Emek Partisi Erzin’de narenciye üreticilerini ziyaret etti: 'Kooperatif, entegre tesis ve taban fiyat birlikte ele alınmalı'
Erzin’de üreticiler, ürünün maliyetin altında satılmasını önlemek için taban fiyat, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve kamusal ya da kooperatif temelli entegre tesis kurulmasını istiyor.
Fotoğraf: Volkan Pekal/Evrensel
Volkan Pekal
[email protected]
Erzin’de narenciye üreticisi bu yıl yüksek rekolte beklentisine rağmen ürününü nasıl satacağını düşünüyor. Karadeniz’de savaş nedeniyle ihracat güzergahlarının daralması, deniz taşımacılığının sekteye uğraması, kara yolu maliyetlerinin dört kata kadar çıkması ve artan girdi fiyatları üreticinin yükünü büyütürken, Erzin Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Erdi Korkmaz, 700-800 bin ton civarında rekolte beklenen ilçede ihracatın aksaması halinde iç piyasanın ürünü karşılamayacağını söyledi. Üreticiler, ürünün maliyetin altında satılmasını önlemek için taban fiyat, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve kamusal ya da kooperatif temelli entegre tesis kurulmasını istiyor.
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcıları Levent Tüzel ve Sedat Başkavak, MYK Üyesi Halil İmrek ve Erzin ilçe yöneticilerinden oluşan heyet, narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunları görüşmek üzere Erzin Ziraat Odasını ziyaret etti. Karşılayan heyette Erzin Çevre Derneği Başkanı Lütfi Özmen, Erzin Sulama Kooperatifi Başkanı Ahmet Karakurumer ile Erzinli üreticiler yer aldı. Üreticiler, daha önce gemiyle yaklaşık 3 bin dolara taşınan bir tır yükünün kara yolunda 12 bin dolara kadar çıktığını belirtti. Deniz yoluyla 3-4 günde ulaştırılan ürünün kara yolunda 15-20 günü bulduğunu söyleyen üreticiler, maliyet artışının yanında yeterli sayıda tır bulunamamasının da ihracatı zorlaştırdığını ifade etti.
Narenciye gibi raf ömrü sınırlı ürünlerde taşıma süresinin uzamasının doğrudan ürün kaybı anlamına geldiğini belirten üreticiler, Gürcistan güzergahında da sorun yaşandığını söyledi. Türkiye’den çıkan tırların Gürcistan sınırında bırakıldığı, Rusya tarafında ise farklı araçlarla taşımacılığın sürdürüldüğü aktarıldı.
“İhracat olmazsa iç piyasa kaldırmaz”
Erzin Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Erdi Korkmaz, bu yıl ilçede 700-800 bin ton civarında narenciye rekoltesi beklendiğini söyledi. Üretimin büyük bölümünün mandalinadan oluştuğunu belirten Korkmaz, Erzin ekonomisinin büyük ölçüde narenciyeye bağlı olduğunu ifade etti.
İhracat kanalında yaşanacak bir daralmanın ilçedeki üreticiyi doğrudan etkileyeceğini belirten Korkmaz, “Bölgemizin ihracata ağırlıklı olduğu için ürün ihracat olmazsa olmazdır. İç piyasa zaten bunu kaldırmaz” dedi. Korkmaz, Karadeniz’de yaşanan güvenlik sorunlarının yalnızca narenciyeyi değil, farklı tarım ve sanayi ürünlerinin ihracatını da etkilediğini belirtti. Bu yıl erken çeşitlerde hava koşullarının da etkisiyle kalite sorunları yaşandığını belirten Korkmaz, asıl sıkıntının ise yüksek üretim karşısında ihracat kanalının daralması olduğunu söyledi.
Üreticilerin maliyetlerini peşin karşıladığını belirten Hüseyin Erdi Korkmaz ise ürün bedelinin çoğu zaman aylar sonra ödenmesinin üreticiyi ayrıca zarara uğrattığını söyledi. Yüksek enflasyon koşullarında aylar sonra alınan paranın reel değerinin düştüğünü belirten Korkmaz, üreticinin tedarik zinciri karşısındaki zayıf konumuna dikkat çekti.
