TTB’den Mersin’deki adli muayene uygulamasına tepki: 'Hekimler gözaltı merkezlerinde muayeneye zorlanamaz'
TTB, Mersin’de hekimlerin gözaltındaki kişilerin adli muayenelerini karakol ve gözaltı merkezlerinde yapmaya zorlandığını belirterek muayenelerin mahremiyetin sağlandığı sağlık ortamlarında yapılması gerektiğini vurguladı.
TTB
Volkan Pekal
[email protected]
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Mersin’de gözaltına alınan kişilerin adli muayene ve kontrollerinin yapılması için hekimlerin gözaltı merkezleri ve karakollarda muayeneye zorlandığını belirterek uygulamaya tepki gösterdi. TTB, adli muayenelerin mahremiyetin sağlandığı sağlık ortamlarında gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Adli Tıp Uzmanları Derneği, TTB İnsan Hakları Kolu ve TTB Merkez Konseyi tarafından yapılan ortak açıklamada, Birliğe ulaşan bilgilere göre Mersin İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğünün, 1 Ekim’de gözaltına alınan kişilerin adli muayene ve kontrollerinin yapılması için hekimleri gözaltı merkezleri ve karakollarda adli muayene yapmaya zorladığı belirtildi.
Uygulamanın uluslararası belgeler ve ulusal mevzuata aykırı olduğu ifade edilen açıklamada, “Bu olağanüstü uygulamalarda hekimliğin mesleki değerlerinin, bağımsızlığının ve özerkliğinin korunarak insan onuruna yakışır muayene ve bakım koşullarının sağlanması zorunludur” denildi.
“Gözaltı muayeneleri gözaltı yerlerinde yapılamaz”
Açıklamada, Dünya Tabipleri Birliği Tokyo Bildirgesi ile Hekimlerin Bağımsızlığı ve Mesleki Özgürlük Bildirgesi hatırlatılarak hekimlerin, başkalarının çıkarları ne olursa olsun hastanın çıkarları doğrultusunda hareket etmekte özgür olması gerektiği belirtildi.
Gözaltında veya cezaevinde bulunanların muayenelerinin tıbbi etik ve İstanbul Protokolü ilkelerine uygun yapılması gerektiği vurgulanan açıklamada, buna uygun gerçekleştirilmeyen muayene ve tıbbi raporlamaların Dünya Tabipleri Birliği etik ilkeleri ile ulusal ve uluslararası hukuk normları açısından “işkence bulgularının gizlenmesi”, “hekimin işkenceye katkıda bulunması” ve “tıbbi uygulama hatası” kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.
Adli muayenenin koşullarına ilişkin ise “Gözaltı muayeneleri, kişilerin gözaltında tutulduğu yerlerde yapılamaz. Görüşmenin, hekimlik mesleğinin özgürce, evrensel etik ilkeler ve bilimsel standartlara göre uygulandığı ve resmi otoritenin baskısının hissedilmediği bir sağlık ortamında yapılması zorunludur” denildi.
Muayenede mahremiyetin esas olduğu belirtilerek değerlendirmelerin güvenlik görevlilerinin bulunmadığı bir sağlık ortamında ve kelepçe, göz bağı gibi kısıtlayıcı araçlar olmadan gerçekleştirilmesi gerektiği kaydedildi.
Hekimlere 10 maddelik hatırlatma
Sağlık kurumları dışında tıbbi değerlendirme veya adli rapor düzenlemeye çağrılan hekimlerin bağlı oldukları sağlık kuruluşu ile tabip odasını bilgilendirmesi gerektiği belirtilen açıklamada, baskı ya da güvenlik tehdidi altında muayene yapmak zorunda bırakılan hekimlerin dikkat etmesi gerekenler 10 maddede sıralandı:
- Her koşulda görüşülecek ve muayene edilecek kişinin onamı alınmalıdır. Kişi onam vermiyorsa muayene yapılamaz. Hekim bu durumda kişinin onam vermeme gerekçesini belirterek muayenenin yapılamadığını kayıt altına almalıdır.
- Kişinin onam vermesi halinde; görüşme ve muayene ortamının koşulları, görüşme ve muayene ortamında bulunan kişilerin kimlik bilgileri raporda ayrıntılı olarak belirtilmelidir. Hekim, tıbbi değerlendirme süreçlerinde yaşadığı tüm sıkıntı ve zorlanmaları meslek örgütüne bildirmelidir.
- Adli tıbbi değerlendirmelerde muayenenin ilk adımı öyküdür. Öyküde kişilerin yakalama anından itibaren fiziksel ve ruhsal anlamda karşı karşıya kaldığı tüm koşullar (zorlama, hakaret, tehdit vb. yaklaşımlar, uyku, su, gıdadan yoksun bırakma gibi sınırlamalar, psikolojik ve fiziksel şiddete ilişkin aktarımlar) kişinin kendi aktardığı şekilde yer almalıdır.
- Düzenlenecek raporda, görüşme ve muayene başlama-bitiş saatleri ayrı ayrı yazılmalıdır.
- Muayene yakınmalarla sınırlı olmayacak biçimde tüm sistemleri kapsamalıdır. Kişi herhangi bir yakınmasının olmadığını belirtse dahi, bütünlüklü ve sistematik bir muayene yapılmalıdır. Hastanın ayrıntılı muayene yapılmasını istememesi halinde bu durum kayıt altına alınmalıdır.
- Kişinin ruhsal ve fiziksel sağlık durumuna ait yakınmaları öğrenilerek kaydedilmeli; ayrıntılı fiziksel muayene yapılmalıdır. Fiziksel muayenede saptanan bulgular ölçek kullanılarak fotoğraflanmalı, diyagramlarda işaretlenmeli ve özellikleri ayrıntılı olarak kaydedilmelidir.
- Bütünlüklü bir ruhsal değerlendirme yapılmalı, olası travmatik süreçlerde sık ortaya çıkabilecek ruhsal belirti ve bulgular araştırılmalı; kişilerin duruş, göz teması, ses tonu vb. tüm ruhsal belirtileri gözlenmeli ve kayda geçirilmelidir.
- Öykü, yakınmalar ve muayenelerin yol göstericiliğinde gerekli radyolojik, laboratuvar tetkikleri (örneğin, susuz bırakma iddialarında üre, kreatinin, elektrolitler gibi kan biyokimyası dahil) ve gerekli konsültasyonlar mutlaka istenmeli ve kaydedilmelidir.
- Gözaltı raporlarında öykü ile muayene sonucu saptanan bulguların uyumlu olup olmadığının belirtilmesi önemlidir. Hekim -eğer yapabiliyorsa- bu değerlendirmeyi yapmalıdır. Adli tıp uzmanı olmayan hekimler, uyumluluk değerlendirmesini yapmakta veya bu tanıyı koymakta güçlük yaşamaları durumunda, kişinin bir adli tıp uzmanı tarafından değerlendirilmesini talep ederek konsültasyon istemelidirler.
- Tıbbi değerlendirmeleri sonucunda hekim, elde ettiği bulguların işkence ve kötü muamele ile uyumlu olduğu sonucuna ulaşmışsa, ICD-10'da Y07.3 kodu ile tanımlanan ‘Diğer kötü muamele sendromlarına dahil, resmi görevliler tarafından yapılan işkence’ tanısını kayda geçirmelidir.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et