Brezilya’da başkanlık seçimleri günü: 'Lula’nın büyük burjuvaziye boyun eğmesi, aşırı sağı yeniden güçlendirdi'
Brezilya’da bugün başkanlık seçimlerinin ilk turu gerçekleştirilecek. Sosyalizm için Halk Birliği'nin (UP) Cumhurbaşkanı Adayı Samara Martins Evrensel’in sorularını yanıtladı.
Sosyalizm için Halkın Birliği (UP) Brezilya Cumhurbaşkanı Adayı Samara Martins
Elif Görgü
Arjantin, Peru, Bolivya, Şili ve Kolombiya gibi birçok ülkede Trumpçı adayların kazanmasıyla ABD iş birlikçisi burjuvazinin iktidara geri döndüğü ve çeşitli sol eğilimlerdeki iktidarların devrildiği sürecin ardından, Latin Amerika’da gözler bugün gerçekleşen Brezilya seçimlerinde.
Brezilya’da bugün iktidardaki İşçi Partisi (PT) 2002’den bu yana beş başkanlık seçimini kazandı. Mevcut Devlet Başkanı Lula da Silva üç, halefi Dilma Rousseff ise iki dönem başkanlık yaptı. Rousseff’in son döneminde yolsuzluk gerekçesiyle görevden alınması ardından faşist eğilimli, ABD destekli Jair Bolsanaro iktidara geldi. Ardından yeniden Lula da Silva... Bugün ise darbe girişimi suçlamasıyla ev hapsinde olan Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro ile Lula, iki büyük rakip olarak seçimlerde karşı karşıyalar. Bu iki ismin ilk turu önde bitirerek, ekim sonunda yapılacak ikinci turda yarışmaları bekleniyor.
Brezilya’daki PT iktidarları, Venezuela’da Chavez ile başlayan ve ABD ile arka bahçesi kabul ettiği Latin Amerika arasındaki siyasi ve ekonomik bağımlılık ilişkilerini zayıflatan sol dalganın en sağ kıyıya vuran köpüğüydü. Ülkedeki değişim de sınırlı oldu. Bugün altıncı iktidarı için mücadele ediyor. Trump liderliğindeki ABD ise tam biat istediği için olası bir Bolsonaro iktidarına yatırım yapıyor. Trump bir yandan ABD’nin bir süredir istediği gibi yağmalayamadığı kaynakları -Venezuela’da olduğu gibi- yeniden ele geçirmeyi, diğer yandan da Çin’in bölgedeki ekonomik etkisini zayıflatmayı hedefliyor.
Anketler seçimleri iki aday arasında gösterse de, bu on beş yıllık kısırdöngüyü kırmaya aday başka isimler de var. Sosyalizm için Halk Birliği (UP) Partisinin Cumhurbaşkanı Adayı Samara Martins onlardan biri. Martins, seçimlere yönelik sorularımızı yanıtladı.
Lula’nın ilk zaferinin yarattığı umut gerçeğe dönüşmedi
Brezilya, hangi sosyo-ekonomik ve siyasi koşullar altında seçimlere gidiyor?
Halk için ekonomik koşullar oldukça zorlu. Brezilya, dünyanın en düşük asgari ücretlerinden birine sahip. Bu ücret sadece 1.621,00 real yani 311 dolar. Ülkenin en büyük şehri olan São Paulo’da temel gıda sepetinin fiyatı 900 real yani 172 dolar. Ancak gıda harcamalarının yanı sıra barınma, ulaşım, ilaç, giyim, tüp gaz, elektrik ve su gibi masraflar da var. Son 20 yıldır Brezilya’da maaşlar üzerinde bir baskı yaşanıyor. Nüfusun büyük bir kısmında, 2022’deki Lula’nın seçilmesinin ekonomi politikasında bir değişiklik anlamına geleceğine dair büyük bir umut vardı. Ancak bu gerçekleşmedi. Zira Lula’nın üçüncü hükümeti de, kamu borcunun faiz ödemelerini garanti altına almak için sosyal yatırımlarda kesintiye giderek mali kemer sıkma politikası benimsedi.
Brezilya’da işgücünün yüzde 70’i en fazla iki asgari ücret kazanıyor. Dolayısıyla halkın tek çaresi borçlanmak oldu. Her 10 aileden 8’inin kredi kartı borcu var. Hükümet, ailelerin borçlarını yeniden yapılandırmak için “Desenrola 3” adlı üç kredi programı başlattı, ancak sorun devam ediyor; çünkü maaşlar çok düşük ve kapitalist patronların sömürüsü çok büyük. Bu ucuz işgücünü arayan Çinli otomobil üreticilerinin üçü Brezilya’da faaliyete geçti ve 2027 yılına kadar bu sayı beşe çıkacak. Lula’nın üçüncü yani şu andaki hükümetine yönelik olumsuz değerlendirmelerin büyük bir kısmı, onun ekonomi politikasına duyulan hayal kırıklığından kaynaklanıyor. Buna, cumhurbaşkanın oğlunun, bir şirket lehine milyonlarca dolarlık sözleşmeler için hükümete lobi yaptığı iddiaları da eklenmeli. Soruşturma Federal Polis tarafından yürütülüyor, cumhurbaşkanının oğlu ise şu anda ülke dışında.
