedenleri andı.
Fotoğraf: Evrensel
Ahmed Ziya Aydın
Merve Tur
[email protected]
33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın En İyi Film Ödülü Ali Vatansever’in yönettiği “Bir Arada Yalnız”a verildi. Hazar Ergüçlü, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldığı törende Soma’da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’a ilişkin konuştu: “Yaşar’ın çektiği acı biraz da bizim sorumluluğumuz değil mi?”
Ödül törenini Jülide Ateş ve Volkan Severcan sundu.
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, törende yaptığı konuşmada Altın Koza’nın 60 yıllık tarihine dikkat çekerek festivalin zaman zaman düzenlenemediğini ve çeşitli problemler yaşadığını ancak ayakta kalmayı sürdürdüğünü söyledi. Geçer, “Altın Koza’da Yaşar Kemal’in, Orhan Kemal’in, Kadir İnanır’ın, Fatma Girik’in emeği var. Ama en çok o sinemaları dolduran halkın emeği var” dedi.
Geçer, jüri üyelerine ve Adana Büyükşehir Belediyesi emekçilerine teşekkür ederek bu yılki festival temasının “Plastiksiz Dünya” olduğunu belirtti. Geçer, “Gelecek nesillere bu dünyayı temiz bırakmak zorundayız” dedi.
Festival Yönetim Kurulu Başkanı Menderes Samancılar’ın sözlerine de atıfta bulunan Geçer, “Sinema karanlıkta, hayat aydınlıkta yaşanır” ifadelerini kullandı.
Jüri Başkanı Zuhal Olcay ise “Sinema dünyayı değiştirmez ama bakış açılarını değiştirir. Yaşasın sinema, yaşasın sanat” dedi.
Fotoğraf: Ahmed Ziya Aydın/Evrensel
Hazar Ergüçlü: Bir şeylere sevinmek çok uzun zamandır hepimiz için çok zor
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmindeki rolüyle alan Hazar Ergüçlü, ödül konuşmasında son dönemde yaşananlara ve Soma’da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’a ilişkin konuştu.
Ergüçlü, “Bir şeylere sevinmek için çok uzun zamandır hepimiz... Bir şeylere sevinmek çok uzun zamandır hepimiz için çok zor. Her gün apayrı bir kâbusa uyanıyoruz” dedi.
“Kendin olmanın böylesine tehlikeli olduğu, hatta yasaklanmaya çalışıldığı bir dönemde; herkesin tektipleştirilmeye çalışıldığı, aynı kalıba sokulmaya çalışıldığı bu yerde ve sektörümüzde emeğimin görülmesi beni çok onurlandırdı” diyen Ergüçlü, jüri üyelerine teşekkür ederek çok mutlu olduğunu söyledi.
“Bir Arada” yapılan bir filmin bu güzel seçkiye dahil edilmesinin de tüm ekip için gurur verici olduğunu belirten Ergüçlü, “Tekrar çok teşekkür ederim” dedi.
Ergüçlü, konuşmasının başında kısa konuşmak istediğini ancak bunun pek mümkün olmayacağını söyledi. Ödül törenine gelirken bu fırsatı anlamlı kılmak için ne söyleyebileceğini düşündüğünü belirten oyuncu, “İçime baktım ve çok büyük bir boşlukla karşılaştım. Çok uzun zamandır o kadar çok acıya maruz kaldık ki, uyuştuk gibi hissediyorum” ifadelerini kullandı.
Soma’da hayatını kaybeden 37 yaşındaki madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’ı gördüğünde çok etkilendiğini söyleyen Ergüçlü, kendi ailesindeki madencilik geçmişinden söz etti:
“Dün, 37 yaşında Soma'da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören'in oğlu Yaşar'ı görünce bittim. Benim ninem, dedem kömür işçisiydi. Çocukluğum kömür kokularıyla geçti. Dedem bakır madenlerinde çalıştı. Her madenci öldüğünde gözümün önüne kendi dedem, kendi ninem geliyor. İnsanca yaşayabilmek için, çocuklarını okutabilmek için verdikleri emek geliyor. Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum.”
Bunu vicdanını rahatlatmak ya da bir şeyin sözcüsü olmak için söylemediğini belirten Ergüçlü, “Sadece bu adaletsizlikler bana fazla geliyor ve ne yaparsam yapayım bu üzüntüyü içimden atamıyorum” dedi.
Ergüçlü, konuşmasında şu soruları yöneltti:
“Biz adaletsizlikle mi yaşayacağız? Biz böyle nasıl devam edeceğiz? Hep beraber, beraberce insanca yaşayamayacaksak nasıl bir toplum olacağız? Yaşar'ın çektiği acı biraz da bizim sorumluluğumuz değil mi?”
Ergüçlü, sözlerini “O yüzden bunları söylerken Yaşar'dan özür diliyorum; sadece burada onu anmaktan başka bir şey yapamadığım için” diyerek sürdürdü.
“Yine de elimizde bir tek umudumuz kaldı. Onu da vermeyeceğiz” diyen Ergüçlü, konuşmasını tamamladı.
Ödüller sahiplerini buldu
Törende konuşan Nuri Cihan Özdoğan, “Dilerim ki bu atık ithalatı son bulur” dedi.
Onur Gözeten ise “Umut vermek güzel şey galiba. Umarım ben de bana umut verenler gibi umut vermeye devam ederim. İçeride ve dışarıda olan dostlarımızla film yapmaya devam ederiz” ifadelerini kullandı.
Ali Vatansever, aldığı ödülü öğrencilerine adadığını belirterek şöyle konuştu:
“Sinema yolculuğu en başta gençler için uzun ve çaresiz gözükebilir. Evet, yalnız olabilirsiniz ama çaresiz değilsiniz. Bana ulaşın, Bir Arada filmimi izleyebiliriz. Yalnız değilsiniz.”