“Narenciye 5 lira ama alan yok”
Üreticiler, sorunun yalnızca ürün fiyatının düşük olması olmadığını, düşük fiyatla dahi alıcı bulunamadığını söyledi. Bir çiftçi, “Narenciye 5 lira ama alan da yok” dedi.
Erzin Ziraat Odası Başkanı Korkmaz, özellikle büyük market zincirlerinin tedarik zincirindeki ağırlığının üreticinin pazarlık gücünü azalttığını ifade etti. Tüccarın da uzun vadeli ödeme ve yüksek nakliye maliyetleri nedeniyle risk almak istemediğini belirten üreticiler, bu nedenle ürünün üreticiden çıkışı ile tüketiciye ulaşması arasındaki zincirin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Taban fiyat oluşsun” diyen Korkmaz, kooperatifin veya kamusal bir işletmenin ürünü belirli bir fiyat üzerinden alabilmesinin tüccarın bu fiyatın altında alım yapmasını zorlaştıracağını söyledi.
Korkmaz, üreticinin elindeki ürünün ihracata gidemediği ya da iç piyasada alıcı bulamadığı koşullarda işlenerek değerlendirilebilmesi gerektiğini belirtti.
Görüşmede bu yıl yüksek rekolte beklenen narenciyede ihracat kanallarının daralması, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar nedeniyle Rusya pazarına ulaşımın aksaması, artan kara yolu maliyetleri, bölgede işleme ve depolama tesisi bulunmaması, üreticinin tüccar karşısında pazarlık gücünün zayıflığı ve taban fiyat ihtiyacı ele alındı.
Sulama maliyeti de üreticiyi zorluyor
Narenciyede yalnızca satış fiyatı değil, üretim maliyetleri de üreticinin yükünü artırıyor. Sulama Kooperatifi Başkanı Karakurumer, bölgede 98 yeraltı kuyusunun bulunduğunu, her bir kuyunun yalnızca elektrik maliyetinin saatlik 600-650 liraya ulaştığını söyledi. Arıza, bakım ve kablo hırsızlığı gibi giderlerin de kooperatiflerin yükünü artırdığını belirten Karakurumer, ürünün düşük fiyatına karşın sulama maliyetlerinin yükseldiğini ifade etti.
Üreticiler, farklı bölgelerde narenciye üretiminin hızla yayılmasının da arz fazlası yarattığını belirterek üretim planlaması yapılmasını istedi. Hangi bölgede hangi ürünlerin üretileceğinin planlanması gerektiğini söyleyen üreticiler, özellikle narenciyenin yoğun olduğu bölgelerde plansız üretimin önüne geçilmesini talep etti.

Üreticiler sendikalaşma yoluna gitmeli
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, yaşanan sorunların yalnızca narenciye fiyatıyla açıklanamayacağını belirterek tarım politikalarının şirketlerin karlılık anlayışına göre şekillendiğini ifade etti. Başkavak, küçük üreticinin tarımda tutulmasının gıda üretiminin sürdürülebilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Üreticilerin kendi örgütlenmelerini güçlendirmesi gerektiğini belirten Başkavak, ihracatçılar, sanayiciler, ticaret odaları ve borsaların örgütlü olduğunu, üreticilerin ise aynı ölçüde ortak bir güç oluşturamadığını ifade etti. Başkavak, üreticilerin sendikal örgütlenme yoluna gitmesini önerdi.
Tüzel: Üretici sorununa sahip çıkmalı
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel ise narenciye üreticilerinin sorunlarının çözümü için üreticiler, Ziraat Odası, kooperatifler, sendikalar, yerel yönetimler ve meslek örgütlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Kooperatifleşme, entegre tesis, taban fiyat ve ihracat yollarının güvenli hale getirilmesi gibi başlıkların birlikte ele alınması gerektiğini belirten Tüzel, üreticilerin sorunlarına sahip çıkmasının önemine dikkat çekti. Erzin’in narenciye üretimindeki ağırlığına dikkat çeken Tüzel, “Burası merkez olmalı aslında” dedi. Tüzel, sorunun yalnızca narenciye üreticisinin sorunu olmadığını, bölgedeki işçiyi, esnafı ve tüketiciyi de ilgilendirdiğini söyledi. Üretimin korunması için kamusal politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirten Tüzel, üreticinin ürününü satabilmesi ile tüketicinin sağlıklı gıdaya erişiminin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et