Öte yandan aşırı sağ, önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesi ve 8 Ocak 2023’teki darbe girişiminin yargı tarafından kanıtlanarak cezalandırılması nedeniyle büyük bir yenilgiye uğramıştı. Eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro ve dört general, Brezilya’da bu faşist darbeyi gerçekleştirmeye çalıştıkları için ev hapsindeler. Ancak PT’nin ulusal büyük burjuvaziye, özellikle de finans sermayesine boyun eğme politikası, faiz oranlarını Bolsonaro hükümeti tarafından belirlenen seviyenin çok üzerine çıkardı. Bu ekonomik durum, aşırı sağın bu seçimlerde yeniden güçlü bir şekilde sahneye çıkmasına imkan verdi. Faiz oranı meselesi buna iyi bir örnektir.
Lula’nın faiz politikası aşırı sağın güçlenmesine yaradı
Lula, hükümetinin ilk iki yılında faiz oranlarının yüksek olmasının nedeni Merkez Bankası başkanının Bolsonaro tarafından atanmış olmasıyla açıklıyordu. 1 Ocak 2025’te, o zamana kadar neoliberalizme karşı çıkan bir ekonomist olarak tanınan Gabriel Galípolo, Merkez Bankası başkanlığı görevini devraldı. Ancak iki yıldır Brezilya’da faiz oranı durmaksızın artıyor; bugün bu oran yüzde 13,75 ile dünyanın en yüksek ikinci faiz oranı konumunda. Bu durum bankacıları mutlu ederken halkı borç batağına sürükledi. Küçük sanayiciler ve tüccarlar da bu politikanın kurbanları oldular ve aşırı sağa yöneldiler.
Bu durum, hükümetin halk nezdindeki itibarını zayıflattı ve aşırı sağı güçlendirdi. Son dört yıl boyunca Lula, Ulusal Kongredeki sağ çoğunlukla uzlaşma sağlamaya çalıştı ve bu anlaşmanın esiri haline geldi. Ancak şimdi, durumun karmaşıklaşmaya başladığını görünce hükümet, “Bolsa Família/ Aile Yardımı” tutarını artırmaya karar verdi. Ancak gıda fiyatları yüksek ve enflasyon artıyor.
Ülkenin en büyük bankacılarından biri olan ve milyarlarca dolarlık dolandırıcılık nedeniyle bu yıl kapanan Master Bankası’nın sahibi Daniel Vorcaro ile Anayasa Mahkemesinin (STF) çeşitli bakanları arasındaki yolsuzluk da ülkenin siyasi durumunu daha da kötüleştirdi. Jair Bolsonaro’nun tutuklanmasından sorumlu STF Üyesi Alexandre de Morais’in eşinin hukuk bürosunun, bu banka ile 130 milyon real tutarında bir sözleşme imzaladığı ortaya çıktı.
Ayrıca en az dört STF üyesi daha Daniel Banqueiro’dan para aldı. Aşırı sağcı aday Flavio Bolsonaro’nun, babası Jair Bolsonaro’nun hayatını anlatan film için Daniel Vorcaro’dan 130 milyon real talep ettiği bir telefon görüşmesinin kaydı da ortaya çıktı. Para ödendi, ancak filmin yapımcısı tüm parayı değil, sadece bir kısmını aldığını söylüyor.
Tüm bunlar, siyasi partileri ve Anayasa Mahkemesi (STF) üyelerini içeren büyük bir yolsuzluk şebekesini ortaya koyuyor ve halkın siyasete karşı derin bir nefret duymasına yol açıyor.
İşçilerin ve halkın acil talebi ücretlerin yükselmesi
Bugün Brezilya işçi sınıfının ve genel olarak halkın acil ihtiyaçları ve talepleri neler? Seçim süreci, bu ihtiyaç ve taleplerin karşılanacağı bir süreci işaret ediyor mu?
Brezilyalı işçilerin başlıca talepleri, öncelikle maaşların artırılması ve çalışma süresinin kısaltılması. Özellikle de 6X1 çalışma düzeninin (haftada altı gün çalışma ve bir gün izin) sona erdirilmesi. Asgari ücrette de yüzde 100 artış talep ediyoruz.