Banu Sıvacı ise ödülünü “evine giderken anahtarı sıkarak giden tüm kadınlara” adadığını söyledi. Sıvacı, 6 Şubat depreminde kaybettiği Ali’yi de anarak “Senin cevapsız sorularını bırakmayacağız Ali” dedi.
Bir başka konuşmasında Ali Vatansever, ödülünü annesine adamak istediğini belirtti. Vatansever, “Sinema hobin olsun derdi. Annemin dediğini yapmadım. Bu ödülü anne sözü dinlemeyenler için alıyorum. Terli terli soğuk su içen, ince giyinenler için alıyorum. İyi kalanlar için, tüm dünya yanarken iyi kalanlar için alıyorum” dedi.
Törende ayrıca Avukat Selçuk Kozağaçlı, Berkin Elvan ve Can Atalay anıldı.
Yapılan konuşmalarda, bugünkü şiddet ve baskı ortamında patriyarkal düzenin dışında bir varoluş biçiminin mümkün olduğunu gösterenlere dikkat çekildi. Bu sözlerin ardından ödülün 4 yıldır tutuklu olan Çiğdem Mater’e ve tutuklu olan tüm arkadaşlara adandığı belirtildi.
Hayatını kaybeden sinema emekçileri anıldı
Festival kapsamında bu yıl hayatını kaybeden Zihni Göktay, Haldun Dormen, Serhat Kılıç, Gülşen Tuner, Kanbolat Görkem Arslan, Ali Tutal, Ferdi Altuner ve Kadir İnanır da anıldı.
Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması
En İyi Canlandırma Jüri Özel Ödülü:
“Drip – Bilemiyorum Aysel” – Zeynep Sude Yavuz
En İyi Canlandırma Film Ödülü:
“Tabula Rasa”
Deneysel Jüri Özel Ödülü:
“Islak Köpekler” – Metin Konar
Metin Konar, ödülünü “Gazze'de, Filistin'de soykırıma uğrayanlara, haksız yere gözaltında tutulan translara, bu acıyı bizimle paylaşan herkese” adadı.
En İyi Deneysel Film Ödülü:
“Yanına Dönmeden Gördüğüm Şey” – Nehir Üstündağ
Belgesel Jüri Özel Ödülü:
“Akgün” – Ülviye Aleyna Sarıgül
En İyi Belgesel Film Ödülü:
“Tekno Çoban” – Enes Öztürk
En İyi Kurmaca Jüri Özel Ödülü:
“Uslu”
Ödül, “Sesi duyulmayan, yaşam hakkı elinden alınan çocuklara” adandı.
En İyi Kurmaca Film Ödülü:
“Boşluğun Sesi” – Alp Kağan Akkaya
Ulusal Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması
En İyi Film Ödülü:
“Başka Türlü”
Ulusal Kısa Film Yarışması
Jüri Özel Ödülü:
“Yerçekimi” – Dalya Keleş
En İyi Film Ödülü:
“Otel”
Uluslararası Kısa Film Yarışması
Jüri Özel Ödülü:
“What if they bomb here tonight?”
En İyi Film Ödülü:
“Trading Cards”
Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Ödül Yarışması
Jüri Özel Ödülü:
“Kaçak Elektrik” – Selahaddin Eyüp Tan, Eylem Ata
En İyi Senaryo Ödülü:
“Dünyanın Öbür Ucunda” – Gonca Gülbey
Ulusal Belgesel Film Yarışması
Jüri Özel Ödülü:
“Mor Menekşeli Kadınlar” – Sezen Kayhan
En İyi Belgesel Film Ödülü:
“Stella ile 8 Mart”
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 5’i dünya prömiyeri olmak üzere toplam 10 film yarıştı. Yarışmada 16 kategoride ödül verildi. Jüri başkanlığını Zuhal Olcay üstlenirken jüride Şebnem Bozoklu, Salih Bademci, Erdem Tepegöz, Nilgün Öneş, Gökhan Tiryaki ve Ayça Çiftçi yer aldı.
SİYAD En İyi Film:
“Ölü Köpekler Isırmaz” – Nuri Cihan Özdoğan
Film-Yön En İyi Yönetmen:
“Karanlıkta Islık Çalanlar” – Pınar Yorgancıoğlu
“Bir Arada Yalnız” – Ali Vatansever
Umut Veren Erkek Oyuncu Ödülü:
Onur Gözeten – “Bir Arada Yalnız”
Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü:
Ege Damatoğlu – “Moda Evlilik”
Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu:
Süleyman Kadim Kabaali – “Günyüzü”
Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu:
Asena Hotamış – “Günyüzü”
Ayhan Ergürsel En İyi Kurgu:
Mesut Ulutaş – “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri”
En İyi Sanat Yönetmeni:
“Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri”
En İyi Görüntü Yönetmeni:
Özkan Karaköse – “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri”
En İyi Müzik Ödülü:
“Karanlıkta Islık Çalanlar” – Alican Çamcı
En İyi Erkek Oyuncu:
Fatih Al – “Bir Arada Yalnız”
En İyi Kadın Oyuncu:
Hazar Ergüçlü – “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri”
En İyi Senaryo:
“Karanlıkta Islık Çalanlar” – Pınar Yorgancıoğlu
En İyi Yönetmen:
“Bir Arada Yalnız” – Ali Vatansever
Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü:
“Moda Evlilik” – Miraç Atabey
Yılmaz Güney Ödülü:
“Günyüzü” – Banu Sıvacı
Adana İzleyici Ödülü:
“Canavar” – Tunç Şahin
En İyi Film Ödülü:
“Bir Arada Yalnız” – Ali Vatansever
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et