Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: Halkın iradesi operasyonlarla yok sayılamaz
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, belediyelere yönelik operasyonları yaptığı açıklama ile protesto etti. Açıklamada, operasyonların seçmen iradesini ve yerel demokrasiyi hedef aldığı belirtilerek “Halkın iradesi operasyonlarla yok sayılamaz" denildi
Fotoğraf: Evrensel
Mersin - Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in gözaltına alınması, Mersin’de protesto edildi. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, gözaltı operasyonlarının seçmen iradesini ve yerel demokrasiyi hedef aldığını belirterek demokratik hukuk devleti ilkelerinin korunmasını istedi.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in de aralarında bulunduğu 59 kişinin gözaltına alınmasını protesto etti. Özgür Çocuk Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasına CHP, Yeni Parti, SOL Parti, DEM Parti, Emek Partisi (EMEP), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve sendikaların temsilcileri katıldı.
Belediyelere yönelik operasyonların ardından Mersin’de bulunan Yeni Parti Adana milletvekilleri Burhanettin Bulut, Orhan Sümer ve Ayhan Barut ile Mersin Milletvekili Talat Dinçer de açıklamada yer aldı.
Platform adına basın açıklamasını okuyan SES Şube Sekreteri Barış Keskinkılıç, gözaltıların yalnızca adli bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek seçmen iradesinin ve demokratik hukuk devleti ilkelerinin korunması gerektiğini vurguladı.
“Seçmen iradesi korunmalıdır”
Vahap Seçer’in Mersin halkının yaklaşık yüzde 60’ının oyunu alarak seçildiğini hatırlatan Keskinkılıç, 31 Mart 2019 ve 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde sandıktan çıkan iradenin Mersin halkının tercihi olduğunu ifade etti.
Keskinkılıç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Sayın Vahap Seçer ile birlikte Yenişehir Belediye Başkanı Sayın Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Sayın Ahmet Serkan Tuncer’in de aralarında bulunduğu 59 kişinin gözaltına alınması, yalnızca adli bir işlem olarak değerlendirilemez. Bu gelişme, demokratik siyasetin, yerel yönetimlerin ve milyonlarca seçmenin iradesinin nasıl korunacağı açısından ciddi biçimde ele alınması gereken bir durumdur.”
Seçimle ortaya çıkan iradenin adli süreçler yürütülürken de demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde korunması gerektiğini belirten Keskinkılıç, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik işlemlerin yerel demokrasi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. “Belediyeler hukuki ve idari kuşatma altında”
Türkiye’de son yıllarda seçilmiş belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması ve yerlerine kayyum atanmasının yerel demokrasi ve seçmen iradesi bakımından ciddi tartışmalara neden olduğunu belirten Keskinkılıç, Mersin’in de Akdeniz Belediyesi üzerinden bu süreci yaşadığını hatırlattı.
Türkiye genelinde belediyelerin şafak operasyonları, gözaltılar ve kayyum atamalarıyla karşı karşıya bırakıldığını savunan Keskinkılıç, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Demokrasinin, seçme ve seçilme hakkının en somut tecelli ettiği yer olan belediyelerimiz, yargı gücü araçsallaştırılarak işlevsiz hâle getirilmek istenmektedir. Sandıktan çıkan halk iradesini sindiremeyen siyasi iktidar, hukuku bir sopa gibi kullanarak muhalif belediyeleri dizayn etme çabasına girmiştir.”
Seçmenlerin özgür iradesiyle seçtiği belediye başkanlarının somut ve evrensel hukuk normlarına dayanan deliller olmaksızın, asılsız iddialarla hedef alındığını ileri süren Keskinkılıç, bu tür uygulamaların yalnızca belediye başkanlarını değil, onlara oy veren yurttaşların iradesini de hedef aldığını ifade etti.
“Seçimle gelen, seçimle gider”
Demokratik toplumun temel ilkelerinden birinin “Seçimle gelen, seçimle gider” olduğunu belirten Keskinkılıç, yürütülen süreçlerin hukukun üstünlüğü yerine siyasi hesaplaşmaların bir sonucu olduğunu ifade etti.
Belediyelerin Ankara’dan atanan memurlarla yönetilmesini eleştiren Keskinkılıç, kayyum uygulamalarının yerel demokrasiyi zayıflattığını ve toplumsal barışa zarar verdiğini söyledi.
Açıklamada, “Belediyelerimizi Ankara’dan atanan memurlarla yönetmeyi alışkanlık hâline getiren bu ‘kayyum rejimi’, yerel demokrasiyi tamamen felç etmektedir. Halkın iradesini yok sayarak şehirleri ablukaya alan bu zihniyet, toplumsal barışı ve adalet duygusunu derinden zedelemektedir. Demokrasi kırıntılarını dahi ortadan kaldıran bu hukuk dışı uygulamalara karşı sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.
“Halkın iradesi kayyum odalarında gasbedilemez”
Adaletin olmadığı yerde huzurun, halk iradesinin olmadığı yerde ise demokrasinin olmayacağını vurgulayan Keskinkılıç, gözaltı operasyonlarına tepki göstererek seçilmiş belediye başkanlarına ve yerel yönetimlerin haklarına sahip çıkacaklarını belirtti.
Keskinkılıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Adaletin olmadığı yerde huzur, halk iradesinin olmadığı yerde demokrasi olmaz. Cübbelerini siyasi beklentilere göre ilikleyenlerin talimatıyla yürütülen bu operasyonlar, tarihin sayfalarına birer kara leke ve hukuk garabeti olarak geçecektir.
Halkın iradesi ne operasyonlarla sindirilebilir ne de kayyum odalarında gasbedilebilir. Demokrasiye, sandığa ve halkın seçtiği başkanlara sonuna kadar sahip çıkacağız! Yerel yönetimlerin gaspedilen haklarını savunmak, bu ülkenin geleceğine inanan tüm yurttaşların ortak ve onurlu görevidir.”
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et