Ancak Lula’nın yeniden seçilmesini destekleyen koalisyon olan PT, PCdoB, PSOL ve MST, bunun imkansız olduğunu söylüyor. Oysa bu Brezilya’da daha önce gerçekleşti; ülke büyüdü ve nüfusun çoğunluğunun yaşam koşulları iyileşti.
Bir diğer talep ise iş reformunun yürürlükten kaldırılmasıdır. İşgücünün neredeyse yarısı işçi haklarından yoksun, tatil ve emeklilik hakkı olmadan çalışıyor. Oysa Lula koalisyonu bunun geçmişe dönüş olacağını söylüyor. 2022’de İspanya’nın iş reformunu yürürlükten kaldırdığını ve Brezilya’nın da bunu yapabileceğini söylemişlerdi. Bugün ise verdikleri sözleri unutmuş durumdalar.
Hükümet verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı
Bir diğer önemli talep ise kamu borcunun faiz ödemelerinin askıya alınması. Bugün Brezilya, her yıl bir trilyon real (200 milyar ABD doları) tutarında borç faizi ödüyor ve bütçenin neredeyse yarısı borç anapara ödemeleri ve faizlere harcanıyor. Bunun sonucu olarak eğitim, sağlık, sosyal konut ve toprak reformu alanlarında bütçe kesintileri art arda yaşanıyor. Üçüncü Lula hükümeti, konut hakları için mücadele eden hareketlere binlerce konut inşa etme sözü vermiş, ancak bu yılın ilk aylarında bunun için parası olmadığını açıklamıştı. Toprak reformu da mevcut hükümet döneminde hiçbir ilerleme kaydetmedi.
Öte yandan ülkemizde kadın cinayetlerine karşı mücadele de gündemde. 2026 yılının ilk dört ayında Brezilya’da 500’den fazla kadın öldürüldü; bu, her beş saatte bir kadının öldürüldüğü anlamına geliyor. Yılda 822 bin kadın tecavüze uğruyor; bu da dakikada iki tecavüze denk geliyor.
Aday listemiz iki kadından oluşuyor: ben ve Pará Eyaleti Hapishane Çalışanları Sendikası Başkanı yoldaşım Raquel Bricio. Kampanyamızda bu bayrağı dalgalandırıyor ve kadınları harekete geçiriyoruz. “Kadın cinayetlerine son” sloganıyla eylemler ve gösteriler düzenledik ve kadınlara yönelik taciz ve şiddeti teşvik eden ve destekleyen herkesin derhal tutuklanmasını talep ediyoruz.
Seçim süreci halkın ihtiyaçlarının tam tersi yönde ilerledi
Anketlerde önde giden Lula da Silva ve Bolsonaro’nun seçim kampanyalarını, vaatlerini ve tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? İkisinden biri kazanması durumunda -anketler öyle söylüyor- Brezilya’yı nasıl bir gelecek bekliyor?
Açıkçası, seçim süreci Brezilya halkının tüm ihtiyaçlarının tam tersi yönde ilerliyor. Bu taleplerin hiçbiri, cumhurbaşkanlığı için yarışan iki ana adayın tartışma gündeminde yer almıyor. Tartışılan konular arasında Brezilya’nın koruyucu azizesi Nossa Senhora Aparecida’nın kim olması gerektiği, bahis evlerinin yasaklanması, yolsuzluk ve organize suç yer alıyor. Ancak işçilerin temel talepleri büyük partilerin tartışma gündemine girmiyor.
Bu partiler büyük burjuvazi ve bankacılar tarafından finanse ediliyor ve ülkenin ciddi sosyal sorunlarını gizleyen bir kampanya yürütüyorlar. Brezilya’da bugün 367 bin kişi evsiz durumda, yani sokaklarda yaşıyor ve bu adaletsizliği kınayan tek parti Halk Birliği’dir.
Bolsonaro cumhurbaşkanı adayı değil, Trump'ın kuklasıdır
Bu öne çıkan iki adayın uluslararası pozisyonlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Lula, Avrupa Birliği ile bir ticaret anlaşması imzaladı, Çin ile de bir anlaşma yaptı ve Trump yönetiminin çeşitli Brezilya ürünlerine uyguladığı ticaret tarifelerinin askıya alınması veya azaltılması için ABD ile müzakere etmeye çalışıyor. Bu, seçimi kazanması halinde de bu çıkarlar doğrultusunda yönetmeye devam edeceği anlamına geliyor.
Bir örnek: Trump’ın mevcut senatör Flavio Bolsonaro’nun seçim kampanyasına tamamen dahil olduğunu bildiği halde, Lula hükümeti, Brezilya’da nadir toprak elementleri çıkaran tek şirket olan madencilik şirketi Serra Verde’nin bir ABD şirketi tarafından satın alınmasına ve bu önemli madenin üretiminin on yıl boyunca ABD Savaş Bakanlığı’na bağlı bir şirkete satılmasına yönelik bir anlaşma yapılmasına rıza gösterdi.
Flavio Bolsonaro ise Brezilya cumhurbaşkanlığı adayı değil Trump’ın kuklasıdır. “Kral” ne derse onu yapacaktır. Kamu varlıklarından geriye kalanları, yani Brezilya Bankası’nı (Banco do Brasil), ülkenin en büyük kamu bankalarından “Caixa Econômica Federal”i, kamu petrol şirketi Petrobras’ı satacak; kamu sağlık sistemini ve devlet üniversitelerini ortadan kaldırmaya çalışacaktır. Bu, Brezilya halkının askeri diktatörlüğe karşı mücadelede kazandığı demokratik kazanımları tehdit edecek faşist bir hükümet olacaktır.
Şunu söyleyebiliriz ki, önümüzde zorlu bir mücadele dönemi var. Asıl mesele, bu mücadeleyi demokratik özgürlükleri saygı duyan bir hükümet altında mı vereceğimiz, yoksa faşist bir hükümet altında mı vereceğimizdir.
Önerilerimiz sisteme karşı ve sistem bizi gizlemeye çalışıyor
UP olarak nasıl tür bir seçim kampanyası yürütüyorsunuz? Brezilyalı işçiler ve halk neden size oy vermeli?
Kampanyamız, sokaklarda, yoksul mahallelerde, fabrikalarda, üniversitelerde ve okullarda yürütülen bir kampanyadır. Bizim burada dediğimiz gibi, yüz yüze, göz göze bir kampanya. Zira UP’ye ne televizyonda ne de radyoda propaganda hakkı verilmiyor. Ayrıca internet ortamında da eşitsizlik var; çünkü “tanıtım” denen şey, “daha fazla ödeyenin daha fazla görüntüleme alması” kuralına dayanıyor. Oysa bizim önerilerimiz sisteme karşı ve sistem bizi gizlemeye çalışıyor.
Öte yandan bizim için en önemlisi bu süreçte Brezilya halkına verdiğimiz mesajdır. Seçimin bu ilk turunda asıl meselenin emperyalist egemenlikten arınmış, ücretli kölelerin ve toplumsal adaletsizliklerin olmadığı bir vatan hayalini sürdürüp sürdüremeyeceğimiz; sosyalist bir toplum için mücadelenin devam edip etmeyeceği ya da sömürücü zengin azınlığa boyun eğip eğmeyeceğimiz olduğunu savunuyoruz.
Halk Birliği’ne oy vermek, Brezilya’da devrimci bir alternatif inşa etmekten yana oy vermektir. Çünkü büyük gerçek şudur ki, sol olarak adlandırılan diğer partiler bu mücadeleyi terk etmiş ve burjuvazi tarafından yozlaşmış ya da oportünizmin egemenliği altına girmişlerdir. Onlar, ne ABD emperyalizmini ne Çin emperyalizmini ne de finans sermayesini yenmenin mümkün olmadığını savunuyorlar. Samara ve Raquel’e oy vermek, Halk Birliği’ne oy vermek, Brezilya’da halk mücadelesinin ilerlemeye devam etmesi, hayallerimizi sürdürmemiz ve hayallerimiz için mücadele etmeye devam etmemiz lehine oy vermektir.
İnsanlara şunu söylüyoruz: UP 80’e oy vermek, ormanları tahrip eden, yerli halkları sürgün eden, gıda fiyatlarını ve faizleri artıran, çalışanlara sefil maaşlar ödeyen ve uyuşturucu kaçakçılığını, fuhuşu ve kadına yönelik şiddeti teşvik eden kapitalist elitlere karşı oy vermektir. Bu çok eşitsiz bir mücadele, ancak doğru yolda olduğumuza ve zafere doğru ilerlediğimize inanıyoruz.
Samara Martins kimdir?
Samara Martins 38 yaşında ve diş cerrahı olarak çalışıyor. Evli ve iki çocuk annesi olan Martins, Rio Grande do Norte Diş Hekimleri Sendikası’nda görev yapıyor. İşçi bir anne ve babanın kızı olan Martins, Minas Gerais’te doğdu. 15 yıldır Natal (RN) banliyölerinde yaşıyor. Öğrenci hareketine “Devrimci Gençlik Birliği” (UJR) bünyesinde başladı ve Ulusal Öğrenci Birliği (UNE) yöneticiliğini yaptı. Halen “Olga Benário Kadın Hareketi” ve “Devrimci Siyah Cephe” (FNR) içinde faaliyet gösteriyor ve Halk Birliği’nin yöneticilerinden biridir.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et